Abdurrahman Dilipak: AK Parti bu sorunu kendi içinde çözemezse kendinden sonrası için devasa bir riski miras bırakacak

"Nefsimizin, heva ve heveslerimizin peşinde koşuyoruz. 'Kam alıyoruz dünyadan' bastırılmış açlığımız sebebi ile savruluyoruz. Şeytan nefsimize taht kurmuş oturuyor" diyen Yeni Akit yazarı Abdurrahman Dilipak, "AK Parti bu sorunu kendi içinde çözemez ise, kendinden sonrası için devasa bir riski miras bırakacak" açıklamalarında bulundu.

Güncel Haberler 08.12.2019, 12:08
140
Abdurrahman Dilipak: AK Parti bu sorunu kendi içinde çözemezse kendinden sonrası için devasa bir riski miras bırakacak

Yeni Akit gazetesi yazarı Abdurrahman Dilipak bugünkü 'Sekülerleşme ve sonrası' başlıklı yazısında, dinin artık büyük ölçüde kişisel bir sorun olduğunu belirterek, "Varacağımız yer burası olmaması gerekirdi. Maalesef dindar değil kindar ve cahil, hedonist, bir nesille karşı karşıya kaldık" dedi.

"Dilipak, "Vicdanımızdaki zonklamayı durdurmak için süslü camiler aslında iyi bir narkoz etkisi yapıyor. Namaz saatlerinde sesi güzel müezzinler ya da merkezi sistemden gürül gürül ezanlar okunuyor ya, bu yetiyor. CHP bizi laikleştiremedi ama, kendi iktidarlarımız döneminde para ve iktidar ilişkileri içinde inanılmaz bir şekilde sekülerleştik. Milliyetçi, ulusalcı ve Kemalist bir zemine doğru kayıyoruz" eleştirisinde bulundu.

'O normlar bizi nereye götürüyor, Allah’ın rızasına mı piyasa şartlarına mı?'

Dilipak'ın yazısı şöyle:

"Aslında, farkında olmadan bir yerlere doğru sürükleniyoruz sanki. Mesela “ahlak”ın yerini “değerler eğitimi” alıyor. Yarın “kural”ın yerini “norm” alacak. Normalizasyona tabi tutuluyoruz anlayacağız. Bir şey “norm”lara uygunsa o “meşru” kabul ediliyor. Peki normu kim niçin koyuyor. O normlar bizi nereye götürüyor, Allah’ın rızasına mı, piyasa şartlarına mı.

Çocuklarınız “organik” ürün mü istiyor, “fıtri” ürün mü? Mesela su “inorganik”tir. Mekanınız, yiyip içtikleriniz “hijyenik” mi olmalı “tahir” mi! Yaban domuzu organik, marka bir şarap büyük ihtimalle hijyeniktir.. Hijyen temizlik tanrısının adı biliyorsunuz. Hijyenik derken “tam da onun istediği gibi” demiş oluyorsunuz.

Din artık büyük ölçüde kişisel, vijdani bir sorun. Din’in adamları var, adına “İlahiyatçı” denen, onlar İlahlar konusunda bizi bilgilendiriyorlar. Alim, fazıl, arif, hekim, fakih, münevver yok artık. Bol bol “aydın”(!) yetiştiriyoruz, “aydınlanma düşüncesinin çocukları” olan. Aslında “aydın” da değil bunlar. Çoğu, dünyadan habersiz “diplomalı cahil”! Dini “ritüel”lerimiz ve “seremoni”lerimiz var. Bu işi çok seviyoruz. “Merasim” diyoruz ya hani ondan. Süslü camilerimiz var.

'Maalesef dindar değil kindar ve cahil, hedonist bir nesille karşı karşıya kaldık'

Din bireysel planda vijdanlara hapsedilmek istendiği gibi, toplumsal planda da camilere hapsedilmek isteniyor. Din, ekonomik, sosyal, siyasal alandan tecrid edilsin isteniyor. Aile meselesini dini metinlere bakarak değil İstanbul Sözleşmesine bakarak çözeceğiz. Bu sözleşme üst bir norm oluşturacak. Bütün işler bu norma uygun olacak! 

Camilerde itikaf odası var mı, tahkim odası var mı? Çocuklara namaz hocası seviyesinde ilmihal bilgisinden başka bir şey var mı? Zaten mektepleri de İmam-Hatip, İlahiyat, Kur’an Kursu diye ayırdık. Onlar artık mektep de değil, Fransızca’dan galat şekli ile “okul”. Varacağımız yer burası olmaması gerekirdi. Maalesef dindar değil kindar ve cahil, hedonist, bir nesille karşı karşıya kaldık.

Hangi camide tebliğ heyetlerimiz var, farz-ı kifaye sorumluluklar cemaat arasında paylaşılır. Doğru düzgün bir cemaat envanteri bile yok ya hu! Kim bu cami cemaati, yaşı, cinsiyeti, gelir durumu, öğrenim durumu ne, ne iş yapar, kaç çocuğu var, ya da bekar mı, hepsi cemaatin derdi olmalı. Hem birbirimize yardım etmeliyiz, hem hep birlikte başkalarının derdine deva olmalıyız.  

'Vicdanımızdaki zonklamayı durdurmak için süslü camiler aslında iyi bir narkoz etkisi yapıyor'

Birtakım şeyler şeklen var işte.. Dullar, yetimler, yurtlarından çıkarılanlar, yolda kalanlar için cami bir sığınak mı? Biz, bunlar devlet izin vermiyor diye olmuyor zannediyorduk, meğerse tek gerçek bu değilmiş. Bizim çok da umurumuzda değilmiş. İktidar bize geçince gördük bunu.. Başörtüler başta kalsa da içinde o vaad ettiğimiz, talep ettiğimiz, hayalini kurduğumuz şeyler konusunda para ve makam ele geçince unutuverdik birçok şeyi. Yokken kolay vaad ediyorduk, artık var ve vaad etmek o kadar kolay değil.. Olmayan şeyi paylaşmak kolaydı.

Vijdanımızdaki zonklamayı durdurmak için süslü camiler aslında iyi bir narkoz etkisi yapıyor. Namaz saatlerinde sesi güzel müezzinler ya da merkezi sistemden gürül gürül ezanlar okunuyor ya, bu yetiyor.

CHP bizi laikleştiremedi ama, kendi iktidarlarımız döneminde para ve iktidar ilişkileri içinde inanılmaz bir şekilde sekülerleştik. Milliyetçi, ulusalcı ve Kemalist bir zemine doğru kayıyoruz. Öte yandan; sekülerleşme arttıkça liberalleşme de artıyor. Zaten politik pragmatizm ve otoritenin, jakobenik takıntıların  kaçınılmaz sonucu “Metodik Kemalizm”dir. Bizim “Cemaat” dediğimiz ya da dindar toplulukların birçoğu bu anlamda, ideolojik anlamda Kemalizm’e radikal şekilde karşı olduklarını söyleseler de metodik anlamda Kemalisttirler.

'Cemaatlerden uzaklaşanlar agnostik hale geldiler'

Bu arada “Cemaat” yapıları siyasetle kol kola girişince birbirlerinden uzaklaştılar, rekabet etmeye, hatta çatışma noktasına geldiler. Zaten media ve sosyal media da bu tartışmalara katılınca dini yapılar atomize olmanın ötesine geçip nötralizasyon sürecinde bir bataklığa saplandılar. Cemaatlerden uzaklaşanlar agnostik hale geldiler.

Cemaat denilen yapılar siyasi yapıların içinde kalsa o ayrı bir sorun, dini yapılar siyasi yapıların dışına itilirse o da ayrı bir sorun. Dindarların siyasetle ilişkisi maalesef çok sağlıklı bir tecrübe olmadı. Bu konuda siyasiler de, cemaat de beceriksizdi ve birbirlerini kullandılar. Ama bu ilişki sürdürülebilir bir ilişki de değil öte yandan. Eğer bu sürecin sonunda bir ayrışma olacaksa bu da beraberinde başka sorunlara sebeb olacak.

Kimine göre, FETO sonrası, batı bu süreci provoke etmek için “Milliyetçi yanı ağır basan, yerel cemaatçi yapıları, geleneksel, görsel yönü ağır basan, folklorik ve yenilikçi dini toplulukların  önü açılacak. Her türlü yenilikçi, reformist akımlar da himaye ve destek görecek.” Mevlevilikteki sema ve Bektaşi geleneğindeki semah gösterileri ya da musiki yönü olan birtakım sufi grublar, veya görsel açıdan şov özelliği taşıyan ayinler yapan topluluklar “kültürel renkler ve demokratik çeşitlilik” olarak daha fazla himaye görecektir. Zaten belediyelerin kültürel etkinliklerinde bunun zihinsel altyapısı oluşturuldu.

'AK Parti’nin Media ve STK ile ilişkisi de aynı şekilde benzer sorunları muhtevi'

Mesela nefs ile mücadele aslında Müslümanın en büyük “cihad”larından biridir. Sekülerleşmenin/Dünyevileşmenin önündeki en büyük engel buydu. Ama nefsimizin, heva ve heveslerimizin peşinde koşuyoruz. “Kam alıyoruz dünyadan”, bastırılmış açlığımız sebebi ile savruluyoruz. Şeytan nefsimize taht kurmuş oturuyor. Damarlarımızda dolaşıyor. Bize yeryüzünde bir cennet ve ebedi bir hayat vaad ediyor. “Ağzımızın tadını kaçıran ölüm”ü hatırlamamıza izin veriyor. O, “Bizi bize, bizi nefsimizle baş başa bırakma Allah’ım” diye dua eden arif ve ihlas sahibi insanı kendimizden uzaklaştırdık. Yeni “dostlar” ve “veliler” edindik. İşte o zaman da Allah işlerimizi sarp dağlara sardırıyor ve malın bereketini kaldırıyor.

AK Parti bu sorunu kendi içinde çözemez ise, kendinden sonrası için devasa bir riski miras bırakacak.. AK Parti’nin Media ve STK ile ilişkisi de aynı şekilde benzer sorunları muhtevi. Zaten cemaat dediğiniz yapılarla siyaset bu media, STK ve şirketler üzerinden temas kuruyor. Ne teokrasi, ne laiklik, ne Bizantinizm! İttihat, ittifak, itilaf temelli, mal, can, namus, akıl-inanç, nesil emniyetinin güvende olduğu, adalet, barış özgürlük temelinde HAK merkezli bir siyaset. Mekke’deki “Hılful Fudul”da da bu vardı. “Medine Sözleşmesi” de bu temel üzerine oturuyordu. İstişare ve şûranın, ehliyet ve liyakatın esas alındığı bir maslahat rejimi.

'İstanbul Sözleşmesi çerçevesinde sıkıntı gün yüzüne çıkmaya başladı'

Laikçilerden kurtulalım derken sekülerleşmenin tuzağına düştük, ama bunun farkına daha yeni yeni varıyoruz. İlahiyat ve İmam-Hatiplerde bu yeni yeni fark edilmeye başladı. Şu İstanbul Sözleşmesi çerçevesinde kadın, aile, gençlik konusunda sıkıntı gün yüzüne çıkmaya başladı.

AK Parti bu şekilde devam edecek olursa bu gerçekle önümüzdeki dönemde çok daha fazla ve can yakıcı bir şekilde karşı karşıya kalacak. Görünen köyün hikayesi böyle.. Bilmem derdimi anlatabiliyor muyum. Dili yok kalbimin ondan ne kadar bizarım. Selâm ve dua ile."

"KPSS Cafe mobil uygulamalarını indirerek yeni ilanlardan ve gelişmelerden anında haberdar olabilirsiniz. IOS uygulaması veya Android Uygulaması yeni yayınlanan ilanlardan ve son dakika gelişmelerden haberdar olmanız için cep telefonunuzda olması gereken tek uygulamadır. Aynı zamanda Kpss Cafe'yi twitterfacebook ve instagram gibi sosyal medya platformlarından da takip edebilirsiniz.

Yorumlar (0)
Yeni Nesil E Ticaret Çözümleri için OmniTicaret!
parçalı bulutlu
Günün Anketi Tümü
Yerli Otomobili Beğendiniz mi?
Yerli Otomobili Beğendiniz mi?
Namaz Vakti 19 Ocak 2020
İmsak 06:32
Güneş 08:00
Öğle 13:04
İkindi 15:37
Akşam 17:59
Yatsı 19:22
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Sivasspor 17 37
2. Başakşehir 18 36
3. Fenerbahçe 18 34
4. Alanyaspor 18 32
5. Trabzonspor 17 32
6. Beşiktaş 17 30
7. Galatasaray 17 27
8. Göztepe 18 26
9. Malatyaspor 18 24
10. Gaziantep FK 18 24
11. Denizlispor 17 22
12. Çaykur Rizespor 17 20
13. Gençlerbirliği 17 18
14. Konyaspor 18 18
15. Kasımpaşa 17 15
16. Antalyaspor 18 14
17. Ankaragücü 18 12
18. Kayserispor 18 10
Takımlar O P
1. Hatayspor 18 37
2. Erzurum BB 18 31
3. Akhisar Bld.Spor 18 28
4. Keçiörengücü 18 28
5. Ümraniye 18 28
6. Menemen Belediyespor 18 28
7. Bursaspor 17 27
8. Adana Demirspor 17 24
9. Balıkesirspor 17 24
10. Altay 18 24
11. Giresunspor 18 24
12. Fatih Karagümrük 17 23
13. İstanbulspor 18 20
14. Altınordu 18 19
15. Osmanlıspor 17 13
16. Boluspor 17 13
17. Adanaspor 18 13
18. Eskişehirspor 18 9
Takımlar O P
1. Liverpool 21 61
2. Man City 23 48
3. Leicester City 22 45
4. Chelsea 23 39
5. M. United 22 34
6. Wolverhampton 23 34
7. Sheffield United 23 33
8. Tottenham 23 31
9. Crystal Palace 23 30
10. Arsenal 23 29
11. Everton 23 29
12. Newcastle 23 29
13. Southampton 23 28
14. Brighton 23 25
15. Burnley 22 24
16. West Ham 22 23
17. Watford 23 23
18. Aston Villa 23 22
19. Bournemouth 23 20
20. Norwich City 23 17
Takımlar O P
1. Real Madrid 20 43
2. Barcelona 19 40
3. Atletico Madrid 20 35
4. Sevilla 20 35
5. Getafe 20 33
6. Real Sociedad 19 31
7. Valencia 20 31
8. Athletic Bilbao 19 29
9. Villarreal 19 28
10. Granada 19 27
11. Levante 20 26
12. Osasuna 20 25
13. Real Betis 19 24
14. Deportivo Alaves 20 23
15. Real Valladolid 20 22
16. Eibar 20 22
17. Mallorca 20 18
18. Celta de Vigo 19 15
19. Leganés 20 14
20. Espanyol 19 11
Yeni Sayımız
Günün Karikatürü Tümü