Eğitimcilerden Yeni YÖK Tasarısına Uyarı...

Rektörlere görüşleri sorulan Yeni Yükseköğretim Kanunu’nun detaylarını Vakıf Üniversiteleri Birliği ve Üniversite Öğretim Üyleri Derneği (ÜÖÜD) Başkanları Radikal ’e değerlendirdi.

 

Rektörlere görüşleri sorulan Yeni Yükseköğretim Kanunu’nun detaylarını Vakıf Üniversiteleri Birliği ve Üniversite Öğretim Üyleri Derneği (ÜÖÜD) Başkanları Radikal ’e değerlendirdi. ÜÖÜD Başkanı Prof.Dr. Tahsin Yeşildere’ye önerilen modelde...

 

Rektörlere görüşleri sorulan Yeni Yükseköğretim Kanunu’nun detaylarını Vakıf Üniversiteleri Birliği ve Üniversite Öğretim Üyleri Derneği (ÜÖÜD) Başkanları Radikal ’e değerlendirdi. ÜÖÜD Başkanı Prof.Dr. Tahsin Yeşildere’ye önerilen modelde kurulacak üniversite konseylerine kentin en çok vergi veren kişisinin ya da ünversiteye bağış yapanın alınması yanlış. Vakıf Üniversiteleri Birliği Başkanı Rifat Sarıcaoğlu ise yabancı üniversitelerin Türkiye ’de kurulmasında denetimin ve kriterlerin şart olduğunu söylüyor. 

 

Yeni Yükseköğretim Kanunu’nun detayları belli oldu. Yeni YÖK Kanunu taslağı, görüşleri alınmak üzere üniversite rektörlerine gönderildi. Taslakta öne çıkan değişikliklerden birkaçı şöyle: Üniversiteler devlet, vakıf, özel ve yabancı olmak üzere dörde ayrılacak. Yabancı üniversitelerin de Türkiye’de fakülte, enstitü, meslek yüksek okulu açmasına izin verilecek. YÖK’ün adı ‘Türkiye Yükseköğretim Kurulu’ olacak.Üniversite Konseyleri kurulacak. Konseylerin 11 üyesi bulunacak. Üyelerden 5’i öğretim üyelerinden, 2’si Bakanlar Kurulu tarafından, 2’si YÖK tarafından seçilecek. Bu 9 üye kalan 2 üyeden birini üniversitenin mezunları arasından, diğerini ise o ildeki en çok vergi veren veya üniversiteye en çok bağış yapanlar arasından seçecek. Rektör atama ve seçim süreci değişecek. YÖK ve Cumhurbaşkanı devreden çıkacak. Üniversite Konseyi bulunan üniversitelerde rektör, bu irade tarafından atanacak. Konsey, bir ‘Rektör Adaylarını Belirleme Komisyonu’ kuracak; bu komisyon 3 aday belirleyecek. Bu adaylardan birisi konsey tarafından seçilecek. Yeni açılmış ve ‘az gelişmiş’ olarak belirlenen üniversitelerde ise rektörü YÖK, bizzat atayacak. Özel üniversitelerde ise rektörler mütevelli heyetleri tarafından seçilecek. 

 

Her yabancı üniversite Türkiye’ye kabul edilmemeli 

 

Vakıf Üniversiteleri Birliği Başkanı Rifat Sarıcaoğlu’na göre ise Türkiye’nin yoğun gündeminde YÖK yasasının değişmesi iki yılı bulur. Sarıcaoğlu özellikle taslakta önerilen yabancı üniversite modeli hakkında uyarılarda bulunuyor: “ Yasa, ya anayasa değişikliğiyle ya da 2547’nin tadili ile olacaktı. Görünen o ki tadilinden vazgeçilmiş, anayasa değişikliğini içeren haliyle çıkıyor. Ancak Türkiye’nin gündeminde Kürt sorunun çözülmesi, insan haklarının temellerinin oluşması konuları daha uzun süreceği için YÖK yasası iki sene daha bizimle bence. Taslakta göze çarpan konulardan biri yabancı üniversitelerin şube açması, fakülte açması. Yurtdışında bunların tecrübeleri yaşandı. Bilhassa Arap Emirlikleri’nde, iki üniversite krizde kapatıp gitti. Oradaki üniversiteler ciddi sıkıntı çekti. Karşı değilim ama yalın bir şekilde gelin üniversite açın değil de akreditasyonu, denetimi, yaptırımı ile olmalı yabancı üniversitelerin kurulması. Aksi takdirde tüm sisteme zarar verir. yurtdışındaki üniversitelerden tam akreditasyonu olanlar birada fakülte, enstitü açabilmeli. En az 20 yıllık bir üniversite olması gibi şartlar aranmalı. Ayrıca belli temintaların alınması lazım. Nasıl vakıf üniversitelerinden teminet isteniyorsa, yabancı üniversitelere ayrı bir işlem yapılmamalı, onlardan da teminat istenmeli. Akretisayonun YÖK’ün yetkisinde olması doğru değl. Dünyanın her yerinde kontrol eden merkez güçten ayrıdır. Başka türlü de olamaz. Tüm üniversitelere mütevelli heyetinin atanması lazım. tüm üniversitelre. Bir kişinin aynı devlet üniversitede üst üste iki defa rektörlük yapmaması örgörülmüş. Bu çok doğru. “ 

 

Önce Türk üniversiteleri nitelikli hale gelsin 

 

Üniversite Öğretim Üyeleri Derneği Başkanı Prof.Dr. Tahsin Yeşildere’ye göre hazırlanan bir yasa taslağından öte görüşler zinciri. Yeşildere taslaktaki bazı değişiklikleri şöyle değerlendirdi: “Üzerinde etraflıca tartışmak gerekir. Sadece üniversitelerdeki yönetim modeli üzerinde dumuşlar. Akademik özgürlükler, araştırma ve bilim özgürlüğü ile ilgili fazla bilgi yok. Vakıf ünivertelerinin çoğaldığı devlet üniversitelerinin kan kaybettiği ortamda daha detaylı bir çalışmanın olması gerekirdi. Dernek olarak madde madde inceleyip rapor hazırlayacağız. Yabancı üniversiteler açılabilecekmiş. Yurtdışında bazı üniversiteler var, buraya gelen öğrencilere sadece para gözüyle bakıkılıyor. Bu matıkla burada yabancı üniversite açılırsa bir faydası olmaz. Örneğin yabancı üniversite kurulduğunda, ülkesindeki nitelikli öğretim üyesini buraya gönderecek mi üniversite, öğretim üyesinin anlattığı düzede İngilizce eğitim algılanabilecek mi ? Türkiye’nin şu andaki sorunu bu değil. Önce bizim üniversitelerinin daha nitelikli hale gelmesi, demokratik ve özerk yapıya kavuşturulması gerekir. Üniversite konseylerinin kurulmasından bahsedilmiş. Konseylerde en çok vergi verenin de girmesi yanlış. Bu da tartışacağımız, ayrı bir konu. “

 

Radikal

29 Eyl 2012 - 21:58 - Eğitim



göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak KPSS Cafe Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan KPSS Cafe hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler KPSS Cafe editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı KPSS Cafe değil haberi geçen ajanstır.



Anket 2022 KPSS Lisans Sınavı İptal Edilmeli mi?