Uzman Erbaşların ve Sivil Memurların Sorunları

Uzman Erbaş ve Sivil memurların sorunları TBMM'de görüşüldü. Sivil memurlar asker mi? Askeri personelin sevk sorunları...

banner396

Uzman Erbaşların ve Sivil Memurların Sorunları

Uzman Erbaş ve Sivil memurların sorunları TBMM'de görüşüldü. Sivil memurlar asker mi? Askeri personelin sevk sorunları...

23 Ocak 2015 Cuma 11:54
553 Okunma
Uzman Erbaşların ve Sivil Memurların Sorunları
Uzman Erbaş ve Sivil memurların sorunları TBMM'de görüşüldü. Sivil memurlar asker mi? Askeri personelin sevk sorunları...

 22 Ocak 2015 günü Isparta Milletvekili Nevzat Korkmaz;” Uzman Erbaşlar ve Sivil Memurların sorunları, sivil memurların asker mi yoksa sivilmi oldukları, sivil memurların sevk sorunları, sivil memur dernekleri, Uzman Erbaşlar’a kadro verilmesi, Uzman Erbaşların üniforma ile emekli olma hakkı verilmesi, Uzman Erbaşların Doğu garnizonlarındaki hizmet süreleri, Uzman Erbaşların lojman dağılımındaki adaletsizliklerle” ilgili olarak TBMM'de konuşma yapmıştır.
Isparta Milletvekili Nevzat KORKMAZ; “Değerli Milletvekilleri, Milliyetçi Hareket Partisi millî mayın merkezinin kurulması yönündeki görüşlerini sizlerle ve kamuoyuyla paylaştı. Ben bu bölümde Türk Silahlı Kuvvetlerinin maalesef yıllardır sorunları bir türlü çözülemeyen, hatta bırakın çözülmesini, dönüp bakılmayan ve bu sorunlarla tüm ömrünü boğuşarak geçiren iki çalışan kesiminden bahsedeceğim. Gerçi artık her fırsatı değerlendirip bu sorunları dillendirişimiz onları, yüzleri buldu.

Kendi çocukları, eş dost akrabalar için neredeyse asırlık mevzuatları bile değiştiren AKP ve onların anayasal açıdan sorumlu ama vicdani açıdan sorumsuz bakanları, bu sorunları dillendirdiğimizde ya kulaklarını kapadılar ya da havaya tavaya bakarak dikkat dağıtmaya çalıştılar.

Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarının tümünün sorunları var. Onları da anlattık, çözüm önerilerini sunduk ama ben bu sınırlı zamanda uzman erbaşlar ile sivil memurların sorunlarını sizlere ve elbette "Askerin bakanıyım." diye ortalıkta dolaşan Sayın Millî Savuma Bakanına bir kez daha hatırlatacağım ki birazdan bu konuşmalarımıza vereceği cevaplarla da samimiyet derecesini hep birlikte ölçeceğiz. Gerçekten ordunun temsilcisi olarak onların sorunlarının çözümüne liderlik eden, nezaret eden anlamında bakan mı, yoksa meseleleri herkes gibi seyredip, bu meselelerin kangrenleşmesine arkadan bakakalan mı, göreceğiz.

Sayın Bakana sözlü, yazılı bir çok kez kürsülerden de bu sorunları aktardık, hükûmet sıralarına kadar gidip yine kendisine bu sorunları hatırlattık, çözüm beklediğimizi ifade ettik. Bu sorunların çözümünün bir kısmı gerçekten yasal değişiklikler gerektiriyor. Gerçi böyle bir değişikliğe destek olacağımızı her defasında yineledik. Bizler kanun teklifleri de getirdik Meclise ama ne kendisi bir tasarı getirdi ne de verdiğimiz tekliflere bir destek açıkladı. Bir milim ilerlemeden sorunlar büyüdü gitti.

Kaldı ki, değerli milletvekilleri, bu sorunların bir kısmı yasal değişikliklere ihtiyaç göstermiyor bile, sadece bu kesimlere birazcık insani yaklaşımla bakışınızı değiştirerek çıkaracağınız yazılı tebliğ ve talimatlarla halledilebilecek şeyler ama ne yaparsınız ki Sayın Bakanın bu konuda ne bir inisiyatif alası var ne de değiştirme kudreti.

Sayın Bakan, Sayın Hükûmet; bininci kere söylüyoruz, bu sorunları daha da ötelemeniz mümkün değil. Öfke sel gibi, çığ gibi. Bir an önce tedbir üretmeniz gerekiyor. Aksi takdirde ordumuzun en önemli gücü olan iç huzurunun, dayanışma duygusunun yerinde yeller esecek.

Sivil memurlarımız diyor ki: "Sayın Bakan, biz de sizin gibi siviliz. Evet, askerî bir teşkilatta hizmet veriyoruz ama asker değiliz. Bizim ya sorumluluk ve yükümlülüklerimizi sivilleştirin ya da özlük haklarımızı askerleştirin."

Ortada kocaman bir Anayasa Mahkemesi kararı var. 20 Eylül 2012'de, 2012/54 esas, 2012/125 karar sayısı ile vermiş kararını "Sivil memurlar asker kişilerden değildir." diye. Senin bir şey söylemene gerek yok Sayın Bakan, ortada Anayasa Mahkemesi kararı var, sadece gereğini iste. Bunu da söylemiyorsan Sayın Yılmaz "Sevsinler sizin askerî vesayeti kaldırdık." nutuklarınızı.

Kurumunuzda Sayın Bakan, bu bünyede çok kıymetli elemanlarınız var, doktorlar, mühendisler, uzmanlar birçoğu mastır, doktora yapmış. Özlük hakları maalesef yerlerde sürünüyor, sefalet ücretleri neredeyse, bunları muadillerine bakarak görebilirsiniz. "Gitsin başka yerlerde çalışsınlar." da diyemezsiniz çünkü başka kurumlar için muvafakat da vermiyorsunuz, şehit çocukları, kardeşleri dâhil. Çağdaş kölelik sistemi değil de nedir bu? Geride kalan yakınlarıyla birlikte olmak istiyorlar. "Hayır" diyorsunuz. Halbuki bunun için dört yıl önce bu kürsüden "Halledeceğim" diye söz verdiniz Sayın Bakan.

2010 yılında memurların hastalıkları neredeyse sağlık kuruluşlarına gitmelerinde, kurumlarından sevk alma zorunluluğu kaldırılmış olmasına rağmen bu kolaylık Türk Silahlı Kuvvetlerindeki sivil memurlar için geçerli değildir. Niye? Bunun için yasa yapmış Meclis, bunu niye uygulamıyorsunuz Sayın Bakan? Askerî kurumlara bir hatırlatma yazısı gönderme konusunda bu kadar mı acizlik içerisindesiniz. Yoksa "Askerin bakanıyım." derken, sivil çalışanları personeliniz mi saymıyorsun? Emeklilik intibak işlemleri, lojman hakkı, askerî sosyal tesisler ve servislerde yaşanan adaletsizlikleri kim kaldıracak Sayın Bakan? Sivil çalışanların örgütlülük haklarına niye saygı göstermiyorsunuz? Astsubay ve subay dernekleri kamu yararına dernekler ama sivil memurların derneklerine niye bu hakkı çok görüyorsunuz? Hâlâ daha bazı karargâh ve birliklerde âdeta mobbing unsuru olarak sivil memurlara nöbet, içtima, ücretsiz ve sınırsız çalışma şartları dayatılıyor. Sorduğunuzda "Siz de askerî kurumun personelisiniz." diyorsunuz. Sorumluluk var ama özlük haklarına gelince sıra örneğin, kariyer planlaması, görevde yükselme, fiili hizmet zammı, asayiş tazminatına gelince sıra "Siz sivilsiniz." deyip çıkıyorsunuz.

Sayın Bakan, Millî Savunma Bakanını biz aydan mı getireceğiz, aydan mı ithal edeceğiz? Bunlar için iki satırlık bir yazı, Meclise getireceğiniz 2 maddelik bir kanun teklifi sorunu çözmez mi? Bal gibi biliyorsunuz çözeceğini ama derler ya: "Geçinmeye gönlünüz yok." 50 bin sivil memur, aileleri ile birlikte bu ilgisizliğin hesabını sormak için 7 Haziranı bekliyor, "El mi yaman, bey mi yaman?" göreceksiniz.

Değerli milletvekilleri, uzman erbaşlarda bahsetmek istediğim ikinci kesim: Sanal alemi açtığınızda gerçi hep sizden bahsediyorlar, kürsüden bir de ben hatırlatayım dedim. Kuş uçmaz, kervan geçmez yerlerde vatan bekçiliği yapan, terörle mücadele eden bu yiğit Anadolu çocuklarının içinde bulundukları şartlar son derece zor. Terör tehdidini kastetmiyorum. Zaten gönüllü talip olmuş, taşı yastık, toprağı yorgan bilmiş bu kardeşlerimiz. Kaygıları can değil, sevdiklerinin ve ailelerinin geleceği. Onları güvenli bir geleceğe kavuşturmadan ortada bırakmaktan korkuyorlar. Can pazarında kelle koltukta görev yapanlar için sözleşmeli çalışma zulümdür. Herkese kadro verilirken uzman erbaşların unutulması, terörle mücadele edenleri cezalandırmak değil ise, değerli milletvekilleri, olsa olsa gaflettir, dalalettir. Hiç olmazsa belli bir hizmet süresinden sonra bu arkadaşlarımıza derhâl kadro verilmelidir.

Üniformaları ile emekli olma hakkını istiyorlar. Sanki sivil memurların sorunlarını çözmüşsün gibi, üniformaları çıkardıktan sonra uzman erbaşı sivil memur yapıyorsunuz, yani "Çile çekmeye devam et." diyorsunuz. Sivil memurluğa giriş derecesi 13, uzman erbaşlığa ise 10'dur. Sivil memurluğa geçtiğinde bir geriye gidiş yaşanıyor ki hakikaten uzman erbaşın geçmişi yok kabul ediliyor. Sivil memurların giriş derecesi 10 olarak belirlenir ise her iki kesimin de sorunu çözülmüş olacak. Ayrıca çoğu üniversite mezunu bu olan bu kardeşlerimizin 1'inci dereceye kadar ilerlemesinin önündeki maniler kaldırılmalıdır, yine tahsil durumlarına göre intibakları verilmelidir.

Aldıkları disiplin cezaları, hastalandıklarında verilen raporlar sözleşmelerini etkiliyor. Bu, insanlık dışı bir uygulamadır. Hiçbir uzman erbaş hasta olduğu hâlde doktora gitmek istemiyor. Bu insanlık dışı uygulamayı kaldırmak çok mu zor Sayın Bakan? Ne hastalanma lüksleri var ne de üstlerinden aldıkları disiplin cezaları için hak arayabilecekleri merciler. Doğu garnizonlarındaki görev süreleri subay ve astsubayların ikişer yıl ama uzman erbaşların beş yıl. Dolayısıyla üçüncü doğu hizmetinde verilen ek ödemelerde de sıkıntı yaşıyorlar, bir haksızlıkla karşı karşıyalar.

Lojmanlardaki ve sosyal tesislerdeki eşitsizlikler, emeklilik maaşındaki haksızlıklar, daha bunlar ne kadar devam edecek? Yani gözlerinizi kapatmışsınız. Aileleriyle birlikte, efendim, binlerce kişi sizin bu sorunlara el atmanızı bekliyor, bu sorunların çözümünü bekliyor ama hâlâ daha kılınızı kıpırdatmama konusunda istikrarlı bir biçimde devam ediyorsunuz yolunuza. PKK ile müzakerelerde taraf olan askerin bakanı aciz, suspus, Türk Silahlı Kuvvetlerinin sorunlarında maalesef sessiz ve dilsiz.

Sizi, Sayın Bakan, inisiyatif almaya ve devletin, milletin bakanı olmaya Milliyetçi Hareket Partisi olarak davet ediyoruz.” Şeklinde konuşma yapmıştır.

Sözcü

>>2016 KPSS'YE GİRECEK ORTAÖĞRETİM ADAYLARI DİKKAT!!!

Son Güncelleme: 23.01.2015 12:01
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner389

banner394