Toplu Sözleşmede Klasik Sonuç

Yaklaşık 20 gün süren toplu sözleşme sürecinde Kamu İşveren Heyeti ve yetkili olan konfederasyon olan Memur-SEN arasında imzalanan anlaşma son yıllardaki klasik olan anlaşmalardan biri oldu. Memurlar yine istediklerini elde edemedi.

banner396

Toplu Sözleşmede Klasik Sonuç

Yaklaşık 20 gün süren toplu sözleşme sürecinde Kamu İşveren Heyeti ve yetkili olan konfederasyon olan Memur-SEN arasında imzalanan anlaşma son yıllardaki klasik olan anlaşmalardan biri oldu. Memurlar yine istediklerini elde edemedi.

25 Ağustos 2015 Salı 10:45
202 Okunma
Toplu Sözleşmede Klasik Sonuç
 Toplu Sözleşmede Klasik Sonuç

Yaklaşık 20 gün süren toplu sözleşme sürecinde Kamu İşveren Heyeti ve yetkili olan konfederasyon olan Memur-SEN arasında imzalanan anlaşma son yıllardaki klasik olan anlaşmalardan biri oldu. Memurlar yine istediklerini elde edemedi.

Toplumun çok büyük bir kesimini ilgilendiren bu görüşmelerde zaten bir usul yanlışlığı var. Hükümetler yetkili sendika ile anlaşma imzalarlar. Peki yetkisiz olan sendikalara mensup üyelerin ne suçu var? Sadece yetkili sendikanın keyfine göre imzalanan bu mutabakat diğerlerine haksızlık sayılmaz mı? Her dönem hükümete en yakın sendikalar üye sayılarını arttırarak yetkili duruma gelirler ve masaya otururlar. Hükümetlerin dünya görüşüne yakın sendikalar zaten hükümete fazla itiraz edemezler ki. O yüzden bu anlayışın değişip görüşmelerde muhalif en büyük sendikalar masaya oturmalı ve istediklerini koparabilmelidirler. Kamuda görev alan ve alıp emekli olan her kişinin hakkı ancak öyle savunulabilir.

Yüzde 10’ların üzerinde tekliflerle masaya oturulması ancak yüzde 5 veya 6 gibi oranlarla masadan kalkılması güç değildir. Pazarlık için tüm memur sendikalarının ortak hareket edebileceği bir ortam yaratılmalı. İlk yılın ilk yarısı için yüzde 6, ikinci yarısı için yüzde 5 kabul edilmesi memurlara hiçbir şey kazandırmaz. Zaten vergi dilimine giren memurların yüzde 11 gibi lanse edilen yıllık zam miktarı kesintilerle ancak toplamda yüzde 6 gibi bir rakamda sabitlenecektir. Bu miktarda maaşı 2 bin TL’nin üzerinde olanlar için 100 TL’nin biraz üstünde bir miktardır ve bu da zaten doların yükselişi karşısında taraflar daha masadan kalkmadan eridi bile.

Bir de şu gariplik var. Daha 2016 yılı için nasıl bir enflasyon veya ekonomiye sahip olunacağı tahmin edilemezken neden bu görüşmede 2017 zammı da görüşüldü? 2017 yılında ne olacağı belli mi? Hükümetin ekonomi kurmayları bile 2017 yılı konusunda tahmin yürütemezken Kamu İşveren Heyeti nasıl yüzde 3+4 zam önerir veya yetkili sendika neye dayanarak bu miktarı kabul eder?
Değişen ekonomi şartlarında 2015 yılının son yarısında zaten yaklaşık yüzde 13 zarara uğrayan memur maaşları verilen yüzde 11 rakamı ile hiçbir şekilde avantaja dönüşmemiştir. Memurun böylesi bir ortamda bile yüzde 2’lik bir zararı vardır. Bu şartlar incelenmeden imzalanan sözleşmeden zarar edilmesi belki de sendika tarihinde görülecek en trajikomik sonuçlardan biri olmuştur.

Yüzde 30’ların üstünde hedeflerle masaya oturulması ancak yüzde 11’lerle masadan kalkılması iyi bir pazarlık süreci midir? Kamu İşveren Heyeti için EVET ama memurlar için HAYIR.

Ayrıca bu yıl yapılan toplu görüşmelerde seyyanen zam da verilmedi. Müsteşar ile en düşük devlet memuru arasındaki fark da büyüdü. Sosyal devletin amaçlarından biri de durumu kötü olanları kollamaktır ancak bu görüşmeler de bu da başarılamadı.

Yıllardır söylenegelen 3600 ek gösterge de hayal oldu. Değil 3600 ek göstergeyi almak; bundan sonraki süreçlerde öğretmenler kendi ellerindekini kaybetmezlerse iyi. Ya da en iyisi bundan sonraki toplu görüşmelerde sendikalar “Biz artık zam istemiyoruz, elimizdekilere dokunmayın yeter” diyerek başlasınlar.

Yılın ilk birkaç ayında sevindirilen memurlar 5. Veya 6. Aydan sonra aldıkları zam miktarından daha çok kesintiye maruz kalıyorlar ve yılı zam anlamında ekside bitiriyorlar. Devlet zam yaparken keseceği vergiyi de hesaplıyor ki ancak bu kadar zam veriyor. Başa başa bitiriliyor her yıl.

Diğer bir kazanım olarak lanse edilen aylık 98 TL nöbet ücreti de tam bir komedi. Tüm gün nöbet tutan öğretmenlere haftalık yaklaşık 30 TL gibi bir rakamı reva gördüler. Diğer meslek gruplarında bin TL’yi bulan nöbet ücretleri öğretmenler için yüzde 10 bile uygun bulunmamıştır. Bu anlaşmaya imza atanların okullarda bir gün nöbet tutması lazım ki anlasınlar öğretmenin halini.

Kangren haline gelmiş ve hükümetin üvey evlat muamelesi yaptığı, hakkını arayan 4-C li çalışanlar ile ilgili somut bir adım da atılmadı. Bu hükümetten 4-C lileri kadroya geçirmelerini beklemek hayal artık. Çünkü hakkını arayanları resmen hasım gibi gören bir zihniyet var. Hakkını aramayacaksın biat edeceksin. Ne verilirse ona kanaat edeceksin. Ülkenin büyüdüğünden bahsedenler bu büyümeden neden vatandaşlara pay verilmediğini açıklayabilirler mi acaba? Bu büyümeden kimler nemalanıyor?

Ne yazık ki klasik süreç klasik sonuç!



NOT: Kpsscafe.com.tr tarafından hazırlanan bu haber  “www.kpsscafe.com.tr” şeklinde aktif link verilmeden kesinlikle kullanılamaz. Aksi takdirde tüm yasal girişimler yapılacaktır.

>>2016 KPSS'YE GİRECEK ORTAÖĞRETİM ADAYLARI DİKKAT!!!

Son Güncelleme: 25.08.2015 10:46
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner389

banner394