Karne Ve Çocuk

Bir aksilik olmazsa 23 Ocak 2015 Cuma günü ilkokul, ortaokul ve liseler yarıyıl tatiline giriyor. Cuma günü karnelerini alan öğrenciler 15 günlük bir dinlenme molası verecekler.

Bizde iki dönemden oluşan eğitim sezonu, çoğu ülkede üç dönem. Öğrenciler üç ayrı periyot halinde eğitime devam ediyorlar. Bakanlığın bunu gözden geçirmesinde fayda var.

Karne olayı ilginç bir olay...

Akademik ve davranış notları içeren bu belgeler sanki ilk defa görülüyormuş gibi çeşitli duygulara sevk ediyor çocukları. Oysa ki son 4-5 yıldır hem öğrenciler hem de veliler E-okul sistemi üzerinden anlık olarak bu notları takip edebiliyorlar. Buna rağmen karne adı verilen bu belgenin algılanmasındaki abartı, velilerin ilginç tutumları yüzünden oluyor.

Karne, son yıllarda adına psikoloji kelimesinin eklenmesiyle, psikolog ve psikolojik danışmanlar için ayrı bir alan oldu adeta. Bu psikolojiye bürünen çocuklarımızı incelerken karne sendromu denilen farklı bir kavram daha çıktı ortaya. Bunu inceleyelim ve veli olarak nerelerde hata yaptığımızı görelim.

Karnesini alan çocuk eve döndüğünde aynı akşam o belgenin muhasebesi yapılır evde. Velinin verdiği tepkinin durumuna göre çocuk da farklı bir heyecan yaşar.  Özgüvenleri ve kimliklerini tanıma adına dikkat edilmesi gereken bir durumdur bu aslında.
Karne olayı ilkokullarda daha bir heyecan yaratırken, seviye yükseldikçe heyecan azalıyor. Ortaokullarda ilkokula yakın bir heyecan olurken, liselerdeki öğrencilerde artık herhangi bir heyecan kalmıyor.

Hangi seviyede olursa olsun eve karnesi ile gelen bir çocuğa kesinlikle aşırı tepki verilmemeli, öfkeli dahi olsak bu öfkeyi ileriki bir zamanda konuşulacak bir konuya dönüştürmek gerekir. Çocuk eve gelirken bir sürü senaryo yazmıştır kafasında. Kötü senaryo olarak anne-babasının öfkeli suratı, hayal kırıklığı belirtileri, verilecek cezalar canlandırılırken, genelde velilerin sene içerisindeki yanlış tutumları yüzünden iyi bir senaryo geçmez çocuğun kafasından. Hep kötü senaryolar ile eve gelen çocuk kafasında çizdiği şemalara evde de rastlarsa özgüveni zedelenir.

Oysaki anne-baba olarak çocuğa o zamana kadar anlayışlı bir tutum sergilemiş olsak, çocuğun kendini kabulü konusunda problem yaşamamasını sağlayabiliriz. Çocuk aldığı karnenin hayatının sonu olmadığını hissetmeli. Telafisi olan bir  durumda olduğunu bilmeli ve ebeveynleri bu konuda ona destek olmalı.

Karne günü evdeki muhabbetin karneden çok başka şeylere kaydırılması olumlu bir davranış olabilir. İlle de karnenin kritiği yapılacaksa, söylediğimiz taktiklerin uygulanmasında fayda vardır. Karnedeki başarısızlığı gösteren notların nasıl telafi edileceği, çocuğun her durumda o evin bir ferdi olduğu ve anne-baba olarak onu önemsediğiniz hissettirilirse sendrom denilen olay kolay atlatılır.

Asla kıyaslamayın. Çocuğunuzu ne hala oğlu, ne de komşu kızıyla karşılaştırmayın.

Karnedeki durum hakkında çocuğunuza ne düşündüğünü, ne hissettiğini sorun ve anladığınızı belirtin.

Kötü sonucun telafisi için yarıyıl tatilinde çok ders çalışması gerektiğini söylemeyin. Çünkü yarıyıl tatili çocuğunuzun yoğun tempodan sıyrılıp dinlenmesi, sosyal faaliyetlere katılıp kafa dağıtması için verilen bir moladır. Ders çalışma olacaksa bile harıl harıl değil, belirli periyotlarla olması gerektiğini söyleyin.
Çocuğunuzla sonraki yılın hedeflerini belirleyin ama bu hedefler tutarlı olsun. Hedef belirlemede çocuğunuzun öğretmeniyle konuşabilirsiniz.

Karneyi kriz olmaktan çıkarıp, sadece bir belge  olarak değerlendirdikten sonra, kendi kendinize acaba başarısızlığın sebebi nedir diye sorun. Bunun birkaç sebebi olabilir.

Çocuğunuzun sınav kaygısı olabilir ki bu; öğrendiği konuları bile sınavlara yansıtamamasına neden olur. Böyle bir şey varsa okulunuzun rehber öğretmeniyle iletişime geçmelisiniz.

Çocuğunuz verimli ders çalışmayı bilmiyor olabilir. Genelde çok az çocuk planını kendisi yapıp, herhangi bir destek almadan düzenli çalışır, çalışmayı sürdürür ve başarılı olur.

 Diğer tüm çocuklara düzenli ve verimli çalışmayı öğretmek gerekir. Eğer sizin düzenli çalışmayla ilgili iyi bir deneyiminiz varsa çocuğunuz çok şanslı. Sizden öğrenebilir. Ancak bu konuda çocuğunuza yardımcı olamıyorsanız yine okulunuzun rehber öğretmeniyle iletişim kurmalısınız.

Ve son olarak; unutmayın çocuğunuz sağlıklı da olsa, hasta da olsa, başarılı da olsa başarısız da olsa onu sevmeye devam edeceksiniz. O yüzden karne zamanı onu üzmenizin bir anlamı yok.

Memet KAYMAZ / www.kpsscafe.com.tr


NOT: Kpsscafe.com tarafından hazırlanan bu haber/makale  “www.kpsscafe.com.tr” şeklinde aktif link verilmeden kesinlikle kullanılamaz. Aksi takdirde tüm yasal girişimler yapılacaktır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner389

banner394