Emeklileri Yakından İlgilendiren Kanun Teklifi Reddedildi!

Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu'nda İYİ Parti tarafından verilen emeklilerin sorunlarına çözüm önerileri sunan kanun teklifi görüşüldü. İşte detaylar...

Emeklileri Yakından İlgilendiren Kanun Teklifi Reddedildi!

Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu'nda İYİ Parti tarafından verilen emeklilerin sorunlarına çözüm önerileri sunan kanun teklifi görüşüldü. İşte detaylar...

17 Ocak 2019 Perşembe 15:52
Emeklileri Yakından İlgilendiren Kanun Teklifi Reddedildi!

Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu'nda İYİ Parti tarafından verilen emeklilerin sorunlarına çözüm önerileri sunan kanun teklifi görüşüldü. İşte detaylar...Öneri ile ilgili detay şöyle;

Ülkemizin en önemli toplumsal kesimi içinde 13,5 milyona ulaşmış olan sayılarıyla emekliler yer almaktadır. Büyük bir toplumsal grubu oluşturan emekli vatandaşlarımızın gittikçe ağırlaşan ekonomik koşullara karşı güçleşen geçim sıkıntıları 2019'da yapılan zam oranlarıyla daha zor bir hâl alacaktır. Artan enflasyon, yüksek vergi artışları, yükselen hane halkı borcu, düşmekte olan alım gücü göz önünde bulundurulduğunda 13,5 milyona ulaşan emekli vatandaşımızın geçim sıkıntılarını aşmaları, ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik koşullar karşısında ezilmemelerinin sağlanması, sosyoekonomik şartlarının iyileştirilmesi için atılacak adımların belirlenmesi ve gerekli tedbirlerin alınması amacıyla, İstanbul Milletvekili Yavuz Ağıralioğlu ve arkadaşları tarafından 17/1/2019 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına verilmiş olan Meclis araştırma önergesinin diğer önergelerin önüne alınarak görüşmelerinin 17/1/2019 Perşembe günkü birleşimde yapılması önerilmiştir.

Önerinin gerekçesini açıklamak üzere öneri sahibi İYİ PARTİ Grubu adına Konya Milletvekili Fahrettin Yokuş bir konuşma yaptı;

Bildiğiniz gibi, ülkemizde 13,5 milyonu aşkın emeklimiz var. Yine, hepinizin malumu, 2006 yılından itibaren sosyal güvenlik kurumlarımız SSK, BAĞ-KUR ve Emekli Sandığı birleştirilerek tek çatı altına getirildi ve o süreçten bu yana SGK'yle ilgili pek çok yasal düzenleme yapıldı. Bu yasanın çıkış amacı şuydu: Çalışma hayatında ve emeklilikte norm ve standart birliği sağlamak. Yani SSK'li olsun, BAĞ-KUR'lu olsun, Emekli Sandığına mensup olsun, çalışanların ve emeklilerin eşit, adil ücretler, hakkaniyetli bir paylaşım alması yönündeydi. Fakat çatı kuruldu ama maalesef, çatının kuruluş amacı doğrultusunda ne SSK emeklisi ile memur emeklisi ne kendi hesabına çalışan BAĞ-KUR emeklisi eşitlenemedi; yine, ne Emekli Sandığı kapsamındaki memur ne SSK kapsamındaki işçi ne de BAĞ-KUR kapsamında kendi hesabına çalışanlar aynı haklara kavuşamadılar.

Yine bizim, özellikle SGK içerisinde 2000 öncesi ve 2000 sonrası bir intibak sorunumuz var. Siyasi iktidar, 2003 yılında, 2000 öncesi SGK'lılar için, SGK mensubu emekliler için intibak yasası düzenlemiş ama 2000'den sonra işe girenler için maalesef bunu çok görmüş; SSK'lı emekliler arasında, 2000 öncesi ve 2000 sonrası ayrımı, ücret adaletsizliği almış başını gitmiş. Bu hususta Adana Milletvekilimiz Sayın İsmail Koncuk Bey Meclisimize bir kanun teklifi verdi. İnşallah bu adaletsizliği bu teklifi görüşerek düzeltebiliriz ama siz, bizden gelen her şeye "hayır" dediğiniz için, gelin, siz getirin -özellikle AK PARTİ Grubuna söylüyorum- bu adaletsizliği hep beraber çözelim.

Bu önergeyi vermeden önce, emekli derneklerimizle yaptığımız görüşmelerde emekli derneklerimiz diyorlar ki: "Bizim, devletten 2002, 2006, 2008 yıllarından kalan alacaklarımız var, zam farklarımız var, hâlâ ödenmedi; ödenmesini talep ediyoruz." Yine diyorlar ki: "Vergi iadesi vardı eskiden, fatura toplardık. Sonra devletimiz bunu kaldırdı, bunun yerine vergi indirimi uygulamaya başladı. E bu da yüzde 4'lerde kaldı. Aradan yıllar geçti, yıllar geçti." Bunun yüzde 10'a çıkarılmasını arzu ediyorlar.

Yine emeklilerimiz diyorlar ki: "Kalan ömrümüzü büyük bölümümüz, hastane, eczane ve ev arasında geçiriyoruz fakat bu üçgen içerisinde, her hastaneye gidişimizde, her eczaneye gidişimizde fark ödüyoruz, katılım payı ödüyoruz, muayene ücreti ödüyoruz. Yüce Meclisin adaleti varsa bunu, bu adaleti bize sağlasın." Çok da bir şey istemiyorlar.

Ve devamla diyorlar ki: "Emeklilere verilmeye başlanan banka promosyonları adil değil, bunlar artırılsın." Başka? Yine, Türkiye Emekliler Derneğine -en büyük emekli derneğimiz- 2015 yılı 21 Ekiminde dönemin Başbakanı Sayın Davutoğlu "Merak etmeyin, bir tane evsiz emekli bırakmayacağız." sözü vermiş. Vallahi, diyorlar ki: "Devlette devamlılık esastır. Sayın Davutoğlu'nun sözünü AK PARTİ iktidarı yerine getirmeli, TOKİ'yle acil bir anlaşma yapmalı. Bizim maaşlarımıza uygun yani maaşlarımızdan dörtte 1 kesinti yaparak bizleri emekli etsinler çünkü şu anda 3 milyondan fazla emeklimiz kiralarda oturuyor."

Yine, efendim, emeklilerimiz diyorlar ki: "SSK emeklisi, BAĞKUR emeklisi ve Emekli Sandığı emeklisi arasında ücret adaletsizliği var, bunu giderin. Yahu, hepimiz emekliyiz. İşte, 2019 yılında artışlarda da farklı farklı artış yapıyorsunuz, bu adaletsizliği de giderin bari, yüzdelik artışlarımızı bari düzeltin.

Başka diyorlar ki: "Geçim sıkıntısı yüzünden yüzde 35'imiz ikinci bir iş yapmak zorunda kalıyoruz. Allah aşkına, yahu, bizi de bu işten kurtarın. Yani artık belimiz bükülmüş, nefes almakta zorluk çekiyoruz ama bir yandan geçim derdi; sürünerek, zorluk çekerek ikinci bir iş yapmaya gayret ediyoruz. Allah aşkına, yahu, ömrümüzün şu son dönemlerinde bari azıcık rahat yaşayalım, torunlarımızı sevindirecek bir hediye alabilecek ücretler verin."

Vallahi, çok şey istemiyorlar aslında. Ama yüce Meclis heyeti kendisinin emeklilik işini… İki yıl Mecliste vekillik yaptıktan sonra -ben de dâhil, şimdi ben de alacağım herhâlde- yani bir anlamda kıyak emeklilik yapıyorsanız, vicdanınıza sesleniyorum: Gelin, bu emeklilere de asgari ücrete kadar çıkaralım en düşük emekli maaşını, ona göre hepsini yeniden düzenleyelim.

Çünkü TÜİK'in rakamları bunu söylüyor, çünkü TÜRK-İŞ'in araştırmaları açlık sınırını 2 bin lira civarında tutuyor. Gelin, bir kere olsun, emeklilerimizi hep beraber sevindirelim diyor, hepinizi -sendika hakkı vermek kaydıyla bir de emeklilerimize- saygıyla selamlıyorum efendim. 

Öneri üzerinde Halkların Demokratik Partisi Grubu adına İzmir Milletvekili Serpil Kemalbay söz aldı ve şunları söyledi;

Yıllarca çalışmış ve emekli olmaya ömrü yetmiş 13,5 milyon emeklinin durumunu konuşuyoruz. İlk önce, şu anda emekli olan vatandaşlarımızı, aslında emekli olmayı başardıkları için kutlamak gerekiyor.

Biraz önce de söylendi, kendisi 46 yaşında emekli olan, üstelik şu anda çift maaş almakta hiçbir sakınca görmeyen Cumhurbaşkanının kendisinden sonra kimsenin yaşarken emekli olmaması için her türlü önlemi aldığını görüyoruz.

Emeklilikte yaşa takılanlar, söylendiği gibi, 2000'den önce çıkan yasadan dolayı emeklilikte yaşa takıldılar fakat 2008'de AKP iktidarının çıkarttığı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Yasası emeklilikte yine yaşı yükseltti ve emeklilik koşullarını kötüleştirdi. "Olur mu öyle şey?" demeyelim, oldu. Şu anda çalışıp 65 yaşında emekli olacağını sanan çalışanların ileride başına ne geleceğini de bilmiyoruz.

Aslında AKP saray iktidarı kimsenin emekli olmasını istemiyor ama gözünü emeklilik için kesilen paraya dikmiş durumda. Ücrette adaletsizlik bunun bir göstergesi. Şu anda 850 lira emekli maaşı alan emekliler dahi bulunuyor. Bu, AKP döneminde getirilen yasalardan kaynaklı olarak böyle. "İşte, ne yaparız da bu parayı emeklilere vermeyiz?" Ki bu para halktan toplanan, çalışanlardan toplanan, halkın doğrudan ve dolaylı vergilerinden toplanan paralardır. "Bu paraları nasıl emeklilere vermeyiz?" diye bir çalışma yapılıyor. Bunun yolunu da emeklilikte yaşa takılanlar gibi akla hayale sığmayan hak gasplarıyla ya da emeklilik koşullarını her defasında kötüleştirerek yapıyorlar. Bu da yetmiyor, bir de bireysel emeklilik sistemi çıkarttılar. Zorunlu bireysel emeklilik sistemiyle fonlar oluşturarak tekrar ücretlilerden adına "emeklilik" dedikleri sermayeye para aktarma sistemini oluşturdular. Hâlbuki bunun emeklilikle bir ilgisi yok, bu bir fon. Bu fon da yine her zaman olduğu gibi işçilerden, emekçilerden alınıp sermayeye aktarılacak bir fon.

Değerli arkadaşlar, bireysel emeklilik sisteminden hemen çıkılması gerekiyor, zorunlu bireysel emeklilik sistemine de "hayır" denmesi gerekiyor. Çalışanlar ileride bu BES konusunda daha fazla soyulacaklarına emin olabilirler.

Şunu unutmayalım ki işçiler, emekçiler, emekliler artık bıçak kemiğe dayandı noktasındalar ve sermayeyi besleyen bu sistem karşısından 31 Martta milletimiz, halkımız "…"(x) diyerek bu sermayeyi besleyen, emekliden alıp sermayeye devreden sisteme, düzene "hayır" diyeceklerdir diyorum.

Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına Burdur Milletvekili Mehmet Göker'de öneri üzerine bir konuşma yaptı;

Biz CHP ve muhalefetin bir kısım partileri olarak emeklilerin ne denli zorluk içinde olduğunu gücümüz yettiğince, sesimiz çıktığınca sizlere anlatmaya çalışıyoruz ama siz anlamakta bir miktar güçlük çekiyorsunuz. En küçük aile karı koca, iki kişi, o yüzden en küçük fiyatlar üzerinden gideceğim ve yine en düşük maliyet yani esnafın tabiriyle "kasa altı" fiyatları burada konuşarak bu hesaplamayı yapacağız. Hesaplamamızı da -dün geçen yasa teklifinde olduğu gibi- en düşük maaş 1.000 lira, onun üzerinden yapacağız.

Şimdi, ortalama bir emekli maaşı minimum 1.000, maksimum 2.250-2.500 lira civarında yani ortalama 1.200-1.300 lira. Bu seviyede yaşayan insan sayısı yaklaşık 12 milyon kişi. Şimdi, başladığımız takdirde, öncelikle aldığımız 1.000 TL paranın 400 lirası ev kirasına gidiyor. Bu ev, şöyle söyleyeyim, İstanbul'da alınabilecek, hani seçmen kayıtlarının yapılabileceği, yapıldığı söylenen ahırlardan daha da kötü bir ev. Bu evin ortalama elektrik gideri 99 lira, su gideri 80 lira. Bu arada paralar gerçek değil çünkü bu kadar para bir Müslüman'da bulunmaz.

Doğal gaz fiyatı ortalama 147 lira. Şimdi, gıdadan haberiniz olmayabilir, büyük miktarda para çıkarmış olmayalım. Biliyorsunuz, soğanın kilosu yaklaşık 5 lira, bu en kötü hâliyle, patates 4, domates yine 5 lira, salça 11 lira oldu, bulgur keza 4 lira, ekmek 1 lira -ortalama 30 ekmek tüketildiği takdirde, günde 1 ekmek yediklerini düşünüyoruz karı kocanın- bunların maliyeti de yaklaşık 197 lira. Bunu da kenara koyduk. Tabii, bunların evlatlarıyla, çocuklarıyla hiç olmazsa bayramda seyranda, cumartesi pazar konuşacakları bir telefonları da olması lazım bir kişide. Onu da kontörlü hat alırsanız, faturalı da değil, 30 lira, onu da koyduk. Tabii, emeklinin en büyük sorunu muayene. Herkes emekli olduğunda -Allah gecinden versin diyelim, siz öyle yapıyorsunuz- mutlaka hastaneye gidecek, kronik bir hastalığı ortaya çıkacak, en kötüsü itibarıyla tansiyonu olacak. Bir muayene ücreti devlet hastanesinde -üniversite demiyorum- katılım payı hariç yaklaşık 6 lira yani karı koca birer kere muayene olursa 12 lira, 3 lira da ilaç katılım bedeli var... 

bu da yaptı mı 18 lira? Bu emeklinin elinde geriye kalan, ay sonuna kadar, otuz gün içerisinde yiyeceği para miktarı 29 lira. Enine de yiyin, boyuna da yiyin. Yani, günde 1 liranın altında bir parayı biz bu insanlara hak görmüş oluyoruz.

Şimdi, sorun aslında şu, bir hekim fıkrasıyla anlatmak istiyorum: Hasta gidiyor, işaret parmağını gösteriyor, diyor ki: "Parmağımı nereye dokunsam ağrıyor vücudum." Doktor muayene ediyor, hasta "Kolum ağrıyor." diyor, bakıyor, kolu sağlam "Bacağım ağrıyor. "diyor, sağlam. En sonunda ortopedist diyor ki: "Ya, parmağının bir filmini çekelim." Çekiyorlar ki parmak kırık.

Şimdi, siz de sürekli a Haber dinleye dinleye bu insanların hâlinin gerçekten güzel olduğunu zannediyorsunuz ama öyle değil. İnsanlar açlık içinde kavruluyor, insanlar açlık içinde yalvarıyor.

Öneri üzerinde, Adalet ve Kalkınma Partisi Grubu adına Ankara Milletvekili Orhan Yeğin konuşma yaptı;

Kıymetli milletvekilleri, elbette hep ileriye bakacağız, hep hedeflerimizi daha yüksek, daha ileriye koyacağız. Geçenlerde bir hatip de bu kürsüde ifade etti "Tarih ileriye doğru yaşanır ama tarih geriye doğru bakarak anlaşılır." dedi.

Hedeflerimizi ileriye doğru koyarken o hedefleri nereye taşıyacağımız, ne yapacağımız, nereden nereye geldiğimize bakmadan çok da planlaması mümkün olmuyor çünkü geçmişten nereye geldiğimize, imkânlarımızın ne olduğuna, elimizde ne olduğuna bakmadan konuştuğumuzda konuşmanın ölçüsünün yukarıya doğru limitlerinin nereye vardığını bilemediğimiz zamanlar oluyor.

Hayatlarının en verimli dönemlerini ülkemizin çalışma hayatında geçiren, bu çalışmalar nihayetinde emekliliği hak etmiş tüm emeklilerimizin reel gelirinin artması için ülkemizin imkânları dâhilinde her türlü iyileştirici düzenlemeyi yaptık ve yapmaya devam ediyoruz. isterseniz bunlardan bazılarını burada ifade edeyim.

2000 yılı öncesinde bağlanan emekli aylıkları için intibak düzenlemesini bu dönemde, bu yıllarda hep beraber yaptık AK PARTİ iktidarları döneminde. Otuz yıldan fazla hizmeti olan 4/C emeklilere otuz yılı aşan süreler için emekli ikramiyesi ödenmesine imkânda tanıdık. Memuriyet hizmeti olup SSK ve BAĞ-KUR'dan emekli olanlara memuriyet hizmetleri için emekli ikramiyesi ödenmesini sağladık. Emekli olduktan sonra ticari faaliyette bulunanların aylıklarından yüzde 15 oranında kesilen sosyal güvenlik destek primlerini kaldırdık. Emekli aylıklarının bağlanma süresi yetmiş günden fazla sürmekteyken bugün hamdolsun, aylık bağlama süresini on beş gün ortalamaya indirdik ve inşallah bunu bir haftaya, bir güne indirme hedefini de yakalayacağız. Aylık bağlandıktan sonra eksik hizmet süresi nedeniyle emekli aylıklarının iptal edilmesinin önüne geçmek amacıyla, aylık bağlandıktan sonra da borçlanmayla eksik hizmet süresini tamamlama imkânını veren düzenlemeyi de yaparak aylıkların kesilmesinin önüne geçtik. On yıllık hizmeti dolmadan vefat eden sigortalıların hak sahiplerine beş yıllık hizmetleri karşılığında aylık bağlanmasını sağladık. Hayatını kaybeden sigortalının 65 yaşından büyük, muhtaç durumda olan ana ve babasına artan hisse bulunup bulunmadığına bakılmaksızın aylık bağlama imkânı getirdik.

Emekli ve hak sahiplerine konut edindirme yardımı tutarları hiçbir seçim beyannamemizde, hiçbir programımızda olmamasına rağmen, taahhüdümüz olmamasına rağmen konut edindirme yardımlarında, fonlarında biriken paraları da ödedik, ödemeyi başardık.

Vergi iadesi alabilmek için -az önce de hatibimiz ifade etti- fiş ve fatura toplama uygulamasını da kaldırarak emeklilerimizi zarftan, fiş toplamadan, zımbadan, yazmadan, çiziden hep beraber kurtarmış olduk. Bütün emeklilerimizin yararlanacağı, daha az maaş alanın daha çok yararlanacağı bir farklı kademelendirmeyle bütün emeklilerimize promosyon ödenmesini sağladık. Emeklilerimize Ramazan ve Kurban Bayramlarında biner TL olmak üzere, bundan sonraki her bayramda totalde 2 bin lira olmak üzere bayram ikramiyesi ödenmesi için düzenleme yaptık ve hayata geçirdik. Ve son olarak da dün Mecliste kanunlaşan yasayla, bundan sonra emekli ve maluliyet aylıklarıyla ilgili, emeklilerin aldığı yıllık zamları bin TL olana kadar aradaki farkı kapatıp bin TL maaş alabileceği yani bin liranın altında maaşın cebine girmediği bir düzenlemeyi hep beraber yapmış olduk.

Ve aslında sayın milletvekilleri, ne yaptık, biliyor musunuz? Başlıkların ötesinde genel bir anlam olsun, hafızalarımızda bütün bu yapılanların toplamı neye eşit olsun, aklımızda kalsın diye söylüyorum. 2202 yılında emeklilerimize yapılan ödemelerin gayrisafi yurt içi hasılaya oranı 4,8'ken bu oran 2018 yılında 6,75'e, 6,8'e yükseldi. Yani 2002 yılında emeklilere yapılan ödemelerin gayrisafi yurt içi hasılaya olan oranını 2018'e geldiğimizde yüzde 40'ın üzerinde artırmayı Allah bize nasip etti, hepimize nasip etti.

Yeter mi, her ihtiyacı karşılar mı? Buna kim "Evet." diyebilir? İnsanlarımız, milletimiz her şeyin, her güzelliğin en iyisine, en fazlasına layık. Biz hepimiz insanlarımız daha yüksek gelire, daha yüksek standarda sahip olsun, daha mutlu olsun, yaptığımız düzenleme ve icraatlar onun hayatının yükünü daha da azaltsın istiyoruz ve on altı yıldır bu ideal için, bu refahı yakalamak ve sürekli kılmak için, altını çiziyorum, sürekli kılmak için gece gündüz çalışıyoruz.

Bu ülkeyi inşallah hep beraber büyütmeye devam edeceğiz. El ele vereceğiz. Kimsenin teninin rengine, kıyafetinin boyuna, şekline, şemailine takılmadan, milletin verdiği temsil yetkisini hep beraber doğru kullanacağız, popülizm, fırsatçılık yapmadan inşallah, daha da standartlarımızı yükselteceğiz.

İyi Parti'nin bu önergesi AKP ve MHP oyları ile reddedildi.

KPSSCAFE.COM.TR | ANKARA

Son Güncelleme: 17.01.2019 18:42
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Mehmet 4 ay önce

Milletvekili efendi sen ayda 1000 TL ile geçin o zaman gerçek hayatı anlayacaksın.