MEB Öğretmenlerden ne istiyor?

MEB ne yapmak istiyor? 6 Şubat 2014 tarihi itibarı ile Meclis'e sunulan yasa tasarısı şimdiden bir çok insanın aklında soru işaretlerine neden olmaktadır.

banner396

MEB Öğretmenlerden ne istiyor?

MEB ne yapmak istiyor? 6 Şubat 2014 tarihi itibarı ile Meclis'e sunulan yasa tasarısı şimdiden bir çok insanın aklında soru işaretlerine neden olmaktadır.

07 Şubat 2014 Cuma 15:46
416 Okunma
MEB Öğretmenlerden ne istiyor?

MEB ne yapmak istiyor?

6 Şubat 2014 tarihi itibarı ile Meclis'e sunulan yasa tasarısı şimdiden bir çok insanın aklında soru işaretlerine neden olmaktadır.Şimdi yeni tasarının neler getireceğini hep birlikte inceleyelim.

Öncelikle yeni tasarıda yer alan 5. Madde şimdiden...


MEB ne yapmak istiyor?



6 Şubat 2014 tarihi itibarı ile Meclis'e sunulan yasa tasarısı şimdiden bir çok insanın aklında soru işaretlerine neden olmaktadır.Şimdi yeni tasarının neler getireceğini hep birlikte inceleyelim.



Öncelikle yeni tasarıda yer alan 5. Madde şimdiden öğretmenlik mesleğini kendileri için bir ilke edinecek olan öğretmen adaylarını ciddi kuşkulara sevk ediyor.Bu maddeye göre öğretmenlik mesleğinde 1 yıllık adaylık süresini dolduran personele yazılı ve/veya sözlü sınav şartı getirelecektir.Aday öğretmenlere uygulanacak olan sınav şartı gerçekten objektif bir şekilde tüm öğretmen adaylarına herhangi bir adaletsizlik yaratmadan uygulanabilecek midir?Özellikle maddede belirtildiği gibi sınavın sözlü olarakta yapılabileceği hükmü şimdiden öğretmen adaylarının kendilerine, bu aşama torpilsiz bir sınav olarak problem çıkmadan uygulanır mı sorusunu sormalarına yol açmaktadır?



Ayrıca öğretmen olabilmek için çok ciddi bir hazırlık döneminden geçen; Genel Yetenek- Genel Kültür, Eğitim Bilimleri ve Öğretmenlik Alan Bilgisi sınavı olmak üzere tam 3 sınavı geçerek bu noktaya hakkıyla gelen öğretmen adaylarının kuruma ve eğitim sistemine olan güvenini yıkmayacak mıdır?İşte tasarıda yer alan 5. Madde:



Madde-5:4/6/1973 tarihli ve 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanununun 43 üncü maddesine dördüncü fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkralar eklenmiş ve mevcut dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi ile mevcut yedinci ve sekizinci fıkraları yürürlükten kaldırılmıştır.



"Aday öğretmenliğe atanabilmek için; 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48 inci maddesinde sayılan şartlara ek olarak, yönetmelikle belirlenen yükseköğretim kurumlarından mezun olma ve Bakanlıkça ve/veya Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi tarafından yapılacak sınavlarda başarılı olma şartlan aranır.



Aday öğretmenler, en az bir yıl fiilen çalışmak, adaylık döneminde herhangi bir disiplin cezası almamış olmak ve performans değerlendirmesine göre başarılı olmak şartlarım sağlamak kaydıyla, yapılacak yazılı ve/veya sözlü sınava girmeye hak kazanırlar. Smavda başarılı olanlar öğretmen olarak atanır. Smavda başarılı olamayanlar bir başka il veya ilçede görevlendirilerek, bu kişilere bir yıl içinde tekrar smava girme hakkı tanınır. Sınava girmeye hak kazanamayanlar ile üst üste iki defa smavda başarılı olamayanlar aday öğretmen unvanım kaybeder ve memuriyetle ilişiği kesilir.



Sınav komisyonu üyeleri, Bakanlık personeli, diğer kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan personel ile öğretim elemanları arasından seçilir. Bakanlık gerekli gördüğünde illerde veya merkezde birden fazla komisyon oluşturabilir. Performans değerlendirmesinde dikkate alınacak mesleki ölçütler, sınav konuları, komisyon üyelerinin seçimi, görevleri, çalışma usül ve esasları ile sınava ilişkin diğer hususlar yönetmelikle düzenlenir."




Tasarıda bulunan tartışmalı maddelerden biriside 9. Madde olarak görünmektedir. Bu maddeye göre dershaneler kapatılmaktadır; ancak bunun yerine Ortaöğretime veya yükseköğretime giriş sınavlarına hazırlık niteliğinde olmamak kaydıyla denilerek özel eğitim kurumlarının faaliyet gösterebileceği belirtilmektedir. Ayrıca 12 yaş altı çocuklar içinde etüt merkezleri serbest olacaktır. Peki ama bu maddeye göre açılacak olan özel eğitim kurumlarının lise ve üniversitelere giriş sınavlarına yönelik kurslar düzenlemediği neye göre tespit edilip engellenecektir. Yapılacak olan uygulamalar kurs adı altında faaliyet gösterecek olan kurumların gizlice sınavlara hazırlık kursu olarak çalışmalarının önüne geçebilecek midir?İşte 9.Madde



Madde-9:  8/2/2007 tarihli ve 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumlan Kanununun 2 nci maddesinin birincifıkrasının (c), (g) ve (j) bentleri aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve aynı fıkranın (b) bendinde yer alan"dershaneleri," ibaresi ile (f) bendi yürürlükten kaldınlmıştır.



"c) Okul: Özel eğitim, okul öncesi eğitim, ilkokul, ortaokul ve lise özel okullan ile Bakanlıkça dönüşüm programına alman kurumların dört yıllık geçiş sürecine mahsus olmak üzere kurduklan açık öğretim yapan özel liseleri,"



"g) Çeşitli kurslar: Ortaöğretime veya yükseköğretime giriş sınavlarına hazırlık niteliğinde olmamak kaydıyla, kişilerin sosyal, sanatsal, sportif, kültürel ve mesleki alanlarda bilgi, beceri, dil, yetenek ve deneyimlerini geliştirmek, isteklerine göre serbest zamanlarını değerlendirmek amacıyla faaliyet gösteren özel öğretim kurumlarını,"



"j) Öğrenci etüt eğitim merkezi: Oniki yaş ve altındaki öğrencilerin, derslerine çalışmalarına, ödev ve projelerini yapmalarına yardımcı olmak; ilgi, istek ve yetenekleri doğrultusunda sosyal, sanatsal, sportif ve kültürel faaliyetler yürütmek üzere kurulan özel öğretim kurumlarını,"
ifade eder.



Tasarıyla ortaya çıkan diğer tartışmalı madde ise 12. maddedir. Bu maddeyle dershanelerde çalışma süresi en az 6 yıl olan öğretmenlere, yapılacak olan sözlü sınavda başarılı olmak kaydıyla öğretmen olarak kpss şartı olmadan atanma şansı getirilmiştir. Bu durum yine büyük tartışmalara neden olacak ve her kesimin itirazlarını da beraberinde getirecektir. Bu itirazları şu başlıklar altında toplayabiliriz.



- Sözlü sınavda neden ısrar edilmektedir? Bu sınava giren öğretmen adaylarının hepsinin aynı koşullarda değerlendirilebileceğinin bir garantisi var mıdır?S özlü sınavı kazanan dershane çalışanlarının gerçekten hakkıyla öğretmenlik kadrosuna geçtiğine her kesim razı olacak mıdır? Kaybeden adayların akıllarında ve vicdanlarında oluşacak şüpheler nasıl telafi edilecektir?



- Dershanelerde çalışan öğretmenlerde niçin 6 yıl alt sınır olarak kabul edilmiştir? 6 yıldan az görev yapan diğer öğretmenlerin bu uygulamayla hakları yenmiş olmayacak mıdır?Bu öğretmenler dershaneler kapandıktan sonra nasıl bir durum içerisinde olacaktır?



- Bir çok dershanede öğretmenlere sigorta yapılmadığı için bu öğretmenler primi ödenmiş olma şartını sağlayamadıklarından verilen bu haktan faydalanamayacaklardır.



- Bu maddeyle KPSS'ye hazırlanan öğretmen adayları kendilerine biz dershanede çalışmadığımız için mi verilecek olan haklardan yararlanamıyoruz sorusunu sormalarına neden olacaktır?



Şunu hatırlatmakta fayda var. Dershanelerde 6 yıl çalışmış olma şartı 1 Temmuz 2015 tarihi baz alınarak dikkate alınacaktır. Yani bugün itibariyla dershanelerde 5 yıla yakın görev süresi olan öğretmen adayları Milli Eğitimde kadrolu öğretmen olarak görev yapma şansına sahip olabilecektir. İşte 12.Madde:



MADDE 12- 5580 sayılı Kanuna aşağıdaki ek madde eklenmiştir.



"EK MADDE 5- Bu maddenin yayımı tarihi itibarıyla, ilgili mevzuat uyarınca faaliyet gösteren dershaneler ileöğrenci etüt eğitim merkezleri işyerlerinde öğretmen olarak çalışmakta olan ve herhangi bir sosyal güvenlikkurumundan emeklilik, yaşlılık veya malullük aylığı almaya hak kazanmamış olanlardan, bu işyerleri üzerinden sigorta primi ödenmiş çalışma süresi 1/7/2015 tarihi itibarıyla en az altı yıl olup 14/7/1965 tarihlive 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48 inci maddesinde öngörülen genel şartlar ile öğretmenkadrosuna atanabilmek için aranan özel şartlan taşıyanlar 1/7/2015-1/8/2015 tarihleri arasında başvurmalarıhalinde, Kamu Personel Seçme Sınavma girme şartı aranmaksızın Bakanlıkça belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde yapılacak sözlü smavda başarılı olmaları kaydıyla, kadro ve ihtiyaçlar dikkate alınmaksuretiyle belirlenen hizmet bölge ve hizmet alanlarında istihdam edilmek ve sağlık özrü hariç dört yıl süreylebaşka bir yere atanmamak üzere, öğretmen unvanlı memur kadrolarına atanabilirler.



Bu Kanun kapsamında örgün eğitim yapan özel ilkokul, özel ortaokul ve özel liselerde öğrenim gören Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı öğrenciler için, resmi okullarda öğrenim gören bir öğrencinin okul türüne göre her kademede okulun öğrenim süresini aşmamak üzere, eğitim ve öğretim desteği verilebilir. Bu fikra kapsamındaki eğitim ve öğretim desteğinden özel okul öncesi eğitim kurumlarından eğitim alanlar da, 48-66 ay arasında olmak şartıyla en fazla bir eğitim öğretim yılı süresince yararlandırılabilir.



Eğitim ve öğretim desteği, Bakanlıkça eğitim kademelerine göre her bir derslik için belirlenen asgari öğrenci sayısının üzerinde ve her halükarda derslik başma belirlenen azami öğrenci sayısını geçmemek üzere, özel okullarda boş kalan öğrenci kapasitesi için verilebilir. Eğitim ve öğretim desteği verilecek toplam öğrenci sayısı her yıl Maliye Bakanlığı ve Bakanlıkça müştereken belirlenir.



Eğitim ve öğretim desteği; yörenin kalkınmada öncelik derecesi ve gelişmişlik durumu, öğrencinin ailesinin gelir düzeyi, eğitim bölgesinin öğrenci sayısı, desteklenen öğrenci ve öğrencinin gideceği okulun başarı seviyeleri ile öncelikli öğrenciler gibi ölçütler ayrı ayrı veya birlikte dikkate alınarak verilebilir.



Söz konusu eğitim öğretim hizmetini sunan veya yararlananların, gerçek dışı beyanda bulunmak suretiyle fazladan ödemeye sebebiyet vermeleri durumunda bu tutarların, ödemenin yapıldığı tarihten itibaren 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre hesaplanacak gecikme zammı ile birlikte bir ay içerisinde ödenmesi, yapılacak tebligatla sebebiyet verenlerden istenir. Bu süre içerisinde ödenmemesi halinde bu tutarlar anılan Kanun hükümlerine göre Maliye Bakanlığına bağlı vergi daireleri tarafından takip ve tahsil edilir. Bu fiillerin tekrarı halinde, ayrıca kurum açma izinleri iptal edilir.



Dönüşüm programı kapsamındaki kurumlan, aynı amaç ve niteliklerinin korunması şartıyla devir alanlar, bu madde hükümlerinden Bakanlığın izni ile yararlandınlabilir.



Dönüşüm sürecinin bitiminde dönüşme talebinde bulunduklan örgün eğitim kurumunun haiz olması gereken şartlan karşılayamayanların kurum açma izinleri iptal edilerek faaliyetlerine son verilir. Bu durumdaki kurumlardan, teşvik uygulamalan kapsamında yararlandıktan eğitim ve öğretim desteği, istisna, muafiyet ve haklar ile diğer teşviklerin parasal tutarının, ilgili teşvikten yararlandınlma tarihinden itibaren 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre hesaplanacak gecikme zammı ile birlikte bir ay içerisinde ödenmesi yapılacak tebligatla ilgililerden istenir. Bu süre içerisinde ödenmemesi halinde bu tutarlar anılan Kanun hükümlerine göre Maliye Bakanlığına bağlı vergi daireleri tarafından takip ve tahsil edilir.



Bu madde kapsamında Bakanlıkta istihdam edileceklerde aranacak şartlar, eğitim ve öğretim desteğinin verilmesine ilişkin ölçütler, desteğin verileceği eğitim kurumu türleri, eğitim kademeleri ve kurumlar itibanyla verilecek destek tutarlan, eğitim ve öğretim desteğinin kontrol ve denetimi ile bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usül ve esaslar Maliye Bakanlığı ve Bakanlıkça müştereken hazırlanan yönetmelikle belirlenir."




Görüldüğü gibi yeni yasa tasarısı bir çok tartışmayı beraberinde getirecek maddeler içeriyor. Artık sürekli hale gelen eğitim sistemimizdeki istikrarsızlık ve düzen tutturamama sorununun bir an önce sona ermesini ve hiç kimsenin mağduriyet yaşamadan adalet olgusu göz önüne alınarak tüm uygulamaların yeni haksızlıklara yol açmadan yerine getirilmesini yetkililerden talep ediyoruz.



NOT: Kpsscafe.com tarafından hazırlanan bu haber kaynak gösterilmeden ve Aktif link verilmeden kesinlikle kullanılamaz. Aksi takdirde tüm yasal girişimler yapılacaktır









 


>>2016 KPSS'YE GİRECEK ORTAÖĞRETİM ADAYLARI DİKKAT!!!

Son Güncelleme: 07.02.2014 15:46
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner389

banner394