Erkan Baş: Bu Bütçeye 'evet' Demek İnsanlık Suçudur!

Türkiye İşçi Partisi Genel Başkanı ve İstanbul Milletvekili Erkan Baş, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) 2020 yılı bütçe görüşmelerinde söz alarak işsizlik, asgari ücret ve devleti yönetenlerin yaptığı israf sorunundan bahsetti.

Türkiye İşçi Partisi Genel Başkanı ve İstanbul Milletvekili Erkan Baş, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) 2020 yılı bütçe görüşmelerinde söz alarak işsizlik, asgari ücret ve devleti yönetenlerin yaptığı israf sorunundan bahsetti.

Erkan Baş, " bu bütçeye 'evet' demek insanlık suçudur" diyerek TBMM'ne sunulan bütçeyi eleştirdi.

Erkan Baş'ın meclis konuşması şöyle;

Bu bütçe geçerse çok daha zor günler yaşayacak çileli halkımızı saygıyla, sevgiyle yürekten selamlıyorum.

Tabii, bu bütçeyi engelleyememiş olmanın mahcubiyetiyle selamlarken, bu bütçenin, AKP iktidarı tarafından hazırlanan son bütçe olması için de elimizden gelen her şeyi yapacağımızı bir kez daha ifade etmek istiyorum. (CHP ve HDP sıralarından alkışlar)

Şimdi, kısa bir sürede çok uzun rakamlar üzerinde konuşma şansımız yok. Bu bütçede diyor ki: "2020 yılında 138,9 milyar açık öngörüyoruz." "Bütçe açığı olacak." diyor.

Hemen bakalım, geçen yıl ne demiştik? Geçen yıl, önümüze gelen bütçede denilmişti ki: "80 milyar açık olacak." Ne oldu? Bir süre sonra damat Bakan "125 milyara bunu yuvarlayalım." dedi, on bir aylık tablonun sonucunda gördüğümüz şey, zaten 90 milyarı geçmiş durumdayız, muhtemelen o hesap da uymayacak.

Bu ne demek? Bu şu demek... Bu bütçe aslında halka diyor ki: "Biz hep beraber borçlanacağız." Borçlandıktan sonra, doğal olarak -şirket gibi yönetiyorsunuz ya memleketi- borçlanan bir şirket ne yapar? Daha çok borç alır, daha çok vergi çıkarır, işsizliği artırır ve daha fazla zamla bunları atlatmaya çalışır.

Şimdi, burada da sık sık önümüze gelen bir laf var, deniliyor ki: "Dünya 5'ten büyüktür." Gerçekten çok güzel laf ama sadece laf. Çünkü bu bütçe diyor ki: "Bizim beşli çete, yandaş sermaye, o beşli çete Türkiye'den büyüktür." diyor. Saray zaten bütün Türkiye'den büyük, onu biliyoruz.

Değerli arkadaşlar, hani "Allah razı olsun." demiyorsunuz denildi ya, ben, dün çıkan şu haberle ilgili "Allah razı olsun." diyorum. Yani burada on gündür "Bu bütçe bir israf bütçesidir." "Bu bütçe bir saray bütçesidir." "Bu bütçe yandaş bütçesidir." diyorduk; bakın, dün çıkan haber -bugün Bakanlık da yaptığı açıklamayla- rakamları doğruladı. Ne yapmış Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı? 50 kişilik bir toplantıya 1 milyon 163 bin lira para harcamış.

Değerli arkadaşlar, bu ne demek biliyor musunuz? Bakın, öyle bir ülkedeyiz ki asgari ücret -yuvarlak konuşalım- 2 bin lira; bu 1 milyar 163 milyon lirayı 50 kişiye böldüğünüzde kişi başı 24 milyar para çıkıyor. Yani ne yapıyorsunuz? Siz 1 işçiye -hani günde on saat, on iki saat alın teri dökerek, emek harcayarak karşılığında maaş alan işçiye- bir yılda verdiğiniz parayı bir toplantı için 1 insana veriyorsunuz, ondan sonra da adaletten söz ediyorsunuz.

Bakanlık onayladı bugün. Bakanlığın açıklaması var, sitesine girin, bakın.

Cumhurbaşkanının eşi, kızları, çocukları siyaset yapabilir, ben buna inanıyorum, hatta yapmalı; toplumsal sorumluluk üstlensin, hiç itirazım yok ama kendi parasıyla yapsın, vatandaşın parasıyla yapmasın. Yani bu habere, Bakanlığın buraya ayırdığı bütçeyi "Emine Hanımın himayesinde, Sümeyye Hanımın katılımıyla, Esra Albayrak'ın katılımıyla" diye yazdığınız zaman bu doğru olmuyor. Siyaset yapsınlar tabii, toplumsal sorumluluğu olan herkes yapsın.

Değerli arkadaşlarım, önce ben şunu sormak istiyorum: Şimdi bu kadar para harcanıyor, peki bu para yüzde 70'i işsiz olan genç kadınların istihdamı için bir çare üretiyor mu? Yani bu memleketteki genç kadınların yüzde 70'i işsiz. Ben diyorum ki bu parayı buraya kullanalım. Ben diyorum ki bu parayı, gelin, kadın cinayetlerini önlemek için kullanalım ama gösteriş yapmak için kullanmayalım, şatafat için kullanmayalım, kişisel PR'lar için kullanmayalım.

Bakın, ben açık bir şey söyleyeyim: Gerçekten bu ülkenin kurtuluşu kadın liderlerin yaratılmasındadır. Keşke 50 değil, 500, 5 bin, 50 bin, 500 bin kadın lider yaratsanız ama parayla olmaz. Bakın, ben Flormar direnişini hatırlatmak istiyorum burada. 3 kuruş parayı kazanmak için yüzlerce kadın işçi günlerce çadır kurarak, direnerek orada bir kadın lider nasıl yaratılır gösterdi. Bu, parayla olmuyor, mücadeleyle oluyor.

Değerli arkadaşlar, iddiamız şu, diyoruz ki: Ortada bir saray hayatı var, bir de bu ülkenin en az yarısını oluşturan emekçilere verilen asgari ücret var. Maşallah AKP yöneticileri arasında pek çok matematik profesörü, iktisat profesörü çıkıyorlar ve çeşitli hesaplar yapıyorlar, 2.020 lirayla ne kadar güzel bir hayat yaşayabileceğimizi anlatıyorlar. Açlık sınırının 2.076, yoksulluk sınırının 7.180 lira olduğu bir ülkede yaşıyoruz. Ben de diyorum ki: Böyle sihirbazlık numaralarıyla "Şu kadar simit, şu kadar kuru ekmek yersen; et yerine bulgur yersen; yerin dibinde, bir oda bir salon evde 5 kişi yaşarsan; aylık AKBİL bile kullanmadan, sabahın karanlığında işe yürüyerek gidip gecenin karanlığında yürüyerek gelirsen; çocuklarını okul sonrası çalıştırırsan bu parayla ölmeden yaşıyorsun." demek, en hafif tabiriyle terbiyesizliktir.

Asgari ücretin kapsamında bir sorun var. Asgari ücret, bitkisel yaşam ücreti değil arkadaşlar. Bakın, buradan çok açık söylemek istiyorum, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi diyor ki: "Çalışan her kimsenin kendisine ve ailesine, insanlık haysiyetine uygun bir yaşayış sağlayan ve gerekirse her türlü sosyal koruma vasıtalarıyla da tamamlanan adil ve elverişli bir ücrete hakkı vardır." İnsan Hakları Beyannamesi'nin 25'inci maddesini okumanızı öneriyorum; İnsan Hakları Beyannamesi'nin 27'nci maddesini okumanızı öneriyorum.

Bir karar verin, işçiler bitkisel hayatta mı yaşayacaklar yoksa işçiler de sizin gözünüzde insan mı?

Biz diyoruz ki: İşçiler, en temel açıdan bakarsak insandır ve bu bütçe… Bakın, çok ağır bir eleştiri yapıyorum, çok net bir uyarıda bulunuyorum: Bu bütçeye "evet" demek, insan hakları suçudur. Bu bütçeye "evet" demek, insan haklarına aykırı faaliyetlerin devamına "evet" demektir. Unutmayın, insanlığa karşı işlenen suçlar zaman aşımına uğramaz ve mutlaka hesabını verirsiniz.

19 Ara 2019 - 09:53 - Siyaset


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak KPSS Cafe Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan KPSS Cafe hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler KPSS Cafe editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı KPSS Cafe değil haberi geçen ajanstır.




Anket KYK Borçları Silinsin Mi?