Eğitim-Bir-Sen Genel Başkan Yardımcısı Şükrü Kolukısa'dan Önemli Açıklamalar

Eğitim-Bir-Sen Genel Başkan Yardımcısı Şükrü Kolukısa aday öğretmenlikten okul öncesi öğretmenliğine kadar büyük bir kesimi ilgilendiren önemli açıklamalarda bulundu. İşte detaylar...

banner396

Eğitim-Bir-Sen Genel Başkan Yardımcısı Şükrü Kolukısa'dan Önemli Açıklamalar

Eğitim-Bir-Sen Genel Başkan Yardımcısı Şükrü Kolukısa aday öğretmenlikten okul öncesi öğretmenliğine kadar büyük bir kesimi ilgilendiren önemli açıklamalarda bulundu. İşte detaylar...

01 Aralık 2015 Salı 10:30
332 Okunma
Eğitim-Bir-Sen Genel Başkan Yardımcısı Şükrü Kolukısa'dan Önemli Açıklamalar
Eğitim-Bir-Sen Genel Başkanı Şükrü Kolukısa aday öğretmenlikten okul öncesi öğretmenliğine kadar büyük bir kesimi ilgilendiren önemli açıklamalarda bulundu. İşte detaylar...

Sayın Şükrü KOLUKISA (Eğitim Bir Sen Genel Başkan Yardımcısı);
 
Hazırlanıp gelmenizi, emek harcamanızı çok kıymetli ve değerli buluyorum. Bunun için size teşekkür ederim.


Kamu sendikacılığının 2001 yılında yasal mevzuata kavuşması ve 2011 yılında da toplu görüşmeden toplu sözleşmeye geçmesi, sendikacılığın gittikçe ilerlediğini göstermektedir. Türkiye’de sendikacılık zaman geçtikçe daha da iyi olacaktır. Sendikacılık nitelikli işler yaparak gelişmelidir.


3600 EK GÖSTEGE


Öğretmenlere 3600 Ek Gösterge Hangi Durumdadır? Öğretmenlere Verilecek mi?
 
Toplu Sözleşme taleplerimiz arasında olan bir konuydu.  Fakat getireceği mali yük gerekçe gösterilerek devletin ya da hükümet yetkilerinin çok da yanaşmadıkları bir konudur. Maliye’nin katı tutumu nedeniyle kısa vadede öğretmenlere 3600 ek gösterge ile ilgili somut bir gelişme öngöremiyoruz.
 
ÖĞRETMEN AKADEMİLERİ


Öğretmen Akademileri Nasıl Değerlendiriyorsunuz? Bu konuda çalışma var mı?
 
Öğretmen akademilerini, öğretmenlere olumsuz bir bakış açısının ürünü olarak görüyorum. Öğretmenlere karşı mesleki itibarın erozyona uğraması ve uğratılması söz konusudur. Devletin, toplumun bir kesiminin öğretmenin emeğini görmezden gelerek kendi çocuğunun ya da öğrencilerin yaptığı tatili öğretmenin tatiliymiş gibi varsaymasından vazgeçmesi gerekir. Öğretmenlik mesleğinin sadece zamana endeksli ve mesai mefhumu içerisinde kalmayan bir meslek olduğunu anlayarak, kavrayarak öğretmenlik mesleğine yaklaşılması gerekir.


Öğretmenlik mesleğini somut üretim yapan iş yerinde bir çalışan, bir eleman görme anlayışının dışına çıkabilmeliyiz. Çünkü bir öğrencinin hayatında öğretmen her zaman vardır. Teneffüste, mağazada, piknik ortamında…
Hatta kişi yaşadığı sürece öğretmen olgusu kişinin zihninde yaşamaya devam eder. 50-60 yaşlarına bile geldiğimizde başka mesleklerde çalıştığımızda ya da kariyerli bir mesleğe sahip olduğumuzda bile öğretmenimizle karşılaştığımızda hemen bütün statümüzü unutarak öğretmen-öğrenci iletişimine geçeriz. İşte öğretmen bu kadar etkili bir aktördür.

Bu kadar etkili bir aktörü sadece girdiği ders saatiyle ya da mesai saatiyle değerlendirmek bu mesleğe haksızlık olur. Öğretmene pozitif bakmayı öğrenmemiz gerekiyor. Öğretmenin itibarının bittiği yerde toplumun geleceği tüketilmiş olur.


Öğretmen akademilerinin içeriği net değildir. Akademilerin öncelikle içeriğinin tam olarak açıklanması gerekmektedir. O zaman net bir kanaat belirtmek daha doğru olur.


Akademilerin öğretmenlerden önce, Milli Eğitim Bakanlığı’na atanan il müdür yardımcılarına, şube müdürlerine, buraya atanan kişilerin mesleki becerilerinin ve tecrübelerinin artırılması için üst kademeyi yöneten kişiler için önce bir akademi kurulmalı, daha sonra öğretmenler için kurulmalıdır. Çünkü yukarıdakinin yönetimi de aşağıdakinin yönetimi kadar önemlidir.
 
OKUL MÜDÜR YARDIMCILARI


Okul Müdür Yardımcılarının Her Dört Yılda Bir Sınava Girmesi Durumu ve Yeni Yapılacak Müdür Yardımcılığı Sınavı İle İlgili Değerlendirmeniz Nedir?
 
Bakanlık ortaya koyduğu bir yönetmeliği uzun süre uygulamakta istikrar gösteremiyor. Dolayısıyla her değişiklik yeni mağdurlar ve yeni talepler doğurmaktadır. Sistemin bu şekilde karmaşıklaşması mağduriyetler doğurmakla birlikte bu durumları herkes hayatında birkaç kez yaşıyor. Kolektif olarak bir sistem öngörmemiz gerekir. Müdür yardımcılığı nasıl olacaksa bunun oturulup uzun yıllar kullanılabilecek şekilde yazılması ve standart hale getirilmesi gerekir. Müdür yardımcılığını, okul yönetimi politikalarından bağımsız olarak ele almak, okul yönetimi konusunda istikrarlı ve sağlam bir sistem getirmeksizin müdür yardımcılarının nasıl seçileceği ve görev sürelerinin kaç yıl olacağı gibi ayrıntılar üzerinde oyalanmak, yarardan çok zarar getirecek bir yöntemdir.


Bir yıl önce tamamen okul müdürünün inhası ile müdür yardımcısı görevlendirilirken, bir yıl sonra tamamen farklı bir durum, puan üstünlüğüne göre görevlendirme söz konusudur. Bu büyük farklılıklar insanların yıpranmasına, yorulmasına neden olmaktadır.


Dört yılda bir sınav olması ile ilgili;  alanlarda biz, başkanımız, diğer arkadaşlarımız illerde yöneticileri dinlemekte. Yapılan eleştiriler, öneriler doğrultusunda genel merkezde değerlendirme yaptığımızda, 4 yılda bir sınav olması öğretmenlerde (müdür yardımcıları ya da olmak isteyen) huzursuzluk meydana getirmektedir. Bu durum makul ya da uygulanabilir görülmemekle birlikte öğretmenler tarafından da hoş karşılanmamaktadır.
Bakanlığın bunu tekrar gözden geçirmesi gerekmektedir.


Yine de ortada uygulanmak zorunda olan bir yönetmelik ve bunun getirdiği bir sınav zorunluluğu var. Eğitim-Bir-Sen olarak üyelerimizi bu sınava hazırlamak ve başarılı olmaları için gereken donanımın sağlanmasında kendilerine yardımcı olmak, süreklilik kazanan politikalarımızdan biridir.


Müdür Yardımcılığı Sınavı Kitabını Hazırladık, Baskı Aşamasındadır. En kısa sürede müdür yardımcılığı sınavına hazırlanmak isteyen öğretmenlerimiz için şubelere göndereceğiz.


Eğitim-Bir-Sen kariyer anlamında her zaman üyelerinin yanında olmuş ve bu ihtiyacı kurs, kitap, uzaktan eğitim gibi hizmetlerle karşılamıştır. Bu konuda çok boyutlu, çok katmanlı refah artışı, akademik sendikacılık, kardeşliğin pekişmesi gibi bir anlayışımız vardır.


ŞUBAT ATAMASI


Şubat Ataması İle İlgili Normların Açıklanmaması Durumu Ve Ücretli Öğretmenler İle İlgili Görüşünüz Nedir?
 
Bu konudaki talebimiz; Türkiye’de ne kadar öğretmen eksiği, açığı varsa bir an evvel hiçbir kadro boş bırakılmadan atamaların yapılmasıdır. Kısmi atamalara karşı olmakla beraber Şubat’ta atama yapılmasını doğru, fakat daha fazla atama yapılmadığı için eksik buluyoruz. Ücretli öğretmen çalıştırılıyorsa öğretmene ihtiyaç var demektir.

Türkiye’nin neresinde olursa olsun dersin boş geçmesi, boş derse de kadrolu atanması gereken kişi yerine ücret karşılığında, öğretmenlerin ücretli çalıştırılması insan haklarına aykırıdır. Türkiye’ye bir faydası da yoktur. Hükümet, ne kadar öğretmen ihtiyacı varsa bunları hemen atamalıdır.
 
ADAY ÖĞRETMENLİK


Aday Öğretmenlik İle İlgili Değerlendirmeniz Nedir?
 
Üniversite kazanmak ayrı bir cefa gerektiriyor, üniversiteyi bitirmek ayrı bir cefa gerektiriyor. Üniversiteden sonra ayrıca KPSS kazanmak gerekiyor. Binlerce kişi içerisinde sıyrılıp atamayı hak edecek bir puan elde etmek ayrı bir çaba gerektirir.


Üniversiteyi kazanma-üniversiteyi bitirme-KPSS kazanma- atanma-atandıktan sonra da adaylıktan asalete geçme… Bu süreç insanları çok yormakta ve psikolojilerini olumsuz etkilemektedir. Bu kadar yoğun, insanları en verimli ve azimli oldukları çağlarında üretkenlikten alıkoyacak bir sistemin yarardan çok zarar getirdiği kanaatindeyim.
 
Bu nedenle aday öğretmenliğe ilişkin yönetmelik düzenlemelerine karşı dava açtık. Mahkeme süreci devam ediyor.
 
Her şeye rağmen aday öğretmenlerimize destek veriyoruz, onlarının yanındayız ve bunu icraatımızla gösteriyoruz.  Aday öğretmenlik sınavı ile ilgili, aday öğretmenlerin sınava hazırlanmaları, sınavı geçmeleri için sorumluluk alıyoruz. Türkiye’de neredeyse bütün aday öğretmenlerin elinde bir kitap vardır.

Aday Öğretmenlik Sınavı Kitabı için 32.000 baskı yaptık. Tamamı alanda tüketilmiş durumdadır. Üyelerimiz, sendikalara üye olmayan ve diğer sendika üyeleri de bizim hazırladığımız kitapla sınava hazırlandılar.
Gelecek sınav için de talep aldık ve kitapları bastırdık. Aday öğretmenlere ulaştırılması için şubelere gönderdik. 
 
ALAN DEĞİŞİKLİĞİ


Alan Değişikliği konusu hakkında kamuoyunda büyük bir merak bulunmaktadır. Bu konu hangi durumdadır?
 
Geçen ay Bakanlıkta Kurum İdari Kurulu toplantısı yapıldı. Orada da gündeme geldi.


Biz tamamen mezuniyet alanına göre diploma esaslı bir alan değişikliği konusunda öğretmenlerimize yardımcı olacağız. İnşallah elimizden geleni yapacağız. Kişi kendi mezun olduğu alandaki branşa geçecek, bunu destekliyoruz.
Yan branş, kardeş branş vb. şeklinde değil.


Yelpazemiz bu konuda geniş değil, dardır. Herkesin kendi mezun olduğu alana geçmesini destekliyoruz.


Kişi üniversiteden neyin eğitimini aldıysa, okulda onun eğitimini vermesini istiyoruz.
 
Örnek; Fizik alanından mezun kişi sınıf öğretmenliği yapıyorsa, fizik öğretmenliği alanına geçmesi gibi.


Rehberlik branşından mezun olup sınıf öğretmenliği yapıyorsa, rehberlik branşına geçmesi gerekir.


Alan dışı çalışmaya karşıyız.


OKULÖNCESİ ÖĞRETMENLERİ


Okulöncesi Öğretmenlerin Teneffüse Çıkamama Durumu Çalışması
 
Okulöncesindeki çocuklarımız küçük olduğu için, okulöncesi etkinlikleri 50’şer dakikalık yapılmakta ve okulöncesi öğretmenlerimiz teneffüse çıkamamaktadır.


Biz bunu bir mağduriyet olarak, karşılığının ödenmesi gereken bir emek olarak gördük ve Bakanlığa bu konuda “okulöncesi öğretmenlerinin teneffüslere çıkamama durumu karşılığında ücret talep ettik.” Bununla ilgili çalışmamız devam ediyor. Somutlaşınca ayrıca kamuoyuna duyuracağız.
 

MAAŞ KARŞILIĞI EK DERS


Maaş Karşılığı Ek Ders Adaletsizliği İle İlgili Ne Düşünüyorsunuz?
 
Sınıf öğretmenlerinin maaş karşılığı 18 saat, branş öğretmenlerinin 15 saat derse girmesi adaletli değildir. Sınıf öğretmenlerinin 3 saat kaybı vardır. Bunun düzenlenmesi gerekir. Aynı zamanda yöneticilik yapanların aldıkları ek ders de aynı değildir. Bunun da düzeltilmesi gerekiyor. Branşlara göre, işlere göre, konumlarına göre, temsiliyetine göre bütün bunları ele alan ek ders ile ilgili baştan aşağıya bir çalışma olmalıdır. Önümüzdeki günlerde böyle bir çalışma bekleriz.
 
657 DEVLET MEMURLARI KANUNU


657 sayılı Devlet Memurları Kanunu Değişikliği Hakkında Ne Düşünüyorsunuz?
 
 657, kamu çalışanlarının iş güvencesini temsil eder. Bu konu seçimden hemen sonra gündeme geldi. Seçim beyannamesinde yoktu, hükümet de kurulmamıştı. Seçim beyannamesinde olmayan, kamuya açıklanmayan, üzerine düşülmeyen böyle bir şeyle insanların huzurunu bozacak bir konu gündeme gelmektedir.

Sendika olarak böyle bir şeye tamamen karşıyız. Memur-Sen ve Eğitim-Bir-Sen’in kırmızı çizgisidir, iş güvencesi. Bunun için eylem de gerçekleştiririz. İş güvencesinin ortadan kaldırılmasını kabul etmemiz mümkün değildir.
 
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu Değişikliği ile Paralel Arasında Bir Bağlantı Var mı? Bunu Nasıl Değerlendiriyorsunuz.
 
Biz sendika olarak tüm paralellere karşıyız. Darbeye nasıl karşıysak devlet içindeki paralel yapılara da karşıyız. Devletin içindeki tüm illegal yapılanmalara her zaman karşıyız. Paralel temizlik yapılacaksa, bunun yolu memurun iş güvencesini ortadan kaldırmak değildir. Paralel temizliği yaparken memuru huzursuz etmemek gerekir. Memurun kaygısını azaltmak gerekir. Çünkü kaygılı insan nitelikli iş yapamaz. Paraleli temizlemek için farklı metotlar geliştirmek gerekir.
 

OKUL MÜDÜRLERİ NÖBET ÜCRETLERİ


Okul Müdürlerine Nöbet Ücreti İle İlgili Bir Çalışma Var mı?
 
3. Dönem Toplu Sözleşme, şimdiye kadar imzalanmış kazancı en iyi toplu sözleşmedir. Nöbete ücret verilmesi, sınav ücretlerinin artırılması, takviye kurslarında alınan ücretlerin artırılması, 4/C’lilere 150 TL ek ödeme, şeflere 59 TL ödeme verilmesi kazançlardan bazılarıdır. Herkesin kazandığı bir toplu sözleşme imzalandı.


Okul müdürleri, okulu yöneten kişi olarak kendileri de nöbet ücreti isteyebilirler ama okul müdürlerinin nöbet görevi yoktur. Bu nedenle nöbet ücreti de yoktur. Biz nöbete ücret aldık, kişiye ücret almadık. Ancak müdürlere temsiliyetinden dolayı şu andaki aldıkları ücreti geliştirme, kurum içi dengelerin tesis edildiği bir ücretlendirme için çalışmalarımız var. Bu konuyu Bakanlıkla müzakere ediyoruz. Ek ders esaslarında yapılacak değişiklikle bunun giderilebileceği kanaatindeyiz. 30 Kasım’da yapılacak KPDK toplantısına taşıyacağımız konulardan biri de budur.
 
KIYAFET ÖZGÜRLÜĞÜ


Kılık Kıyafet Serbestliği İle İlgili Sendika Çalışanları Problem Yaşamaktadır. Bunun İçin Neler Söylersiniz.
 
Kılık-kıyafet yönetmeliği içler acısı bir yönetmeliktir. Uygulanabilir bir yönetmelik değildir. Bu yönetmeliğe uyan da yoktur. Başörtülü kardeşlerimizin başını açtırmak için bunu bir kırbaç olarak kullandılar. 12 milyon 300 bin imza toplayarak, başörtüsü sorununun çözüme kavuşturulmasını bağladık. Yalova Valisi, bir okul müdürümüzü öğretmen ve öğrencilerinin yanında rencide etti. Yıldızeli Kaymakamı’nın sendika yöneticilerine küfür etmesinden dolayı kendisini mahkemeye verdik. İçişleri Bakanlığı tarafından soruşturma açıldı ve soruşturma şu an devam ediyor.
 
Yalova’da bir öğretmen bu durumdan dolayı vefat etti. Bir insanın kıyafetini belirleyen, etek boyunu belirleyen, bıyık şeklini belirleyen, ayakkabının topuk uzunluğunu belirleyen mantık neyin mantığıdır. Okullar bir kışla değildir. Askeriyedeki gibi bir disiplin uygulanamaz. Bu yönetmeliğe uyan yok, uygulamaya kalkanlar vardır. Burada sıkıntı, uymayanlarda değil, çağ dışı kalmış bu yönetmeliği uygulamaya kalkanlardadır. Öğrenciye serbest kıyafet imkânı veren bu ülkede öğrenciye bir şeyler öğreten insanlara sen ne giyeceğini bilemezsin demek bir çelişki değil midir? Sınıf öğretmeninin takım elbiseyle beden eğitimi dersine girmesi ya da meslek dersi öğretmenlerinin takım elbiseyle derslere girmesi ne kadar mantıklıdır. Öğretmenin kılık kıyafetiyle ilgilenmek yerine eğitimin niteliğiyle ilgilenmek gerekir. Bu eyleme uyan üyelerin arkasındayız.
 
MEMURA SİYASET HAKKI


Memura Siyaset Hakkı Verilmeli mi?
 
Oy veren herkesin siyaset yapma hakkı vardır. Ülkenin geleceğiyle ilgili memurlar da söz sahibi olmalıdır. Bu konu, toplu sözleşme taleplerimiz arasında bulunmaktadır.
 
Şükrü KOLUKISA KİMDİR?


Genel Başkan Yardımcısı (Basın ve İletişim)


1974 Yılında Kahramanmaraş/Göksun'da doğdu. İlkokukulu Göksun Atatürk İlkokulunda okudu, Devlet parasız yatılı sınavını kazanarak Ortaokulu Yıldırım Bayazıt, Lise eğitimini ise Kahramanmaraş Lisesinde tamamladı. Yüksek Öğrenimini Cumhuriyet Üniversitesi İlahiyat Fakültesinde gördü. Aynı Üniversitenin Sosyal Bilimler Enstitüsünde İslam Felsefesi alanında Yüksek Lisans yaptı. Denizli 1 No’lu Şube Başkanlığı görevini yürüten Şükrü KOLUKISA; 2007 Yılında aktif olarak başladığı sendikacılık hayatında Denizli Şubesinde beş yıl süreyle Basın ve İletişimden sorumlu Başkan Yardımcılığı yaptı.

2013 yılında Şube Yönetim Kurulunun oy birliği kararıyla Şube Başkanlığı görevine getirildi. 2014 Kasım ayında girdiği kongrede güven tazeleyerek Başkanlığa yeniden seçildi. Çeşitli ulusal-yerel gazete ve dergilerde eğitim konusunda makaleler kaleme aldı, sosyolojik tahlillerde bulunan denemeler yazdı ve gündeme dair felsefi açılımlar içeren yazılar neşretti. 21-22 Şubat 2015 tarihinde gerçekleştirilen Eğitim-Bir-Sen 5.Olağan Genel Kongresinde Genel Başkan Yardımcılığı (Basın ve İletişim) görevine seçildi. Evli ve bir çocuk babasıdır.
>>2016 KPSS'YE GİRECEK ORTAÖĞRETİM ADAYLARI DİKKAT!!!

Son Güncelleme: 01.12.2015 10:41
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner389

banner394