Karın Ağrısı Yaşayanlar, Kanser Riskine Dikkat!

Sürekli karın ağrısının bir sebebi de kanser hastalığı olabilir! Sürekli karın ağrısı çeken hastalar bir an önce doktora başvurmalı! Kişi için bu durumun bazı belirtileri vardır, gelin birlikte inceleyelim...

banner396

Karın Ağrısı Yaşayanlar, Kanser Riskine Dikkat!

Sürekli karın ağrısının bir sebebi de kanser hastalığı olabilir! Sürekli karın ağrısı çeken hastalar bir an önce doktora başvurmalı! Kişi için bu durumun bazı belirtileri vardır, gelin birlikte inceleyelim...

26 Mart 2015 Perşembe 16:06
1719 Okunma
Karın Ağrısı Yaşayanlar, Kanser Riskine Dikkat!

Sürekli karın ağrısının bir sebebi de kanser hastalığı olabilir! Sürekli karın ağrısı çeken hastalar bir an önce doktora başvurmalı! Kişi için bu durumun bazı belirtileri vardır, gelin birlikte inceleyelim...

Sürekli karın ağrısından şikayet edenler dikkat!

Memorial Hizmet Hastanesi Genel Cerrahi Bölümü’nden Doç. Dr. Sibel Gelecek Geyik, ülkemizde en sık görülen 10 kanser arasında 3. sırada bulunan kolorektal kanserler ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi.

 Şehir yaşamının yüksek temposu, hazır gıdalar, aşırı yağlı ve lifsiz besin tüketimi alışkanlıkları kalınbağırsakta ortaya çıkan kolorektal kanserlerin oluşum riskini artırıyor. Geçmeyen karın ağrısı, kabızlık ve ishal gibi şikayetler ile ortaya çıkan bu kanser türleri erken teşhis ve doğru planlama ile başarıyla tedavi edilebiliyor.

Tuvalet alışkanlıklarınızı iyi gözlemleyin

“Kolon” adı verilen kalın bağırsakta ve “rektum” diye bilinen kalın bağırsağın son kısmında görülen kanserler “kolorektal kanserler” olarak bilinmektedir.

Rektum ve makat bölgesini tanımlayan anorektal bölgenin hemoroid, anal fissür, anal fistül gibi iyi huylu hastalıkları ile benzer bulgular verdiklerinden bu iki grup hastalıklar karıştırılabilmektedir. Ancak iyi ve kötü huylu hastalıklar olabildiklerinden ayırıcı tanı net olarak yapılmalıdır.

Karın ağrısı, anemi, kabızlık, ishal, makatta kanama ve ele gelen kitle, bağırsak alışkanlıklarında değişiklik, tuvalet sonrası tam rahatlamama şikayetleri ile ortaya çıkabilir.

En sık karşılaşılan ve en sık karıştırılan bulgu, rektum yani kalın bağırsağın son birkaç santiminden gelen kanamadır. Bu nedenle rektal kanama başta olmak üzere ilgili şikayetleri olan bir hastanın doğru teşhis ve tedavi için mutlaka doktor kontrolünden geçmesi gerekir.

Muayeneden çekinip doktora gitmemek daha kötü tablolara neden oluyor

Günümüzde kolorektal kanser sıklığının görülme sıklığı her geçen gün artmaktadır. Bu kanser olgularının %50’sinde tanı konulduğu zaman başka organlara sıçramış (metastaz yapmış) haldedir. Genellikle bu bölge hastalıklarında kişilerin muayeneden kaçınması ayırıcı ve erken tanının gecikmesine neden olmaktadır. Bu sebeplerle erken tanı ve tedavi çok önemlidir.

Risk grubunda olan hastalara uygun tarama testleri yapılmalıdır. Ailesel kolorektal kanser öyküsü, ailede ya da kişide polip veya kolorektal kanser tanısı olması ve inflamatuar bağırsak hastalığı olması yüksek risk grubu olarak tanımlanır.

Risk grubunda olanlar 40, olmayanlar 50 yaşından sonra kontrol yaptırmalı

Kolorektal kanserlerde tanı ve tarama amacı ile dışkıda gizli kan bakılması, rektosigmoidoskopi, kolonoskopi, kolon grafisi, sanal kolonoskopi gibi tetkikler kullanılmaktadır. Bunlar arasında kolonoskopi en iyi tanı ve tarama yöntemidir. Hem lezyonun gözle görülmesine hem de patolojik inceleme için parça alınmasına olanak sağlar.

Şikayeti olmayan ve yüksek risk grubu olmayan hastalarda taramaya 50 yaşından sonra başlanmalı; yılda bir dışkıda gizli kan bakılması ve 5 yılda bir kolonoskopi uygulaması da önerilen tarama tetkikleridir.

Şikayeti olan ve/veya yüksek risk grubunda kabul edilen hastalarda taramaya 40 yaşından itibaren başlanmalıdır; yılda bir gaitada gizli kan bakılması ve 2 yılda bir kolonoskopi uygulaması ile de takip edilmelidirler.

Erken tanı ve tam donanımlı bir merkezde tedavi çok önemli

Kolorektal kanserlerde öncelikli tedavi cerrahidir. Tümörün evresine ve lokalizasyonuna göre öncesinde ve sonrasında tedaviye kemoterapi ve radyoterapi eşlik edebilir. Dolayısı ile günümüzde multidisipliner bir yaklaşımla tedavi edilmektedirler.

Tedavisi olan bir hastalık olduğundan sonuçların daha yüz güldürücü olabilmesi için erken tanı ve tedavi oldukça önemlidir. Bu nedenle kişiler yukarıda belirtilen şikayetleri olduklarında mutlaka doktor kontrolünden geçmelidirler.
Milliyet
>>2016 KPSS'YE GİRECEK ORTAÖĞRETİM ADAYLARI DİKKAT!!!

Son Güncelleme: 26.03.2015 16:10
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner389

banner394