"Çin’e karşı tavır alın, Müslümanlara sahip çıkın"

Çin’in Doğu Türkistan’daki işkence kamplarında bir yıldan fazla kalan Uygur asıllı Kazakistan vatandaşı Gülbahar Celilova, Çin zulmünü röportajımızın ikinci bölümünde anlatmaya devam ediyor.  Gülbahar Celilova, Çin zulmü altında...

19 Aralık 2019, 08:35 KPSS Cafe
"Çin’e karşı tavır alın, Müslümanlara sahip çıkın"

Çin’in Doğu Türkistan’daki işkence kamplarında bir yıldan fazla kalan Uygur asıllı Kazakistan vatandaşı Gülbahar Celilova, Çin zulmünü röportajımızın ikinci bölümünde anlatmaya devam ediyor. 

Gülbahar Celilova, Çin zulmü altında geçen 1 yıl 3 ay 10 günü Millî Gazete’ye anlattı. Anlatırken o günleri yeniden yaşayan Celilova, yaşadıklarını anlatırken gözyaşlarını tutamadı…

Toplama kampına götürüldükten sonra yaşadığınız psikolojik süreci hatırlayabiliyor musunuz? Nasıl bir travma geçirdiniz?

Ben Kazakistan vatandaşı olduğum için kaldığım koğuştaki herkes oradan kurtulacağıma inanıyordu. Birbirimize sürekli bu zulmün geçici olduğunu ve canı alanın yalnızca Allah olduğunu söylüyorduk. Hep dua ederdik Allah’a içimizden. Bana sürekli söyledikleri şey, ‘Siz buradan kurtulursunuz, lütfen burada gördüğünüz her şeyi Müslümanlara, tüm dünyaya anlatın. Bizim derdimizi anlatın, bu size emanettir’ diyorlardı. Ben orada yaşadığım her şey için Allah’a dua ediyordum. ‘Yaşadığımız zulmü anlatma fırsatı ver Allah’ım’ diye.

Siz toplama kampında yaşanan zulmü oradan kurtulduktan sonra dünyaya anlatmayı dava edinmiş birisiniz? Bugün her ne kadar siz kurtulabilmiş olsanız da toplama kamplarında bulunanlar aklınıza geldiğinde neler hissediyorsunuz?

Doğu Türkistan’da şu anda kış… Hava soğuk. Onlar benim aklıma geldikçe ben dayanamıyorum. Gözlerim yaşarıyor. Şu an ne haldeler acaba? Sıcak aylarda bile yerler asfalt olduğu için örtüneceğimiz bir battaniyemiz yoktu, çok üşüyorduk. Bazen ayaklarımız hiçbir şeyi hissetmiyordu soğuktan. Çok zor günler geçirmiştim. Dille ifade edilemez. Yaşadıklarımızı anlatmaya yeterli kelime bulunamaz. ‘Yaşıyorlar mı?’ diye merak ediyorum. Onlarla görüşmek, hasbihal etmek istiyorum.

Orada yaşadığınız zulmü anlatmamanız için sizi tehdit ediyorlar. Ve sizi öldürebileceklerini söylüyorlar. Şu anda can güvenliğinizden korkuyor musunuz?

Uğradığım zulmü Kazakistan’da anlatırsam beni susturacaklardır. Toplama kampındakilerin sesi, siması benim yakamı bırakmadı. ‘Bizim derdimizi ne zaman anlatacaksın? Bizim derdimizi insanlara duyurmayacak mısın?’ soruları aklımdan çıkmıyordu. Psikolojim bozuldu. Yaşadıklarımı, oradaki insanların halini anlatabileceğim tek yerin Türkiye olduğuna inandım ve hemen Türkiye’ye bilet aldım. Çocuklarımı, akrabalarımı, hepsini bırakıp üzerimdeki vazifeyi hakkıyla yerine getirebilmek için Kazakistan’dan ayrılıp Türkiye’ye geldim. Doğu Türkistan’da yaşadıklarımı, bir senedir beni bulan ve benim ulaşabildiğim tüm medya kuruluşlarına anlatmaya çalıştım. Şimdi gelsinler benim canımı alsınlar, ben her şeye razıyım. Öldüreceklerse gelsin öldürsünler, ben razıyım. Ben üzerimdeki hakkı yerine getirdim. Oradaki insanların çektiği her şeyi ben anlattım. Şimdi Çin gelip beni öldürebilir, ben hazırım.

Siz nasıl kurtuldunuz? Kurtulma ihtimaliniz doğduğu an neler hissettiniz? Zulümden kurtulduğunuz an nasıl bir duyguydu?

Beni terör ile ilişkilendirerek, ölüm cezası verecek şekilde suçlamalarda bulundular. Buradan kurtulmak gibi bir düşüncem yoktu. Benim oradan kurtulmama umut ışığı olan şey çocuklarımdı. Ben orada kaldığım süreçte çocuklarım ellerinden geleni yapmışlar. Kazakistan’daki Çin konsolosluğuna gidip yazılar yazmışlar. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e yazı yazmışlar. BM Temsilciliği’ne yazmışlar. En sonunda BM’nin Çin’e baskı uygulaması sonucunda oradan kurtuldum. 27 Ağustos 2018’de beni koğuştan aldılar, hastaneye götürdüler. Saçlarımı boyattılar. Üç-dört gün boyunca vitamin verdiler, iğne yaptılar. İlaçların etkisiyle hızlıca kendime geldim. Uçak bileti alınacaktı. ‘Uçağa binemez’ teşhisi kondu bana. Hastaneden taburcu edildikten sonra Ulusal Güvenlik elemanlarının olduğu binaya götürdüler. Beni gözaltına aldıkları zaman benden aldıkları hiçbir şeyi geri vermediler. Sadece telefonumu verdiler. Onun da içindekileri silmişlerdi. Bir de pasaportumu verdiler. Yanımda istihbarattan bir kadın vardı. Üç gün kaldım orada. En son giderken istihbaratçılar geldi. ‘Burada yaşadıklarını kimseye bahsetmezsen, normal hayatına devam edersen tekrar Çin’e gelebilirsin, ticaretini yapabilirsin, bizden destek alabilirsin, biz sana gereken her türlü desteği sağlarız ama burada gördüğün şeyleri yurt dışına çıkıp anlatırsan Çin’in her yerinde eli var. Seni öldürebiliriz, haberin olsun. Öldürmekten aciz değiliz, bunu gayet iyi biliyorsun’ dediler.

Doğu Türkistan’da yaşanan zulümler karşısında toplumun yeterli bir şekilde tepki gösterdiğini düşünüyor musunuz?

Doğu Türkistan’da yaşanan zulmü artık bilmeyen kalmadı. Doğu Türkistan’da yaşanan işkenceleri, Çin’in tavrını, her şeyi anlattık. Dünya bunu biliyor artık. Bu nedenle az da olsa tepki gösteriliyor. Medya kuruluşlarının Çin’i sıkıştırdığını görüyoruz. Doğu Türkistan’da yaşanan zulme dünya çapında olan tepki büyüyor. Gazetecilerin oraya gittiğinde Çin’in gösterdiği toplama kamplarının hiçbirisi gerçek değil. Benim kaldığım kampta öyle oyunlar, dans etmeler, spor faaliyetleri gibi öyle bir şey yoktu. Öyle olsaydı ben zaten orada kalırdım. Oradan ayrılmak istemezdim. Gerçek toplama kampları insanlara gösterilmiyor. Orada gazetecilere gösterilenlerin hepsi sahtedir, kurgudur.

Sorması zor bir soru ama farklı bir zulüm gördünüz mü? Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Gördüm. Biz koğuştayken kızlar 24 saat, 72 saat sorguya götürülüyordu. Oraya götürülenlere dayak dışında tecavüz olayları oluyordu. Sorguya götürüldükten sonra getirilenler bir şey söyleyemezlerdi, yere bakarlardı. Bir şey söylemiyorlardı ama biz anlıyorduk, onlara tecavüz edildiğini. Sorguya götürülen 16-17 yaşındaki kızlara tecavüz ettiler. Ben sorguya çekilirken, kaplan sandalyesi diye bir demir sandalye var, eller ve ayaklar sandalyeye bağlı oluyor. Hiçbir şekilde kıpırdayamazsınız. Orada oturttular beni, kâğıda imza atmamı istediler, reddettim. O kişi beni tecavüzle tehdit etti. Gözlerime yaşlar geldi. ‘Senin annen yok mu, kız kardeşin yok mu? Nasıl böyle dersin?’ dedim. Sonra o da bana, ‘Sen nasıl böyle bir kelime sarf edersin? Sen hayvansın. Sen insana bile benzemiyorsun. Kendini nasıl benim annemle, bacımla bir tutarsın’ dedi. Bana küfür etti ve tokatlar savurdu. Ben de, ‘Doğru ben benzemem. Saçlarım yok, yüzlerim kirli, tüm vücudum yaralanmış. Ben sana niye böyle diyorum ki zaten. Senin gibi evladım olsa evlatlıktan reddederim’ dedim.

Röportaj: Bekir Şirin

Fotoğraflar: Kemal Sala

Yorumlar (0)
Yeni 2020 Sezonu Tesettür Abiye Modelleri
-1°
parçalı bulutlu
Günün Anketi Tümü
Yerli Otomobili Beğendiniz mi?
Yerli Otomobili Beğendiniz mi?
Namaz Vakti 05 Nisan 2020
İmsak 06:25
Güneş 07:51
Öğle 13:07
İkindi 15:49
Akşam 18:13
Yatsı 19:34
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 26 53
2. Başakşehir 26 53
3. Galatasaray 26 50
4. Sivasspor 26 49
5. Beşiktaş 26 44
6. Alanyaspor 26 43
7. Fenerbahçe 26 40
8. Göztepe 26 37
9. Gaziantep FK 26 32
10. Denizlispor 26 31
11. Antalyaspor 26 30
12. Gençlerbirliği 26 28
13. Kasımpaşa 26 26
14. Konyaspor 26 26
15. Malatyaspor 26 25
16. Çaykur Rizespor 26 25
17. Ankaragücü 26 23
18. Kayserispor 26 22
Takımlar O P
1. Hatayspor 28 53
2. Erzurum BB 28 47
3. Bursaspor 28 46
4. Adana Demirspor 28 45
5. Akhisar Bld.Spor 28 45
6. Fatih Karagümrük 28 43
7. Altay 28 43
8. Ümraniye 28 40
9. Giresunspor 27 38
10. Keçiörengücü 28 35
11. Balıkesirspor 28 35
12. Menemen Belediyespor 28 35
13. İstanbulspor 27 33
14. Altınordu 28 31
15. Boluspor 28 25
16. Osmanlıspor 28 24
17. Adanaspor 28 20
18. Eskişehirspor 28 17
Takımlar O P
1. Liverpool 29 82
2. Man City 28 57
3. Leicester City 29 53
4. Chelsea 29 48
5. M. United 29 45
6. Wolverhampton 29 43
7. Sheffield United 28 43
8. Tottenham 29 41
9. Arsenal 28 40
10. Burnley 29 39
11. Crystal Palace 29 39
12. Everton 29 37
13. Newcastle 29 35
14. Southampton 29 34
15. Brighton 29 29
16. West Ham 29 27
17. Watford 29 27
18. Bournemouth 29 27
19. Aston Villa 28 25
20. Norwich City 29 21
Takımlar O P
1. Barcelona 27 58
2. Real Madrid 27 56
3. Sevilla 27 47
4. Real Sociedad 27 46
5. Getafe 27 46
6. Atletico Madrid 27 45
7. Valencia 27 42
8. Villarreal 27 38
9. Granada 27 38
10. Athletic Bilbao 27 37
11. Osasuna 27 34
12. Real Betis 27 33
13. Levante 27 33
14. Deportivo Alaves 27 32
15. Real Valladolid 27 29
16. Eibar 27 27
17. Celta de Vigo 27 26
18. Mallorca 27 25
19. Leganés 27 23
20. Espanyol 27 20
Yeni Sayımız
Günün Karikatürü Tümü