Okullarda Yapılmaması İstenen Ancak Yapılan Şeyler

Milli Eğitim Bakanlığı düzenli aralıklarla okullara yazı göndererek veya İl-İlçe Milli Eğitim Müdürleri ile maarif müfettişleri aracılığıyla, okullarda yapılmaması istenen ve yapıldığında cezai işlem uygulanacağı söylenen iş ve işlemler konusunda idarecileri uyarmaktadır. Peki bu uyarılardan kaçı gerçekçi?

banner396

Okullarda Yapılmaması İstenen Ancak Yapılan Şeyler

Milli Eğitim Bakanlığı düzenli aralıklarla okullara yazı göndererek veya İl-İlçe Milli Eğitim Müdürleri ile maarif müfettişleri aracılığıyla, okullarda yapılmaması istenen ve yapıldığında cezai işlem uygulanacağı söylenen iş ve işlemler konusunda idarecileri uyarmaktadır. Peki bu uyarılardan kaçı gerçekçi?

13 Ocak 2016 Çarşamba 10:59
58 Okunma
Okullarda Yapılmaması İstenen Ancak Yapılan Şeyler
 Milli Eğitim Bakanlığı düzenli aralıklarla okullara yazı göndererek veya İl-İlçe Milli Eğitim Müdürleri ile maarif müfettişleri aracılığıyla, okullarda yapılmaması istenen ve yapıldığında cezai işlem uygulanacağı söylenen iş ve işlemler konusunda idarecileri uyarmaktadır. Peki bu uyarılardan kaçı gerçekçi?

Bakanlığın ısrarla üzerinde durduğu şeylerden biri, kesinlikle okullarda herhangi bir başlık altında para toplanmaması konusu. Ne kadar garip bir istek olduğu ve idareciler tarafından ne kadar uygulandığı muamma. Hem okulların yakıt, su, elektrik ve internet masrafları dışındakileri karşılamayacaksınız, hem de idarecilerden velilerden para talep etmemesini isteyeceksiniz. Peki bu su değirmeni nasıl dönecek?

Okullara daha yeni yeni temizlik giderleri ile ilgili ufak-tefek bütçeler gönderilmeye başlandı. Onun dışındaki fotokopi, lavabo, elektrik, kalorifer, çatı gibi anında müdahale edilmesi gereken durumlarda okulların bütçesi yok.

Diğer bir taraftan Bakanlığın bir projesi gereği hayırsever-yardımsever kişilerle, okul idarecilerinin bir araya gelip, okullara bağış veya yardım alınması istenmekteydi. Allah aşkına, velilerde para istemekle, o kişilerden yardım talep etmek arasında ne fark var? Her ikisinde de idareciler dilenci konumuna düşmüyor mu? Üstelik çevrede hayırsever olarak nitelendirilecek zengin sayısı da bir hayli az. İdareciler bulundukları bölgelerdeki ekonomik durumu iyi olan kişilerle irtibata geçmeye çalıştıklarında, çoğu üstten üstten, kibirli bir şekilde konuşarak yeterice can sıkıyor. Hiç olmazsa veliler biraz daha mütevazi ve hedefe yönelik davranabiliyor. O yüzden eğer okula yardım alınacaksa, bakanlık bütçe ayırmayacaksa bu, kişiler zorlanmadan ve mecburi tutulmadan ancak ve ancak çocuğunun daha iyi bir eğitim almasını isteyen veliler aracılığıyla olmalı. Şimdi veliler buna isyan edecektir ancak ne yazık ki bu okuldaki idarecilerinizin suçu değil.

Yatılı okullar, pansiyon bütçelerinden ufak-tefek giderlerini kotarabilmektedirler. Onlar için pek fazla sıkıntı yok. Bütçeleri ayrı.

Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürlüğüne bağlı okulların da ayrı ayrı bütçeleri olduğu için, onlar da bu konuda muzdarip değil.

Din Öğretimi Genel Müdürlüğüne Bağlı okulların zaten 8-10 yıldır ekonomik problemleri yok. Bakanlık ve hayırseverler o okulları öncelikli tutuyor. Ama her nedense ülkenin geleceğini teşkil edecek olan öğrenciler diğer okullarda mezun oluyor.

Ticaret-Turizm okulları kendi döner sermayeleri ile işleri görüyorlar.

Geriye Temel Eğitim Genel Müdürlüğüne bağlı okullar kaldı. İşte bu okullar gariban kalıyor. Bu genel müdürlüğe bağlı okullardan anaokulları, yasal olarak okul öncesi ücreti toplayabildikleri için, onların da pek nakit sıkıntısı olmuyor.

İşte asıl meselenin yaşandığı kısma geldik. İlkokullar ve Ortaokullar. Bu okulların masrafları için, idareciler kırk takla atıyorlar. Veliler biraz duyarlı ise iş çözülüyor. Yok eğer ilginç ve problemli bir veli potansiyeline sahipseniz, ALO 147’den BİMER’e kadar her yere şikayet edilebilirsiniz.

Çözüm ne peki? Çözüm bu okulların da kendi aralarında ikiye bölünerek farklı genel müdürlüklere bağlanmaları. Böylelikle Genel Müdürlüklerin her birinin yükü hafifler ve bütçelerini de ona göre az-çok düzenleyebilirler. Temel Eğitim Genel Müdürlüğünün yükü ve kapsamı çok ağır. Tüm anaokulları, ilkokullar ve ortaokullar onları sorumluluğunda.

Bir başka mesele de yardımcı kayaklar ve deneme sınavları meselesi. Özellikle 8. Sınıfların TEOG ve 12. Sınıfların YGS-LYS telaşı olduğu sürece deneme sınavı yapılması ve öğrencilerin yardımcı kaynak kullanmaları kaçınılmaz. Zaten MEB de yardımcı kaynakları kendi dağıtarak, milli eğitim müdürlüklerinin kontrolünde deneme sınavı yaparak kendisiyle çelişiyor. Amaç devasa rakamlara ulaşan yardımcı ders kitabı sektörünü vurmaksa, ne yazık ki başarılı olunamadı. Amaç dershaneleri yok etmekse yine başarılı olunamadı; çünkü yerlerine mantar gibi etüt merkezleri türedi. Üstelik dershanelerin aldığı fiyatın 2-3 misli fiyatlarla kayıtlar yapıyorlar.

Yani nerden tutarsanız tutun elinizde kalıyor. Bu işin hiçbir tutar dalı yok. Zannediyorum MEB de kamuoyu vicdanını rahatlatmak için okullara sürekli yasaklar listesi gönderiyor. Oysa işin iç yüzünü kendisi de çok iyi biliyor.


Memet KAYMAZ / Kpsscafe.com.tr



>>2016 KPSS'YE GİRECEK ORTAÖĞRETİM ADAYLARI DİKKAT!!!

Son Güncelleme: 13.01.2016 11:03
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner389

banner394