Bakan'dan İhraç Edilen, Açığa Alınan Memurlar ve OHAL Komisyonu ile İlgili Flaş Açıklama

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Jülide Sarıeroğlu, katıldığı bir programda yaptığı açıklamada OHAL kapsamında kamudan ihraç edilen ve görevinden uzaklaştırılan memurlara değindi. İşte Bakan Sarıeroğlu'nun o açıklaması.

Bakan'dan İhraç Edilen, Açığa Alınan Memurlar ve OHAL Komisyonu ile İlgili Flaş Açıklama

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Jülide Sarıeroğlu, katıldığı bir programda yaptığı açıklamada OHAL kapsamında kamudan ihraç edilen ve görevinden uzaklaştırılan memurlara değindi. İşte Bakan Sarıeroğlu'nun o açıklaması.

05 Ekim 2017 Perşembe 17:43
Bakan'dan İhraç Edilen, Açığa Alınan Memurlar ve OHAL Komisyonu ile İlgili Flaş Açıklama

İstanbul'da düzenlenen İLO çalışma örgütü topantısına katılan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Jülide Sarıeroğlu burada gündeme ilşlkin önemli açıklamalarda bulundu.

OHAL inceleme komisyonuna 102 bin 474 kişinn başvuru yaptığın dile getiren Bakan Sarıeroğlu, görevden uzaklaştırılan 36 bin 423 personelin göreve iade edildiğini açıkladı. Bakan Sarıeroğlu OHAL kapsamında yapılan ihjraç ve açığa almalarda yargısız infaz yapılmadığını, suçsuz olduğu anlaşılan herkesin hakkı aynen iade edildiğini de belirtti.

Bakan Sarıeroğlu açıklamasında şu ifadelere yer verdi;

Olağan Üstü Hal konusunda Avrupalı dostlarımızdan gelen eleştirilerin haksızlığı ve Türkiye'nin terörle mücadelesi konusunda gösterdikleri çekingen tavırlar bizi oldukça şaşırtıyor. Terör eylemleri sonucu Fransa'nın Olağanüstü Hal ilan etmesi ne kadar doğal ise, ABD'nin Ferguson ve Baltimore'daki olaylar sonrası Olağanüstü Hal ilan etmesi ne kadar doğal ise Bizim de vatandaşlarımızın güvenliğini sağlamak için Olağanüstü Hal ilan etmemiz o kadar doğaldır. Hiçbir devlet kendisine sadakatle tabi olmayan memurlarla, kamu görevlileriyle yoluna devam etmedi, edemez.

Sayın Başbakanımızın açılış konuşmasında verdiği örnek aslında her şeyi açıklıyor. Doğu Almanya ile Batı Almanya'nın 1990 yılındaki birleşmesinin ardından 500 bin kamu çalışanının bir günde işine son verildi. Kimse Almanya'ya bu konuda bir şey söylemedi. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi 'Doğrudur. Hiçbir ülke kendisine sadakatle bağlı olmayanlarla çalışmaz' dedi. Venedik Komisyonu demokratik hukuk devletine bir tehdit olarak sadakati olmayan kişilerin kamudan uzaklaştırabileceğini belirtti. Ama söz konusu Türkiye olunca, hem meşru seçilmiş hükümete darbe yapma girişiminde bulunan hem de ciddi bir milli güvenlik tehdidi oluşturan bir yapıya karşı alınan tedbirler, hakkaniyet dengesi gözetilmeksizin eleştiri konusu oluyor.

Bütün demokrasilerde olağanüstü yönetim usulleri vardır. Olağanüstü yönetim usulleri hukuk dışı ya da demokrasi dışı yönetim usulleri değildir. Ülkemizde Anayasal kurallar, özgürlükler ve idarenin yargısal denetimi yürürlüktedir. Bu süreçte masum insanların suça karışanlardan ayırt edilmesi için elimizden geleni yapıyoruz. Türkiye olarak Olağan Üstü Hal süresince alınan tedbirlerde "mutlak gereklilik" ve "orantılılık" ilkelerine hassasiyetle uyuyoruz. Olağanüstü Hal süresince alınan tedbirler vatandaşlarımızın gündelik hayatında herhangi bir değişikliğe neden olmamıştır. Temel hak ve hürriyetlere ilişkin gündelik hayatı etkileyecek herhangi bir sınırlandırmaya gidilmemiştir.

Alınan tedbirler olağanüstü halin gerekli kıldığı konularla sınırlı kalmıştır. Bütün bunlara ek olarak, vatandaşlarımızın mağdur olmaması ve çalışma hayatımızın sağlıklı şekilde sürdürülebilmesi için hükümet olarak Olağanüstü Hal Komisyonu'nu kurduk. Suçluyu suçsuzdan ayırabilmek ve hakkaniyeti sağlayabilmek için bir kuyumcu titizliğiyle çalışıyoruz. Bu komisyona toplam 102.174 vatandaşımız müracaat etti. Olağanüstü Hal döneminde görevden uzaklaştırıldıktan sonra haklarında yapılan inceleme sonucu 36.423 kamu çalışanı görevlerine iade edildi. Yani süreç devam ediyor. Kimse hakkında yargısız infaz yapılmıyor. Suçsuz olduğu anlaşılan herkesin hakkı aynen iade ediliyor. Şunu tekrar altını çizerek belirtmek isterim ki,

Olağanüstü Hal kararı, kişilerin hak ve özgürlüklerini sınırlamak için değil, FETÖ, DAEŞ ve PKK gibi terör örgütleriyle etkili bir şekilde mücadele kapsamında Devletimizin daha hızlı hareket edebilmesi amacıyla alınmıştır. Avrupalı dostlarımızdan da, hepimizin ortak değeri olan demokrasinin sağlıklı işleyişi için yürüttüğümüz bu mücadelede yanımızda olmalarını ve bize karşı eleştirilerinde hakkaniyeti gözetmelerini temenni ediyorum. Temel insan haklarına saldıran bu cani terör örgütlerine karşı Türkiye'nin mücadelesinde, uluslararası toplum vicdanının Türk halkıyla birlikte olduğuna inanıyorum.

Kpsscafe.com.tr  | Ankara

Son Güncelleme: 05.10.2017 18:03
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
sedat 1 yıl önce

anlaşılan almanyadaki örneği hiç kimse bilmiyor. o olay bakanın ya da başkalarının dediği gibi değil. bunu bilerek de saptırıyor olabilir devlet büyükleri...yazıklar olsun gariban vatandaşına zulmeden zihniyetsizlere...

Avatar
İlker 1 yıl önce

90larin Almanyasından daha adil bir ülke olduğumuzu düşünüyorum. Ve bu örneği emsal görmüyorum.
Rabbim devletimize güç versin