Karaduman: Asgari ücrete zam sokağın rakamlarıyla yapılmalı

Ankara’da oturan iki çocuklu bir asgari ücretlinin ihtiyaçlar tablosunu paylaşan Saadet Partisi Konya Milletvekili Abdulkadir Karaduman, asgari ücret görüşmeleri üzerinden hükümete seslendi…

Karaduman, “Ailenizi asgari ücretle geçindirmeye çalışan biriyseniz kira, elektrik, su, yakıt gibi temel giderleri çıkarttığınızda geriye 50 TL’niz kalıyor. Bu 50 TL ile ulaşım, temel gıda, giyim masrafları, okul masraflarını karşılamak zorundasınızdır. Asgari ücrete yapılacak zam hesaplanırken kurgulanan rakamlar değil, sokağın gerçekleri baz alınmalıdır” dedi.

SAadet Partisi Konya Milletvekili Abdulkadir Karaduman, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde asgari ücretle ilgili bir basın toplantısı düzenledi.  Dünyanın bir tarafında en basit ihtiyaçların yokluğundan dolayı insanlar hayatını kaybederken, diğer tarafta ise tüketim çılgınlığının yaşandığına vurgu yaparak açıklamasına başlayan Karaduman, şöyle devam etti: “100 milyar dolarlık bir harcama ile dünyadaki açlık önlenebilecekken sadece futbolda 1 yılda dönen para 600 milyar doları aşmaktadır. Gezegenimizin en zengin 62 kişisinin serveti en yoksul 3,7 milyar kişinin toplam serveti kadardır. Çalışmalarımızın temel gayesi başta ülkemizde olmak üzere tüm dünyada bu çarpıklığı ve adaletsizliği ortadan kaldırmaya yöneliktir” dedi.

HAK ETTİĞİNİ VERMEK, GÜÇLÜ TÜRKİYE’Yİ GETİRECEK

İnsanın emeğinin karşılığını almasının en temel hak olduğunun altını çizen Karaduman, “Zira inancımızın; ‘işçinin alın teri kurumadan hakkını verin’ emri gayet açık ve nettir. Türk-İş Kasım ayında yayınladığı raporunda dört kişilik bir ailenin açlık sınırının 2 bin 102,83 TL, yoksulluk sınırının 6 bin 849,62 TL olduğunu ifade etmiştir. Üretimin emek ve sermaye bileşiminden oluştuğunu düşünerek, emeğe hak ettiğini vermek sağlıklı bir üretimi ve akabinde üreten güçlü bir Türkiye’yi beraberinde getirecektir” diye konuştu.

ASGARİ ÜCRETTEN ALINAN VERGİ DÜŞÜRÜLMELİ

Bugünkü şartlarda asgari ücretli bir işçinin işveren maliyetinin 3 bin TL olduğunun altını çizen Karaduman, şöyle devam etti: “İşçinin eline geçen rakam ise 2.020,90 TL’dir. Aradaki 985,22 TL’lik fark ise vergi ve sosyal güvenlik kesintileridir. Bugünkü şartlarda işçiler geçimini sağlamakta zorlandığı gibi özellikle küçük işletmeler de işçi istihdam etmekte zorlanmaktadır. Asgari ücretliden alınan vergilerin düşürülmesi, işverenden kesilen sosyal güvenlik primlerinin azaltılmasıyla asgari ücrette gerekli artışı sağlamak mümkündür.”

GELİŞMİŞLİK DÜZEYİ ALIM GÜCÜYLE DOĞRU ORANTILIDIR

“Zengin ve yoksul arasındaki gelir farkı uçurumu derinleşmiştir” diyen Karaduman, “Türkiye’de; 2002 yılında nüfusun yüzde 1’i toplam servetin yüzde 34’üne sahipken 2019 yılına baktığımızda ise nüfusun yüzde 1’inin toplam servetin yüzde 60’ına sahip olduğunu görmekteyiz. Bu durumun oluşmasına; AK Parti iktidarının neoliberal politikaları, vergiye bağımlı kalkınma modeli ve tüketim esaslı ekonomi anlayışı yol açmıştır. Öte yandan şu bir gerçektir ki, ülkelerin gelişmişlik düzeyi vatandaşlarının alım gücüyle doğru orantılıdır” dedi.

KURGULANAN RAKAMLAR DEĞİL, SOKAĞIN GERÇEKLERİ BAZ ALINMALI

Ankara’da oturan iki çocuklu bir asgari ücretlinin ihtiyaçlar tablosunu paylaşan Karaduman, “Ailenizi asgari ücretle geçindirmeye çalışan biriyseniz kira, elektrik, su, yakıt gibi temel giderleri çıkarttığınızda geriye 50 TL’niz kalıyor. Bu 50 TL ile ulaşım giderleri, temel gıda ürünleri, giyim masrafları, çocukların okul masraflarını karşılamak zorundasınızdır. Enflasyon rakamları sokakta bambaşkadır. Elektrik, doğalgaz, su, salça, un, çay, şeker, bakliyat gibi temel harcama kalemleri bir önceki yıla oranla ortalama en az yüzde 30 oranında artış göstermiştir. Tek haneli enflasyon rakamlarının gerçeklerle ilgisi yoktur. Asgari ücrete yapılacak zamlar hesaplanırken kurgulanan rakamlar değil, sokağın gerçekleri baz alınmalıdır” diye konuştu.

ASGARİ ÜCRET AÇLIK SINIRI ÜZERİNDEN DEĞİL, YOKSULLUK SINIRI ÜZERİNDEN HESAPLANSIN

Karaduman, basın açıklamasını şu şekilde noktaladı: “Çalışanların büyük çoğunluğunu oluşturan asgari ücretlilere çok görülen ücret artışları holdinglerin ve bankaların silinen vergi borçlarıdır. Türkiye’nin saat başı ödediği faiz miktarı 2 milyon $’dır. Yani saat başı 5 bin 755 adet asgari ücret toplamına denk gelen miktar faiz olarak ödenmektedir. Üstelik 2 milyon 136 bin kişi asgari ücretin altında bir ücret karşılığında çalışmaktadır. Asgari ücreti açlık sınırı değil, yoksulluk sınırı üzerinden hesaplamalıdır.”

11 Ara 2019 - 08:50 - Siyaset


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak KPSS Cafe Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan KPSS Cafe hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler KPSS Cafe editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı KPSS Cafe değil haberi geçen ajanstır.




Anket KYK Borçları Silinsin Mi?