Andımız'ı Kim Yazdı!

Hep en çok tartışılan konulardan biri olan Öğrenci Andı, Danıştay'ın okullarda yeniden okutulması kararı üzerine yeniden alevlendi. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AKP'li kurmaylar Danıştay'ın bu kararını eleştirirken, Milli Eğitim Bakanlığı Danıştay'ın kararını temyize götürdü.

Hep en çok tartışılan konulardan biri olan Öğrenci Andı, Danıştay'ın okullarda yeniden okutulması kararı üzerine yeniden alevlendi. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AKP'li kurmaylar Danıştay'ın bu kararını eleştirirken, Milli Eğitim Bakanlığı Danıştay'ın kararını temyize götürdü.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan öğrenci andı ile ilgili yaptığı açıklamada '' Öğrenci andı ırkçı bir söylemdir. Andın ilk halini Türk Ocakları'nı kapatmasıyla bilinen Reşit Galip yazmıştır. Bu kişi aynı zamanda Türkçe ezan zulmünün de mimarıdır!..'' ifadelerini kullandı.

Daha sonra Ak Parti Sözcüsü Ömer Çelik Andımız'ın yazarı Reşit Galip ile ilgili olarak ''Andımız'ın yazarı Reşit Galip çok şaibeli ve kafatasçı zihniyetin bir ürünüdür!..'' ifadelerini kullandı.

ANDIMIZ'I KİM YAZDI

Andımız olarak bilinen Öğrenci Andı'nı Türk Ocakları'nın, Halkevleri'nin ve İstanbul Üniversitesi'nin kurucusu olan Reşit Galip yazdı.

Reşit Galip 1893 yılında Rodos'ta doğdu. 1911 yılında Tıbbıyeye girdi. Burada Türk Ocakları'nın şubesini açtı. Gönüllü olarak Balkan ve 1. Dünya Savaşlarına katıldı. Bu yüzden tıp tahsilini 1917'de tamamlayabildi. 1. Dünya Savaşı sonrasında “Köycüler” adlı cemiyete katılarak Tavşanlı'ya yerleşti. O sıralarda başlayan Kurtuluş Savaşı için köylerde Milli Mücadele'nin propagandasını yaptı. Anadolu'nun kurtarılabilmesi, milli birliğin sağlanması için temel sorunun köylüyü eğitmek, hizmet götürmek olduğunu savundu. Şöyle diyordu: Organlar hücrelerden oluyor. Bizim temel hücremiz köylüdür!..

Mersin'de bir kalabalık önünde yaptığı konuşmadan çok etkilenen Mustafa Kemal'in aday göstermesiyle Türkiye Büyük Millet Meclis'ne milletvekili olarak girdi. 1925 yılında Şeyh Sait İsyanı sırasında Ankara İstiklal Mahkemesi'nde Mustafa Kemal'in ataması ile görev yaptı. Türk Ocakları'nın kapatılması üzerine onun yerine kurulan Halkevleri'nin kurulmasında görev yaptı. 1932 yılında Mili Eğitim Bakanı oldu. İstanbul Darülfünunu'nun İstanbul Üniversitesi'ne çevrilmesi onun zamanında gerçekleşti.

Türk Dil Kurumu Başkanlığı'nı da üstlendi. Ezanın Türkçe çevrilmesi için kurulan ekibin başındaydı. 1 Ağustos 1933 günü İstanbul Üniversitesi'nin açılışında, şöyle diyordu: Türk'ün öz malı bir bilim yaratmalıyız. bunu yaratmaz isek başka ilmi ilerlemelerin borçlusu oluruz!..

Hitler'in zulmünden kaçan Yahudi bilim insanlarının Türkiye'ye gelmesinde büyük emeği vardı; o bilim adamları, Türkiye'nin gelişmesi ve çağdaşlaşmasında çok önemli rol oynadılar.

Balkan Savaşı sırasında geçirdiği zatürrenin tekrarlaması neticesinde 5 Mart 1934 yılında, 41 yaşında hayatını kaybetti. Cebinden yalnızca 5 lira çıktı. Bütün serveti yatak odasına sığmayan binlerce kitabıydı!.. Orhon Seyfi Orhon, Reşit Galip  için şöyle dedi; O bizim yürüdüğümüz yolda koşuyordu!..

REŞİT GALİP İLE ATATÜRK'ÜN TARTIŞMASI

Yıl 1931… Atatürk'ün sofrasında Milli Eğitim Bakanı Esat Bey'in “kızların etek, kısa çorap ve kısa kollu giymelerini uygun görmediğini” söylemesi, bir genelge ile bunun önüne geçeceğini açıklaması üzerine Reşit Galip buna şiddetle karşı çıkar ve şöyle der: Bu bir geriliktir. Kadınlar eski durumda yaşayamazlar. Devrimlerden en mühimi, kadınlara verilen haklardır!..

Atatürk “kısa çorap giyip giymemek çok önemli değildir, sonra tartışırız” diyerek olayı kapatmaya çalışsa da Reşit Bey geri adam atmaz, devam eder: Af buyurunuz Paşam; bu devrim ve zihniyet meselesidir… Sizin huzurunuzda bu sofrada devrimleri zedeleyeceği icraattan bahsedilmesi küstahlıktır, hoş görülemez… Bu kokuşmuş kafayla devlet yürümez!..

Sabrı taşan Atatürk “bu sofrada hocama ve bir Milli Eğitim Bakanı'na hakaret etmenize müsaade edemem” diye tartışmayı bitirmek ister ancak genç devrimci susmak bir yana şu sözlerle yanıt verir: Devrimleri korumak için sizden müsaade istemiyorum. Hatayı yapan siz olsanız, sizi de eleştiririm!..
Masanın ortasına adeta bir yıldırım isabet etmiş gibidir… Atatürk, gayet kibar bir şekilde noktayı koymak için “Yoruldunuz, buyurun biraz istirahat edin” der. Reşit Galip ise şu yanıtı verecektir: Burası sizin değil, milletin sofrasıdır. Milletin işlerini görüşüyoruz. Burada oturmak sizin kadar benim de hakkımdır!..
Bunun üzerine Atatürk, masadaki diğer konuklara dönerek şöyle der: Öyleyse biz kalkalım!.. Ve kalkar gider, diğer konuklar da peşinden…

Reşit Galip yalnız kaldığı odada sabaha kadar bir koltukta oturur. Sabah Ankara'ya gitmek için 25 lira borç alır ve Dolmabahçe Sarayı'nı terk eder. Sabah durumu öğrenen Atatürk, şöyle diyecektir: Parası yok ama cesareti var!..

Bir süre sonra Reşit Galip'in Ankara Radyosu'nda yaptığı bir konuşmayı dinler Atatürk. Şöyle demektedir: Devrimleri her yerde, herkese karşı savunacağız. Gerekirse babamıza ve çocuklarımıza karşı bile!.. Reşit Galip Atatürk'ün sofrasına davet edilir ve orada Milli Eğitim Bakanı olduğunu bizzat Atatürk'ten öğrenir!..

ANDIMIZ'IN TAM METNİ

Andımız olarak bilinen Öğrenci Andı değişik yıllarda çeşitli değişikliklere uğrayarak günümüze kadar gelmiştir. İşte yıllara göre yapılan değişikliklere göre öğrenci andı...

ANDIMIZ SÖZLERİ

1933

Türküm, doğruyum, çalışkanım.
Yasam, küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak,
yurdumu, budunumu özümden çok sevmektir.
Ülküm, yükselmek, ileri gitmektir.
Varlığım Türk varlığına armağan olsun.

1972

Türküm, doğruyum, çalışkanım. Yasam, küçüklerimi korumak,
büyüklerimi saymak, yurdumu, milletimi özümden çok sevmektir.
Ülküm yükselmek, ileri gitmektir.
Varlığım Türk varlığına armağan olsun.
Ey bu günümüzü sağlayan, Ulu Atatürk: açtığın yolda,
kurduğun ülküde, gösterdiğin amaçta hiç durmadan yürüyeceğime ant içerim.
Ne mutlu Türküm diyene.

1997

Türküm, doğruyum, çalışkanım,
İlkem: küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, milletimi özümden çok sevmektir.
Ülküm: yükselmek, ileri gitmektir.
Ey Büyük Atatürk!
Açtığın yolda, gösterdiğin hedefe durmadan yürüyeceğime ant içerim.
Varlığım Türk varlığına armağan olsun.
Ne mutlu Türküm diyene!

Kaynaklar; Sözcü - Murat Zileli / Haber Türk Gazetesi - Çağdaş Türk Ansiklopedisi - Wikipedia

KPSSCAFE.COM.TR | ANKARA

25 Eki 2018 - 09:57 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak KPSS Cafe Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan KPSS Cafe hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler KPSS Cafe editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı KPSS Cafe değil haberi geçen ajanstır.




Anket Memur Ve Personel Alımlarında Yaş Şartı Esnetilmeli mi?