Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Faiz ve Döviz Açıklaması!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti İl Başkanları Toplantısı'nda konuştu. Dün TBMM Genel Kurulunda AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin ile CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç arasında yaşanan gerginlik hakkında konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu hastalıklı zihniyet dün parlamentoda bizim grup başkanvekili bir hanımefendiye saldırdılar. Geçmişte Ecevit yine bir bayan milletvekilimize ‘susturun bu kadını’ diye hakaret etmişti. Dün de herhalde ondan ilhamla Özlem Hanıma ‘susturun bu hanımı’ diyecek kadar edepsiz şekilde davranan bir CHP’nin yetkilileri var" diyerek tepki gösterdi. Konuşmasında yatırımcılara da çağrı yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Enflasyon yeniden tek haneli rakama indirerek, faizleri düşürerek Türkiye'nin üzerindeki kara bulutları kaldırıyoruz. Artık dövizde borçlanma değil, yeni parayla adım atma dönemine döndük. Yatırımcılarımıza sesleniyorum, endişe etmeyin, tereddüt etmeyin, lütfen kendi sektörünüzde yatırım yapmaya devam edin" ifadesini kullandı.

Politika 20.11.2019, 14:35 20.11.2019, 18:33
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Faiz ve Döviz Açıklaması!

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Genel Merkezi'nde düzenlenen  partisinin Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'nda konuştu.

AK Parti 7. Olağan Kongre sürecinin takvime uygun şekilde sürdürdüğünü  ve aralık ayında belde kongreleriyle sürecin başlayacağını belirten Erdoğan,   şubat ayıyla birlikte ilçe kongrelerine geçileceğini ifade etti.

Yaz sonuna doğru il kongrelerinin başlatılacağını ve yıl sonuna kadar  da tamamlanacağını aktaran Erdoğan, AK Parti'nin dinamik bir yapı niteliği  taşıdığını, yeni görev alanların ve görev değişikliği yapanların da bu dinamizmin  bir parçası olduğunu kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, hangi seviyede olursa olsun AK Parti çatısı altında vazife  üstlenen herkese şükranlarını sundu.

Önceki haftalarda geçmişten bugüne AK Parti'nin davasına hizmet eden  tüm il başkanlarıyla bir araya geldiklerini anlatan Erdoğan, kuruluşundan şimdiye  kadar partide il başkanlığı görevi üstlenen hemen herkesin toplantıya iştirak  ettiğini vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu tür buluşmaları devam ettireceklerini ve zaman zaman  kendisinin yapacağını kaydetti.

AK Parti'de "eski" diye bir kavram olmadığına işaret eden  Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:

"Her AK Parti'li son nefesine kadar bu kutlu davanın mensubudur.  Partimizde sadece görev değişikliği olur. Teşkilatlarımızda, belediyelerimizde,  Meclisimizde sorumluluk üstlenmiş tüm arkadaşlarımızla, farklı konumlarda  birlikte çalışmayı sürdürüyoruz. Görevine devam edecek ve değişecek  teşkilatlarımızla ilgili çalışmalarımızı belirli bir safhaya getirdik. Bu süreçte  istifa ederek teşkilatlarının yeniden yapılandırılmasına katkıda bulunan  kardeşlerime de  teşekkür ediyorum. Yeni görev alan kardeşlerime de şimdiden  muvaffakiyetler diliyorum. İnşallah bu süreci tam bir dayanışma içinde, kardeşlik  hukukunu gözeterek başarıyla yürüteceğiz."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti'nin sahibinin millet olduğunu, bunun için  teşkilatların milletle en güzel kucaklaşmayı sağlayacak isimlerden oluşması  gerektiğini bildirdi.

"MİLLETE HİZMET ETMEK YÜK DEĞİL, ŞEREFLERİN EN BÜYÜĞÜDÜR"

AK Parti'de ilçe başkanı, il başkanı, yönetim kurulu üyesi, belediye  başkanı, milletvekili olmanın günün 24 saati milletin emrinde olmak anlamı  taşıdığını anlatan Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Böyle bir çalışma temposunu göze alamayan bu tür görevlere de talip  olmamalıdır. Millete hizmet etmek yük değil, şereflerin en büyüğüdür. Bizim  milletimiz kendisine yapılan hiçbir hizmeti unutmaz.  Bu hissiyatını hem gönlünde  yaşatır hem de önüne geldiğinde sandıktaki iradesiyle ortaya koyar. AK Parti  kimliğiyle milletimizle muhatap olan her kardeşimizin bu gerçekler ışığında  çalışmalarını yürütmesi gerekiyor. Özellikle 2018 ve 2019 seçimlerinin  sonuçlarını adeta sandık sandık, mahalle mahalle, ilçe ilçe tetkik ederek gereken  dersleri çıkarmamız şarttır."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şayet bir yerde oy oranı düşmüşse, hele hele  milletvekili ve belediye başkanı sayısı azalmışsa, hiçbir şey yok gibi hareket  edemeyeceklerini vurgulayarak, bu tür yerlerde önce teşhisi doğru koyacaklarını,  sonra da en ideal çözümü hayata geçireceklerini belirtti.

Teşkilat Başkanlığı başta olmak üzere Genel Merkez'deki tüm birimlerin  bu konudaki çalışmaları titizlikle yürüttüklerine inandığını ifade eden Erdoğan,  şöyle konuştu:

"Kongrelerimizde ortaya çıkacak yeni teşkilat yapımız, 2023 ve 2024  seçimlerindeki başarımızda hayati rol oynayacaktır. Bunun için en küçük bir  eksikliğe, boşluğa, hataya meydan vermeden süreci tamamlamalıyız.  Türkiye,  güvenlikten ekonomiye kadar pek çok cephede aynı anda beka mücadelesi verdiği bir  dönemden geçiyor. Bizim dışarıdan gelen tehditlerin üstesinden gelme konusunda en  küçük bir sıkıntımız yoktur. İster sahada ister masada olsun, ülkemizin ve  milletimizin geleceği için tehdit teşkil eden her türlü hamleyi bertaraf  ediyoruz. Teröristleri öne sürüyorlar, ezip geçiyoruz.  Sınırlarımızı taciz  ediyorlar, tehditlerin kaynağına iniyoruz.  Ekonomimize saldırıyorlar, kısa  sürede toparlanıp yolumuza devam ediyoruz.  Dışarıdan bizi köşeye kıstırmaya  çalışıyorlar, dostluklarımızı tazeleyerek bunu da boşa çıkartıyoruz. Gerçekten de  sadece son birkaç yılda Suriye'de, Irak'ta, Doğu Akdeniz'de, sığınmacı  meselesinde ve diğer pek çok konuda, elde ettiğimiz sonuçlar, başlı başına bir  başarı hikayesidir. Bu sorunlar üzerinden Türkiye'ye diz çöktürmeyi planlayanlar,  ülkemizin elde ettiği kazanımlar karşısında şaşkınlıklarını da gizleyemiyorlar.  Ülkemize ve milletimize husumet besleyenleri şaşırtmak bizim için en büyük  şereftir."

"AÇIKÇA SÖYLEMEK GEREKİRSE İHANETİN DİK ALASIDIR"

Yürütülen mücadelede en büyük güç ve moral kaynağının milletin desteği  olduğunu belirten Erdoğan, yurt içi ve  dışında, gidilen her yerde karşılaşılan  samimi sevgi selinin, bunun en büyük ispatı olduğuna işaret etti.

"Beka mücadelesinde durum böyleyken, iç siyasette bambaşka bir  fotoğrafla karşı karşıya olunduğunu" ifade eden Erdoğan, sözlerine şöyle devam  etti:

"Cumhur İttifakı içinde birlikte olduğumuz MHP ve diğer kardeşlerimiz  sağ olsunlar, bugüne kadar attığımız her adımda bize destek verdiler.  Buna  karşılık CHP ve HDP ile onlarla birlikte hareket eden marjinal çevreler, yalanda  ve iftirada adeta sınır tanımıyorlar.  Özellikle CHP Genel Başkanı, Türkiye'nin  tüm milli meselelerinde sinsi, hasmane ve yıkıcı bir tavır içindedir.  Dünkü grup  toplantımızda Sakarya'daki tank palet fabrikası, istihdam, emeklilik  konularındaki yalanlarına cevaplarımızı verdik. Buna rağmen aynı yalanların bir  kısmını, bizden hemen sonra geçtiği kameralar karşısında yenilerini ekleyerek  tekrarlamaktan hicap duymadı. İspatla diyoruz, onu yapamıyor. Yalan söyleme  diyoruz, tıyneti icabı, bundan da kendini alamıyor. Madem hakkı söyleyemiyorsun,  öyleyse hiç olmazsa sus diyoruz, onu hiç beceremiyor.  Ağzını her açtığında,  dünyanın en büyük devletlerini kurmuş ve medeniyetini inşa etmiş ecdadımıza  hakaret etmeyi maharet sanıyor.  Bu zatın kendi geçmişinden, kendi köklerinden  utanması bizi ilgilendirmez. Ama hiç kimsenin milletimizin tarihine, ecdadın aziz  hatırasına haksızlık etmesine rıza gösteremeyiz. Bu kişinin, sadece ecdada değil,  milletimizin bugün yaşayan fertlerine ve bilhassa çocuklarımızın geleceğine de  saygısı yok. Daha önce de söylemişti, geçtiğimiz günlerde aynı hezeyanı  tekrarladı.  Neymiş efendim, can ve mal güvenliği olmayan ülkeye yabancı sermaye  gelmezmiş. Yani yabancılara, Türkiye’ye yatırım yapmayın diyor.  Kendi ülkesini  küresel sermayeye kötüleyerek dış yatırım gelmesinin önüne geçmeye çalışmanın  adı, açıkça söylemek gerekirse ihanetin dik alasıdır."

"HER MİLLİ MESELEMİZDE KARŞIMIZDAKİLERİN AĞZIYLA VE ÜSLUBUYLA BİZE SALDIRDI"

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nu sadece kendilerinin değil,  küresel sermayenin de ciddiye almadığını kaydeden Erdoğan, Türkiye'de yatırım  yapan veya yapmak isteyen küresel sermayenin, Türkiye'nin gücünün ve imkanlarının  farkında olduğunu ifade etti.

Türkiye'nin küresel doğrudan yatırımlardan aldığı payın, AK Parti  döneminde binde 1'den yüzde 1,1'e çıktığına dikkati çeken Erdoğan, "Bay Kemal  önce bunu bir defa öğrenmen lazım ama Bay Kemal binde 1 ile yüzde 1,1'i ayırt  edemez." diye konuştu.

Erdoğan, uluslararası firmaların çoğunun, özellikle batı medyasının ve  Türkiye karşıtı lobilerin baskılarına rağmen yatırım için Türkiye'yi tercih  ettiğini belirterek, küresel yatırımlardaki azalma eğilimine rağmen Türkiye'nin  hala cazibesini sürdürdüğünü vurguladı.

Borsanın rekor kırdığını, AK Parti iktidara geldiğinde 10-11 bin olan  borsanın 107 bini yakaladığını dile getiren Erdoğan, "Tahvil ihracatlarımıza  rekor teklifler geliyor.  Ülkemize yatırım kararı alan firmaları caydırmak için  belli kesimlerin dışarıda ve içeride nasıl çırpındıklarını hep birlikte  izliyoruz." dedi.

"Türkiye, her alanda tarihinin en büyük mücadelelerini verirken, CHP  Genel Başkanı acaba neredeydi?" diye soran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları  kaydetti:

"Mesela 15 Temmuz'da,  millet canı pahasına darbeye direnirken, bu  zatın darbeciler eşliğinde, tanklar arasından gittiği Bakırköy Belediye  Başkanı'nın evindeki rahat koltuğunda televizyon seyrettiğini biz gayet iyi  biliyoruz. Bunlar kayıtlarda mevcut. Ekonomimize yönelik saldırılar yaşanırken,  kendisini hiç ortada görmedik.  Terör örgütleri ülkemizi kuşatmak için saldırı  üstüne saldırı yaparken, bu zat orada sadece bizi eleştirecek malzeme çıkarmanın  peşindeydi.  Hatta teröristlere 'arkadaşlar' diyerek onları pohpohlamakla  meşguldü. Yürüttüğümüz harekatlar konusunda şöyle içten gelen bir 'hayırlı olsun'  sözünü ağzından duymadık ama teröristlere de hiçbir zaman 'bunlar teröristtir'  dediğini yine ağzından duymadık. Her milli meselemizde karşımızdakilerin ağzıyla  ve üslubuyla bize saldırdı."

"PARLAMENTONUN GEREKEN CEVABI VERMESİ LAZIM"

"Allah'a şükür bu zatı sadece biz değil, dünyadaki hiç kimse ciddiye  almıyor da zararı sadece kendi partisiyle sınırlı kalıyor." ifadelerini kullanan  Erdoğan, bu hastalıklı zihniyetin, dün Parlamentoda kadın Grup Başkanvekillerine  saldırdığını söyledi.

Bunun geçmişte de yaşandığını anımsatan Erdoğan, "Geçmişte de malum  Ecevit o zaman yine bir bayan milletvekilimize, şimdi Malezya Büyükelçimiz, ona  'susturun bu kadını' diye hakaret etmişti. Şimdi dün de herhalde oradan ilhamla  Grup Başkanvekilimiz Özlem hanıma 'susturun bu kadını' diyecek kadar ahlaksız,  edepsiz bir şekilde davranan bir CHP'nin yetkilileri var. Kimse kusura bakmasın,  biz bu ahlaksızlara, edepsizlere prim verecek durumda değiliz." diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Tüm grubumuzun, hele hele bir bayan milletvekilimize, bir bayan Grup  Başkanvekilimize bu şekilde saldıracak olan ahlaksız, edepsizlere bu Parlamento  içinde Parlamentonun gereken cevabı da vermesi lazım. Ceza ise ceza vermesi  lazım. Efendim işte 'Özür diledi.' Bıraksınlar bu işi. Bunlar öyle kuru özürle  geçiştirilecek işler değil. Neyse Parlamentonun İçtüzüğündeki veya disiplindeki  cezai müeyyideler bunların verilmesi lazım. Ve bu zatların yaptıkları ilk defa  değil. Sürekli yaptıkları şeyler bunlar. Zaten bunların başkanları şahsıma, bir  diğeri yine bir konuşmasında şahsıma yine bu Parlamentonun çatısı altında her  türlü hakareti edepsizce yaptılar. Bunların edepsizlikleri karşısında artık  susmak diye bir şey yok gereği neyse aynen bunlara cevabını vereceğiz."

"BURASI YOL GEÇEN HANI DEĞİL"

"Müslüman bir sokulduğu yerden bir daha sokulmaz. Bunu bileceğiz."  diyen Erdoğan, grup başkanvekillerinin hukukunu tüm grup olarak en yüksek  seviyede korumanın herkesin görevi olduğunun altını çizdi.

Erdoğan, grupta olmadığı için olup bitenleri sonradan dinlediğini  belirterek, "Burası yol geçen hanı değil, burası bir Parlamentodur. Dolayısıyla  bu Parlamentonun içerisinde özellikle Grup Başkanvekili bir hanım kardeşimizin  hukukunu sonuna kadar korumak bizim görevimizdir. Bu hastalıklı zihniyete rağmen  biz güçlüyüz ve güçlenerek yolumuza devam diyoruz. Ülkemizi bunlara rağmen  kalkındırıyoruz, kalkındırmaya da devam edeceğiz." şeklinde konuştu.

Güvenlik meselesini, "olmazsa olmaz" şeklinde değerlendiren Erdoğan,  şunları kaydetti:

"Bağımsızlığımızı korumanın yolu, sınırlarımız içinde ve dışında güçlü  bir devlet olarak varlığımızı sürdürmemizden geçiyor.  Bununla birlikte  vatandaşlarımızın günlük hayatlarını ilgilendiren ekonomik konuları da asla ihmal  etmiyoruz. Geçtiğimiz 17 yılda ülkemiz ekonomisini geliştirip büyüterek  insanlarımızın hayat kalitesini yükselttik.  Öyle ki biz hükümete geldiğimizde  devlet vatandaşına borçluydu. Bay Kemal burayı iyi dinle, sen bu işlerden pek  anlamazsın ama öğreteceğim sana da bunu. Devlet, 'zorunlu tasarruf' diyerek,  'konut edindirme yardımı' diyerek vatandaşından para kesmiş, ancak ne bunun  gereğini yerine getirmiş ne de parayı geri ödemişti.  Zorunlu tasarruf  kesintileri 1 Nisan 1998 ve 2000 yılı Mayıs ayı arasında yapılmıştı.  Memurlar  ile 10 ve üzeri işçi çalıştıran iş yerleri, bu sisteme mecburi olarak dahil  edilmişti.  Sistemdeki kişi sayısı 10 milyonu buluyordu."

"BİZ GELDİK BORÇLARI ÖDEDİK"

Hükümete geldikten sonra bu kesintilerin anaparası ve nemasından  oluşan, dönemin parasıyla 17 milyar liranın üzerinde bir tutarı hak sahiplerine  ödediklerini anımsatan Erdoğan, "Aynı şekilde, 1987 ile 1995 yılları arasında  'konut edindirme yardımı' adıyla yapılan kesintiler vardı.  Bu kapsamdaki toplam  8 milyon kişiye de 3,5 milyar liranın üzerinde ödeme yaptık." dedi.

Erdoğan, diğer taraftan, hükümete geldiklerinde adeta kucaklarında  buldukları 23,5 milyar dolarlık IMF borcunu da son kuruşuna kadar ödeyip, bu  defteri kapattıklarını anımsatarak, şunları ifade etti:

"Bunlar, geçenlerde bize nasihat ediyorlardı, hatırlayın. Ne  diyorlardı? 'Yine IMF'den biraz kredi, borç almanız lazım.' Geçen malum buraya  gelenlerle özel toplantılar yaptılar, ondan sonra kıvırmaya başladılar. 'Yapılır,  yaparız, bunu yapmakta bir sakınca yok.' Tamam da size mi kaldı? Siz zaten  zamanında yaptınız, bu ülkeyi duman ettiniz. Fakat biz geldik bu borçlanmayı  ödedik, defteri kapattık. Bizim şu anda IMF ile işimiz yok, biz bize yeteriz.  Dikkat ederseniz bunların hepsi de bizden önceki dönemlerde toplanıp harcanan,  ödemesi bize kalan borçlardır. Hep söylüyorum; devlet, milletine borçlu olamaz  diyerek biz tüm bu meseleleri çözdük."

"AVRUPA BİRLİĞİ KRİTERLERİNE GÖRE ÇOK İYİ BİR DURUMDAYIZ"

Erdoğan, 2003-2018 yıllarında ortalama yüzde 5,6 büyüttükleri  Türkiye'nin satın alma paritesine göre dünyanın en büyük 13'üncü ekonomisi haline  geldiğini belirtti.

2002'de yıllık sadece 70 milyar lira yatırım yapan Türkiye'nin, bugün  yıllık 1 trilyon liranın üzerinde yatırım seviyesine ulaştığına işaret eden  Erdoğan, genel ticaret sistemindeki ihracatın 180 milyar doları geçerek her ay  rekor tazelediğini vurguladı.

Erdoğan, "Bu yılın ilk 9 ayında dünya ihracatı yüzde 2,6 azalırken  Türkiye'nin ihracatı yüzde 2,9 oranında yükselmiştir. Cari işlemler dengemiz  artık açık değil, fazla veriyor. Bu tablo, cari açık meselesinin ekonomimizin  yumuşak karnı olmaktan çıkmaya başladığını gösteriyor. Döviz kurundaki ve  faizlerdeki yükselme sebebiyle kamu borçlanma oranımızda bir parça artış  yaşanmışsa da hala Avrupa Birliği kriterlerine göre çok iyi bir durumdayız." diye  konuştu.

"ENDİŞE ETMEYİN, YATIRIM YAPMAYA DEVAM EDİN"

Enflasyonla ilgili de açıklamalarda bulunan Erdoğan, sözlerine şöyle  devam etti:

"Enflasyonu yeniden tek haneli rakamlara indirerek, faizleri hızla  düşürerek, ülkemizin üzerindeki kara bulutları dağıtıyoruz. 2020 inşallah,  faizlerin çok daha düştüğü bir yıl olacak. Buradan girişimlerimize sesleniyorum.  Gelin, yatırım yapın. Her sektöre sesleniyorum. Hangi sektörde çalışıyorsa, gel  yatırım yap. Bankalarımızın kapısı artık sizlere açık ve faizdeki oranlar açık  net ortada. Gel, yatırım yap. İki; diyorum ki kendi parana dön ve kendi paranı  kullanmaktan çekinme. Artık dövizle borçlanma değil, yerli, milli parayla adım  atma dönemine döndük. Bunu başarıyla yürütme durumundayız.  Şu anda geçen yıl  yaşanan sıkıntılar sebebiyle gerileyen konut, otomobil, beyaz eşya satışları ile  yeni kurulan şirket sayısının yeniden yükselmeye başlaması, ekonomideki  toparlanmanın işaretlerinden biridir. Konut satışlarında ciddi artış, otomobilde  ve beyaz eşyada aynı şekilde bu artışlar başladı. Yatırımcılarımıza sesleniyorum,  endişe etmeyin, tereddüt etmeyin, lütfen kendi alanlarınızda, sektörünüz de  yatırım yapmaya devam edin."

"TÜRKİYE'YE YÖNELİK HUSUMET DALGASI, HALKLAR DEĞİL YÖNETİMLER VE MEDYA NEZDİNDE GEÇERLİ"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin güvenlik yanında ekonomi alanında  da kararlı bir şekilde hedeflerine doğru ilerlediğini belirterek, demokrasi ve  hukuk devletini güçlendirmeye, hak ve özgürlüklerin kullanımının genişletilmesine  yönelik çalışmalarından asla taviz verilmediğine işaret etti.

Yargı Reformu Stratejisi Belgesi'nin, bu konudaki en önemli yol  haritalardan biri olduğunu kaydeden Erdoğan, hiç şüphesiz son dönemdeki en büyük  demokrasi hamlesinin Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne geçilmesi olduğu  değerlendirmesinde bulundu.

Erdoğan, böylece milletin doğrudan yürütme organının temsilcisi olacak  kişiyi belirleyebilmesini sağladıklarını vurgulayarak, şunları söyledi:

"Gücünü milli iradeden alan ve hesabı yine oraya veren bir yönetim  anlayışının ülkemizi çok daha güçlü kıldığına inanıyoruz. Bir kez daha altını  çizerek belirtmek istiyorum; Ülkemizdeki herkes kökeni, meşrebi, mezhebi,  ideolojisi ne olursa olsun birinci sınıf vatandaşımızdır. Her vatandaşımız tüm  haklardan ve özgürlüklerden eşit şekilde yararlanabilir. Bugün artık dünyanın  neresinde olursa olsun her Türk vatandaşı, ülkesinin gücünün ve desteğinin  arkasında olduğunu biliyor. Türkiye'ye yönelik husumet dalgası genellikle halklar  değil, yönetimler ve medya nezdinde geçerlidir. Bunun sebebi de Türkiye'nin  yazılan senaryolarda kendine biçilen rolü oynamak yerine, milli bir siyaset tarzı  izlemekte ısrarcı olmasıdır. Bu, birilerini ciddi manada rahatsız ediyor. Küresel  ve bölgesel düzeyde kendi haklarımızı savunur, politikalarımızı fiilen hayata  geçirirken, ekonomimizi ve demokrasimizi geliştirmekte de kararlıyız.  Demokrasimizi geliştirmek için atmamız gereken yeni adımlar elbette vardır. Aynı  şekilde ekonomide yapısal reformları sürdürmemiz gerektiğini de biliyoruz.  Bunları da önümüzdeki süreçte birer birer hayata geçireceğiz. Her bir meseleyi  kendi mecrasında takip ederken, bunların birbirleriyle ilişkilerini de göz ardı  etmiyoruz."

Siyasi ilişkilerdeki dalgalanmaların diğer konulara nasıl kolaylıkla  sirayet ettirilebildiğinin pek çok örneğini son yıllarda ardı ardına  yaşadıklarını anlatan Erdoğan, "Bu tablo bize her alanda aynı anda güçlü olmamız  gerektiğini gösteriyor. Demokrasiyi, ekonomiyi, güvenliği, altyapıyı hep birlikte  ne kadar ileriye taşıyabilirsek, ülkemizin geleceğini o derece aydınlık hale  getirebiliriz." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunun için 2023 hedeflerine sıkı sıkıya sahip  çıktıklarını değinerek, sözlerini şöyle tamamladı:

"Bizden sonraki nesillere miras bırakacağımız 2053 ve 2071 vizyonları  ancak böyle güçlü bir temel üzerinde hayata geçirilebilir. İşte tüm bu süreci  sizlerle birlikte yönetecek, başarıya ulaştıracağız. AK Parti, Türkiye'nin son 17  yılına damga vurmanın yanında geleceğinin de partisidir. Sizler partimizi ne  kadar iyi temsil eder, milletimizle olan bağını ne kadar güçlendirirseniz,  ülkemiz de hedeflerine o kadar hızlı ve kararlı bir şekilde yürüyebilir. Bu  konuda sizlere güveniyorum. Bugüne kadar verdiğiniz emekler ve bundan sonraki  çalışmalarınız için her birinize tekrar şükranlarımı sunuyorum. İllerinizde,  ilçelerinizde, beldelerinizde, toprağımıza, milletimize olan görevimizi yerine  dört dörtlük, getirelim diyorum."

Yorumlar (0)
Yeni Nesil E Ticaret Çözümleri için OmniTicaret!
-2°
parçalı az bulutlu
Günün Anketi Tümü
2019/2 KPSS Tercihinde Bulunacak mısınız?
2019/2 KPSS Tercihinde Bulunacak mısınız?
Namaz Vakti 11 Aralık 2019
İmsak 06:22
Güneş 07:53
Öğle 12:46
İkindi 15:10
Akşam 17:30
Yatsı 18:55
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Sivasspor 14 30
2. Beşiktaş 14 27
3. Trabzonspor 14 26
4. Başakşehir 14 26
5. Fenerbahçe 14 25
6. Galatasaray 14 23
7. Alanyaspor 14 22
8. Göztepe 14 20
9. Malatyaspor 14 20
10. Denizlispor 14 18
11. Çaykur Rizespor 14 17
12. Gaziantep FK 14 17
13. Gençlerbirliği 14 14
14. Konyaspor 14 14
15. Kasımpaşa 14 12
16. Antalyaspor 14 12
17. Kayserispor 14 10
18. Ankaragücü 14 9
Takımlar O P
1. Hatayspor 14 30
2. Akhisar Bld.Spor 14 25
3. Erzurum BB 14 24
4. Bursaspor 14 23
5. Ümraniye 14 22
6. Keçiörengücü 14 22
7. Menemen Belediyespor 14 22
8. Fatih Karagümrük 14 20
9. Balıkesirspor 14 19
10. Giresunspor 14 19
11. Adana Demirspor 14 18
12. Altay 14 17
13. İstanbulspor 14 15
14. Altınordu 14 13
15. Osmanlıspor 14 11
16. Boluspor 14 11
17. Adanaspor 14 9
18. Eskişehirspor 14 5
Takımlar O P
1. Liverpool 16 46
2. Leicester City 16 38
3. Man City 16 32
4. Chelsea 16 29
5. M. United 16 24
6. Wolverhampton 16 24
7. Tottenham 16 23
8. Sheffield United 16 22
9. Arsenal 16 22
10. Crystal Palace 16 22
11. Newcastle 16 22
12. Brighton 16 19
13. Burnley 16 18
14. Everton 16 17
15. Bournemouth 16 16
16. West Ham 16 16
17. Aston Villa 16 15
18. Southampton 16 15
19. Norwich City 16 11
20. Watford 16 9
Takımlar O P
1. Barcelona 15 34
2. Real Madrid 15 34
3. Sevilla 16 31
4. Real Sociedad 16 27
5. Getafe 16 27
6. Athletic Bilbao 16 26
7. Atletico Madrid 16 26
8. Valencia 16 26
9. Granada 16 24
10. Osasuna 16 23
11. Real Betis 16 22
12. Levante 16 20
13. Villarreal 16 19
14. Real Valladolid 16 19
15. Deportivo Alaves 16 18
16. Eibar 16 15
17. Mallorca 16 14
18. Celta de Vigo 16 13
19. Leganés 16 9
20. Espanyol 16 9
Günün Karikatürü Tümü