Cumhurbaşkanı Erdoğan; Türkiye'yi Suriye gibi, Irak gibi, Libya gibi yapabileceklerini sandılar

Türkiye Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, dün Cumhuriyet'in kuruluşunun 96. yıl dönümünü coşkuyla kutladıklarını anımsattı.

Politika 30.10.2019, 18:39
Cumhurbaşkanı Erdoğan; Türkiye'yi Suriye gibi, Irak gibi, Libya gibi yapabileceklerini sandılar

Türkiye Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Avrupa başta olmak üzere terör örgütlerini destekleyen ülkelere sesleniyorum. Yanlış yapıyorsunuz, bugün kendi ellerinizle beslediğiniz terör yılanı eninde sonunda sizi de ısıracaktır. Sokaklarınızda bombalar patlamaya, teröristlerin silahları ölüm kusmaya, vandallar etrafı yakıp yıkmaya başladığında yaptığınız yanlışı elbette anlayacaksınız." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda, Avrupa ülkelerinin terör örgütlerine karşı ortaya koyduğu tutumu eleştirdi.

Barış Pınarı Harekâtı başladığından beri yurt dışında özellikle de Avrupa'da terör örgütü mensupları tarafından Türkiye aleyhine 700'ye yakın eylemin gerçekleştiğini vurgulayan Erdoğan, "Bunların çoğu bizimle NATO'da beraberler. Çoğu müzakereci olduğumuz Avrupa Birliği'nde muhatabımız ama bütün bunlara rağmen eylemler bu ülkelerin polislerinin nezaretinde düzenleniyor. Bir ses var mı? Yok. Bu eylemlerin 79'u doğrudan bayrağımıza, misyonlarımıza camilerimize, derneklerimize veya vatandaşlarımıza yönelik şiddet içeriyor." diye konuştu.

Erdoğan, gerçekleştiren saldırılarda 36 kişinin yaralandığını belirterek, "Bu saldırılarda ülkemize veya insanlarımıza ait birçok bina, araç ve iş yeri zarar gördü. Üstelik terör örgütü yandaşları, bu saldırılarını Avrupa devletlerinin siyasi ve fiili himayesinde gerçekleştirdi. Terör örgütü yandaşları, vatandaşlarımızı hedef alırken o ülkelerin emniyet güçleri masumları korumak yerine ellerini kollarını tutarak, karış tarafın daha rahat hareket etmesini sağlıyor. Türkiye lehine en küçük söze ve davranışa izin vermeyenler, kendi ülkelerinde terör örgütü olarak kabul ettikleri PKK sembollerinin sokaklarda dolaştırılması için her türlü kolaylığı gösteriyor." değerlendirmesinde bulundu.

Avrupa başta olmak üzere terör örgütlerini destekleyen ülkelere seslenen Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Yanlış yapıyorsunuz, bugün kendi ellerinizle beslediğiniz terör yılanı eninde sonunda sizi de ısıracaktır. Sokaklarınızda bombalar patlamaya, teröristlerin silahları ölüm kusmaya, vandallar etrafı yakıp yıkmaya başladığında yaptığınız yanlışı elbette anlayacaksınız. Sarı yelekliler var ya sadece bir ülkede olmayacak, bütününde olacak. Alma mazlumun ahını çıkar aheste aheste ama o zaman da iş işten geçmiş olacak. Gelin yol yakınken bu yanlıştan dönün.

Sırf bir beladan kurtulmak için ülkenize içi silah dolu çantayla uçağa binip ayrılan teröristlere dahi yıllarca göz yumduğunuzu biliyoruz. Size isimlerini bildirdiğimiz teröristler konusunda hiçbir işlem yürütmediğinizi de biliyoruz. Şimdi de kendi vatandaşlarınız olan teröristleri teslim almamak için kıvranacağınızı da biliyoruz. İşte DEAŞ'ta sizin teröristleriniz var, hadi alın diyoruz ama kaçıyorsunuz, almıyorsunuz. Bu teröristleri siz yetiştirdiniz, niye almıyorsunuz? Hadi alın, alamazlar, neden? Çünkü bu biraz da karakter meselesidir. Böyle yaparak aslında kendi geleceklerini tehlikeye atıyorlar."

Erdoğan, Türkiye'nin içeride ve dışarıda her türlü terör ve teröristin üstesinden geleceğini belirterek, "Çünkü bu coğrafyada bin yıldır kesintisiz bir mücadelenin içindeyiz. Ama bunlar başaramaz, bunlarda bunu yapacak yürek de cesaret de irade de yok. Bunlar sadece sömürmeyi bilir. Siz sadece sivilleri acımasızca katletmeyi bilirsiniz, siz sadece çıkarınız için herkesi ve her şeyi kullanmayı bilirsiniz." diye konuştu.

"Bugüne kadar Suriye'ye, Irak'a ve Kuzey Afrika'ya hapsettiğinizi sandığınız o terör balonları bir gün mutlaka patlayacaktır." ifadesini kullanan Erdoğan, "İşte o zaman buradan saçılacak pislikler her tarafınıza şiddet olarak, kan olarak, acı ve kaos olarak bulaşacak. Ülkelerinizde himaye ettiğiniz, destek verdiğiniz, temsilcilerini en üst düzeyde ağırladığınız teröristlerin ellerinde nice masumların kanı var. Onları kucaklayarak siz de aynı insanlık suçuna ortak oluyorsunuz." dedi.

Bazı ülkelerin milli güvenliklerine tehdit olarak gördükleri teröristleri her nerede olurlarsa olsun bulup ortadan kaldırdığına işaret eden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Öyleyse Türkiye'nin de aynı hakka sahip olduğunu kabul ediyorlar demektir. Buna ellerini sıktıkları, övgüler düzdükleri teröristler de dahildir. İnşallah yakında bu konuda milletimize müjdelerimiz olacaktır. Biz her fırsatta ikaz görevimizi yaparak, bununla yetinmeyip gerekirse istihbarat vererek vicdanı ve ahlaki sorumluluğumuzu yerine getirmeye çalışıyoruz. Diğer ülkelerden tek beklentimiz, teröriste terörist gibi, masuma masum gibi, haklıya haklı, haksıza haksız gibi davranmalarıdır. Bu denge bozulduğunda mazlumun ahı göğe yükselir ve o ah dağları devirir. Biz mazlumun bedduasının arada hiçbir perde olmadan doğrudan Rabbi'ne ulaştığına inanıyoruz, işte o zaman ilahi adaletin de tecellisi de kaçınılmaz hale gelir." 

Erdoğan, yurt dışında yaşayan vatandaşlara da seslenerek Türkiye tüm gücü ve imkanları ile daima onların yanında olacağını, uğradıkları haksızlıklar konusunda her türlü girişimde bulunacaklarını ve mutlaka hesap soracaklarını söyledi.

Yurt dışında yaşayan vatandaşlara çağrıda bulunan Erdoğan, sivil toplum, siyaset ve ekonomik güç yoluyla bulundukları ülkelerin karar mekanizmalarında etkin olmalarını istedi. Erdoğan, şunları kaydetti:

"Eskiden beri Ermeni terör örgütleri ve PKK, son dönemde de FETÖ'yü destekleyenler bunu yapabiliyorsa bizim vatandaşlarımızın da aynı başarıyı göstermeleri gerekir. Avrupa'da yaşayan 5 milyonun üzerindeki vatandaşımız, birlik ve beraberlik içinde hareket ederek gücünü ortaya koyduğunda bunun karşısında kendine çeki düzen vermeyecek hiçbir ülke yoktur. Bunlar Barış Pınarı Harekâtı nedeniyle askerini selamlayan sporcularımızdan korkacak kadar zavallıdır. Bir kız tekvandocumuz şampiyon oluyor, asker selamını çakıyor, bunlar korkuyor. İşte bunların durumu bu, tablo bu. Onun için biz yılmadan kararlılıkla yolumuza devam edeceğiz, selamımıza da ara vermeyeceğiz. 'Selam tüm Mehmetçiğimize' diyerek yola devam edeceğiz.

Artık aramızdaki küçük farklılıklardan kaynaklanan ayrılıklara, çekişmelere, husumetlere bir son vermenin vakti gelmiştir. Türkiye'nin burada yürüttüğü beka mücadelesinin en önemli ayaklarından birini de yurt dışındaki vatandaşlarımızın oluşturduğunu görmeli, kabul etmeli ve gereğini yerine getirmeliyiz. Özellikle Avrupalı ve ABD'li Türklere yakışan budur. Dış temsilciliklerimiz ve resmî kurumlarımız vasıtasıyla bu konuda yapılacak tüm girişimlere elbette destek vereceğiz ama asıl olan vatandaşlarımızın kendi inisiyatifleriyle bu başarıyı sağlamalarıdır. İnşallah o günlerin de yakın olduğuna inanıyorum."

Bu arada, Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşması sırasında asker selamı vererek, Mehmetçiğe desteğini yineledi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Barış Pınarı Harekâtı bölgesinde 4 bin 219 kilometrekare alan içindeki 558 yerleşim birimini, 900'ün üzerinde teröristi etkisiz hale getirerek temizlemiş durumdayız." dedi.

Erdoğan, terörle mücadele ve Türkiye'deki Suriyelilerin geri dönüşleri konusunda atılan adımlara, 9 Ekim'de başlatılan Barış Pınarı Harekatı'yla yenisini eklediklerini belirtti.

"Harekatın asla bir sürpriz olmadığını" dile getiren Erdoğan, Fırat Kalkanı Harekatı'yla Suriye topraklarını güvenli hale getirmeye başladığımız günden beri bu bölgeyi de teröristlerden temizleyeceğimizi söylüyoruz. Bu aslında bir bölgeyi terörden temizleme harekatıdır. Zira o kuşak 44 kilometre. Irak sınırından Cerablus'a kadar olan o kuşak bizim için her an bir tehdit, bir taciz kuşağıydı. Burası terörle adeta bezenmiş, oradan sürekli olarak da sınır illerimize taciz atışlarının yapıldığı bir yerdi." dedi.

"Burayı temizleyin, temizlemediğiniz takdirde gereğini yaparız." dediklerini ve gereğini yaptıklarını söyleyen Erdoğan, "Buna rağmen harekata başladığımızda hem bölgede etkinlik gösteren güçler hem de genel olarak dünya kamuoyunda bir şaşkınlık hali belirdi. Çünkü onlar bu kadar kısa sürede bir netice alacağımıza ihtimal vermiyordu." diye konuştu.

Türkiye'nin söylediğini yapacak güce, iradeye, kararlılığa ve imkana sahip bir ülke olduğunun halen yeterince kabul edilemediğinin anlaşıldığını ifade eden Erdoğan, "Biz kimin ne dediğine değil, kendimizin neye ihtiyacı olduğuna bakıyoruz. Sınırlarımızı teröristlerden arındırmak ve ülkemizdeki Suriyelilerin geri dönüşünü sağlamak için bu harekata ihtiyacımız vardı ve yaptık." ifadesini kullandı.

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda görüştüğü 20'ye yakın dünya liderine plan ve projelerini anlattığını, "Buyurun, haydi siz de buraya destek verin." dediğini hatırlatan Erdoğan, şöyle devam etti:

"Hepsi çok güzel bakıyorlar ama desteğe gelince maalesef hiçbirinden ses yok. Çünkü bunlar mağdur ve mazlumun yanında değiller, asla böyle bir adım atma niyetleri de yok. Bunlar sadece öldürmeyi bilirler, sadece silah satmayı bilirler. 'Gelelim de burada bir destek verelim.' Böyle bir şeyin içinde yoklar. Bunu sadece burada yapmadılar. Bunu daha önce ilk attığımız adımlarda Irak'ta da yaptılar, burada da yaptılar. Bizim tabii ki B planımız da var, C planımız da var. İnşallah vakti saati gelince onu da yapacağız. 'Petrol' dediğin zaman hemen dalarlar, petrole yürürler. Bunda hiç geri durmazlar. Çünkü bunlar için petrolün bir damlası, binlerce insanın kanına bedel. Böyle bir yapının içindeler."

Kahraman Mehmetçiğin ve Suriye Milli Ordusu'nun neredeyse birkaç saat içinde harekât sınırı olan 30 kilometrelik derinliğe indiğini hatırlatan Erdoğan, "Şu anda Barış Pınarı Harekâtı bölgesinde 4 bin 219 kilometrekare alan içindeki 558 yerleşim birimini, 900'ün üzerinde teröristi etkisiz hale getirerek temizlemiş durumdayız." dedi.

Tel Abyad ve Resulayn arasının kontrol altında bulunduğunu ancak bunun yeterli olmadığını belirten Erdoğan, şöyle konuştu:

"Tel Rıfat'taki teröristlerden buranın temizlenmesi sözünü aldık ve şu an itibarıyla bu teröristlerden temizlendiğine dair bize Rusya Federasyonu gerekli bilgileri veriyor. Yeterli mi? Yine değil. Münbiç'ten de YPG'yi temizleme sözünü aldık. Onun için de 'Temizledik.' diyorlar. Silahlı Kuvvetlerimiz bunun da takibi içinde. Yeter mi? Yine yetmez. Bizim için bir diğer önemli adım da özellikle Tel Rıfat. Tel Rıfat'ın batısına doğru gidiyoruz, bugünkü adıyla Kobani, eski adıyla Ayn el-Arap'ın da teröristlerden boşaltılması, kontrolümüzün altına girmesi lazım. Peki ne olacak? Buraya biz mi gireceğiz? Hayır. Buraya Suriyeli kardeşlerimiz girecek, buraların gerçek sahipleri girecek. Bizim derdimiz onların yerlerine gitmesi, yerlerine girmesi. Biz bu adımları bunun için atıyoruz. Dedim ya mazlumlar meselesi."

İdlib'te de benzer şeylerin yaşandığını dile getiren Erdoğan, "İdlib yaklaşık 4 milyon civarında insanın yaşadığı bir yer. Buradan 300-400 bin insan sınırlarımıza doğru yürüdüler. Bu insanlar, sınırlarımızdan herhalde içeri girdiği zaman bu 4 milyonun üzerine çıkacaktı ama biz buna rağmen gerekli müdahaleyi yerinde yaptık ve orada bunun önünü kesmiş olduk. Şimdi kontrolü devam ettiriyoruz." diye konuştu.

Erdoğan, "İstiyoruz ki bir an önce Tel Abyad ve Resulayn'ı bir halledelim. Ondan sonra diğer bölgeleri ki şimdi Rusya'yla birlikte devriye çalışmasına başlayacağız. Bu devriye çalışmasıyla sınırımızdan güneye doğru 7 kilometrelik derinlikte devriye çalışmasını sürdüreceğiz. Daha sonra gereğini görüşmeler yoluyla devam ettireceğiz." dedi.

Kısa sürede elde edilen bu başarının, sahada ve uluslararası alanda adeta bir panik halinin ortaya çıkmasına yol açtığına dikkati çeken Erdoğan, şunları kaydetti:

"Maalesef teröristlerin şehit ettiği 20 evladımız ve yaralamış olduğu 185 sivil vatandaşımız var. Bunlarla ilgili üzüntülerini belirtmek üzere arayan hiçbir Batılı ülke olmadı. Yine arayanlar içinde şehit olan 9 ve yaralanan 137 güvenlik görevlimizden söz eden de hiçbir Batılı olmadı. Aynı şekilde Suriye halkının gerçek evlatları olan Suriye Milli Ordusu saflarında vatanlarını teröristlerden temizlerken şehit olan 124 ve yaralanan 463 kardeşimizi de soran bizden başka olmadı. Onlara 'terörist' diyorlar. Kim? Amerika. Niye terörist? Bunlar bu toprakların sahipleri. Topraklarını savunuyorlar. Bunlara nasıl terörist dersiniz? Bunlar şu anda bizim askerlerimizle beraber bu topraklarda kendi evlerini, topraklarını savunurken şehit olanlar. Bunlar ölümü korkutan, ölümü öldüren mücahitler. Askerimizle dayanışmalarının neticesi, bu zafere doğru bizleri götürüyor. Rabbim bizlere en yakın zamanda zaferi nasip etsin.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Terör örgütü mensuplarının 30 kilometrelik alanın dışına çıkartılamadığını görürsek veya her nereden olursa olsun saldırılar sürerse kendi harekatımızı gerçekleştirme hakkımızı saklı tutuyoruz." dedi.

Erdoğan, Barış Pınarı Harekatı'na değinerek, Batı ülkelerinin, Türkiye'ye "Ne kadar kalacaksınız?" diye sorduğunu, kendisinin de "Siz ne zaman çıkıyorsunuz? Onu söyleyin." dediğini aktardı. 

Berlin'de, Londra'da bir toplantı yapılmasının teklif edildiğini belirten Erdoğan, "Bu toplantının yapılacağı üç yer var; ya Şanlıurfa ya Gaziantep ya İstanbul, gelin burada yapalım. Şimdi bu teklifin, gerçekten akılla, mantıkla izahı yok. Olayın olduğu yer burası, sen beni Berlin'e çağırıyorsun. Ben turist miyim? Ne işim var benim orada. Eğer bu konuda samimi, dürüstseniz olayın yaşandığı yere gelin. Gelin de belki size bir de sınırları gezdiririz. Buraları da görme fırsatınız olur ama yok." diye konuştu. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 3-4 Aralık'ta Londra'da NATO liderler zirvesinin gerçekleştirileceğini, zirvede zaten bir genelleme yapılacağını, bu görüşmelerin Londra'da ayrıca yapılabileceğini ilettiklerini söyledi.

Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump ile yaptığı bir telefon görüşmesinin ardından Başkan Yardımcısı Mike Pence başkanlığındaki bir heyetin Türkiye'ye geldiğini, müzakere sonucu varılan 13 maddelik mutabakat metnini kamuoyu ile paylaştıklarını anımsattı. 

Bu mutabakata göre Resulayn ve Tel Abyad arasında yer alan 120 kilometre genişlik ve yaklaşık 30-32 kilometre derinlikteki bölgenin terör örgütlerinden arındırılması gerektiğini belirten Erdoğan, şöyle devam etti:

"Bunun için harekatımıza 120 saatlik süreyle ara verdik. Belirlenen sürenin sonunda maalesef hala teröristler tarafından bölgedeki askerlerimize ve Suriye Milli Ordusuna yönelik saldırılar devam ediyordu. Adeta karış karış tarayarak hem teröristleri imha ediyor hem tahkimatları yıkıyor hem de kalan mühimmat ve malzemeleri topluyoruz. Açık konuşuyor ve muhataplarımızı ikaz ediyoruz. Bu hattın dışından gelecek saldırılara en sert şekilde karşılık verecek ve gerekirse güvenli bölge sahamızı genişleteceğiz." 

Suriye sınırının diğer kesimleri için Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Soçi'de görüştüğünü hatırlatan Erdoğan, Rusya ile de 10 maddelik bir mutabakat metni üzerinde uzlaşıp bunu da kamuoyuna açıkladıklarını dile getirdi. 

Buna göre, Barış Pınarı Harekâtı bölgesinin doğusundaki Ayn El Arap ile batısında kalan uzunca bir bölgede yine 30 kilometre derinliğinde teröristlerden arındırılmış bir bölge oluşturulacağını söyleyen Erdoğan, ilk 10 kilometre derinlikte Ruslar ile ortak devriye yaparak durumu bizzat kontrol altında tutacaklarını bildirdi.

Erdoğan, diğer bölgeler için Rusya'nın güvenceler verdiğini dile getirerek şunları ifade etti:

"Bilindiği gibi bu konularda Ruslarla vardığımız 150 saatlik mutabakatın süresi dün akşam saat 18.00'de sona erdi. Dün heyetlerimiz arasında yapılan görüşmelerde, Rusya tarafı bize Tel Rıfat, Münbiç ve Fırat'ın doğusundaki bölgelerden 34 bin terör örgütü mensubunun beraberindeki 3 bin 260 ağır silahla birlikte 30 kilometrelik hattın dışına çıktığını ifade etmişlerdir. Her ne kadar bizim elimizdeki bilgiler, bu konuda henüz tam manasıyla başarılı olunamadığına işaret ediyorsa da sahadaki tespitlerimizin ardından kendilerine gereken cevabı vereceğiz. Bu kapsamda cuma günü sahada Ruslarla ortak çalışmaları başlatıyoruz. Yani devriye çalışmalarını başlatıyoruz. Şayet terör örgütü mensuplarının 30 kilometrelik alanın dışına çıkartılamadığını görürsek veya her nereden olursa olsun saldırılar sürerse, kendi harekatımızı gerçekleştirme hakkımızı saklı tutuyoruz. Gelişmelere göre bu konudaki tavrımızı belirleyecek ve hayata geçireceğiz. Şimdilik elimizdeki kazanımları güçlendirmeye bakacağız. Güvenli hale getirdiğimiz yerlerde altyapının güçlendirilmesi, idare kapasitesinin geliştirilmesi çalışmalarına hemen başladık. Suriyelilerin güvenli hale getirdiğimiz yerlere geri dönüşleriyle ilgili projemizi de süratle hayata geçireceğiz. Avrupalı liderlerle ya kasım ayı içinde ülkemizde ya da aralık başında NATO zirvesinde bu konuyu detaylı bir şekilde ele alacağız. 

Unutmayın bu tür mücadeleler uzun solukludur. Bazen bize '30 kilometrenin ötesindeki teröristler ne olacak?' diye soruyorlar. Diğerlerine ne olacaksa onlara da aynısı olacak, son teröriste kadar tamamı temizlenecek. Gerektiğinde sahada gerektiğinde masada oyunu değiştirecek hamleler yaparak, hedeflerimize doğru ilerlemeyi sürdüreceğiz. Biz, bölgemizde neredeyse yarım asırdır ilmek ilmek işlenen bir büyük oyunu bozduk, bozuyoruz. Şimdi adım adım kendi planlarımızı, projelerimizi, önceliklerimizi hayata geçiriyoruz. Aynı kararlılıkla yolumuza devam edeceğiz."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Barış Pınarı Harekatı'nın, özellikle Amerika'da sadece güvenlik politikaları, diplomatik ilişkiler düzeyinde değil iç politikada da çok ciddi sonuçlar doğurmaya başladığına işaret ederek, bunun iki ayrı örneğine dün gece Temsilciler Meclisinde kabul edilen tasarılarla şahit olduklarını söyledi.

Bu tasarılardan birinin sözde Ermeni soykırımı iddialarıyla ilgili olduğunu hatırlatan Erdoğan, esasen Amerikan siyaseti içinde bir ekibin yaklaşık 20 yıldır bu yönde gayret gösterdiğini, bugüne kadar yönetimlerin feraseti sayesinde engellenen bu yöndeki girişimlerin, Amerikan kamuoyunda Türkiye aleyhinde oluşan hava kullanılarak Temsilciler Meclisinden geçirildiğini ifade etti.

"Yani bir anlamda fırsatçılık yapıldı." diyen Erdoğan, "Buradan Amerikan kamuoyuna da tüm dünyaya sesleniyorum; bu atılan adımın hiçbir kıymeti harbiyesi yok, bunu tanımıyoruz zaten. Açık konuşmak gerekirse, kendi dilimizle buna cevap verelim; kendileri çalıp kendileri oynuyorlar, yapılan bu." diye konuştu.

Buna rağmen Türkiye'ye atılan bu iftiranın bir ülke parlamentosunda kabul görmüş olmasından dolayı üzüntülü olduklarını dile getiren Erdoğan, "Bu nasıl bir anlayıştır? Biz yıllarca şunu söyledik; bu iş tarihçilerin işidir. Bu iş arkeologların işidir. Görevlendirelim, heyetleri oluşturalım, onlar bu çalışmayı yapsınlar. Bu işe bir siyaset gömleği giydirilmesin. Bütün bu çalışmalar yapıldıktan sonra siyasetçiler masaya otursunlar, ondan sonra da bunun adını koyalım." dedi. 

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD Temsilciler Meclisi'nin kararına ilişkin "Hep söylerim, 'Bal bal' demekle ağız tatlanmaz. 'Suçlusun, suçlu' demekle de bizi suçlayamazsınız. Böyle bir şey yok. Ne atmış olduğunuz bu adımı ne de almış olduğunuz bu kararı biz tanımıyoruz." dedi.

Temsilciler Meclisi'nin 1915 olaylarını "soykırım" olarak kabul eden karanına değinen Erdoğan, "Biz arşivlerimizi açtık. Şu anda bizim arşivlerimizde de bir milyonun üzerinde bununla ilgili belge var. Ermenilerin elinde varsa onlar da açsın arşivlerini ama bugüne kadar Ermeniler herhangi bir arşiv sunamadılar. Yok ki sunsunlar. Sadece uluslararası camia, 'karşımızda kim var? Türkiye var? Türkiye'den daha büyük düşman olur mu? Türkiye'nin aleyhine ne olacaksa bunu yapın.' Bunu demekle bir yere varamazsınız. Hep söylerim, 'Bal bal' demekle ağız tatlanmaz. 'Suçlusun suçlusun' demekle de bizi suçlayamazsınız. Böyle bir şey yok. Ne atmış olduğunuz bu adımı ne de almış olduğunuz bu kararı biz tanımıyoruz." diye konuştu. 

Türkiye aleyhine oy kullanan tüm Temsilciler Meclisi üyelerinin bir an önce gerçekleri görmeleri çağrısında bulunan Erdoğan, Türkiye'nin geçmişte uzun yıllar Ermeni terör örgütlerinin saldırılarına maruz kaldığını hatırlattı.

ABD'ye seslenen Erdoğan, "1970 ve 1980'li yıllarda ASALA, 21 farklı ülkede Türkiye büyükelçilikleri ve temsilciliklerine 100'den fazla saldırı gerçekleştirdi. Bundan haberiniz var mı? Bunun belgeleri, her şeyi elimizde, bu saldırılarda 40'ın üzerinde diplomat ve temsilcimiz şehit oldu. Bundan haberiniz var mı? Türkiye'nin bu kayıplarından söz dahi etmeyen ancak bir asırdan daha uzun süre önce yaşanmış bir hadise konusunda tek taraflı hüküm veren bu tür girişimlerin tamamını reddediyoruz ve şunu tekrar söylüyoruz. Bizim inancımızda soykırım kesinlikle yasaktır. Buradaki bir tehcir olayını soykırım olarak ifade edenler sadece kendilerine göre bir suçlu aramanın gayreti içerisindeler. Böyle bir ithamı milletimize yapılmış en büyük hakaret addederiz." diye konuştu.

TBMM’nin tarihi gerçeklere aykırı ve iç politika mülahazaları ile atılmış bu adıma derhal hakkettiği cevabı vereceklerini vurgulayan Erdoğan, "Hazırlıkların yapıldığını gördüm ve Meclisimize gelecek. Temennim odur ki bu metin, Meclisimizden ittifakla geçer ve aynı şekilde ABD'ye gönderilir. Tarihleri soykırım, kölelik ve sömürü lekeleri ile dolu bir ülkenin, Türkiye'ye ne söz söylemeye ne ders verme hakkı olamaz. İnşallah bu meseleyi önümüzdeki günlerde de yakından takip edecek ve gereken adımların atılmasını ve cevapların verilmesini sağlayacağız." ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu:

"Kabul edilen diğer tasarı Barış Pınarı Harekâtı bahanesiyle ve ipe sapmaz gelmez iddialarla şahsıma, aileme ve bakanlarıma yaptırım uygulanması talebi ile ilgilidir. FETÖ'nün yıllarca piyasada dolaştırdığı iddialara dayandırılan ve hiçbir tutarı olmayan bu tasarıyı da şiddetle reddediyoruz.

ABD, bir FETÖ'ye mahkûm olacak kadar küçüldü mü? Bu ne haldir? Bu adama ülkenizde 400 dönüm arazi tahsis ettiniz. Adalet Bakanlığımız, sizlere 90 koli bu adamın suç laiyasını gönderdi. Türkiye mahkemelerinin verdiği dosyaları gönderdi. Bir de oturup bunları inceleyin. Burada ne var ne yok bir bakın. Bakmıyorsunuz ve Türkiye'ye darbe yapan böyle bir terörist başını ülkenizde saklıyorsunuz. Yoksa bu sizin özel olarak değerlendirme noktasında kullandığınız bir manivela mıdır? Bunu da söyleyin. Bundan size fayda gelmez. İstediğiniz kadar bunu düşünerek elinizde ve avucunuzda bunu tutun. Bir şey gelmez ya bunu bize teslim edeceksiniz ya da bizden bundan sonra suçluların iadesi ile ilgili anlaşmalar konusunda herhangi bir iade beklemeyin.

Onbinlerce insanın katili bir terör örgütü olan PKK'yı desteklemek uğruna Türkiye ve şahsıma saldırılara asla eyvallah etmeyeceğiz. Karşımıza delikanlıca çıkmak yerine Türkiye'yi bu tür bel altı vuruşlarla dize getireceğini sananlar hep hüsrana uğradılar bu defa da aynısı olacaktır. ABD'nin müttefiklik ilişkimizin yanında siyasi dostluğumuzu da sorgulamamıza sebep olacak adımlar atmakta ısrar etmesi, ileride en çok kendine zarar verecektir. İnşallah bu yanlıştan bir an önce dönerler." 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 13 Kasım'da ABD ziyaretinin gerçekleşip gerçekleşmeyeceğine ilişkin, "Şu anda henüz kararımı vermedim. Ama soru işareti." dedi. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, partisinin Meclis Grup toplantısının ardından gazetecilerin sorularını da cevapladı.

ABD'ye yönelik tepkiyi toplantıda dile getirdiği hatırlatılarak, 13 Kasım'daki ABD ziyaretinin bu koşullarda gerçekleşip gerçekleşmeyeceğine yönelik soru üzerine Erdoğan, "Şu anda henüz kararımı vermedim. Ama soru işareti." ifadesini kullandı.

"Grup toplantısındaki konuşmanızda, terörle ilgili mücadeleye ilişkin yakın zamanda müjde vereceğinizi söylediniz. O müjde teröristbaşı Mazlum Kobani'nin Türkiye'ye iadesi konusunda mı?" şeklindeki soru üzerine Erdoğan, "Niye acele ediyorsun? Bu işlerin haberi verilir mi? Amerika haber vere vere mi geldi?" şeklinde konuştu. 

Erdoğan, Barış Pınarı Harekâtı kapsamında B ve C planlarının neler olduğuna ilişkin soru üzerine de şunları kaydetti:

"Şu anda A planını uyguluyoruz. Bu devriyeler vesaire filan, bunlar devam edecek. Bu devriyelerden sonra arazideki bütün gelişmelere göre de nerede ne gibi adımlar atılması gerekiyor? İşte Ayn El Arab'da, Münbiç'te beklenenler eğer yerine getirilmiyorsa buralarda B planına, C planına geçebiliriz." 

Bu hafta içerisinde Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile bir görüşmesinin olup olmayacağı sorusuna Erdoğan, "Her an olabilir. Gelişmelere göre." yanıtını verdi. 

Yorumlar (0)
Yeni Nesil E Ticaret Çözümleri için OmniTicaret!
-0°
sisli
Günün Anketi Tümü
2019/2 KPSS Tercihinde Bulunacak mısınız?
2019/2 KPSS Tercihinde Bulunacak mısınız?
Namaz Vakti 11 Aralık 2019
İmsak 06:23
Güneş 07:53
Öğle 12:47
İkindi 15:10
Akşam 17:31
Yatsı 18:55
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Sivasspor 14 30
2. Beşiktaş 14 27
3. Trabzonspor 14 26
4. Başakşehir 14 26
5. Fenerbahçe 14 25
6. Galatasaray 14 23
7. Alanyaspor 14 22
8. Göztepe 14 20
9. Malatyaspor 14 20
10. Denizlispor 14 18
11. Çaykur Rizespor 14 17
12. Gaziantep FK 14 17
13. Gençlerbirliği 14 14
14. Konyaspor 14 14
15. Kasımpaşa 14 12
16. Antalyaspor 14 12
17. Kayserispor 14 10
18. Ankaragücü 14 9
Takımlar O P
1. Hatayspor 14 30
2. Akhisar Bld.Spor 14 25
3. Erzurum BB 14 24
4. Bursaspor 14 23
5. Ümraniye 14 22
6. Keçiörengücü 14 22
7. Menemen Belediyespor 14 22
8. Fatih Karagümrük 14 20
9. Balıkesirspor 14 19
10. Giresunspor 14 19
11. Adana Demirspor 14 18
12. Altay 14 17
13. İstanbulspor 14 15
14. Altınordu 14 13
15. Osmanlıspor 14 11
16. Boluspor 14 11
17. Adanaspor 14 9
18. Eskişehirspor 14 5
Takımlar O P
1. Liverpool 16 46
2. Leicester City 16 38
3. Man City 16 32
4. Chelsea 16 29
5. M. United 16 24
6. Wolverhampton 16 24
7. Tottenham 16 23
8. Sheffield United 16 22
9. Arsenal 16 22
10. Crystal Palace 16 22
11. Newcastle 16 22
12. Brighton 16 19
13. Burnley 16 18
14. Everton 16 17
15. Bournemouth 16 16
16. West Ham 16 16
17. Aston Villa 16 15
18. Southampton 16 15
19. Norwich City 16 11
20. Watford 16 9
Takımlar O P
1. Barcelona 15 34
2. Real Madrid 15 34
3. Sevilla 16 31
4. Real Sociedad 16 27
5. Getafe 16 27
6. Athletic Bilbao 16 26
7. Atletico Madrid 16 26
8. Valencia 16 26
9. Granada 16 24
10. Osasuna 16 23
11. Real Betis 16 22
12. Levante 16 20
13. Villarreal 16 19
14. Real Valladolid 16 19
15. Deportivo Alaves 16 18
16. Eibar 16 15
17. Mallorca 16 14
18. Celta de Vigo 16 13
19. Leganés 16 9
20. Espanyol 16 9
Günün Karikatürü Tümü