Aydın Özer, Tarım Bakanlığı 10550 Atama Sorununu Meclise Taşıdı!

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Antalya Milletvekili Aydın Özer, Tarım Bakanlığı tarafından söz verilen ancak yapılmayan 10550 atama sorununu TBMM 2020 yılı bütçe görüşmelerinde gündeme taşıdı.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Antalya Milletvekili Aydın Özer, Tarım Bakanlığı tarafından söz verilen ancak yapılmayan 10550 atama sorununu TBMM 2020 yılı bütçe görüşmelerinde gündeme taşıdı.

Aydın Özer şöyle konuştu;

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Tarım ve Orman Bakanlığı bütçesiyle ilgili görüşlerimi açıklayacağım.

Osmanlı'nın son dönem filozoflarından Sakallı Celal'e "İşler niye kötüye gidiyor?" diye sorarlar. O da der ki "Görevliler bilgisiz, bilgililer görevsiz olduğu için." İnanıyorum, bu dönem yaşasaydı yine aynı tespiti yapardı.

Önümüzde Tarım Bakanlığı bütçesi, yüksek girdi maliyetleri altında ezilen çiftçiye derman değil, gıda güvenliği ve egemenliği konusu umurunda değil; üretim, planlama ve teşvik etme derdi değil. Demek ki bu bütçeyi hazırlayanlar tarım alanlarındaki vahametin farkında değil. Sanki bu bütçeyi hazırlayanlar başka bir gezegenden gelme ve bu dünyadan değil.

Tarım Şûrası yaptılar geçen ay. Bakan dedi ki: "Alınan kararları uygulayacağız." 60 maddelik sonuç bildirgesi yazıldı. Baktık, yıllardır söylediğimiz sorunlar: "Stratejik üretim, bütüncül ve entegre yöntem, sektörün yapısını iyileştiren, doğal kaynakları ve çevreyi koruyan, aktif, çiftçi odaklı, yönlendirici bir destekleme sistemi." vesaire.

Arkadaşlar, tarım ülkesinde ayağınızı kırmızı toprağa değdirmekten imtina eder, galoş giyerseniz üreticinin gözünde inandırıcılığınız kaybolur.

Değerli milletvekilleri, 2002'den beri, nüfus yaklaşık yüzde 26 artmış, tarım alanları yüzde 13 azalmış. 3 bin hektar büyüklüğündeki arazimiz ekim dışı kalmış. Çiftçi sayımız, 2002'den beri yüzde 26 azalmış yani 500 bin çiftçimiz ekim dışı kalmış, çiftçiliği bırakmış.

Arkadaşlar, bu oranlar diyor ki: Türkiye karnını doyurmakta zorlanır hâle geldi, üretici ürettiğinden kazanamaz hâle geldi.

Değerli milletvekilleri, seçim bölgem Antalya bilindiği üzere örtü altı tarımın kalbidir. Maalesef seracılarımız her geçen sezon darboğaza sürükleniyor. Rusya pazarı giderek daralıyor. İran'dan alışveriş yapmaya başladılar, bilginiz var mı? Geçen yaz burada söyledik, Orta Doğu'da ihracatta büyük sıkıntı var. Irak, Suudi Arabistan pazarı daraldı dedik, kapıları açtırınız dedik, yaz seracısı batıyor dedik, dinlemediniz; yaz seracılığını batırdınız.

Şunu dinleyin bari: Dondurma yediğiniz Rusya'yı, İran'la ilişkisinden döndüremezseniz, yaptığınız diğer pazarlıklara bu konuyu ekleyemezseniz, kış seracılığını da batıracaksınız. Öte yandan, Antalya'da tropikal meyve üreticiliği ise umut vaat ediyor. Yıllar önce başlanan muz üreticiliğindeki başarı gibi avokado ve mangoda da aynı başarıyı niye göstermeyelim? Orman vasfını kaybetmiş arazilerde bu meyvelerin üretim ve çeşitliliği desteklenebilir. Böylece sadece sarayda sosyete değil tüm yurttaşlarımız da ejder meyveli smoothie içebilirler.

Değerli milletvekilleri, dünyanın pek çok ülkesinde çiftçilik giderek zorlaşıyor. Mazottan gübreye üretim maliyetleri hızla artıyor ancak büyük oranda devlet desteklemeye gidiyor. Bizde ise kanunla belirlenmiş olanlara bile destekleme yapılmıyor. Pek çok ülkede çiftçiler, ithalatın değil yerli ürünlerin tercih edilmesini istiyor. Vergilendirme ve şirketleşme politikalarına isyan ediyor ama o çiftçiler örgütleniyor, demokratik yollardan haklarını arayabiliyorlar. Bizde ise üretici örgütleri zayıflatılıyor, AK PARTİ politikalarıyla darmadağın ediliyor. Bizim çiftçimiz hak arayamıyor. Aradığında ise "Ananı al git." deniyor, "Terörist" deniyor, hain ilan ediliyor. Bizim çiftçimiz sesini bile duyuramıyor.

Arkadaşlar, şu konuya dikkat çekmek isterim: Tarımsal faaliyetlerde, iklim değişikliği ve su kaynaklarının giderek azalması veya kirlenmesindeki etkilerine duyarsız kalınmamalıdır. Tarım ilaçları, yani pestisitler, kontrolsüz bilinçsiz ve gereksiz yere kullanılmamalıdır. Bakanlığın bu konuya özel ve gayretli bir çalışma göstermesi gereklidir. Çevre dostu üretim, doğayı ve hayvan refahını koruyan çiftçilik özendirilmelidir. Tarım politikasını belirlerken, çevremiz, doğamız ihmal edilmemelidir. Acilen havza planlaması, toprak verimi, haşere mücadelesi, meteoroloji takibi, ata tohumu ve akılcı üretim programıyla donatılmış bitkisel üretime geçilmelidir.

TARIM BAKANLIĞI 10 BİN 550 ATAMA SORUNU

Sayın Bakanım, tarım zincirinin önemli halkalarını oluşturan gıda ve su ürünleri mühendislerinin, ziraat mühendislerinin, veteriner hekimlerin, tekniker ve teknisyenlerin 2017 Temmuz ayından beri atamaları yapılmamaktadır. Önceki Bakan tarafından 10.550 personel alımı yapılacağı sözüne ve devlette devamlılık esasına karşıt, iki buçuk yıldır atama yapılmamasının sebebi nedir? Tarafınızdan bir yıl önce 2 Bakanlığın birleştirilmesi çalışması sonrası alım yapılacağını dile getirmiş olmanıza karşın, bu süreçte atama yapılmasını kim engellemiştir?

Hayvansal üretimden bitkisel üretime, toprak analizine, gıda maddelerinin denetlenmesine, su ürünleri üretimi ve yan sanayisine kadar eğitimli insan gücümüz neden devlet tarafından kullanılmamaktadır? Sekiz ayda atama yapılmazsa KPSS puanlarının geçersiz kalmasından endişe edenlere bir sözünüz var mıdır?

16 Ara 2019 - 13:02 - Siyaset


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak KPSS Cafe Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan KPSS Cafe hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler KPSS Cafe editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı KPSS Cafe değil haberi geçen ajanstır.




Anket KYK Borçları Silinsin Mi?