Cumhurbaşkanı Erdoğan: " Uzatılan Her Eli Tutmaya Hazırız"

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM Grup toplantısında konuştu. 3 Ekim 2017 AK Parti TBMM Grup toplantısında neler konuşuldu? işte detaylar...

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM Grup toplantısında konuştu. 3 Ekim 2017 AK Parti TBMM Grup toplantısında neler konuşuldu? işte detaylar...

Gaziantep Milletvekilimiz Abdulkadir Yüksel kardeşimize bir kez daha rabbimden rahmet niyaz ediyorum. Ailesine, sevenlerine ve tüm ak parti camiamıza baş sağlığı diliyorum. Bu vesileyle Fransa'da malum bir kundaklama olayında 3 Türk kardeşimiz rahmetli oldu. Kendilerine allahdan rahmet yakınlarına baş sağlığı diliyorum. Amerika'nın Las Vegas kentinde tabi terör mü, kişisel mi henüz tespit edilemeyen bir olay neticesinde 59 ölü yüzlerce insanın yaralandığı, bir felaket, bir cinayet, bir katliam adını ne koyarsanız koyun böyle bir olay yaşandı. Bizler sayın başkana bu noktadaki tüm taziyemizi iletmek suretiyle, bu tür olayların karşısında bugüne kadar duruşumuz neyse bundan sonra da bu duruşumuzu koruduğumuzu kendilerine ifade ettik.

AK PARTİ YENİ YASAMA YILINDA MECLİSİN LOKOMOTİFİ OLMAYI SÜRDÜRECEKTİR

Değerli kardeşlerim bu gazi meclis Türkiye'nin kurtuluş savaşını yönetmiş, 15 Temmuz gibi tarihimizin en alçak darbe girişimi sırasında dahi çalışmalarını sürdürmüştür. Tarihi boyunca her dönemde tüm dünyaya örnek olacak, böylesine asil bir duruş sergileyen meclisimize başarılar diliyorum. AK Parti yeni yasama yılında da meclisin lokomotifi olmaya devam edecektir. Yeni içtüzük genel kurul çalışmalarında ciddi rahatlıklar getirecektir. 2019 yılındaki seçimlerle yürürlüğe girecek Cumhurbaşkanlığı sistemiyle ilgili uyum yasalarının çıkarılması sağlanacaktır. Yeni yasama yılında da ülkemizin ve milletimizin ihtiyaç duyduğu reformlar bu kutlu çatı altında hazırlanacaktır. Grup toplantılarımızın bir kısmına şahsen katılacak, değerlendirmelerimi sizlerle paylaşacağım, bir kısmında da sn. Başbakanımız bu görevi üstlenecektir.

BİZE KEFEN BİÇENLERİN BU TOPRAKLARDA ESAMESİ OKUNMADI, OKUNMAYACAKTIR

Değerli kardeşlerim bölgemizde çok kritik , önümüzdeki asrı biçimlendirecek şekilde gelişmeler yaşanıyor. Türkiye bu gelişmelerin merkezinde yer almaktadır. 1000 yıldır bu coğrafyada bizi yok etmek için sayısız teşebbüs olmuştur. Biz devlet ve millet olarak dimdik ayaktayız. Hala bölgenin en önemli gücüyüz. Bize kefen biçenlerin , hele sırtımızdan hançerlemeye çalışanların hiç birinin bu topraklarda esamesi okunmuyor okunmayacaktır. Bizim kimseyi tehdit etmek gibi niyetimiz yok. Biz tüm samimiyetimizle ikaz görevimizi yerine getiriyoruz. Bu da ancak bir dostun bir başka dosta göstereceği türden yaklaşımdır. Atalarımızın dost acı söyler ama gerçeği söyler ifadesinde yer aldığı gibi uyarılarımız acı olabilir ama hakikatin ta kendisidir. Kuzey Irak'ta yaşanan referandum krizi, bölgemizin bağrına yeni bir hançer saplama girişimidir. Mesele kürtlerin hakları meselesi değildir.

KİN VE NEFRETİN BESLEDİĞİ ÇUKURA İZİN VERMEYİZ

Tam tersine mesele kürtler, araplar ve türkmenleri sonu gelmez kavga sürecine itme meselesiidir. Yanıbaşımızda kazılan , ateşini kin ve nefretin beslediği bu çukura izin vermeyiz. Irak tek başına Kürtün, Arapın, Türkmenin değildir. Irak tüm bu kesimin binlerce yıllık kardeşliğinin yeridir. Başka türlü bu topraklarda güvenlik, huzur tesis edilemez. Kerkük Türküleriyle büyümüş bir milleti, Kerkükteki bir kaç bin türkmen diye takir etmek kimsenin haddine değildir.Daha düne kadar ayrı bir sunni , arap bölgesi kurulması tartışılan Musul'u hiçe sayan bir girişim art niyetlidir.

SOĞUK KANLILIKTAN TAVİZ VERMEYECEĞİZ

Devlet olmanın gerektiği vakardan, soğuk kanlılıktan taviz vermeyeceğiz. Şimdilik sadece belirli alanlardaki ambargolarla yetiniyoruz, bu artarak yükselecektir, kendilerine gelmezlerse. Gelişmelere göre daha önemli atmalarda tereddüt etmeyiz. Kuzey Irak yönetiminin bir an önce aklını başına devşirmesini umut ediyoruz. Biz Kuzey Irak'taki tüm kardeşlerimizi,, Türkmen, Arap , Kürt demeden seviyoruz. Onların da bize aynı duygularla yaklaştığına inanıyoruz. Bizi seveni bizde sever, bize saygı duyana biz de saygı duyarız. Aksi olursa gereğini yaparız. Yarın küresel bir çalkantı yaşandığında herkes dönüp kendi evine yurduna, toprağına dönecek. Bizler burada yan yana yaşamaya yüz yüze bakmaya devam edeceğiz.

BİZİM SIKINTIMIZ DIŞARISI DEĞİL, İÇERİSİDİR. HEP SIRTIMIZDAN VURULDUK

Yarın dönüp bu kapıyı nasıl çalabileceklerini merak ediyoruz. Bu kapı tamamen kapatılmadan uzatılacak her eli tutmaya hazır olduğumuzu belirtmek istiyorum. Türkiye olarak ne zaman ileriye doğru adım atsak, hep aynı sıkıntıyla karşılaşıyoruz. Bu sıkıntı kesinlikle dışarıdan karşımıza çıkan güçler değildir. Bizim asıl sıkıntımız sürekli içeriden vurulmamızdır. Bakınız, Türkiye 1950'li yıllarda, yani ikinci dünya savaşı sonrasında, şu anda gelişmiş ülkelerin tamamı gibi ciddi bir sıçrama sürecine girmiştir. Bu süreci dışarıdan birileri gelip kesintiye uğratmadı. Bu süreci kesintiye uğratan 1960 darbesidir. 1980 sonrası rahmetli Özal ile yine sıçrama dönemine girdik, bu dönemde hançer PKK ile saplandı. 1990'lı yıllarda teröristler öyle bir tehdit haline geldi ki ülkemizi en büyük krizin eşiğine sürükledi.

Büyümenin ayrıntılarına baktığımızda, yatırımların ve tüketimin birlikte arttığı nispeten sağlıklı bir büyüme ile karşı karşıya olduğumuzu görüyoruz. Geldiğimiz noktada 15 Temmuz hain darbe girişimiyle finansal belirsizliği büyük ölçüde geride bıraktık. Faizlerdeki malesef düşüş istediğimiz notkada hala değil. Eğer faizlerde düşüşü sağlayamazsak, bunu başaramazsak, bir çok müsibet bizi beklemektedir. Şu anda piyasa faizlerinin yüzde 20'yi yakaladığı bir dönemdeyiz. Yahu piyasa faizinin yüzde 20 olduğu bir ülkede, yatırımcı yatırım yapabilir mi? istihdam artabilir mi? artmaz. Ondan sonra da lanetle karşı karşıya kalırız. Bir çok sefil aileyle karşı karşıya kalırız. Biz faizci akıllarla, faiz lobilerinin yaklaşımıyla adım atamayız. Buna dikkat etmemiz lazım.

ENFLASYONDA DÜŞÜŞÜ HALA SAĞLAYAMIYORUZ, NEDENİ FAİZLER

Merkez Bankası'nın ve ilgili diğer kurumların kararlı politikalarıyla Türk lirasındaki değer kaybı durdu. Hatta kısmi bir yükseliş yaşandı. Bunun yanında hep söylüyorum, iddiamdır bakın enflasyonda hala düşüşü sağlayamıyoruz. Yüksek faiz nedeniyle. Bu benim iddiam. Yüksek faiz asla enflasyonu aşağı çekmeyecektir. Hep onun en önemli engelidir. Bunun bir defa kararını vermemiz lazım. Çünkü doğru orantılıdır. Faiz düşerse enflasyon düşer.  Bakın göreve geldiğimizde biz faiz yüzde 63 'dü, biz bunu aşağı doğru çekmeye başladık. Ve enflasyon yüzde 30 civarındaydı, çektikçe enflasyon da düştü. Ne zaman ki 4.6 faizi buraya çektik, enflasyon da tek haneli rakamda ciddi bir düşüş ortaya koydu. Bunu bir defa halletmemiz lazım. Şimdi yılın ilk yarısında iç talepte görülen olumlu seyir, ihracattan gelen katkı da bizim için önemli. Eylül ayı itibariyle ilk 9 aylık ihracat 115 milyar doları geçti. Yıllık bazda bu rakam 153 milyar doların üzerine çıkacak.

BÖLGEMİZDEKİ KRİZE RAĞMEN 

Bölgemizde uzun zamandır süren krize rağmen, faaliyetlerini sürdüren ihracatcılarımızı huzurunuzda tebrik ediyorum. Sürdürülebilir büyüme için büyük önem taşıyan OVP geçtiğimiz hafta kamuoyu ile paylaşıldı. 2018-2020 dönemine ilişkin OVP'nin daha cesur, daha özgüvenli hazırlanmış olmasından memnuniyet duydum. Hem 2017 yılı hem de önümüzdeki yıllar için belirlenen büyüme mutluluk verici. Kamu-Özel işbirliği projelerinin ekonomik faydalarının karşılaştırılmasını sadece maliyetle sınırlı tutmamalıyız. Aynı zamanda erken ve yüksek kaliteyle tamamlandığını göz önüne almalıyız. Yeni küresel değer zincirinin , üretim yanında araştırma , geliştirme, tasarım ve marka alanında yer alabilmemiz bunlara bağlı.

ÇİN ÖRNEĞİ

Uluslararası şirketlerle yerli şirketlerin iş birliğine gitmesini sağlayıp, tüm tarafların kazanacağı bir model uygulamalıyız. Bu modeli başarıyla uygulayan Çin ilk ticari hızlı trenini 10 yıl önce rayına koymuşken, bugün dünyanın en uzun hızlı tren ağına sahip olmuştur. Bizimde bunu yerli otomobilden, savunma sanayimize, tıbbi cihazlardan, ilaçlara kadar bir çok alanda başarmamız gerekiyor. Bunun için gerekli potansiyele sahibiz.

VARLIK FONU İSTENİLEN KAPASİTEYE ULAŞMADI

Varlık Fonu henüz istediğimiz kapasiteye ulaşmadı. Varlık fonunu büyüme için ihtiyaç duyduğumuz unsurların en önemli desteği haline getirilmesini bekliyoruz.

İŞSİZLİK 

Özellikle gençlerin ve kadınların iş gücüne katılım süreci çok güçlü olduğu için işsizlik rakamlarının düşüşü yavaş oldu. İstihdam konusundaki hedeflerimizi biraz daha yüksek tutmalıyız. İstihdam demek sadece iş bulmak ve para kazanmak anlamına gelmemektedir. Her yeni istihdam daha huzurlu bireyler, daha huzurlu aileler, daha huzurlu toplum anlamına geliyor.  Mehmet Akif Ersoy'un dediği gibi 'Kim kazanmazsa bu dünyada bir ekmek parası dostunun yüz karası, düşmanının maskarası

VERGİ ARTIŞLARI

Bu anlayışla Orta Vadeli Programında İşsizlik rakamlarından, sosyal politikalara insanımızın hayatına dokunan her konuya özen göstermeliyiz. İstihdamı arttırmayan hiç bir programın bir değeri yoktur. Uygulanan ekonomi yönetiminin bütçe açığını biraz arttırdığının farkındayız. Önümüzdeki yılların programları yine mali disipline dikkat edilerek yapılacak. Bununla birlikte içinde insan olmadığı programların anlamlı olmadığına inanıyorum. Yapmamız gereken hem hedeflerimize ulaşmamızı sağlayacak, hem milletimizi mutlu edecek, bir ekonomi yönetimi anlayışına daha sıkı sarılmalıyız. Bu çerçevede icap ettiğinde vergi artışı yapılmaz mı? yapılır. Ama ortaya çıkan yükü doğru hesaplayarak, bunu milletimize doğru anlatarak olur. Aksi takdirde ben yaptım oldu anlayışına her konuda olduğu gibi ekonomi programında yer yoktur. Ekonomide nimet külfet dengesini kuracağız. Geçtiğimiz 15 yılda bunu başardık, önümüzdeki dönemde de başaracağız."

03 Eki 2017 - 11:56 - Gündem



göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak KPSS Cafe Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan KPSS Cafe hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler KPSS Cafe editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı KPSS Cafe değil haberi geçen ajanstır.



Anket Kamuya Memur Ve Personel Alımlarında Mülakat Kaldırılmalı mı?
Tüm anketler