Taşeron işçilere kadro mu verilecek?

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik , taşeron işçilere kadro verilmesi konusunda Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun 30 Nisan Perşembe günü (yarın) önemli açıklamalar yapacağını söyledi.

banner396

Taşeron işçilere kadro mu verilecek?

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik , taşeron işçilere kadro verilmesi konusunda Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun 30 Nisan Perşembe günü (yarın) önemli açıklamalar yapacağını söyledi.

29 Nisan 2015 Çarşamba 11:32
1116 Okunma
Taşeron işçilere kadro mu verilecek?
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, NTV Ankara İstihbarat Şefi Ahmet Ergen'in sorularını yanıtladı.

Muhalefetin ekonomi vaatlerini eleştiren Bakan Çelik, vaatler için ''Ayağı yere basmayan projeler'' ifadesini kullandı.

1 Mayıs İşçi Bayramı'ndaki Taksim yasağı da sorulan Çelik, ''1 Mayıs’ta emekçilerin sorunlarını mı konuşacağız yoksa kavgayı çatışmayı mı öne çıkaracağız?'' dedi.

Çalışma Bakanı Çelik'e sorulan sorular ve alınan cevaplar şöyle;

Yarın Yol-İş Sendikası ile taşeron işçiler için önemli bir toplantınız var...

Seçim dolayısıyla gerekli gereksiz bazı değerlendirmelerin yapıldığı bir süreçteyiz. Taşeron uygulamaları diye ifade edilen alt işveren işçileri ile ilgili biz geçtiğimiz yaz son derece önemli bir düzenlemeyi parlamentodan geçirdik. Bir anlamda taşeron meselesi Türkiye'de yasal anlamda çözülmüş bulunuyor. Mesela deniyor ki hizmet alımı uygulamasına son vereceğiz deniyor. Türkiye komünizme dönmüyor sanıyorum. Sırf seçim için popülizm uğruna bir şeyler söyleniyor ama gerçekliği var mı yok mu söylenmiyor. Bugün dev yemek sanayileri kurulmuş ama siz hala diyorsunuz ki kurumlarımın alt tarafında bir aşçı, yemekhane oluşturacağım yemek imalatı yapacağım diyeceksiniz. Bu hayatın gerçekleri ile bağdaşmıyor. Bunun gibi hizmet satın alımı olmasın diye günümüz dünyasının gelişmiş ve gelişmekte olan hiçbir ülkesinde olmayan bir kavramı çalışma hayatına yerleştirmeye çalışmak mesnetten yoksun. Dolayısıyla hizmet alımı olacak. Peki çalışan taşeron işçinin hakkını hukukunu korumak her çalışanın hakkını korumak olduğu gibi biz taşeron işçisi ücret almada zorlanıyordu. Taşeron firma dediğimiz firma ücreti vermeme iflas etme gibi veya ücreti ödememe gibi bir durum söz konusu olduğunda asıl işveren sorumludur ücretini yatırmak durumundadır dedik. Çalışma açısında iş güvencesi açısından sıkıntıları vardı. En az üç yıl anlaşma yapılacak dedik. Toplu sözleşme hakları, hak arama imkanları yoktu. Şimdi artık toplu sözleşme hakları getirdik. Kıdem tazminatları yoktu. 11 buçuk ay çalıştırılıyorlardı ve tazminat alamıyorlardı artık alıyorlar. Yıllık izinleri yoktu. Yıllık izinleri de güvence altına alındı. Hizmet alınacak yerler belli artık orada çalışan bir vatandaşı asıl işte çalıştıramayacaksınız. Asıl işte çalışıyorsa bir işçi onlarla ilgili eleman ihtiyacı varsa kadroya alınması, yoksa onların tazminatlarının derhal ödenmesi konusunda bir çalışma yaptık. Dolayısıyla bir sorun kalmamış oluyor.

Peki yarın Yol-İş Sendikası ile yapılacak sözleşme imzalanmasından karayollarında çalışan taşeron işçilerin kadroya alınması...

Karayollarını yarın başbakanımız açıklayacak ayrıntılı olarak. Yargı bunlar asıl işte çalışıyorlar diyor. Yarın sayın başbakanımız tüm kamuoyu ile yaptığımız çalışmayı paylaşacak.

Siz 12 yıllık iktidarınız döneminde emeklilerle ilgili bir çok adım atıldı ama seçim beyannamelerinde ön plana çıktığına göre ihtiyaç tespiti var. Bu konuda hangi alanın açık kaldığına yönelik sizin tespitleriniz neler?

Bu vaatleri aldık. Ayağı yere basmayan projeler olduğu için bunları çok konuşmak doğru mu bilmiyorum. Bu popülist yaklaşımların bir karşılığının olacağına ben ihtimal vermiyorum ama seçim dolayısıyla oy avcılığına çıkanların hedeflerine birilerinin alet olmaması açısından bunları izah etmekte fayda var. 158 çeşitli hedef, eylem ve projeden bahsediyor muhalefet. Bunun 101’ini uygulamaya koymuşuz biz. 158 vaatlerinin 101’i şu anda uygulamada. O halde geri kalanlar nedir? Çoğu afaki ayağı yere basmayan şeyler.

Emeklilikte yaşa takılanlar konusu sizinle de konuştuğumuz bir konu. Bu konuda yeni atılabilecek bir adım görüyor musunuz siz?

Emeklilere iki ikramiye vereceğiz diyorlar. Kim vermek istemez ki. Neden iki değil 4 ikramiye vermeyelim. Verilmesi gerekeni vereceksiniz. Eğer verilmesi gerekeni vermezseniz emekliyi maaşa muhtaç hale getirirsiniz. 15 günde 15 yasayı kimse unutmadı. 2002 yılında sayın Derviş geldiği zaman üç lider oturuyor yetkisiz ve etkisiz. Sayın derviş 15 günde 15 yasayı çıkaracaksınız ki maaşları ödeyebilesiniz. Türkiye'yi buraya mı döndürmeyi istiyorlar. Pastanızın büyüklüğü neyse o büyüklüğe göre sosyal taraflara ve yatırımlara para ayıracaksınız. Diğer türlüsü IMF’nin kapısına kul olmak demektir. 28 milyar liralık bir emeklilere para aktarmayı gerektiriyor. Bu olacak ki vereceksiniz. Biz ilave 4 milyar lira veriyoruz bütçe imkanları çerçevesinde. Bu vaatlerin altında yatan ülkenin başına gelmek değil partinin başında kalabilmek. Emeklileri yaşa biz takmadık bunu yapan geçmişteki iktidar. Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun genel müdürlük yaptığı dönemlerde hükümetlerin çıkarmış olduğu bir düzenleme. Hatta o düzenlemede 60 yaş uygulaması 2000 yılından sonra işe başlayanlarda 60 yaşında emekli olacaklar uygulaması da o dönemden gelen bir düzenleme. Neden bunu yaptılar? Sayın Kemal Kılıçdaroğlu açıkça söylüyor iflas ettik diyor, emekli maaşı artık ödenemez noktaya geldi diyor. Şimdi böyle sıkıntıya giren kurumun çıkışını sağlamak için 99 yılında bu düzenlemeyi yapıyorlar, dün battık dedikleri hususa bugün tekrar batıracağız diyorlar. Bunu bari kurumda bu kadar uzun yıllarını vermiş bir siyasetçi söylemese daha doğru olur. Ben bunu anlamakta zorlanıyorum.

Bugünkü mali tablolar itibariyle de bu konuda adım atmak mümkün değil mi?

Biz bu arkadaşlarımızla bir araya geldik yapılacak olan neler var diye. Bir tek şey vardır sağlıkla ilgili bir düzenleme yapılabilir. İleri yaşa gelmiş olan vatandaşlarımız varsa onlarla ilgili sağlık sorununu çözmeye dönük bir çalışmamız var. Şu anda emeklilik yaşı 51-52. Daha erken emeklilik derseniz zaten sistemi çökerten bu olur. Bunun yıllık maliyeti 6 milyardır.

630 bin civarında kişiyi ilgilendiriyor sosyal güvenlik destek primi. Yüzde 15’ten yüzde 10’a indirildi son düzenlemelerle ama yine muhalefetin tamamen kaldıracağız dediği bir düzenleme. Bu mümkün mü?

Ahmet bey her şey mümkün. Bir ailenin aylık geliri bin 500 lira. Siz diyorsunuz ki 5 bin lira harcayacağım, harcayabilirsiniz. Ama kaç ay harcayabilirsiniz? Şimdi bu çalışan emeklilere yani ticaret yapan emeklilere yüzde 15’lik sosyal güvenlik destek primi uygulamasını bizim hükümet getirmedi. Bizden önceki hükümet getirdi. Biz insanları genç yaşta emekli yaptık ve tekrar bunlar çalışıyorlar. Bunlar çalışırlarken çocuklarına iş bulamıyoruz. Dolayısıyla bu sosyal güvenlik sistemi yürümüyor. Dolayısıyla bu genç emekli yeni bir ticari iş yaparsa yüzde 15 kesinti yapalım diye bu uygulamayı koymuşlar. Biz yüzde 5’ini indirdik. Türkiye'nin pastası büyüdükçe geçmiş iktidarların haksız uygulamalarını ortadan kaldırıyoruz. Onlar kaldıralım gitsin diyorlar. Hangi hesaplara göre bunları kaldırıyorsunuz? Bu söylemler 7 Haziran akşamı içindir. Bir çıkış yolu anlamında bir hesap söz konusu değil.

Yine sağlıkta katılım payı muhalefetin yürürlükten kaldıracağız dediği uygulamalardan biri. Şu anda ne kadarlık bir vatandaş hasta üstünde bu anlamda bir yük var. Bunun kalkması halinde nasıl bir maliyet oluşur?

Biz sağlığı bütün 77 milyona yaydık. Burada bizim bu katılım paylarından amacımız gelir elde etmek değil sosyal güvenlik kurumunun bütçesi 225 katrilyon. Bu toplam kesintilerden gelir ise 3.5 katrilyon. Yani bu devede kulak bile değil. Burada amaç otokontrol sistemini kurmak. Vatandaşımız 8 kez yaptığınız sağlıktaki devrimle hastaneye gidebiliyor. 77 milyon vatandaşımız yılda 8 kez hastaneye gidebiliyor. Avrupa’da da 7-8 arasında. Şimdi deniyor ki bu katılım paylarını hiç uygulamayalım 16 kez gitsin 20 kez gitsin. İhtiyaç varsa tabi ki gitsin imkan var. Ama burasını çeşitli kurallar koymazsanız keyfiliğe döndürürseniz sağlığı sağlıktan yararlanması gereken insanın yararlanmasını engellersiniz. İkincisi, dünyanın neresinde katılım payı yok. Buradaki amaç gitmesi gereken hastanın doktora hastaneye gitmesi.

Bugün basına da  yansıyan haberler  uzun süredir konuşulan bir konuda sona gelindiğine dair. İşsizlik maaşı ödemelerinin yeniden düzenlenmesi. Maaşa hak kazanma koşullarının esnetilmesi ve habere göre 2000 liraya kadar işsizlik maaşı alınabilecek. Böyle bir çalışama var mı ve ne zaman tamamlanır eğer varsa?

Çalışma hayatı ile ilgili işsizlik ödemelerinin süreleri var ve belli ücretleri var. Bunlar iyileştirilebilir ama bunlar bir bütünlük içinde değerlendirilmesi gerekiyor. Bizim istihdam stratejimizde bunlar çok net şeklinde takvimlendirilmiş durumda. Diyelim 3 yıl içinde 10 ay çalışma gibi süreleri daha da kısaltabilirsiniz ama bununla birlikte başka alanlarda da bazı düzenlemeler yapılması gerekiyor. Şu anda topluca çalışılan bir konudur bu. Onun için lokal olarak bir şey söylemek doğru değil. Ama biz bu sürelerin daraltılması ve buradaki işsizlik fonundan alınan ücretlerin daha da arttırılması ama çalışma hayatının bütünü içinde bunların değerlendirilmesinden yana olduğumuzu ifade edeyim.

Seçim sürecinde alanlara çıktığımızda şöyle bir şikayet görüyoruz. Özellikle son seyyanen zammının uygulanması konusunda rakamların kesintilerle daha düşük hale geldiğini emekliler aktarıyor ama bu doğru bir bilgi mi? Mesela 60 lira zam denilen emekli kesiminin 22 lira net zam aldığı söyleniyor.

Buradan ifade ediyorum bizim çıkardığımız yasa yürürlüğe girdi. Yasada 1100 TL’nin altında olan emekli maaşlarımızın toplamı 5 milyon 188 bin. Bunlara 100 TL seyyanen zam yapılacak. Yalnız 1100 TL’ye tamamlanacak 1000’in üzerindekiler. Yani bir vatandaşımızın maaşı 900 lira olsun. Bu 1 Temmuz’da TÜFE olarak yüzde 4 yansıdı. Yüzde 4 36 TL’yi alacak. Üzerine 100 TL’de seyyanen zam alacak yani 1036 TL alacak toplamda. Burada kesinti filan başka bir şey karıştırılmasın. 1000 lirayı geçti diyelim seyyanen zam 90 lira olacak. Yani 1000 lirayı aşanlarda kaç lira aşmışsa 1001 olmuşsa 99 lira, 1020 olmuşsa 80 lira zam alacak. Amacımız alt gelir grubunu yukarı taşımaya dönük.

En önemli başlıklardan biri 1 Mayıs. Dün yine yapılan açıklamalarla DİSK, KESK, TMMOB ve TTB'nin Taksim çağrısı var. Bu konuda siz ne diyeceksiniz?

Çalışma hayatında bir çok devrim yaptık ve bunu sendikalarımızla birlikte yaptık. Bunlardan birisi de 1 Mayıs’ın resmi tatil olmasıydı. Şimdi bu imkanı biz nasıl kullanacağız? 1 Mayıs’ta emekçilerin sorunlarını mı konuşacağız yoksa kavgayı çatışmayı mı öne çıkaracağız? 1 Mayıs’ta emekçilerin hakkını hukukunu, onların ama yapılması mutlaka gerekenleri ortaya koyup bir manifestoya dönüştürüp bunu hükümetlerin önüne koyma görevi tüm çalışanları temsil edenlerin görevidir. Taksim 1977’de yaşanan olanlardan dolayı mutlaka orada bir anmanın gerçekleşmesi gerekiyor, işçilerin, emekçilerin gitmesi gerekiyor bunda bir problem yok. Gelemezsiniz gidemezsiniz bir şey yok. Ama biz gün boyu ille de Taksim’de olacağız ve oralarda şehrin merkezinde kalmış olan Taksim’in dışında bir 1 Mayıs düşünmüyoruz gibi bir yaklaşım emeğin hakkını ne derece savunma ile bağdaşır, ben onların anlayışına ve milletimizin değerlendirmesine bırakıyorum. 81 vilayetimizdeki meydanlar İstanbul’da dahil bir çok meydan açılmış durumda emekçilere. Anmayı mutlaka yapmaları gerekiyor bunun içinde her türlü imkanın sağlandığını herkes biliyor. Ama ille de orada gün boyu olmayı da ben doğru bulmuyorum.

3 dönem kuralı nedeniyle aday değilsiniz. İçinde kaldı dediğiniz çalışma hayatı ile ilgili bir düzenleme var mı? Bakanlığı devrettikten sonra ne yapmayı düşünüyorsunuz?

Biz bir takım oyuncusuyuz bir çok düzenleme yaptık. İş sağlığı güvenliği konusu bir çok acı yaşadıktan sonra o kadar yapılması gereken düzenlemeler vardı. O kadar çok önemli düzenlemeler yaptık ki ben herkese teşekkür ediyorum. Şimdi mevzuat açısından bir eksiğimiz kalmadı artık işçinin bilinçlenmesi önemli. Biz yine desteğimizi sağlayacağız. Ama önemli ölçüde aklınıza gelebilecek her alanda çalışma hayatı ile ilgili büyük değişimler yaptık.

>>2016 KPSS'YE GİRECEK ORTAÖĞRETİM ADAYLARI DİKKAT!!!

Son Güncelleme: 29.04.2015 11:34
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner389

banner394