Batı Nil Virüsü Hakkında Bilgilendirme

Batı Nil Virüsü nedir? Kimlerde görülür? Nasıl bulaşır? İşte Batı Nil Virüsü hakkında bilinmesi gerekenler...

banner396

Batı Nil Virüsü Hakkında Bilgilendirme

Batı Nil Virüsü nedir? Kimlerde görülür? Nasıl bulaşır? İşte Batı Nil Virüsü hakkında bilinmesi gerekenler...

12 Kasım 2015 Perşembe 16:30
5677 Okunma
Batı Nil Virüsü Hakkında Bilgilendirme
 Batı Nil Virüsü nedir? Kimlerde görülür? Nasıl bulaşır? İşte Batı Nil Virüsü hakkında bilinmesi gerekenler...

Yaşlılar, çocuklar, hamileler ve HIV/AIDS hastaları gibi bağışıklık sistemi baskılanmış kişilerde Batı Nil virüsü ciddi seyredebilir ve sinir sistemi enfeksiyonuna yol açabilir.


Batı Nil Virüsü; ilk defa Uganda’nın Batı Nil bölgesinde 1937 yılında yüksek ateşli bir hastanın kanından izole edilmiş; kuşlar, atlar ve insanlarda, hastalığa neden olan ve sivrisineklerle bulaşan bir etkendir. Batı Nil enfeksiyonu; Afrika Kuzey ve Güney Amerika, Asya, Orta Doğu ve Avrupa’da yaygın olarak görülmektedir. Son birkaç aydan beri Yunanistan, Romanya, Macaristan, Rusya ve İtalya gibi ülkelerde de görülmektedir. Ülkemizde virüsün bulunduğuna dair bulgular daha önce yapılmış çalışmalarda gösterilmiştir.

Bakanlığımıza 12 Ağustos 2010 tarihinde Manisa ili Devlet Hastanesinden sinir sistemi belirtileriyle seyreden bir hastalık bildiriminde bulunuldu. Bu durum üzerine Bakanlığımız derhal bilimsel danışma kurulu oluşturarak incelemeler başlattı.

Bildirimde bulunulan 16 hastanın yapılan incelemelerinde birçoğunun altta yatan kronik hastalığı olan ve aşırı sıcağa maruz kaldığı saptanan yaşlı hastalar olduğu ve farklı sebeplerden dolayı bu hastalardan altısının kaybedildiği saptandı. Bu 16 hastanın tamamı ülkemizde görülen ve görülmeyen sinir sistemi enfeksiyonları yönünden araştırıldı. Yapılan laboratuvar incelemeleri sonucunda üç hastada Batı Nil Virüsü enfeksiyonu saptandı.

Hastalık konusunda duyarlılığı arttırmak üzere hastalığın özellikleri ve şüphelenildiğinde yapılması gereken işlemlerle ilgili olarak sağlık teşkilatı bilgilendirildi. Sakarya, İzmir, Aydın ve Isparta‘dan toplam dört yeni vaka daha Batı Nil Ateşi olarak tanımlandı. Sonuç olarak bugüne kadar beş ilimizden toplam yedi vakaya Batı Nil Ateşi tanısı konuldu ve bu hastalardan üçü kaybedildi. Halen iki hasta hastanede takip ve tedavi altındadır.

Laboratuvar çalışmaları; Refik Saydam Hıfzıssıhha Merkezi Başkanlığı viroloji laboratuvarında gerçekleştirilmiştir.

Ayrıca; Manisa ilinde sivrisineklerde söz konusu virüsün araştırılmasına yönelik çalışmalar Ege ve Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakülteleri tarafından başlatıldı.

Batı Nil Ateşi enfeksiyonu özellikle kurak ve sıcak yaz aylarında sivrisineklerin aktif olduğu dönemde görülür. Hastalığın kuluçka süresi 2-15 gün arasında değişir. Virüsün bulaştığı kişilerde çoğu kez hiçbir belirti ve bulgu olmaz. Genellikle kişiler farkına bile varmazlar.

Yaklaşık %20 oranında ise Batı Nil ateşi adı verilen, hafif bir enfeksiyon gelişir ve tam iyileşme gerçekleşir. Yaşlılar, çocuklar, hamileler ve HIV/AIDS hastaları gibi bağışıklık sistemi baskılanmış kişilerde Batı Nil virüsü ciddi seyredebilir ve sinir sistemi enfeksiyonuna yol açabilir.

Batı Nil Virusu enfeksiyonlarının santral sinir sistemi tutulması durumunda başağrısı, kusma ve bilinç değişiklikleri en önemli belirtileridir. Genellikle selim seyirli bir hastalıktır. Hafif vakalarda tedaviye gerek yoktur. Ciddi vakalar ise hastaneye yatırılarak izlenilmelidir.

Batı Nil Virüsü’ne karşı insanlar için geliştirilmiş bir aşı henüz bulunmamaktadır. Sivrisinekler ile mücadele korunmanın temelini oluşturmaktadır (kapı ve pencerelerden sivrisineklerin girişinin engellenmesi, ev çevresinde sivrisineklerin barınması ve çoğalmasına yol açacak odakların bertaraf edilmesi, uzun kollu gömlek ve pantolon giyilmesi, sivrisineklerin yoğun olduğu yerlerde hava karardıktan sonra kapalı korunaklı yerlerde bulunmaya gayret etmek önemlidir).

Sonbahar mevsimine girmiş olmamız ve havaların soğuması nedeniyle yeni vaka görülmesinin azalacağı beklenmekle birlikte önümüzdeki yıl için belediyelerimizin özellikle sivrisinek mücadelesi konusuna özen göstermeleri gerekmektedir.

Bakanlığımız bu mücadeleye katkı sağlamaya devam edecektir. Vatandaşlarımızın bu hastalığın bulaşmasında en önemli aracı olan sivrisineklere karşı yukarıda bahsedilen önlemleri almaları, özellikle kuşların göç yolları üzerinde olan yerleşim yerlerinde çalışan Çevre ve Orman Bakanlığı ile Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı çalışanlarının dikkatli olmaları, artan kuş ölümleri ve at ölümleri durumunda sağlık yetkililerini bilgilendirmeleri önem taşımaktadır.
>>2016 KPSS'YE GİRECEK ORTAÖĞRETİM ADAYLARI DİKKAT!!!

Son Güncelleme: 12.11.2015 16:35
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner389

banner394