Öfkenizi Kontrol Etme Yöntemleri

Öfke aynı diğer heyecanlarımız gibi gayet normal bir duygudur. Bu öfke duygusu, abartılmış öfke, yön değiştirmiş öfke, saldırganlaşmış öfke haline dönüştüğünde problem yaratan bir duygu haline gelir. Kişiler arası ilişkilerinizde, iş ilişkilerinizde, aile içi iletişiminizde büyük sorunlara yol açar. Bazen düşük seviyede gelir geçer, bazen ise tufan gibi etrafı darmadağın eder.

İlginçtir ki öfke duygusu bizim hayvanlarla olan ortak duygularımızdandır. Onlar da bizim gibi öfkelenebilir ve saldırganlaşabilir. Aile üyelerine de olmak üzere kendi türlerinin hepsine zarar verebilirler. Ancak hayvanlar öfkelerini kontrol etmede tabiatları gereği bizim gibi yetenekli değillerdir.

Deprem olduğunda nasıl ki ne yapacağımızı şaşırır, en ufacık sarsıntıda bile bazen kendimizi balkondan aşağıya atarız ya; öfkelendiğimizde de benzer duygular içerisindeyizdir. Ne yapacağımızı bilemez, nasıl davranacağımızı kestiremez ve hareketlerimizi kontrol edemeyiz.

Savunma mekanizması olarak en fazla bastırma metodunu kullanırız. Öfkemizi sözel olarak ifade edemediğimizde sakinleşmekte zorlanacağımız için bastırma metodunu kullandığımız zamanlar olmuştur. Ancak bastırma yöntemi kısa vadede faydalı olsa da bilinçaltında biriken öfkeler ileriki bir zamanda birden ortaya çıkar ve çok daha fazla yıkıcı olur. Psikolojik etkisinin yanı sıra psikosomatik dediğimiz -psikolojik kökenli fizyolojik rahatsızlıklar- da kendini göstermeye başlar. Ülser, alerjik reaksiyonlar, yüksek tansiyon gibi…

En sağlıklı baş etme yöntemi, sakinleşmektir. Öfkeye neden olan sebepten ya da ortamdan uzaklaşıp, sakinleştikten sonra tekrar o sebebe ya da ortama yakınlaşabiliriz.

Şüphesiz ki sizde öfke duygusunu oluşturan kişileri, olayları ya da başka nedenleri değiştiremediğiniz zamanlar olmaktadır. Hatta çoğunlukta öyledir. O halde, eğer tüm o şeyleri değiştiremiyorsak, bizim etkilenme derecemizi ve bakış açımızı değiştirmemiz gerekiyor. Kendimizi değiştirebiliriz, kendimiz üzerinde irademiz vardır. Çok sıkıştığınız durumlarda tabi ki bir uzmandan yardım almalısınız.

Bu öfke nöbetlerinde yön değiştirme olduğunda bazen öfkenin tarafı olmayan masum insanlar da zarar görebilmektedirler. O yüzden öfke duygusu yıkıcı yönde gelişmeye başladığında mutlaka öfkenin yenilmesi gerekiyor.

Öfkeyi Yenmek İçin Neler Yapabiliriz?

Ortamdan uzaklaşmak gerekir dedik ya, kültürümüzde özellikler erkeklerin taraf olduğu öfkeli olaylarda ortamdan ayrılmak korkaklık olarak algılandığı için, bunu başarmak biraz zor ancak kesin çözüm sağladığı için mutlaka kullanılması gerekiyor. Ortamdan uzaklaşın, rahatlayana kadar derin nefes alın, kendinizi rahat hissettiğiniz anları veya yerleri düşünün ve yay gibi gerilen düşüncelerinizi gevşetin.

Öfkeli olduğumuz zaman en çok bağırır, çağırır, küfürler savurur ve fiziksel temas ile bir yere veya kişiye zarar veririz. Öfkelenmeye başladığınızı hissettiğinizde, birden durun ve o anki durumunuzu gözden geçirin, “ben ne yapıyorum”, “ne haldeyim”, diye düşünerek, kendinize üçüncü bir şahsın gözlerinden bakıp, “nasıl görünüyorum”, “nasıl algılanıyorum” diyerek öfkenin egemenliğindeki düşüncelerinizi değiştirin.

“Niye hep benim başıma geliyor”, “Ne kadar kadersizim”, “Bende şans olsa” tarzındaki sizi iyice umutsuzluğa düşürecek iç sesiniz yerine “Az sonra öfkem geçecek, yine eski ben olacağım”, öfkeli değilken iyi adamım aslında” tarzında biraz nükteli şekilde kendi gerçek iç sesinizi dinlemelisiniz.

Hayat her zaman tekdüze ilerlemez. Her çıkışın bir düşüşü, her beyazın bir siyahı, her aydınlığın bir karanlığı vardır. Ama düşüş bitince tekrar yükselme başlar, beyaz en temiz renktir, bazen kirlenir ama beyaz yine beyazdır. Aydınlık bazen karanlık tarafından tehdit edilir ancak karanlık her zaman aydınlığa yenilir. Bunu unutmamak gerekir.

Öfkenin devam etmemesi, yaşam kalitenizi düşürmemesi için öfkeye neden olan şeyleri sakin zamanlarda çözmeye çalışmak gerekir.

Öfkeyi büyüten en önemli şeylerden biri de iletişimde yaşadığımız sıkıntılar. Birbirimizi anlamamamız, anladığımızı hissettirmememiz öfkeyi büyütür, öfkenin şiddetini arttırır. O yüzden öfkelenmemek için iletişim becerilerimizi geliştirmemiz gerekir. Konuşurken göz teması kurmak, samimi duygularımızdan bahsetmek, öfkeye öfkeyle karşılık vermemek işe yarar.

Araştırmalar göstermiştir ki mizah yeteneği gelişmiş olanların kendileri de çevresindeki kişiler de öfke duygusuna pek kapılmazlar, kapılsalar bile öfkelerini ifade etme türleri biraz daha sadedir.

Aslında öfkelenmeden önce günlük yaptığımız ve biz fark etmeden bize stres yükleyen alışkanlıklarımızın arasında kısa molalar vermek çok önemlidir. Kısa çay molası yapmak, dışarı çıkıp 10-15 dakika temiz hava almak bizi rahatlatır.

Bunları yazarken aklıma gelen önemli bir şeyi belirtmeden geçmek istemiyorum. Günlük stresimiz arasında bize mutlaka yapmamız tavsiye edilen, beş farklı zamanda icra edilen ve bizi içinde bulunduğumuz madde dünyasından ayırıp, manevi bir huzura yönelten namazımız zaten öfkeyi başlamadan unutturmaz mı biz?


Memet KAYMAZ / www.kpsscafe.com.tr


NOT: Kpsscafe.com tarafından hazırlanan bu haber/makale  “www.kpsscafe.com.tr” şeklinde aktif link verilmeden kesinlikle kullanılamaz. Aksi takdirde tüm yasal girişimler yapılacaktır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
zekidogan 2 yıl önce

öfkeni yen ki başkalarına yenilmeyesin...

banner389

banner394