Kendi Dilinden Orhan Veli Kanık Kimdir (En Güzel Şiirleri)

Bugün Orhan Veli Kanık'ın doğum günü. Doğum gününe özel Doodle hazırlayan Google, aradan yıllar geçmesine rağmen Orhan Veli'nin asla unutulmayacağını gösterdi. En güzel şiirleri ve hayatı haberimizde..

Kendi Dilinden Orhan Veli Kanık Kimdir (En Güzel Şiirleri)

Bugün Orhan Veli Kanık'ın doğum günü. Doğum gününe özel Doodle hazırlayan Google, aradan yıllar geçmesine rağmen Orhan Veli'nin asla unutulmayacağını gösterdi. En güzel şiirleri ve hayatı haberimizde..

13 Nisan 2018 Cuma 09:33
Kendi Dilinden Orhan Veli Kanık Kimdir (En Güzel Şiirleri)

13 Nisan 1914 yılında dünyaya gelen Orhan Veli Kanık'ın anısına Google, bugünkü Doodle'ı Orhan Verli Kanık olarak belirledi.

Büyük şair veaşık Orhan Veli Kanık bugün yaşasaydı 108 yaşında olacaktı. Bir birinden mükemmel ve ölümsüz eserler bırakarak hayata veda eden Orhan Veli Kanık 14 Kasım 1950'de henüz 36 yaşındayken hayatını kaybetti. Büyük şai Orhan Veli, 34 yıllık hayatını şu sözlerle dile getiriyor:

'1914’te doğdum. 1 yaşında kurbağadan korktum. 9 yaşında okumaya, 10 yaşında yazmaya merak sardım. 13’te Oktay Rıfat’ı, 16’da Melih Cevdet’i tanıdım. 17 yaşında bara gittim. 18’de rakıya başladım. 19’dan sonra avarelik devrim başlar. 20 yaşından sonra da para kazanmasını ve sefalet çekmesini öğrendim. 25’te başımdan bir otomobil kazası geçti. Çok aşık oldum. Hiç evlenmedim, şimdi askerim.''

ŞİİRLERİ

Bir Garip Orhan Veli

İstanbul'da Boğaziçi'nde
Bir garip Orhan Veli'yim
Veli'nin oğluyum
Tarifsiz kederler içindeyim

Urumeli Hisarı'na oturmuşum
Oturmuş da bir türkü tutturmuşum

İstanbul'un mermer taşları
Başıma da konuyor martı kuşları
Gözlerimden boşanır hicran yaşları
Edalım...
Senin yüzünden bu halim.

İstanbul'un orta yeri sinema
Garipliğim, mahzunluğum duyurmayın anama
El konuşurmuş, görüşürmüş bana ne

Sevdalım...
Boynuna vebalim

İstanbul’da, Boğaziçi’ndeyim
Bir garip Orhan Veli’yim

Güzel Havalar

Beni bu güzel havalar mahvetti,
Böyle havada istifa ettim
Evkaftaki memuriyetimden.
Tütüne böyle havada alıştım,
Böyle havada aşık oldum;
Eve ekmekle tuz götürmeyi
Böyle havalarda unuttum;
Şiir yazma hastalığım
Hep böyle havalarda nüksetti;
Beni bu güzel havalar mahvetti.

Giderayak

“Handan, hamamdan geçtik,
Gün ışığında hissemize razıydık;
Saadetinden geçtik,
Ümidine razıydık;
Hiçbirini bulamadık;
Kendimize hüzünler icat ettik,
Avunamadık
Yoksa biz…
Bu dünyadan değil miydik?”

Anlatamıyorum

“Ağlasam sesimi duyar mısınız,
Mısralarımda;
Dokunabilir misiniz,
Gözyaşlarıma, ellerinizle?
Bilmezdim şarkıların bu kadar güzel,
Kelimelerinse kifayetsiz olduğunu
Bu derde düşmeden önce.
Bir yer var, biliyorum;
Her şeyi söylemek mümkün;
Epeyce yaklaşmışım, duyuyorum;
Anlatamıyorum.”

İstanbul'u Dinliyorum 

İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı
Önce hafiften bir rüzgar esiyor; 
Yavaş yavaş sallanıyor
Yapraklar ağaçlarda; 
Uzaklarda, çok uzaklarda,
Sucuların hiç durmayan çıngırakları
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı.

İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı; 
Kuşlar geçiyor, derken; 
Yükseklerden, sürü sürü, çığlık çığlık.
Ağlar çekiliyor dalyanlarda; 
Bir kadının suya değiyor ayakları

...

Gün Olur

“Gün olur, alır başımı giderim,
Denizden yeni çıkmış ağların kokusunda.
Şu ada senin, bu ada benim,
Yelkovan kuşlarının peşi sıra.
Dünyalar vardır, düşünemezsiniz;
Çiçekler gürültüyle açar;
Gürültüyle çıkar duman topraktan.
Hele martılar, hele martılar,
Her bir tüylerinde ayrı telaş!…
Gün olur, başıma kadar mavi;
Gün olur başıma kadar güneş;
Gün olur, deli gibi…”

Seni Sevmek

“Bir çocuk ne anlar sevmekten?
Ne anlar ki sevgi uğruna ölmekten
Ne anlar yaşam nedir, dünya ne?
Herşey tozpembedir onun gözünde
Hep umut vardır o küçük yüreğinde…
Karanlıkta aydınlık hisseder
Olmayacak sevdaya olur der..
Ben de çocuğum ve cezalıyım…
cezam sevilmemek
Tek suçum ise seni be canım seni sevmek….”

Kitabe-i Seng-i Mezar

I

Hiçbir şeyden çekmedi dünyada
Nasırdan çektiği kadar;
Hatta çirkin yaratıldığından bile
O kadar müteessir değildi;
Kundurası vurmadığı zamanlarda
Anmazdı ama Allah'ın adını,
Günahkâr da sayılmazdı.

Yazık oldu Süleyman Efendi’ye.

II

Mesele falan değildi öyle,
To be or not to be kendisi için;
Bir akşam uyudu;
Uyanmayıverdi.
Aldılar, götürdüler.
Yıkandı, namazı kılındı, gömüldü.
Duysalar öldüğünü alacaklılar
Haklarını helal ederler elbet.
Alacağına gelince...
Alacağı yoktu zaten rahmetlinin.

III

Tüfeğini deppoya koydular,
Esvabını başkasına verdiler.
Artık ne torbasında ekmek kırıntısı,
Ne matarasında dudaklarının izi;
Öyle bir ruzigar ki,
Kendi gitti,
İsmi bile kalmadı yadigâr.
Yalnız şu beyit kaldı,
Kahve ocağında, el yazısıyla:
"Ölüm Allah'ın emri,
"Ayrılık olmasaydı."

ORHAN VELİ'NİN ESERLERİ

  • Şiir:
  • Garip (1941 – Melih Cevdet Anday ve Oktay Rıfat Horozcu ile birlikte)
  • Vazgeçemediğim (1945)
  • Destan Gibi (1946)
  • Yenisi (1947)
  • Karşı (1949)
  • Düzyazı:
  • La Fontaine Masalları (1948)
  • Nasrettin Hoca Hikayeleri (1949 – manzum hikaye)
  • Nesir Yazıları (1953)
  • Edebiyat Dünyamız (1975)
  • Fransız Şiiri Antolojisi (1947 – derleme)
  • Çeviri:
  • Bir Kapı ya Açık Durmalı ya Kapalı (A.de Musset’den – O. Rifat ile, 1943)
  • Barberine (1944)
  • Scapin’in Dolapları (Molière’den – 1944)
  • Sicilyalı yahut Resimli Muhabbet (1944)
  • Tartuffe (1944)
  • Versailles Tulûatı (1944)
  • Üç Hikâye (Gogol’dan – Erol Güney ile, 1945)
  • Turcaret (A. R. Lesage‘dan – 1946)
  • Hamlet ve Venedikli Tüccar (Shakespeare‘den – Ş. Erdeniz ile, 1949)
  • Batıdan Şiirler (O. Rifat ve M. Cevdet ile, 1953)
  • Antigone (J. Anouilh‘den – 1955)
  • Saygılı Yosma (J. P. Sartre’dan – 1961)
  • Bütün Çeviri Şiirleri (1982)
  • El Kapısında (Turgenyev‘den – 1994)

KPSSCAFE.COM.TR  | ANKARA

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.