Ülkemizin büyük ticari firmaları sanayi sektöründe var olan ciddi bir sıkıntıyı yıllardır dile getiriyorlar. Fabrikalarda ara eleman sıkıntısı çekildiğini dile getiren Türkiye’nin ilk beşinde yer alan aile şirketleri, eğer acil olarak nitelikli teknisyen ve tekniker veya usta yetişmezse, mevcut mühendislerin açığı kapatmayacağını düşünmektedirler.

Bu uyarı direkt olarak işin mutfağından gelince ciddi önem taşıyor. Fabrikalar ne kadar makineleşirse makineleşsin ille de bu makineleri yönetecek veya arıza halinde tamir edebilecek teknik elemanlara ve ustalara ihtiyaç duyulacaktır. Bu işi mühendisler yapmayacağına göre ille de meslek liseleri ille de meslek liseleri demek zorundayız ve eğitim politikalarını ona göre geliştirmek zorundayız.

Büyük bazı firmalar özel meslek liseleri ile işbirliği yapıp iş garantili eğitim verdirtmektedirler. Bu meslek liselerinden mezun olan öğrenciler hemen işe başlayabiliyor ve isterlerse şirket destekli yüksekokul eğitimlerine de devam edebiliyorlar. Zira aynı şirketler kimi özel yüksekokullarla da işbirliği içerisindedir. Bu her yönüyle uygun işbirliğini devlet okulları ile de yapmak isteyen firmalar ne yazık ki bürokrasinin getirdiği engeller ile karşı karşıya kalıyorlar.



Firmalar ile işbirliği yapabilmek için devlet okullarındaki eğitim standardını da yükseltmek gerekiyor. Ülkemizde büyükşehirlerdeki birkaç meslek lisesi dışında uygun atölye ve staj eğitimi veren başka okul bulunmamaktadır.

Ülkeye faydası olacak tek grup Fen liseleri veya Anadolu liselerinden mezun olacak gruplar değildir. Ülkemizin asıl sanayi ve teknolojik atılımını gerçekleştirecek olan grup tabi ki meslek liseleridir. Not ortalaması yüksek olan öğrencileri tüm mezun oldukları kurumlar ve aileleri meslek liselerinden hariç okullara gönderiyorlar. Çünkü aileler çocuklarının rahat bir meslek sahibi olmasını istiyor. Rahatlık genimize işlemiş. Neredeyse evde öylece oturup maaş alabilmenin hesabını yapar olmuşuz. Ancak her sektörün zamanla tıkandığı gerçeğini görmemiz gerekiyor. Mesela sağlık alanını örnek verebiliriz.

Büyük bir iştahla son 7-8 yıldır ortalama 360-420 arası SBS puanı alan öğrencileri Sağlık Meslek Liselerine yönlendirdik. Şimdiye kadar mezun olanlar ve bu yıl Sağlık meslek lisesi 2, 3 ve 4. Sınıfında okuyan öğrenciler lise mezunu olarak dahi iş bulabilecekler. Ancak işte tıkanma dediğimiz şey bu yıl gerçekleşmeye başladı ve tıkanmaz dediğimiz sağlık alanı bile tıkanmaya başladı. Şu an lise birinci sınıfta olanlar ve bundan sonra sağlık meslek liselerine girecek olanlar artık lise mezunu olarak iş bulamayacaklar, illa ki yüksekokul okumaları gerekecek.

Bu bize yarın bir gün diğer alanların da tıkanacağı bilgisini sunuyor. 4 yıllık bölümlerden Fen Edebiyat Fakültesi mezunları formasyon alamadıkları takdirde dershanelerde çalışıyorlardı. Artık dershanede de çalışmak mümkün olamayacağına göre, formasyon alanların hepsi atanamadığına göre öğretmenlikler de sıkışmış durumda. En atanabilir görünen Eğitim Fakültesindeki Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık alanında bile bu seneden itibaren yavaş yavaş belirli bir taban puan oluşturup, bu taban puanı geçemeyenlerin atanamayacağı öngörülebilir.



Dönelim asıl konumuza. Acil olarak Meslek Lisesi reformu gerçekleştirmeliyiz. İmam Hatip Liselerine açtığımız ortaokulları meslek liselerine de açmalı ve ilkokul 4. Sınıftan itibaren bu mesleki orta okullara öğrenci yönlendirip ağacı yaş iken eğmek gerekiyor. Kim ne derse desin belirli bir yaşa gelmiş meslek lisesi öğrencisini, bir ustanın yanında şekillendirmek, eğitmek, donanım kazandırmak psikolojik olarak mümkün olmuyor. Yine kim ne derse desin akademik eğitim alacak öğrenci ile almayacak öğrenci ilkokul 4. Sınıfa kadar belli oluyor. Her ne kadar aileler “Hayır, benim çocuğum okuyacak, akademik eğitim alıp meslek lisesinden farklı bir liseye gidecek” diye düşünseler de uygun olmayan bir ortaokul eğitiminde çocuklarımızın % 30’unu kaybediyoruz.

Bir düşünün, hayal kurun. Bunun hayali olmaz demeyin. Çocuklarımızı hep doktor, avukat, öğretmen, mühendis olarak hayal etmemiz gerekmiyor. Bir otomotiv devinin fabrikasında iyi maaşla usta, enerji devlerinin fabrikalarında teknisyen, gıda firmalarının fabrikalarında tekniker olmaları, ileride üniversite sınavlarına defalarca girip, sırf üniversite okusun diye, kariyer planlaması yapamadığı herhangi bir bölüme devam edip işsiz kalmasından defalarca iyidir diye düşünüyorum.

Umarım bu konuya yönelik daha çok kamuoyu oluşur ve kaybedecek bir ferdimizin bile olmadığı Geleceğin Türkiye’sine hep beraber emin adımlarla ilerleriz. Sanayi devi bir ülke, enerjide dışa bağımlılıktan kurtulup kendi enerjisi ile meydan okuyan bir ülke ve bunu sağlamada rol oynayan çocuklarımız.

Hayal edin, gerçek olur. Ama çalışırsak.

Şerife NARİN / www.kpsscafe.com.tr 

NOT: Kpsscafe.com.tr tarafından hazırlanan bu haber/makale  “www.kpsscafe.com.tr” şeklinde aktif link verilmeden kesinlikle kullanılamaz. Aksi takdirde tüm yasal girişimler yapılacaktır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner389

banner394