"Hak Kaybına Uğrayan Askeri Öğrenciler A-101'e Bile Giremiyor"

CHP İzmir Milletvekili Mehmet Ali Çelebi Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu'nda söz alarak İstanbul Çekmeköy'de düşen helikopter ile ilgili değerlendirmede bulunurken, 15 Temmuz Darbe Girişiminden sonra askeri okullarla ilişiği kesinle askeri öğrencilerin hak kaybına uğradığını hatta A-101'de bile işe giremediklerini belirtti.

"Hak Kaybına Uğrayan Askeri Öğrenciler A-101'e Bile Giremiyor"
"Hak Kaybına Uğrayan Askeri Öğrenciler A-101'e Bile Giremiyor"
Video için play'e tıklayın

CHP İzmir Milletvekili Mehmet Ali Çelebi Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu'nda söz alarak İstanbul Çekmeköy'de düşen helikopter ile ilgili değerlendirmede bulunurken, 15 Temmuz Darbe Girişiminden sonra askeri okullarla ilişiği kesinle askeri öğrencilerin hak kaybına uğradığını hatta A-101'de bile işe giremediklerini belirtti.

Mehmet Ali Çelebi'nin konuşması şöyle;

Milletimizin başı sağ olsun, 4 şehit verdik. Bu kazanın ardından, bugün 4'üncü Alay Komutanının görev yeri değiştirildi. Şimdi, sormak istiyorum: Bu mu çözüm?

Aynı helikopterle beş yüz saat uçuş yapmış bir helikopter pilotu olarak, üretimi durmuş, tek motorlu, UH-1 helikopterlerinin envanterden çıkarılması gerektiğini düşünüyorum ve altını çiziyorum.

Düşen helikopterin motoruna baktığımızda, en az kırk-elli yıllık, kırk-elli yıllık; çok eski ve üretimi yok. Sürekli aynı motoru tamir ediyoruz, uçuyoruz; tamir ediyoruz, uçuyoruz. Zaten protokole baktığınızda, genelde UH-1'le intikal etmiyor, Skorsky'le intikal ediyor; çift motorlu, yedekleme sistemleri var, vesaire.

Şimdi, bir önerim var: Açın bu motorları, bakın; içerisinden, emin olun, çatlaklar çıkacaktır. Ve gözle görülmeyen çatlaklar da o helikopteri düşürür, gözle göremeseniz bile. Artı, kanatçıklarına baktığınızda, kırıklar çıkacaktır. 20 bin devirle dönen motorlar bunlar. Yıpranmayla birlikte -muhtemelen, son kazada da böyle olmuş olabilir- maalesef şehitlerimiz oluyor. Alay komutanını değil, helikopterleri değiştirmeniz gerekiyor.

Mesela uçan sarayı satın, bu iş çözülür; 50 tane eğitim helikopteri alırsınız, gerçekten de çözülür veya diğer uçakları satın. (CHP sıralarından alkışlar) 20-30 tane temel eğitim helikopteriyle bile bu işi halledersiniz.

Diğer bir sorun da pilot ve teknisyen açıkları, özellikle kumpas davalar neticesinde ve sonrasındaki FETÖ davaları neticesinde ciddi oranda eksik. Teknisyen de eksik, pilot da eksik. Dolayısıyla eğitim sıkıntısı da var, bakım sıkıntısı da var ve bunlar da… Mesela son uçuşta helikopterin neredeyse akşama yakın, alacakaranlıkta uçtuğunu görüyorsunuz. Neden? Birincisi: Hava durumu, hava muhalefeti. İkincisi de helikopteri uçuşa yetiştirmek maksatlı. O kadar yoğun ki, iş yükü fazla ki yetiştirmek için o saatte çıkmak zorunda kalıyorlar ve bu sonuçlar yaşanıyor. Bunlar bize birçok şey anlatıyor.

Şimdi başka bir konuya gelmek istiyorum. Biz mağduriyet yaşadığımız için mağdurlar en çok bize geliyor "Siz bizi daha iyi anlarsınız." diye. Kumpas davalarında yargılanırken mahkemede sabah erken konuşur, babamı erken yollardım duruşmadan. O kadar emindim adalet çıkmayacağına, tahliye çıkmayacağına. Böyle adaletten yoksun, devletimizin içine sızmış düşmanların, alçakların, alçaklıklarla zincirlenmiş şekilde kırk bir ay cezaevinde yattık. Bu salonda benden daha fazla FETÖ'yle mücadele edilmesini isteyecek bir kişi var mıdır? Bilemiyorum. "En az" diyor yani kırk bir ay yatmış bir kişiye maalesef buradan bu şekilde laflar söyleniyor.

Beni bu sorunun ışığında dinleyin lütfen, bu sorunun ışığında dinleyin çünkü şu an adalet kan ağlıyor. FETÖ'yle mücadeleniz zayıf, iddiayla söylüyorum, FETÖ'yle mücadeleniz zayıf. FETÖ'yle asıl mücadele masumları ayıklamakla olur, masumları ayıklamakla başlar; oradan başlayacaksınız. Şu an adalet kan ağlıyor. Nedir adalet? Suçlu için ceza, masum için özgürlük. Bunu sağlamamız gerekiyor. (CHP sıralarından alkışlar) Gözlerimizin önünde masum insanların yaşamları boğulmakta, ufalanmakta ve söndürülmektedir. 15 Temmuz sonrası 17 bin askerî öğrenci hak kaybına uğradı. Hepsine topluca FETÖ'cü muamelesi yapmak yanlış. Biz de biliyoruz ne kadar sızdıklarını. Bunlara hak arama şansı vermiyorsunuz; sıkıntı burada. OHAL İnceleme Komisyonuna başvuramıyorlar. Başvursunlar, inceleyin. Diplomalarına fişleme niteliğinde "KHK'yle ilişikleri kesildi." yazılıyor ve e-devlette "4C tescil"dir bilgilerinde "İlişikleri kesildi." ibaresi var ve bunlar devlet kurumlarına giremiyorlar, onun ötesinde A-101'e bile giremiyorlar şu anda. Hem OHAL İnceleme Komisyonuna başvurdurmuyorsunuz hem de iş haklarını ellerinden alıyorsunuz. Diyorlar ki "Bizi soruşturun; eğer suçluysak cezaevine atın, değilsek hakkımızı verin." Çok doğal bir talep; bunu görmemiz gerekiyor. Kursiyerler aynı şekilde.

Suçun şahsiliğine baktığımızda, bir yüzbaşı astsubay kardeşinin ziyaretine gidiyor -Ne yapacaktı kardeşi? Gidecek tabii ziyaretine; masumiyet karinesi var sonuna kadar- sorgusuz sualsiz ordudan atılıyor. Askerî öğrenci içeride, babası astsubay; herhangi bir şey söylenmeden atılıyor. Burada suçun şahsiliği zedeleniyor. Eğer suçun şahsiliği yoksa, burası hukuk devleti değilse, Pensilvanya şarlatanını ziyaret edenler niye burada vekil? (CHP ve İYİ PARTİ sıralarından alkışlar) FETÖ okullarında okuyanlar neden bakan?

a suçun şahsiliğine dikkat etmemiz gerekiyor; masumiyet karinesi.

Gökhan Açıkkollu, tarih öğretmeniydi; 15 Temmuzda on üç gün gözaltında kaldı, karakolda işkenceden öldüğü söylendi. "FETÖ'cü" denilerek hainler mezarlığına gömmek istediler, cenazesine imam gelmedi. Sonra suçsuz olduğu açığa çıktı. Ölümünden sonra Millî Eğitim Bakanlığı görevine iade etti. İnsanlık için bundan daha aşağılayıcı bir iflas olabilir mi?

Yaşananlar şunlar: Bakın, "Darbeye karşı aktif tepki göstermiştir." diyor komutanlık "Göreve geri iade edin." diyor; müebbet. "Tatbikat" deniliyor "Terör tehdidi var." diye dışarı çıkarılıyor, hiçbir şeye karışmıyor; müebbet. "Siirt'te hendek kazıyorlar, gidin müdahale edin." diyorlar; müebbet. İyice araştırın; istediğimiz bu.

Mağduriyetin rütbesi olmaz, burada da yanlış yapıyorsunuz. Uzman çavuş, astsubay, kursiyer subay, subay fark etmez; yapıp ettikleriyle yargılamamız lazım. Hepimiz adalete ve doğruluğa borçlu olarak doğduk. Karar bizlerin; gözlerimiz kör, kulaklarımız sağır, göklere yakın bir kaya mı olacağız yoksa en yumuşak yastık olan vicdanımıza mı sığınacağız? Karar bizlerin.

KPSSCAFE.COM.TR | ANKARA

16 Şub 2019 - 18:02 - Siyaset



göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak KPSS Cafe Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan KPSS Cafe hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler KPSS Cafe editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı KPSS Cafe değil haberi geçen ajanstır.

04

Askeri okullu - Ulan CHP hayatınız yalan bende askeri ögrenci idim böyle bir şey olmadı diyer kardeşlerim e de olmadı HAYATINIZ YALAN ÜZERİNE KURMAYIN

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 16 Şubat 18:02
03

gerçek askeri öğrenci - Oyorum yazan arkadaş gerçekten askeri öğrenci olsaydı diğer yazardı diyer değil.Askeri okullarda bu kadar kalitesiz eğitim yok.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 16 Şubat 18:02
02

Ahmet - İşte güzel konuşmuş ama kim dinliyor. Cemaat ne kadar çok olursa olsun imam yine bildiğini okur.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 16 Şubat 18:02
01

Lvnt - Adama bak askeri öğrenciydim birşey olmadı diyor ya uyur Gezerliğin bu kadarına pes diyorum. Adamlar senin hayatınla kariyerinle oynamış hala CHP ye laf söylüyorsun ne zaman uyanacaksınız anlamıyorum ki

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 16 Şubat 18:02


Anket Kamuya Memur Ve Personel Alımlarında Mülakat Kaldırılmalı mı?
Tüm anketler