Mert Fırat'ın 2013'teki Bu Röportajı Olay Oldu-Saatlerce Twitter Gündeminde

Ünlü oyuncu Mert Fırat'ın yıllar önce Habertürk Gazetesine verdiği bir röportaj bugün sosyal medyada günün konusu oldu. Çok sayıda kullanıcı Fırat'ın bu röportajına tepki gösterirken ünlü oyuncuya destek olanların sayısı da oldukça fazla.

Gündem 26.01.2018, 21:51
Mert Fırat'ın 2013'teki Bu Röportajı Olay Oldu-Saatlerce Twitter Gündeminde

ünlü oyuncu Mert Fırat'ın 2013 yılında verdiği bir röportaj bugün gündeme geldi.

2013 yılında Habertürk Gazetesinden Kübra Par'a konuşan Mert Fırat, flaş açıklamalarda bulunmuştu. Fırat'ın röportajında söylediği sözler bugün sosyal medyada gündem oldu. Öyle ki Fırat, saatlerce Twitter'da TT alanında kaldı.

İşte Mert Fırat'ın Twitter'da Gündem Olan O Röportajı:

- Çocuğun olsa askere gönderir misin?

Hayır. Askerlik yapmaması için elimden geleni yaparım.

- Zorunlu askerliğe karşı mısın?

Evet, karşıyım. Hatta gönüllü ve profesyonel askerliğe de karşıyım. Askerlik ve askerliğin gereği olan her şeye karşıyım! Bu Genelkurmay'a tamamen karşı olduğum için değil ama kim militarist olmak ister ki?

- Ordu olmadan devletin ayakta kalması mümkün mü? 

Elbette mümkün. Ordusu olmayan bir sürü ülke var. İzlanda mesela!

- İnançlı biri misin?

Muhafazakârlara saygı duyuyorum. Ben de çok küçük yaşlarda 5 vakit namaz kılardım.. Hepimiz o yollardan geçiyoruz...

- Şimdi dindar bir adam mısın?

Hayır, değilim.

-Gülen Cemaati konusunda ne düşünüyorsun?

Haklarında fazla bilgim yok.

- Gizli bir gündemleri olduğunu düşünüyor musun?

Öyle bir şüphe içinde değilim. Tehlikeli de bulmuyorum. Ama çok güçlüler. Güçlü olmakla tehlikeli olmak arasında çok ince bir çizgi vardır.

İşte karşınızda Mert Fırat'ın "Foucault okuyan bir jön" olarak portresi!

-Genelde Tribeca'da buluşmayı seçiyorsun. Buranın özelliği ne?

Rahat bir yer. Bahçesi var, sigara içebiliyorsun...

- Yoksa ortak mısın buraya?

Bir ara düşünmedim değil! 15 yıldır restaurant açmak istiyorum. Benim için mutfak, film yapmak kadar önemli...

"KÜÇÜKKEN MEHMET ALİ BİRAND'A MEKTUP YAZMIŞTIM"

-Yemek muhabbeti iyi ama ben seninle gündemi konuşmak istiyorum bugün... Ankara Dil Tarih Coğrafya Fakültesi mezunuymuşsun, oranın atmosferi seni nasıl etkiledi?

Ankara Ayrancı'daki ilk gençlik yıllarımda mahallede Kürt arkadaşlarım vardı. Mahalledeki diğer arkadaşlarım o çocukları küçümsüyor ve dövüyordu. Faşizmle ilk o zaman tanıştım. Ama bana ne olduysa Ayrancı Lisesi'nde oldu. Orada çok milliyetçi hocalarımız da vardı, Kürt veya devrimci hocalarımız da... Cudi adında bir edebiyat hocamız vardı mesela. Sırrı Hoca (Sırrı Süreyya) gibi aksanlı konuşurdu ama edebiyatı onunla sevdim.

O dönemde Evrensel, Özgür Gündem, Siyah-Beyaz gibi dergiler almaya, 32. Gün ve Kırmızı Koltuk gibi programlar seyretmeye başladım. Rahmetli Mehmet Ali Birand'ın üzerimde çok büyük etkisi olmuştu. 30 Sıcak Gün ve Emret Komutanım adlı kitaplarını okumuştum. Hatta ona bir mektup yazmıştım!

Cevap yazmış mıydı?

Yok, yazmadı galiba. Bir tür okur mektubuydu zaten. Kenan Evren'e sinirlenip 'Bu böyle mi yoksa ben mi yanlış anlıyorum' gibi şeyler sormuştum.

Sonra lise son sınıfta Halkevleri'yle tanıştım. Ama ailem Halkevleri'ne gitmeme pek sıcak bakmadı.Onlar halâ 80 darbesinin etkisi altındaydılar. Apolitik oldukları için ve korktukları için karşı çıktılar ama ben dinledim. Halkevleri hayatımda hep bir yeri oldu.

Ailen muhafazakâr mı?

Evet, kısmen muhafazakârlar. Adalet Partisi'ni desteklerlerdi. Ananem Adalet Partisi'nin Ankara Kadın Kolları Başkanı'ydı. Merkez sağda duruyorlardı, yani ırkçı ya da faşist değillerdi. Ama zamanla zihniyetleri değişti biraz. Şimdi AK Parti'ye oy verdiklerini zannetmiyorum.

- Milliyetçi duygularının kabardığı dönemler oldu mu hiç?

Hayır, hiç olmadı. Bir ülkenin bayrağı, marşı, askeri değil de, insanının halleri beni etkiliyor. Halkın fakirliği etkiliyor mesela.. Devleti devlet yapan halktır. Bir şehit babasının çıkıp "on çocuğum olsa onunu da askere gönderirim" demesini anlayamıyorum ama elbette şehit cenazelerine çok üzülüyorum.

"ÇOCUĞUM OLSA ASKERLİK YAPMAMASI İÇİN ELİMDEN GELENİ YAPARIM"

- Çocuğun olsa askere gönderir misin?

Hayır. Askerlik yapmaması için elimden geleni yaparım.

- Zorunlu askerliğe karşı mısın?

Evet, karşıyım. Hatta gönüllü ve profesyonel askerliğe de karşıyım. Askerlik ve askerliğin gereği olan her şeye karşıyım! Bu Genelkurmay'a tamamen karşı olduğum için değil ama kim militarist olmak ister ki?

- Ordu olmadan devletin ayakta kalması mümkün mü? 

Elbette mümkün. Ordusu olmayan bir sürü ülke var. İzlanda mesela!

"HALKEVLERİ ERMENİ VE RUMLARA DA AÇIKTI"

-Halkevleri, Cumhuriyet devrimlerini halka benimsetmek misyonuyla kurulmuştu. Sen bu misyona nasıl bakıyorsun?

Nasıl şu anki iktidar kendi devrimlerini yaparken 'elinde bilgisayarı kalbinde imanı' olan muhafazakâr bir nesil yetiştirmek istiyorsa o zamanki iktidar da 'elinde kitabı kalbinde Cumhuriyet inkılapları' olan bir nesil yetiştirmek istiyordu. Halkevleri de bu amaçla kurulmuştu ama orada baskı zulüm ve ötekileştirme yoktu. Ermeniler ve Rumlar da Halkevleri'de etkinliklerini sürdürebiliyorlardı.

"ATATÜRK BİR NESLİN KAYIPLARININ NE OLACAĞINI GÖZ ÖNÜNDE TUTAMADI"

- Atatürkçü müsün?

Atatürkçülükten anladığımız Kemalizmse hayır, Kemalist değilim. Herhangibir 'izm'e mensup değilim. Kemalist değilim ama Cumhuriyet'e ve onun getirdiği devrimlere inanıyorum. Fakat her liderin ve her devrimin mutlaka kendi içinde zaafları vardır.

- Sence Atatürk'ün zaafı neydi?

Yapılanların nereye gideceğini, bir neslin kayıplarının ne olacağını göz önünde tutamama durumu var. Şimdi yaşananın aynısı aslında... Kimileri Atatürk için diktatör bile diyor. Yine aynı şeyler yaşanıyor aslında...

- Şu anki hükümet Atatürk'ün yaptığı hataları mı yapıyor?

Sertleşiyor. İnsan bazen o kadar hırslanıyor ki, eleştirdiği şeyin kendisi oluyor. Şu an insanlar kıskaç altında. Sanattan, içkiye ve sigaraya hatta yapılan yorumlara kadar her şey baskı altına alınıyor. Kenan Evren yargılansın derken karşı çıktığımız şeylerin bugünden farkı ne merak ediyorum doğrusu...

- "Türkiye ikinci 12 Eylül dönemini yaşıyor" mu demek istiyorsun?

Ağır ağır yaşıyor diyebiliriz. İktidar elde edilince, o iktidarın elde tutulabilmesi için çeşitli koruyucu kanunlar çıkarıyorsun. İstiklal Mahkemeleri gibi... Bugün de benzer süreçler yaşanıyor. O yüzden Sayın Başbakanımız erkler arasındaki ayrımın kaldırılmasını ve Başkanlık sisteminin getirilmesini istiyor. "Atatürk ne güzel yapmış, ben de herşeyi rahat rahat uygulayayım" diyor. Bu çok normal...

- Normal ve doğru mu?

Kesinlikle doğru değil ama normal çünkü insan böyle bir varlık. Panaptikon üzerine, gözetlenen toplum üzerine okuduğumuz için, Marksizmi ve emperyalizmi bildiğimiz için normal... Kapitalizm tam da böyledir.

"MENDERES KENDİSİNİN DE BİLMEDİĞİ BİR AMERİKAN PLANININ KURBANI OLDU"

- Bu düzeni değiştirmek mümkün mü?

Mustafa Kemal kendi devrimlerini hazırladı. İsmet İnönü o devrimleri devam ettirmek isterken tartışma yaratacak bir sürü uygulamaya imza attı. Arkasından Menderes geldi ve yanlış anlaşıldı.

- Menderes nasıl yanlış anlaşıldı?

Menderes bence uygulanamayan bir planın kurbanı oldu. Kendisinin de bilmediği bir Amerikan planının kurbanı... Celal Bayar'ı kurtardılar ama Menderes'e yazık ettiler. Asker mantığı tam da budur. Bin masumun iyiliği için bir kişiyi kurban edelim derler. "Birini asmamız lazım. İnönü'yü asamayız, öyleyse Menderes'i asalım" demişler. Menderes için yapmak istediğim bir film var. Jose Saramago'nun 'Körlük' romanıyla paralel giden ve 1940'lardan Menderes'in idamına kadar geçen süreci anlatan bir film olacak. Gittikçe körleşen bir adamın hikayesi...

"KÜÇÜKKEN BEŞ VAKİT NAMAZ KILARDIM"

- İnançlı biri misin?

Muhafazakârlara saygı duyuyorum. Ben de çok küçük yaşlarda 5 vakit namaz kılardım.. Hepimiz o yollardan geçiyoruz...

- Şimdi dindar bir adam mısın?

Hayır, değilim.

- Türkiye'de dindarlara haksızlık yapıldığını düşünüyor musun?

Evet kesinlikle yapılıyor. Ama AK Parti'yle diğer dindarların aynı kefeye konulması doğru değil.Parti sonuçta ekonomik ve politik bir organizasyon. AK Parti eşittir muhafazakarlar anlayışından rahatsız oluyorum. AK Parti'ye oy vermeyen dindarlar da var.

"BAŞÖRTÜLÜ KADINLARA NİNJA GÖZÜYLE BAKMADIM"
 -Dindar kesimin mağduriyetleri bu dönemde giderildi mi sence?

Çok önceden kazanmaları gereken hakların bazılarını kazandılar. İktidarlar korkaktır. Cumhuriyet döneminde de bazı korkular nedeniyle dindarları baskı altına almışlar. Ben başörtülü kadınların uğradıkları baskıya üniversite döneminde şahit oldum. Ailemde başı kapalı hiç birisi olmamasına rağmen onlara Ninja gözüyle bakmadım.

"İKTİDAR KORKUSU ALLAH KORKUSUNUN ÖNÜNE GEÇMEMELİ"

- AK Partinin politikaları arasında desteklediklerin var mı?

Çok var. Mesela Kürt Meselesi konusunda yer yer çok doğru adımlar atıyorlar. Adamlar çalışıyor, bunu inkâr edemeyiz. Kendi içlerinde çok adaletli bir sistemleri var. Birbirlerini destekledikleri, sermayenin kendi içinde döndüğü bir sistemin içindeler ve bu sistemle çok iyi yönetiyorlar. Halkın nabzını çok iyi alıyorlar. Mükemmel PR ve organizasyon yönetimleri var. Fakat diğer yandan pasif işkence uygulanıyor. Bütün muhalifler içeri alınıyor, ve dışarıdakilere göz dağı veriliyor. Bunu iktidarı kaybetme korkusuyla yapıyorlar. Halbu ki iktidar korkusu Allah korkusunun önüne geçmemeli! AK Parti muhalif sesleri dinlese aslında çok daha fazla oy alabilir.

"KÜRT SORUNU İÇİN : MUTLAK BARIŞ VE HEMEN!"

- Şu anda İmralı ile devlet arasında devam eden görüşme süreciyle ilgili ne düşünüyorsun?

Biz kendi arkadaşlarımız arasında da bu konuyu çok tartışıyoruz. Hâlâ 'bebek katili' noktasında olan, asla görüşülmez diyenler var...

- Sence Öcalan'la görüşülmeli mi?

Evet, kesinlikle görüşülmeli. Koskoca bir halkın lider olarak kabul ettiği kişiyi muhatap almamak olmaz. "One minute" derler! Biz ister kabul edelim ister etmeyelim, Abdullah Öcalan Kürt halkının lideridir ve onu muhatap almamak Kürt halkını muhatap almamak olur.

- Başlayan süreçten umutlu musun?

Beni ilgilendiren tek şey var: Mutlak barış ve hemen! Artık masum insanlar ölmesin. Asker de ölmesin gerilla da ölmesin. Bu sürecin kimseye faydası yok. Bunca kayıp verilmişken, tren bu sefer kaçmasın. Kaçarsa bu sefer iki taraf da hesap veremez. Bu süreç öyle sadece silahları bıraktık demekle çözülemez. Bunun ekonomik, sosyal ve politik süreçleri olacaktır. 30 yıldır büyüyen bir sorunun çözümü de en az 10-15 yıl alacaktır. Niyetlerin ve isteklerin evrilmesi kolay olmayacaktır. Mutlak barış için yol almak istiyorsak çözüm süreci hemen başlamalıdır. Kürtlerin bütün demokratik hakları verilmelidir.

"ÜLKENİN BÖLÜNECEĞİNİ DÜŞÜNMÜYORUM"

- Ülkenin bölüneceğine dair bir endişe taşıyor musun?

Hayır, ülkenin bölüneceğini düşünmüyorum çünkü ayrı bir toprak parçasını yönetmek Kürt halkının da işine gelmeyecektir. Emperyalist güçlerin ağzını sulandıracaktır tabi... Yeni bir ülke yeni bir pazar, yeni inşaatlar, yeni nükleer silahlar... Yani emperyalist-kapitalist devletler yeni bir devletin kurulmasını isteyecektir ama bence Kürt halkı o noktada değil.

Benim için önemli olan barış. Türk askeri de şehit olmasın, gerilla da ölmesin. Ölümün dışında sorunlar da var. Orada sosyal ve kültürel bir hayat tesis edilemiyor. Bu oradaki hayatı silahtan daha kötü etkiliyor.

- Hükümetin Kürt sorununun çözümü konusunda samimi olduğunu düşünüyor musun?

 Seçimler yaklaşırken bu adımı atmaları beni endişelendiriyor tabi. (Gülüyor)

Bu süreç AK Partiye oy kaybettirmez mi?

-Tam aksine bu sürecin AK partinin oylarını artıracağını düşünüyorum. Hepimiz biliyoruz ki, Kürt halkının yüzde yetmişi muhafazakârdır.

Bu arada Türkler'in desteğini kaybederse?

-Hayır mümkün değil, onları kazanmış zaten. Ak Parti muhalif sesleri kısmasa yüzde seksen oy alabilecek tek parti.

- Sen de oy verir misin?

Bilmiyorum, bakmak lazım. Sağ partilerin iktidar oldukları dönemlerde daha fazla reform yapılıyor. Bir çok kanun çıkarıyorlar. Ama bu kanunlar başka bir sistem değişikliğinin içinde geçiriliyor. Barış sürecinin içinde çıkarılacak yasalarla, şu anda neden içeride olduklarını bilmeyen insanlar da özgür olacaklar. Bir çocuğa enginar yedirmek istiyorsan onu muzlu mamaya karıştırırsın, farketmeden yemiş olur!

"12 EYLÜL YARGILAMALARI BENİ TATMİN ETMİYOR"

- Darbelerle hesaplaşma sürecine gelirsek...

12 Eylül yargılamaları beni tatmin etmiyor. Bu sadece bir makyaj, ben içerisine bakıyorum. İmralı görüşmeleri de bir makyaj çünkü aslında ne üzerinde anlaştıklarını tam olarak bilmiyoruz, halka güvenmiyor ve gizliyorlar.

- Türk halkı görüşülen her şeyi duymaya hazır mı?

Öcalan'a televizyon alınmasına hazırsa buna da hazırdır. Türkiyeli her şeye hazır. Ayrıca AK Parti nabız yoklamayı ve halkı alıştırmayı iyi biliyor. Çok planlı davranıyorlar. Mesela Tekke ve Zaviyeler Kanunu gerekli değildi deniyor. Aradan 3-5 ay geçtikten sonra konu tekrar gündeme getiriliyor. Tekkeler zaten var. Herkes bir cemaate bağlı zaten.

"BİR CEMAATTEN DAVET ALDIM"

- Senin bağlı olduğun bir cemaat var mı?

Hayır yok ama bir cemaatten çok davet aldım.

- Hangi cemaatten?

Söyleyemem.(Gülüyor)

  "GÜLEN CEMAATİNİ TEHLİKELİ BULMUYORUM"

-Gülen Cemaati konusunda ne düşünüyorsun?

 Haklarında fazla bilgim yok.

- Gizli bir gündemleri olduğunu düşünüyor musun?

Öyle bir şüphe içinde değilim. Tehlikeli de bulmuyorum. Ama çok güçlüler. Güçlü olmakla tehlikeli olmak arasında çok ince bir çizgi vardır.

"CHP'YE 'HASTA ADAM' YAKIŞTIRMASI DOĞRU DEĞİL"

- CHP'nin durumunu nasıl buluyorsun?

CHP'ye 'hasta adam' yakıştırması yapılmasını doğru bulmuyorum. CHP'nin içinde çok değerli politikacılar ve düşün adamları var.

- CHP içinde eski kanat ve yeni kanat oluştu. Sen hangisine daha yakın hissediyorsun?

Kemalist kanadın kafasının değişmesi gerektiğini düşünenlerdenim. Mustafa Kemal hepimiz için önemli ama Kemalizm başka bir şey. Bununla hesaplaşmak lazım. CHP'nin daha aktif bir muhalefet yürütmesi lazım. Biz şu anda AK Partinin zaaflarını halkın muhaleftiyle görebiliyoruz. CHP'nin bunun önüne geçmesi gerekiyor.

- CHP kendi kitlesini değişim konusunda ikna edebilir mi?

Elbette edebilir. Her siyasetçi tarih önünde hesap verecektir. İşte o zaman ne olacağını hesaplaması lazım... CHP bana çekingen ve mesafeli gibi geliyor. Daha etkin bir politka yürütmesi gerekiyor. Hangi oyları kaybetmekten korktuğunu anlamıyorum. Kendi tabanının oy verebileceği başka bir parti yok zaten.

- "Hrant'ı anarken yüz bin kişi yürüyor ama Agos'u yüz bin kişi satın almıyor" demişsin. Biraz riyakâr mıyız?

Dibine kadar riyakârız! Sözde çok demokratız ama öyle değiliz. İnanmak istediğimiz bir Türkiyeli profili var onun gibi görünmeye çalışıyoruz. Yıllar sonra çok üzecek bu bizi.

- "Teklif edilen rol faşizmi övüyorsa o filmde oynamam" demişsin. Bu profesyonelliğe aykırı değil mi?

Filmin içindeki rol değil, filmin kendisi faşizme hizmet ediyorsa, insan hak ve özgürlüklerine saldırıyorsa o filmde oynamam.

"TAYYİP ERDOĞAN BU RÖPORTAJI OKUSA, SÖYLEDİKLERİMDEN RAHATSIZ OLMAZ!"

- Politik görüşlerini bu kadar açıkça ifade etmenin kendi popülerliğine gölge düşürmesinden korkmuyor musun?

Korkmuyorum çünkü insanlar samimiyetten hoşlanıyorlar. Kimseyi rahatsız edecek bir şey söylemedim. İnsanlar muhalif görüşlerini söylemeye çekiniyorlar ama bence AK Partinin böyle bir kaygısı yok. Tayyip Erdoğan bu röportajı okusa söylediklerimden rahatsız olmaz!

- "Hem anti-kapitalistsin hem banka reklamında oynuyorsun, bu ne yaman celiski" diyerek seni elestirenler var... Rolu kabul ederken hic tereddüte düşmedin mi?

Ben hiç bir zaman anti-kapitalist olduğumu söylemedim. Olmak isterdim ama değilim... Ortada bir para var ve onun nasıl yönetildiği çok önemli. Ben o parayı kullanarak film çekebiliyorum, tiyatro kurabiliyorum. O parayla yat almıyorum, bir plazadan daire almıyorum, 14 tane atım yok! Olmayacak da...

- Basını yakından takip ediyor musun? Hangi köşe yazarlarını okuyorsun?

Murat Belge'yi seviyordum ama şu sıralar bir yerde yazmıyor. Ahmet Altan, Nuray Mert'i okuyorum. Uğur Dündar ve Emin Çölaşan'ı takip ediyorum. Birgün Gazetesi'nden Gülşen İşeri, Radikal'den Özgür Mumcu ve Bahar Çuhadar'ı okuyorum. Unuttuklarım da vardır...

 EVET - HAYIR!

-Şimdi soracaklarıma sadece "evet" ya da "hayır" şeklinde cevaplamanı istiyorum.

-Hayatta başörtülü bir kadına aşık olabilir misin?

EVET.

-Zorunlu askerlik kaldırılmalı mı?

EVET.

-Türkiye'de LGBT evlilikleri onaylanmalı mı?

EVET.

- Generallerin tutuklanmasini doğru buluyor musun?

YORUMSUZ.

 - Atatürk'e karşı olmak yurda ihanet midir?

HAYIR.

  - Başka bir ülkenin vatandaşlığına geçmek ister misin?

HAYIR.

- Esad diktatör mü?

EVET. HAYIR. KARAR VEREMEDİM!


- Türkiye otoriterleşiyor mu?
HAYIR.

- Başbakan'ın seviyor musun?
HAYIR.

- Kılıçdaroğlu'nu seviyor musun?
HAYIR.

Kpsscafe.cok.tr  | Ankara
Kaynak: Haberturk

Yorumlar (0)
Yeni Nesil E Ticaret Çözümleri için OmniTicaret!
hafif yağmur
Günün Anketi Tümü
2019/2 KPSS Tercihinde Bulunacak mısınız?
2019/2 KPSS Tercihinde Bulunacak mısınız?
Namaz Vakti 12 Aralık 2019
İmsak 06:24
Güneş 07:54
Öğle 12:47
İkindi 15:10
Akşam 17:31
Yatsı 18:56
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Sivasspor 14 30
2. Beşiktaş 14 27
3. Trabzonspor 14 26
4. Başakşehir 14 26
5. Fenerbahçe 14 25
6. Galatasaray 14 23
7. Alanyaspor 14 22
8. Göztepe 14 20
9. Malatyaspor 14 20
10. Denizlispor 14 18
11. Çaykur Rizespor 14 17
12. Gaziantep FK 14 17
13. Gençlerbirliği 14 14
14. Konyaspor 14 14
15. Kasımpaşa 14 12
16. Antalyaspor 14 12
17. Kayserispor 14 10
18. Ankaragücü 14 9
Takımlar O P
1. Hatayspor 14 30
2. Akhisar Bld.Spor 14 25
3. Erzurum BB 14 24
4. Bursaspor 14 23
5. Ümraniye 14 22
6. Keçiörengücü 14 22
7. Menemen Belediyespor 14 22
8. Fatih Karagümrük 14 20
9. Balıkesirspor 14 19
10. Giresunspor 14 19
11. Adana Demirspor 14 18
12. Altay 14 17
13. İstanbulspor 14 15
14. Altınordu 14 13
15. Osmanlıspor 14 11
16. Boluspor 14 11
17. Adanaspor 14 9
18. Eskişehirspor 14 5
Takımlar O P
1. Liverpool 16 46
2. Leicester City 16 38
3. Man City 16 32
4. Chelsea 16 29
5. M. United 16 24
6. Wolverhampton 16 24
7. Tottenham 16 23
8. Sheffield United 16 22
9. Arsenal 16 22
10. Crystal Palace 16 22
11. Newcastle 16 22
12. Brighton 16 19
13. Burnley 16 18
14. Everton 16 17
15. Bournemouth 16 16
16. West Ham 16 16
17. Aston Villa 16 15
18. Southampton 16 15
19. Norwich City 16 11
20. Watford 16 9
Takımlar O P
1. Barcelona 15 34
2. Real Madrid 15 34
3. Sevilla 16 31
4. Real Sociedad 16 27
5. Getafe 16 27
6. Athletic Bilbao 16 26
7. Atletico Madrid 16 26
8. Valencia 16 26
9. Granada 16 24
10. Osasuna 16 23
11. Real Betis 16 22
12. Levante 16 20
13. Villarreal 16 19
14. Real Valladolid 16 19
15. Deportivo Alaves 16 18
16. Eibar 16 15
17. Mallorca 16 14
18. Celta de Vigo 16 13
19. Leganés 16 9
20. Espanyol 16 9
Günün Karikatürü Tümü