Okullar açılıyor ama...

Okullar açılıyor ama.

Okullar açılıyor ama...

Sorunlar, belirsizlikler bitmek bilmiyor...

Uzun bir yaz tatili sonrası tekrar okullu günler başladı. Bu yıl liseye yeni başlayacak öğrenciler, yeni geçiş sistemi ve yeni uygulamalar nedeniyle alışık olunanın dışında günler yaşadılar. Öyle ya da böyle taşlar yerine oturacak ve bir yıl daha göz açıp kapayıncaya kadar geçecek ve tüm olumsuzluklar unutulacaktır. Daha önce yaşananların unutulduğu gibi!

Kamuoyu, TEOG sistemini konuşmaktan eğitim öğretimin diğer sorunlarını konuşmaya fırsat bulamadı ancak zamanla eğitim sisteminde de her şey “yerine oturacaktır”. En azından öngörü bu yöndedir. Aslına bakacak olursanız elbette şu ya da bu şekilde insanoğlu kendini her türlü şarta uydurmakta oldukça başarılıdır ve bunun da üstesinden gelecektir. Ne var ki “eğitim” sadece üstesinden gelinecek basit bir mesele değildir!

İstanbul’un bir ucunda oturan bir öğrencinin diğer bir ucunda bulunan bir okula yerleştirilmesi konuşuldu, sosyal hesaplardan paylaşıldı ve hatta üzerinde birçok espri bile yapıldı; ancak diğer illerde neler yaşandığı pek duyulmadı ya da çok önemsenmedi. Oysa ülke topraklarının genişliği düşünülmeliydi ve milyonlarca öğrenci de çalacak zilin sesini hayal ederek günlerini geçirmeliydi. Okulların açılmasına yakın günlerde tatlı bir telaş herkesin bildiği, yaşadığı, yaşattığı ve paylaştığı bir duygu olması gerekirken, yaşananlara bakacak olursak; tedirginlik, belirsizlik, kaygı ve güven kaybı üst seviyelere taşındı.
Geleceğimizin teminatı olan çocuklarımızın hayallerini ve okuma heyecanlarını korumak için çok daha planlı ve gerçekçi olmalıyız.

Evet, proje üretme konusunda çok başarılı olduğumuz kesin! Ancak projelerin derinlemesine incelenmesi, planlanması, denenmesi ve tüm paydaşlarca iyice sorgulandıktan sonra hayata geçirilmesi konusunda daha gidecek çok uzun bir yolumuz var. Bunun en önemli kanıtlarından birisi tabletle eğitimin tartışıldığı günlerde, liselere yerleştirme işlemlerinde yaşanan sistem hatalarıdır ve bu durum oldukça manidar görünmektedir.

İster teknolojik altyapı olsun, isterse her türlü araç gereç olsun bunların insanın hayallerini ve tutkularını ateşleyecek birer araç olduğu unutulmamalıdır. Yani önemli olan sahip olduğumuz maddi olanaklar, teknolojik altyapı, süslü püslü okullardan çok, öğrenme isteği, içi dolu ve merakı körükleyici programlar ve yarın ne olacağı konusunda endişe etmeyen güçlü bir eğitim kadrosudur.
Bu anlamda anneler, babalar, öğretmenler, eğitim yöneticileri ve tüm toplum taşıdığı sorumluluğun ne denli büyük olduğunu anlamak zorundadır. Ülkemizin en ücra köşesinde yaşayan/yaşamaya çalışan her çocuk ve gencin geleceği de bizler için aynı derecede önem taşımalıdır.

Ömer Orhan

08 Eyl 2014 - 09:42 - Eğitim


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak KPSS Cafe Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan KPSS Cafe hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler KPSS Cafe editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı KPSS Cafe değil haberi geçen ajanstır.




Anket KYK Borçları Silinsin Mi?