''Kadının elini gördüm. Yüzük takılıydı. Ama bedeni yoktu.''

Ankara Garı'nda 10 Ekim 2015 tarihinde gerçekleşen bombalı saldırının üzerinden tam bir sene geçti.

banner396

''Kadının elini gördüm. Yüzük takılıydı. Ama bedeni yoktu.''

Ankara Garı'nda 10 Ekim 2015 tarihinde gerçekleşen bombalı saldırının üzerinden tam bir sene geçti.

10 Ekim 2016 Pazartesi 12:03
2346 Okunma
''Kadının elini gördüm. Yüzük takılıydı. Ama bedeni yoktu.''
Ankara Garı patlamasında yüzbinlerce kişi Barış Mitingi'ne katılmak için oradaydı. 

Hiç beklemedikleri bir anda meydana gelen patlamada 102 kişi hayatını kaybetti. 391 kişi yaralandı. Yaralanan kişilerden biri olan Gülşen Ay, yaşadıklarını birer birer anlattı. 

Ay'ın anlattıklarının en can alıcı kısmı ise, 'Saçlarımda insan parçaları vardı' demesi idi. İşte Ankara Garı'nın perde arkası; 

 "Herkes yaşamak için geliyor dünyaya. Sadece insanlar değil, bütün canlılar.

 Bir akşam önce o kadar heyecanlıydım ki. 7 Haziran'dan sonra bir sevinç vardı içimde. Umut vardı, barış umudu vardı. İnsanlar daha özgür olacak, kadınlar için daha çok şey yapacağız diyorduk.

Genç bir anne vardı çocuğuyla. Hatta biri dedi ki, "niye getirdin çocuğu?"

 O da "benim çocuğum barış içinde büyüsün diye, başka çocuklar barış içinde büyüsün diye çocuğum şimdiden mücadeleye başlasın" dedi.

İlk bomba tam o anda patladı. Önümde oldu. Bir alev topu üzerimize geldi.Önümde genç bir çocuk vardı, 15 yaşlarında. Ellerini uzattı bana, bir şeyler söyledi ama ne demeye çalıştığını anlamadım. Çünkü kimse kimseyi anlamıyordu. Herkes sadece çığlık atıyordu. Sonra dizlerimin üzerinde yürümeye çalıştım. Kıyametin koptuğunu biliyordum. Nereye baksan... Korkunçtu. İğrenç bir koku vardı. Ciğerlerimin yandığını hissediyordum.

Şanslıydım. Patlama beni taksi durağına yakınına bir yere fırlattı. İki genç geldi, bacaklarımı bağladılar, kanamayı durdurmak istediler bayrakların ipiyle. Yanında bir kadının elini gördüm. Yüzük takılıydı. Ama bedeni yoktu.

 10 Ekim gözümün önünden gitmiyor. Sözcüklerini bile yan yana getirmek istemiyorum. Çaresizlik hissediyorum. Bu kadar can gitti, ihmal edildi. Katliamdı. Tek bir polis yoktu. İsteseler bulurlardı kimin yaptığını. Bu davanın üstünü kapatıyorlar bence. Adalete olan inancım yoktu ama artık hiç yok.

 Artık çalışmak istiyorum. Evde kaldığım her an o günü düşünüyorum. Sanki biri bu pencereden içeri bomba atacak gibi. Artık bu psikolojiden kurtulmak istiyorum. Bunun için de kafamı vereceğim bir işim olsun diyorum. Ailem destek olsa da bir kadın olarak ben kimseye muhtaç olmak istemiyorum.

Patlayan her yeni bombayla yüreğimden bir parça kopuyor. Şuramdan bir şey kopuyor. Ayağımın yeniden sızladığını hissediyorum. Ankara'dan sonra patlayan ilk bombada ayağa kalkamadım, ayağımın üzerine basamadım; sanki o yeniden yaralanmış gibi.

Sonbahar ayını o kadar seviyordum ki. Ama şimdi sevmiyorum. Çok insan çocuğunu, sevdiğini, sevgilisini kaybetti. Ölüm kimseye yakışmıyor. Herkes yaşamalı, yaşlanmalı. Gençler ölmemeli...''

İşte Gülşen Ay Ankara Garı katliamını birinci ağızdan böyle anlattı BBCTÜRKÇE'ye... Patlamanın üzerinden geçen bir sene Türkiye'nin acısından hiçbirşey kaybettirmedi. 

10 Ekim 2016 tarihinde Ankara Garı yıldönümü anması haberi için lütfen TIKLAYINIZ.

Kpsscafe.com.tr
>>2016 KPSS'YE GİRECEK ORTAÖĞRETİM ADAYLARI DİKKAT!!!

Son Güncelleme: 10.10.2016 12:05
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner389

banner394