Sağlık Bakanlığı Görevde Yükselme Sınavı Hakkında Flaş Karar!

Gaziantep İdare Mahkemesi, Sağlık Bakanlığı Görevde Yükselme Sınavı Hakkında çok önemli bir karar verdi!

Sağlık Bakanlığı Görevde Yükselme Sınavı Hakkında Flaş Karar! 

Sağlık Bakanlığı Görevde Yükselme Sınavı Hakkındaki kararın tamamı haberimizde... 

Merakla beklenen karar açıklandı! Gaziantep İdare Mahkemesi, kararını verdi! 

İşte o kararın tam metni;

''T.C. GAZİANTEP BÖLGE İDARE MAHKEMESİ ÜÇÜNCÜ İDARİ DAVA DAİRESİ

Y.D. İtiraz No: 2016/9

YÜRÜTMENİN DURDURULMASI İSTEMİ HAKKINDA VERİLEN KARARA İTİRAZ EDEN

İSTEMİN ÖZETİ     : Siirt ili, Baykan Devlet Hastanesi'nde veri hazırlama ve kontrol işletmeni olarak görev yapan davacının, Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları Personeli Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliği uyarınca 09/09/2015 tarihinde yapılan şube müdürlüğü sözlü sınavında başarısız sayılmasına ilişkin işlem ile bu işleme karşı yaptığı itirazın reddine ilişkin 22/12/2015 tarih ve 15794 sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davada, yürütmenin durdurulması isteminin reddi yolunda Siirt İdare Mahkemesince verilen 25/07/2016 tarih ve E:2016/1236 sayılı kararın itirazen incelenerek kaldırılmasına karar verilmesi istenilmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi Üçüncü İdari Dava Dairesince işin gereği görüşüldü:

Dava, Siirt ili, Baykan Devlet Hastanesi'nde veri hazırlama ve kontrol işletmeni olarak görev yapan davacının, Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları Personeli Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliği uyarınca 09/09/2015 tarihinde yapılan şube müdürlüğü sözlü sınavında başarısız sayılmasına ilişkin işlem ile bu işleme karşı yaptığı itirazın reddine ilişkin 22/12/2015 tarih ve 15794 sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 27 ııci maddesinin 02/07/2012 tarihli ve 6352 sayılı Kanunun 57. maddesi ile değişik (2) numaralı fıkrasında, “Danıştay veya idari mahkemeler, idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda, davalı idarenin savunması alındıktan veya savunma süresi geçtikten sonra gerekçe göstererek yürütmenin durdurulmasına karar verebilirler. ...” hükmü getirilmiştir.

Belirtilen hükme göre, Danıştay veya idari mahkemelerce, ancak “idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması" şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda yürütmenin durdurulmasına karar verilebileceği kuşkusuzdur.

T.C. Anayasasının 2. maddesinde belirtilen Türkiye Cumhuriyeti Devletinin temel niteliklerinden olan "hukuk devleti" ilkesi, vatandaşlarına hukuk güvenliğini sağlayan, idarenin hukuka bağlılığını amaç edinen, buna karşılık kamu gücünün sınırsız, ölçüsüz ve keyfi kullanılmasını önleyen en önemli unsurlardan biridir. Nitekim hukuk devleti ilkesinin yaşama geçirilmesini sağlayacak araçlar arasında, Anayasanın 8. maddesinde, yürütme yetkisi ve görevinin, Anayasa ve kanunlara uygun olarak kullanılacağı ve yerine getirileceği; Anayasanın 125. maddesinde de, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu kuralına yer verilmiştir.

Bahsi geçen hukuk devleti ilkesi karşısında idarenin, yargısal denetim yapılmasını ortadan kaldıracak ya da bu denetimin yapılmasını imkansız kılacak işlem ve eylemlerde bulunması mümkün değildir.

657 sayılı Yasanın 3. maddesinde, "sınıflandırma", "kariyer" ve "liyakat" ilkeleri bu Kanunun temel ilkeleri olarak belirlenmiş; kariyer ilkesi, Devlet memurlarına yaptıkları hizmetler için lüzumlu bilgilere ve yetişme şartlarına uygun şekilde, sınıfları içinde en yüksek derecelere kadar ilerleme imkanı sağlamak; liyakat ilkesi ise, Devlet kamu hizmetleri görevlerine girmeyi, sınıflar içinde ilerleme ve yükselmeyi, görevin sona erdirilmesini yeterlilik sistemine dayandırmak ve sistemin eşit imkanlarla uygulanmasında Devlet memurlarını güvenliğe sahip kılmak olarak tanımlanmıştır.

Görüldüğü üzere Yasa, devlet memurluğunu bir meslek olarak kabul etmekte ve bunlara sınıfları içinde en yüksek derecelere kadar ilerleme imkanı sağlanmasını, sınıflar içinde ilerleme ve yükselme istemlerinin liyakat sistemine dayandırılmasını Öngörmektedir.

Bu iki ilkenin temelinde, objektif kurallar çerçevesinde işin ehline verilmesi ve hak etme kavramı yatmakta olup, kamu hizmetlerinin etkin ve verimli bir şekilde gerçekleştirilmesinin tek güvencesinin de, hizmetin yetişmiş, ehil kamu görevlilerince yerine getirilmesinden geçeceği de tabiidir.

Kamu hizmetlerinin ehil ve yetişmiş kamu görevlileri eliyle yürütülmesi için yapılan sözlü sınavların, kariyer ve liyakat ilkelerine uygun, objektif ve aynı zamanda yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurları yönünden yargısal denetime imkan tanıyacak şekilde yapılması esas olmalıdır. İdari işlemin yetki ve şekil gibi salt usule ilişkin unsurları ile sınırlı olmak üzere yapılan bir yargısal denetimin, hukuk devleti ilkesinin sağladığı güvenceyi temin etmeyeceği açıktır. Nitekim, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2. maddesinin (1/a) bendi gereğince iptal davalarında, idari işlemlerin yetki ve şekil, sebep, konu ve maksat unsurları yönünden yargısal denetime tabi tutulması zorunlu bulunmaktadır. Dolayısıyla sözlü sınavda başarısız sayılma işleminin yargısal denetimini sağlayacak alt yapının tüm unsurlarıyla oluşturulmasını sağlamak hukuka bağlı idarenin görevidir.

Diğer taraftan; 17/04/2014 tarih ve 28975 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları Personeli Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliğinin 5. maddesinde "şube müdürü" görevde yükselmeye tabi kadrolar arasında sayılmış olup, "Sözlü Sınav" başlıklı 12. maddesinde ise "Şube müdürü kadrosuna görevde yükselme suretiyle atanacaklardan yazılı sınavda en yüksek puan alan adaydan başlamak üzere ilan edilen kadro sayısının beş katına kadar aday sözlü sınava alınır. Son adayla aynı puana sahip olan personelin tamamı sözlü sınava alınır.

(2) İlgili personel, sınav kurulunun her bir üyesi tarafından;

a) Sınav konularına ilişkin bilgi düzeyi,

b) Bir konuyu kavrayıp özetleme, ifade yeteneği ve muhakeme gücü,

c) Liyakati, temsil kabiliyeti, tutum ve davranışlarının göreve uygunluğu,

ç) Özgüveni, ikna kabiliyeti ve inandırıcılığı,

d) Genel kültürü ve genel yeteneği,

e) Bilimsel ve teknolojik gelişmelere açıklığı,

...........................................

(2) Görevde yükselme Sınavında bâşânlî" olmalarına rağmen, ilan edilen kadro sayısı nedeniyle ataması yapılamayacak personelden en fazla asıl aday sayısı kadar personel, Bakanlıkça ihtiyaç duyulması halinde başarı sıralaması listesinde yedek olarak belirlenir." hükmüne yer verilmiştir.

Yukarıda yer alan mevzuat hükmünün incelenmesinden, değerlendirme kriterlerinden bir kısmının somut bilgi ve belgeye dayandırılması zorunluluğu bulunmakta iken, bir kısmının gözlem ve kanaate dayalı olduğu açıktır. Ancak, sözlü sınava ilişkin Görevde Yükselme Sözlü Sınavı Değerlendirme Formunda yer alan kriterlerden bir kısmı gözlem ve kanaate dayalı olmakla birlikte, söz konusu kriterler çerçevesinde bir bütün olarak yapılan değerlendirme sonucunda adayın başarılı ya da başarısız olduğunun belirlendiği dikkate alındığında; gözlem ve kanaate dayalı kriterler yönünden ilgilinin başarısız olarak değerlendirilmesine etki eden hususların ortaya konulması, somut bilgi ve belgeye dayandırılması mümkün olan haneler bakımından ise başarısız olarak değerlendirilmesine etki eden hususların somut bilgi ve belge ile kanıtlanması gerekmektedir.

Savunma dilekçesi eki bilgi ve belgelerin incelenmesinden, sınav kurulunca her adaya önceden hazırlanarak zarflanmış sorular arasından zarf çekme usulü ile 5 sorunun sorulduğu, adayların sorulara verdiği cevapların yazılı olarak not alınmak suretiyle puan verildiğinin belirtilmesine karşın davacıya sorulan sözlü sınav sorularına karşılık davacı tarafından cevap verilip verilmediği ya da noksan cevap verildiğine dair herhangi bir ibareye yer verilmeksizin Sözlü Sınav Değerlendirme Tutanağında sınav konularına ilişkin bilgi düzeyinin 4 sınav kumlu üyesince 40, 1 kurul üyesincc 35 puan olarak değerlendirildiği, genel kültürü ve genel yeteneği kurul üyelerince 10-15-10-10-10 olarak değerlendirilen davacıya, gözlem ve kanaate dayalı kriterlerden olan "Bir konuyu kavrayıp özetleme, ifade yeteneği ve muhakeme gücü", "Liyakati, temsil kabiliyeti, tutum ve davranışlarının göreve uygunluğu" ve "Özgüveni, ikna kabiliyeti ve inandırıcılığı", "Bilimsel ve teknolojik gelişmelere açıklığı" yönlerinden ise 3 ila 5 arasında değişen puanların verildiği, ayrıca Değerlendirme Tutanaklarının "Değerlendirmeye İlişkin Açıklama" bölümlerinde sözlü sınav değerlendirme alanlarına yönelik olarak "somları cevaplamasının iyi ancak tereddütlü olduğu, yeterli şekilde ifade edemediği, yöneticilik kabiliyetinin zayıf olduğu, endişeli olduğu" yönünde açıklamalara yer verildiği ve netice olarak her üyenin vermiş olduğu puanların aritmetik ortalaması alınarak davacının sözlü sınav puanının 65,00 olarak belirlendiği ve yüz üzerinden yetmiş ve üzeri puan alamaması sebebiyle sınavda başarısız sayıldığı görülmektedir.

Uyuşmazlık konusu olayda; bu işlemin hukuka uygunluk denetiminin Anayasanın 125. maddesinde ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2. maddesinde belirlenen hukuki sınırlar içinde yapılabilmesi, için .davalı idarece, somut bilgi ve belgeye dayandırılması mümkün olan "Sınav konularına ilişkin bilgi düzeyi" ve "Genel kültürü ve genel yeteneği/Türkçe ve dilbilgisi" haneleri yönünden verilen puanların hukuki denetiminin yapılabilmesi için davacının verdiği veya vermediği cevaplar tutanakla kayıt altına alınmasına karşın, diğer haneler yönünden sınav kurulu üyelerince takdir edilen ve yönetmelikte belirlenen değerlendirme puanlarının altında olan puanların gerekçelerinin ortaya konulmadığı anlaşıldığından, söz konusu sınavın başarı düzeyini oluşturan puanın belirlenmesinde davacının yeterliliğinin objektif ve nesnel biçimde değerlendirildiğinden söz etmeye olanak bulunmamaktadır.

Bu durumda; kariyer ve liyakat ilkeleri uyarınca kamu hizmetinin ehil kamu görevlileri eliyle yürütülmesi için yapılan sözlü sınavda, ölçme ve değerlendirme esaslarına uygun ve objektif bir değerlendirme yapıldığının ortaya konulamadığı sonucuna ulaşıldığından, davacının görevde yükselme sözlü sınavında bakansız sayılmasına ve bu işleme vaki ittirazın reddine dair işlemlerde hukuka uyarlık bulunmamaktadır

öte yandan, dava konusu işlemlerin hukuka aykırı olduğu saptanmasına rağmen uygulamanın sürdürülmesi, tüm eylem ve işlemleri hukuka uygunluk karinesine dayanan hukuk devleti ilkesine aykırı bir durum yaratacak, davacı yönünden telafisi güç zarara neden olacaktır. Zira yürütmenin durdurulmasına karar verilmemesi halinde, ilan edilen boş kadrolara ilgililerin sözlü sınavda başarılı olma şartını sağlayarak yazılı ve sözlü sınavlar neticesinde aldıkları puanların birarada değerlendirilmesi neticesinde eldi ettikleri başarı sıralarına göre idarece atama yapılacak olması ve hizmetin aksamadan yürütülmesi bakımından atama işlemlerine ilişkin sürecin gecikmeye yer verilmeksizin tamamlanması gerektiği dikkate alındığında, hukuka aykırı bulunan işlemlerin etki alanına bağlı olarak ilgili açısından oluşacak zarar, işlemlerin uygulanmasına devam olunmasıyla artacak, yargılamanın sonunda verilecek iptal kararı ile önceki halin iadesi zorlaşacaktır.

Açıklanan nedenlerle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 27.maddesinde 7.fıkrası uyarınca davacı tarafından yapılan itirazın kabulü ile, Siirt İdare Mahkemesince yürütmenin durdurulması isteminin reddi yolunda verilen 25/07/2016 tarih ve E:2012/1236 sayılı kararın kaldırılmasına, açıkça hukuka aykırı olan ve uygulanması halinde telafisi güç zararlara sebebiyet verebilecek nitelikte bulunan dava konusu işlemlerin, 2577 sayılı Yasanın 27'nci maddesi uyarınca teminat aranmaksızın yürütülmesinin durdurulmasına, 30/09/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.''

Kpsscafe.com.tr|ANKARA

11 Kas 2016 - 09:04 - Sağlık



göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak KPSS Cafe Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan KPSS Cafe hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler KPSS Cafe editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı KPSS Cafe değil haberi geçen ajanstır.



Anket Kamuya Memur Ve Personel Alımlarında Mülakat Kaldırılmalı mı?
Tüm anketler