Gün geçmiyor ki Türkiye’ nin bir zamanlar en güvenilir kurumlarından biri olan    ÖSYM’ nin yapmış olduğu sınavlarda şaibe haberleri gündeme gelmesin. İddiaların konusu 2010 yılında yapılan KPSS sınavları. Daha YGS sınavındaki skandalın üzerinden çok geçmeden 2010 KPSS sınavlarında da kopya çekildiği iddiaları kurumu çok zor durumda bıraktı. Kamuoyunun konu ile ilgili en çok merak ettiği konuların başında kopya skandalı eğer yargı kararıyla sabit olursa suçlulara ne gibi yaptırımlar uygulanacağı.

Burada üzerinde dikkatle durulması gereken konu kanun maddeleridir. Evet kopya çekmek suça konu olabilecek eylemlerden biridir. Ancak kanunda suç olarak adlandırılan eylemlerin içinde yer almadığı sürece söz konusu fiili işlemek suç olarak kabul edilemez. 2010 KPSS sınavlarındaki kopya iddialarına bu gözle baktığımızda acaba durum nedir.

Toplu ya da bireysel kopya çekmek veya kopya çektirilmesine yardım etmek eylemleri ancak 2013 yılında ÖSYM kanununa suç olarak girmiştir. Bu tür eylemler 2010 yılında ÖSYM nezdinde yasal olarak suç kapsamında bulunmamaktadır. Bu durumda 2010 yılında şahsi veya beraber kopya çekmek veya çekilmesine yardım etmek suçlarına karışanlar ile ilgili ÖSYM kanununda herhangi bir yasal düzenleme olmadığından bu kişilere yargılanıp ceza verilmesi çok tartışmalı bir konudur.

Ancak şu yapılabilir, eğer kopya çekildiği için mağdur olan kişiler sınavlarda kopya çekildiğini kanıtlayabilirlerse hukuksal yollardan haklarını arama yoluna başvurabilirler. Soruların somut olarak çalındığı, ücret karşılığı satıldığı veya bir başkasının yerine sınavlara adam sokulduğu ispatlanır ise bu kişilere ceza hukukunun ilgili maddelerine göre yaptırım uygulanabilir. Bu durumda şüphelilerin suçu ispat edilse bile yargılanıp ceza almaları 2010 yılında yürürlükte olan ÖSYM kanunu gereğince olası değildir.   

Bir başka merak edilen acaba sınavlar iptal edilir mi sorusuna da buradan yola çıkarak cevap verilebilir. Evet 2010 yılında yapılan KPSS sınavları iptal edilebilir; ancak kopya çekildiği ispatlandığı takdirde.

Son olarak olaya bir de suçlananlar açısından bakmak gerektiğini düşünüyorum. Görünen o ki 2010 yılında yapılan KPSS sınavları sonucunda herhangi bir devlet kurumuna atanan herkes şu an şüpheli durumundadır. Bu durumda iddia sahibi iddiasını ispat etmekle yükümlü olduğu gibi suçlananın da kendisini savunması en doğal hakkıdır.      

Nilgün GÜLÜMSER / www.kpsscafe.com.tr

NOT: Kpsscafe.com.tr tarafından hazırlanan bu haber/köşe yazısı  “www.kpsscafe.com.tr”  şeklinde aktif link verilmeden kesinlikle kullanılamaz. Aksi takdirde tüm yasal girişimler yapılacaktır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
salih kılıç 2 yıl önce

2013 kpss lisans sınavında 97 ve 98 alanlar memur olarak atanmış!!! tam puan yapıp düz memurluğu seçmek ve türkiyede soruların belirli kişilere verilmediğine inanmak bence türkiyede gerçek dışı malesef:(

Avatar
samet çakar 2 yıl önce

sorulari çaldiranlari kanun onunde yargilatabilme marifetine sahip bir zümre çikmsi halinde Allahin izni ile çorap söküğü gibi bu işe bulaşan her bireye ulaşmak da çok zor olmasa gerek

banner389

banner394