BABALAR GÜNÜNÜ BURUK KUTLAYANLAR… Uluslararası Boyutta Çocuk Kaçırma: Babalık Hakkı

Babalar Gününün tüketim çılgınlığı dışında görünmeyen, arka plandaki sosyal yarası, çocuklarını göremeyen babalar… Toz pembe bir dünyaya uzaktan bakmak, Babalar Gününü çocuklarına hasret geçirmek zorunda kalan, özellikle de çocukları eşleri tarafından yurt dışına kaçırılan babaların “babalık hakları”nı Avukat Elvan Kılıç yazdı…

Haber albümü için resme tıklayın

Günümüzde yaşanan hukuki problemlerden biri, anne ve babanın boşanma veya ayrılık sonrası çocuğun velayetinin kimde olacağı, kişisel ilişkinin tesis edilmesi, tesis edilen bu ilişkiye ebeveynlerin uymayıp çocukların icra kanalıyla ebeveynleri tarafından görülmesidir. Hatta bununla da kalmayıp çocukların yurtdışına kaçırıldıklarını gözlemlemekteyiz. Bu yazımızda Babalar Günü haftası olması vesilesiyle özellikle yurtdışına çocuk kaçırılması durumunda babaların ne gibi hakları vardır bunu inceleyeceğiz.

Uluslararası çocuk kaçırma uzun geçmişe sahip bir problem olmakla beraber, çok kültürlü evliliklerdeki artış,  boşanma oranlarındaki yükselişle birlikte, bu tür kaçırma vakalarının oranı hızla artmaya devam etmektedir. Uluslararası çocuk kaçırmanın hem çocuk hem de ebeveynler üzerinde çeşitli etkileri bulunmakla birlikte, özellikle bu eylemin mağduru olan çocuk yalnızca diğer ebeveyn ile temasından, onlardan alması gereken sevgi, şefkat ve korunma duygusundan mahrum kalmamakta, aynı zamanda kendi ev ortamından da uzaklaşmakta ve yeni bir kültür, farklı bir yasal sistem, bir dil ve genellikle farklı bir sosyal yapıya nakledilmekte ve belirtilen bu farklılıklar, uluslararası çocuk kaçırma vakalarını karmaşık ve çözülmesi zor bir hale getirmektedir.

Uluslararası Çocuk Kaçırmanın Hukuki Veçhelerine Dair Lahey Sözleşmesi, 15.02.2000 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Sözleşmenin amacı, 16 yaşından küçük çocukları (Söz. md. 3/son fıkra) kanuna aykırı olarak yer değiştirmenin zararlı etkilerinden korumak ve onların mutat yerleşim yeri devletine derhal dönüşünü temin etmektir. Aynı şekilde Birleşmiş Milletler Sözleşmesi’nin korumuş olduğu çocuğun yüksek yararı ilkesi de, tıpkı buradaki sözleşme gibi sözleşmeye taraf devletler tarafından gerekli tedbirler alınarak korunmalıdır. Bu sebeple kanuna aykırı olarak yeri değiştirilmiş veya alıkonulan çocuğun yerinin değiştirilmesi veya alıkonulması tarihinden itibaren bir yıl içerisinde iadesinin istenilmesi halinde çocuğun derhal geciktirilmeden iadesi gerekmektedir. (Söz. md. 12/1)

Bir çocuğun, korunma hakkı ihlal edilerek yerinin değiştirildiğini veya alıkonulduğunu ileri süren baba, çocuğun geri dönmesini sağlamak üzere yardım etmeleri için gerek çocuğun mutat ikametgâhı merkezî makamlarına, gerek herhangi bir başka Taraf Devlet merkezî makamına başvurabilir.

a) Talepte bulunan babanın, çocuğun ve çocuğu götürdüğü veya alıkoyduğu iddia eden kişinin kimliğine ilişkin bilgileri;

b) Temini mümkün ise çocuğun doğum tarihini;

c) Talep edenin, çocuğun geri dönmesini isteme müracaatını dayandırdığı esasları,

d) Çocuğun bulunduğu yer ve çocuğun birlikte olduğu varsayılan kişinin kimliği ile ilgili mevcut tüm bilgileri kapsaması gerekir.

Müracaatta bulunulan adlî veya idarî makam, müracaattan itibaren altı hafta içinde karar vermezse, talep eden veya talep edilen makam kendi girişimi ile gecikmenin nedenlerine dair bir belge isteyebilir. Makam derhal çocuğun iadesine karar vermek zorundadır.

Bu durumun istisnaları da mevcuttur. Çocuğun psikolojisinin ağır şekilde etkileneceği, babanın yurtdışına çıkışa izninin olduğu, çocuğun geri dönmek istemediğini ve görüşünün göz önünde bulundurulmasının uygun olacağı bir yaşa ve olgunluğa erişmiş bulunduğu durumları talepte bulunulan devletin adli veya idari makamı tarafından gözlenirse çocuğun geri dönmesini emretmeyi reddedebilir.

Ulusal düzenlemelerde, çocuk kaçırma konusu Türk Ceza Sisteminde de suç olarak sayılmış ve TCK 234. Madde’nin 1. ve 2. fıkralarında suçun konusu ve yaptırımları ele alınmıştır.

Velayet yetkisi elinden alınmış olan ana veya babanın ya da üçüncü derece dahil kan hısmının, 16 yaşını bitirmemiş bir çocuğu veli, vasi veya bakım ve gözetimi altında bulunan kimsenin yanından kaçırması veya alıkoyması halinde suç oluşur. Örneğin, boşanma davası devam ederken çocuğun geçici velayet yetkisi kendisinde olmayan anne veya baba tarafından kaçırılması gibi. Çocuğu kaçırılan baba, kaçırıldığını öğrendiğinden itibaren 8 yıl içerisinde savcılığa başvurarak hukuki yollara başvurabilir. Eğer kaçırılmada tehdit ya da cebir varsa çocuğun yaşına bağlı olarak suçu işleyenin cezası artırılır.

Sonuç olarak çocuğu annesi tarafından kaçırılmış olan bir baba Uluslararası Çocuk Kaçırmanın Hukuki Veçhelerine Dair Lahey Sözleşmesi gereğince çocuğun 16 yaşından küçük olması ve kaçırılma olayının üzerinden bir yıl geçmemiş olması durumunda gerekli evrakları hazırlayarak merkezi makama çocuğunun geri gönderilmesi için başvuruda bulunabilir. Ayrıca TCK da suç olarak belirtilen çocuk kaçırma konusunda velayet babadaysa savcılığa anne hakkında suç duyurusunda bulunulabilir.

İOS Mobil Uygulamamız İçin Tıklayınız.

Android Mobil Uygulamamız İçin Tıklayınız.

Sosyal Medya Hesaplarımızı Takip Ederek İlanlardan Anında Haberdar Olun.

Twitter'da Takip Etmek İçin Tıklayınız.

Facebook Grubumuz İçin Tıklayınız.

Instagram Sayfamız için Tıklayınız

KPSSCAFE.COM.TR | ANKARA

11 Haz 2019 - 08:55 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak KPSS Cafe Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan KPSS Cafe hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler KPSS Cafe editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı KPSS Cafe değil haberi geçen ajanstır.




Anket KYK Borçları Silinsin Mi?