Engelli Vatandaşların Sorunları Meclis'e Gündeminde!

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) genel kurulunda söz alan İYİ Parti Konya Milletvekili Feridun Yokuş, 3 milyona yakın işitme engelli vatandaşların sorunlarını gündeme taşıdı. Milletvekili Yokuş "Ülkemizde sayıları 3 milyona yaklaşan işitme engelliler, görünen hiçbir kusurları olmadığından en az dikkat çeken ve toplum içerisinde zor fark edilen engel gruptur" ifadelerine yer verdi.

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) genel kurulunda söz alan İYİ Parti Konya Milletvekili Feridun Yokuş, 3 milyona yakın işitme engelli vatandaşların sorunlarını gündeme taşıdı. Milletvekili Yokuş "Ülkemizde sayıları 3 milyona yaklaşan işitme engelliler, görünen hiçbir kusurları olmadığından en az dikkat çeken ve toplum içerisinde zor fark edilen engel gruptur" ifadelerine yer verdi.

İYİ Parti Konya Milletvekili Feridun Yokuş TBMM'de yaptığı konuşmasında şu ifadelere yer verdi.

Efendim, bugün işitme engelli kardeşlerimizin sorunlarıyla ilgili konuşma yapacağım. Ülkemizde sayıları 3 milyona yaklaşan işitme engelliler, görünen hiçbir kusurları olmadığından en az dikkat çeken ve toplum içerisinde zor fark edilen engel grubudur. Sessiz azınlığı oluşturan işitme engelli bireylerin hareket sınırlamasının ötesinde pek çok problemle karşı karşıya kaldıkları da bir gerçektir. İletişim yoksunluğu, eğitim alma ve bilinç gelişimi açısından yaşadıkları ciddi bir sorundur. İşitme engelliler için hayati önem taşıyan, "3E" diye de ifade edilen erken teşhis, erken cihazlanma ve erken eğitim son derece önemlidir. İşitme engelli bireylerin ortalama kelime dağarcığı 150 kelimeden oluşuyor, dolayısıyla günlük dilde kullanılan her kelimenin karşılığı Türk işaret dilinde bulunmuyor. Bu yüzden de toplumda yerleşik yanlış kanının aksine işitme engelliyle yazışarak iletişim kurulması mümkün olmuyor. Yine, bu yoksunluk nedeniyle işitme engelliler okuduklarını anlamakta, yorumlamakta ve geri bildirim noktasında büyük problemler yaşamaktadırlar. İletişim eksikliği hemen hemen her alanda karşılarına çıkan bir engel oluyor. Sosyokültürel eksikliğin, aidiyet duygusunun, örf ve âdet gelişiminin de önüne ne yazık ki geçilememektedir.

Genel olarak sorunları, bir, ülkemizde Millî Eğitim Bakanlığına bağlı toplamda 56 işitme engelliler okulu bulunmaktadır. Ancak, bu çocukların kaynaştırma sınıflarına dâhil edilmesiyle kapatılan okullarımız oldu. 81 il sıralamasında her ilde bir okul yok iken kapatılan okullarla ailelerin yaşadıkları sorunların artmasıyla çocuklarının eğitim alma ya da eğitimine devam etme hakkı ellerinden alındı. Okullarımızda kendi dillerinde yani işaret dili eğitimi alma şansları maalesef yok.

Ülkemizde öğretmenlerimiz merkezî atama sistemiyle okullarımıza atanıyor. Eğitim fakültesi mezunu, pedagojik formasyon eğitimini tamamlayan bir öğretmenimizin kendisini işitme engelli okulunda bulma şansı son derece yüksek. İşaret diline hâkim olamayan bir öğretmen bu çocuklara nasıl eğitim verebilir, gelişimlerine nasıl katkı sağlayabilir? Lise eğitimini tamamlayan bir işitme engelli, diğer engelli gruplarıyla eşit şartlarda üniversite sınavına tabi tutulmaktadır. Ülkemizde henüz kendi dillerinde sınav sistemine maalesef geçiş yapılamamıştır.

Yine, istihdamda yer alan işitme engelli bireyler için yasa gereği alınması zorunlu eğitimler mevcuttur. Örneğin temel iş sağlığı ve güvenliği ile ilk yardım gibi bu eğitimler de maalesef ülkemizde işaret diline hâkim iş sağlığı ve güvenliği uzmanı veya ilk yardımcı olmadığı için işaret dili tercümanları aracılığıyla verilmektedir. Ancak sınava işitme engelli çalışanlar çevirmensiz katılmakta, dolayısıyla başarısız olmaktadırlar. Yaşanılan bu sorun işverenler açısından da, işitme engelli çalışanlar açısından da büyük problemlere neden olmaktadır.

Özellikle kolluk kuvvetlerine intikal eden olaylarda karakollarda başlayan sorunlar savcılık ve mahkemelerde artmaktadır. Karakola götürülen bir işitme engelli bireyin ifadesininalınabilmesi için işaret dili tercümanına ihtiyaç duyulmaktadır. Ancak tercümanlık ücreti işitme engelli bireyden talep edilmekte, resmî olarak bir ödenek tanımlaması yoktur. Bu durum da tercümanların isteğine bağlı bir ücret tarifesinin yaratılmasına neden olmaktadır. İşitme engelli bireylerin ekonomik yaşam şartları düşünüldüğünde talep edilen rakamlar son derece yüksektir. Bu ücreti karşılamakta zorlanan ya da tercümana ulaşmakta zorlanıldığında günlerce gözaltına maruz kalan işitme engelli bireyler bulunmaktadır.

Diğer taraftan, Türk işaret dilinin bir standardı oluşturulamamıştır. Kişisel kullanım farklılıklarıyla camiaya zarar verilmiştir. Bu durum kamu kurumlarında bile karşımıza çıkmaktadır.

Millî Eğitim Bakanlığının hazırladığı Türk İşaret Dili Sözlüğü'nde kullanılan bir kelime Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı sözlüğünde farklılık göstermektedir.

Genel anlamda değerlendirildiğinde, toplumda var olabilmenin temeli olan iletişimin yoksunluğu işitme engelli bireyler için en büyük sorunu teşkil etmektedir. Beraberindeyse;

1) Toplumsal yaşama katılımının, 2) Eğitim alma hakkının, 3) Hak ve edinim yoksunluğunun, 4) Cezai yaptırım, kanun ve yasalara uyumun, 5) İstihdama katılma ya da istikrarlı iş hayatına katılmanın, 6) Kariyer planlamasının, 7) Hizmete erişimin, 8) Toplumca kabul görmüş gelenek ve göreneklerin devamlılığının, 9) Dinî eğitiminin, 10) Aile kavramının ve ebeveyn sorumluluklarının, 11) Bilgiye erişimin,

maalesef önüne geçmektedir.

Bilgiye erişim yolunun sağlanmasını temenni ediyor, bu hususta Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımızın ciddi bir çalışma yapmasını arzu ettiğimizi buradan ifade ederek hepinize saygılar sunuyorum.

05 Mart 2020 - Siyaset


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak KPSS Cafe Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan KPSS Cafe hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

01

Emine rencber - Oğlum isitme engelli sağ kulağı kapalı biraz sekilsiz hiç bir yerde iş bulamadı 21yasinda şuan bunalimda

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 05 Mart 12:18