Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın'dan Terörle Mücadele Açıklaması

Cumhurbaşkanlığı sözcüsü İbrahim Kalın, terörle mücadele konusunda açıklamalarda bulunarak Musul' u DEAŞ terör örgütünden mutlaka kurtarmak gerektiğini ifade etti...

" Bizim yapmamız gereken bu farklılıkları bir çatışma unsuru olmaktan çıkartıp, bunları bizi zenginleştiren, bizi daha iyi kılan birer fırsata çevirebilmektir. Burada Şii ve Sünni Müslümanların bir kere aynı kitaptan aynı peygamberden aynı itikattan aynı inançtan beslendiklerini yeniden hatırlamaları gerekiyor. Ben kendi özünde Şii ve Sünni Müslümanların çatışmak zorunda olmadığına inanıyorum, bunu biliyorum.

Fakat şu veya bu siyasi gerekçelerle özellikle ulus devlet çıkarlarını öne çıkartarak, mezhep kimliği etrafında yürütülen çatışmalara artık son vermemiz gerekiyor. Buradaki mesele Şia ya da Sünni İslam değil, belli devletlerin kendi ulusal çıkarlarını, ulus devlet çıkarlarını öne çıkartmak için yürüttükleri bir mücadeledir. Bu gerçeği görmemiz gerekiyor. Bugün ne Sünnilere Şiilik adına zulüm yapılmalı, ne Şiilere Sünnilik adına zulüm yapılmalıdır.

Bu perspektifi doğru bir şekilde oturtmamız gerekiyor. Özellikle İran'ın burada büyük bir sorumluluğu olduğu kanaatindeyim. Yani kahir ekseriyeti Şia Müslümanlardan oluşan bir toplum, bir devlet olarak İran'ın bu konuda sorumluluk içerisinde hareket etmesi, örnek olması, bu çatışmaları minimize etmesi, bu gerilimi ortadan kaldıracak adımlar atması, büyük önem arz ediyor. Aynı şey Şii Müslümanların yaşadığı diğer toplumlarda da geçerli. " ifadelerini kullanan İbrahim Kalın; DEAŞ' ın bölgede yaptıklarına dikkat çekti...

Ayrıca " (Bunun sebebi acaba nedir?) diye bizim oturup, düşünmemiz gerekiyor. Maliki döneminde izlenen yanlış politikalar neticesinde orada yaşayan Sünni aşiretler, toplumlar adeta DEAŞ'ın kucağına itildiler. Orada izlenen yanlış mezhepçi politikalar yüzünden aklınıza gelmeyecek unsurlar Musul bağlamında bir araya gelerek bir ittifak oluşturdular.

Bugün eğer biz Musul'u DEAŞ'tan kurtaracaksak ki mutlaka kurtarmalıyız. Bununla ilgili bir çalışma da bildiğiniz gibi devam ediyor. Türkiye, orada, Başika kampında eğittiği Musul gönüllüleri olarak bilinen kuvvetler ve Peşmerge güçleriyle bu operasyona zaten destek veriyor. Ama biz Musul'u, Musulluları kazanacaksak öncelikle onların kalplerini ve zihinlerini kazanmamız gerekiyor.

Onların ikinci sınıf vatandaş muamelesi görmeyeceğini hissetmeleri, görmeleri gerekiyor. Bunu diğer bölgelere de yayabiliriz. Burada hepimize büyük bir sorumluluk düşüyor. Mezhepler birer gerçektir. Bunları yadsımamıza gerek yok, imkan da yok. Ama bu farklılıklarımızla beraber nasıl yaşayacağımıza dair siyasi sorumluluğumuzu, ahlaki sorumluluğumuzu mutlaka kuşanarak hareket etmek durumundayız. Burada sadece siyasi liderlere değil aynı zamanda dini liderlere, ilim, fikir, kanaat önderlerine, ulemaya, fukahaya da çok büyük bir rol düşmektedir. " ifadelerine de yer verdi...

kpsscafe.com.tr | KONYA

20 Nis 2017 - 14:04 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak KPSS Cafe Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan KPSS Cafe hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler KPSS Cafe editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı KPSS Cafe değil haberi geçen ajanstır.




Anket Memur Ve Personel Alımlarında Yaş Şartı Esnetilmeli mi?