Yeni Şafak yazarı: Kadına şiddet, erkek kimliğinin içine girdiği çaresizlik ve bunalımdan doğuyor

Yeni Şafak yazarı Ergün Yıldırım, son dönemde gündemde olan kadına şiddet olaylarını "Köklü toplumsal kurumların, değerlerin ve ilişkilerin sarsılmasıyla erkeğin içine girdiği bunalım. Şiddet de bu yapısal sarsılma ile gelen erkek kimliğinin içine girdiği çaresizlik ve bunalımdan doğuyor" ifadeleriyle açıkladı.

Haber albümü için resme tıklayın

Yeni Şafak yazarı Ergün Yıldırım, 'Anomik erkek: Toplumsal sarsılmayla gelen erkek şiddeti' başlıklı bugünkü yazısında erkek şiddetine değindi.

Kadına yönelik şiddetin engellenmesi adına oluşturulan 'İstanbul Sözleşmesi'ni eleştiren Yıldırım, sözleşmenin kadına şiddeti 'ikinci plana attığını' söyleyerek "İstanbul Sözleşmesi, temelde kadına yönelen şiddeti önlemek için hazırlanan bir proje güya. Ancak biz onunla daha fazla cinsiyet eşitliğini, gay ve lezbiyenliği tartıştık. Çünkü o projeden gündemi oluşturanlar bu gruplar oldu. Kadına uygulanan şiddet ikinci plana atıldı" ifadelerini kullandı.

'MESELE DAHA DERİN'

Yıldırım, şiddet eylemlerine yönelik yasal yaptırımları da yorumlayarak, kadına şiddete yönelik kanunların 'tek başına bir hiç olduğunu' öne sürdü ve "Tanzimat kafasıdır bu. Türk modernleşme ufkunun darlığı. Bir kanun çıkar ve sonra tüm sorunlar çözülsün! O nedenle bizde bütün meselelerde hukukçular önde. Siyasetten sağlığa kadar bu böyledir. Oysa kanun tek başına bir hiçtir. Mesele daha derin" dedi.

'KADINA GÜZELLEMELER ÇEKMEK ÇÖZÜM DEĞİL'

Yıldırım'a göre şiddet olaylarını meydana getiren sebepler şu şekilde:

"Yaptığımız tek şey var: Erkeklere küfretmek ve kadınlara yüceltmeler çekmek. Bütün medya bunu yapıyor. Bir sosyal terapi yaşıyoruz. İşlenen suçların ürettiği acılar, bu sosyal terapistlerle bir süre diniyor. Oysa küfretmek ve kadına güzellemeler çekmek çözüm değil. Kadına tanrısal yüceltmeler de yapsak sonuç değişmez. Çünkü sorun kadına yönelik düşüncelerle sınırlı değil. Sorunun temeli kadının ve erkeğin içinde konumlandığı toplumsal yapının sarsılmaları, dalgalanmaları ve kaotik dönüşümleri ile alakalı. Erkek alkolizme ve madde bağımlılığına yöneliyorsa ya da iş ve saygınlık kaybına uğruyorsa oradan şiddet yükseliyor. Erkek, içine girdiği acizlik karşısında şiddete başvuruyor. Erkek ikincil, işe yaramaz, terk edilmiş, hayatı elinden alınmış hissediyorsa şiddete başvuruyor. Erkek işsiz, evirip çeviremeyen, ailesine bakamayan ve eşine sahip çıkmayan olunca şiddete başvuruyor."

Kadına yönelik şiddetin 'değerlerin ve ilişkilerin sarsılması' sonucunda yaşandığını iddia eden Yıldırım'ın yazısının ilgili bölümü ise şu şekilde:

"Kadına yönelen şiddet de bir toplumsal sarsıntılarla gelen anomik durum. Erkeğin bu sarsıntılarla anomik duruma düşme hali. Köklü toplumsal kurumların, değerlerin ve ilişkilerin sarsılmasıyla erkeğin içine girdiği bunalım. Şiddet de bu yapısal sarsılma ile gelen erkek kimliğinin içine girdiği çaresizlik ve bunalımdan doğuyor. O nedenle çok hızlı bir biçimde odak araştırmalar yapmalı ve bu sarsıntıları doğuran nedenleri ortadan kaldıracak politikalar üretmeliyiz."

İOS Mobil Uygulamamız İçin Tıklayınız.

Android Mobil Uygulamamız İçin Tıklayınız.

Sosyal Medya Hesaplarımızı Takip Ederek İlanlardan Anında Haberdar Olun.

Twitter'da Takip Etmek İçin Tıklayınız.

Facebook Grubumuz İçin Tıklayınız.

Instagram Sayfamız için Tıklayınız

KPSSCAFE.COM.TR | ANKARA

11 Eyl 2019 - 06:52 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak KPSS Cafe Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan KPSS Cafe hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler KPSS Cafe editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı KPSS Cafe değil haberi geçen ajanstır.




Anket En çok KADRO hangi bölüm mezunlarına verilmelidir ?