Sadece özür dilemek yeter mi?

Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, atama bekleyen öğretmenlerden, Nimet Çubukçu adına özür diledi.

banner396

Sadece özür dilemek yeter mi?

Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, atama bekleyen öğretmenlerden, Nimet Çubukçu adına özür diledi.

21 Eylül 2011 Çarşamba 15:30
95 Okunma
Sadece özür dilemek yeter mi?

Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, atama bekleyen öğretmenlerden, Nimet Çubukçu adına özür diledi.Siyaseten alışık olmadığımız bir durum.Umarız, bir daha hiçbir siyasetçi özür dilenecek noktaya gelmez...Ama benim asıl merak ettiğim, konunun muhatabı Sayın Çubukçu’nun bu...

Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, atama bekleyen öğretmenlerden, Nimet Çubukçu adına özür diledi.
Siyaseten alışık olmadığımız bir durum.
Umarız, bir daha hiçbir siyasetçi özür dilenecek noktaya gelmez...
Ama benim asıl merak ettiğim, konunun muhatabı Sayın Çubukçu’nun bu özüre neden olan 55 bin öğretmen atamasıyla ilgili ne düşündüğü?
O da özür dileyecek mi? İnandırıcı gerekçeler ortaya koyacak mı? Ya da pek çok konu gibi bu da unutulup gidecek mi?..
Ömer Dinçer’in eğitim alanında neleri başarıp, başaramayacağını, önümüzdeki süreçte göreceğiz. Ama eğitimde insani değerleri öne çıkaracağı kesin.


Öğretmenler kadro istiyor?
Dinçer’in özürü, atama bekleyen öğretmenler arasında, her ne kadar bahar havası estirse de, tatmin edici bulunmadı. Bu konuda daha somut gelişmeler istiyorlar.
 Örneğin, son bir kez de olsa mazeret kayıtlarının şubatta yapılması, gelecek yazdan önce mutlaka yüklü bir alım gerçekleşmesi, ücretli öğretmenliklere, diğer fakültelerden mezun olanların değil de eğitim fakültesi mezunlarının tercih edilmesi ve maaşlarının makul bir seviyeye çıkartılması, onları bir ölçüde rahatlatabilir. İşte iki gündür binlercesi gelen bu konudaki maillerden birisi:
“Şu an gündemde olan atama sayısı yüz binlerce öğretmen adayını ve ailesini mağdur etmekten başka bir işe yaramamıştır.
 Geçen sene yaşanan KPSS kopya iddiaları nedeniyle MEB zor durumda kalmış ve mağduriyeti önlemek için ek alım yaparak 40.000 öğretmen atamasını bu seneki kadrolardan kullanmıştır. MEB normalde 55.000 kadro için yapılması gereken atamayı 11.544’te bırakmış Maliye Bakanlığı onay vermediği için yeni alım yapamayacağını bildirmiştir. Bu durumdaysa 2011 KPSS’ye giren öğretmenler mağdur bırakılmıştır.
Her bölüme ihtiyaç doğrultusunda gerekli alımlar yapılmadığı için bir bölüm düşük puanla atanabilirken diğer bölüm yüksek puana rağmen açıkta kalmıştır. Kontenjanların adil bir dağılımla belirleneceği ek alımlar en kısa zamanda yapılmalı bu sayede hiçbir meslektaşımız haksızlığa uğratılmamalıdır.
Erken yapılan atamalar kopya mağduru olanları telafi ise, şu an mağdur edilmiş bizler için nasıl bir telafi düşünülmektedir? Mademki 2011 Haziran bütçe raporunda ‘2010 yılı Haziran ayında 5,4 milyar TL açık veren bütçe, 2011 yılı Haziran ayında 3,1 milyar TL fazla vermiştir’ diyorsunuz o halde gelin biz öğretmenleri daha fazla mağdur etmeyin. 55.000 kadro için izin verin. Hem okullarımızda öğretmen eksiği azalsın hem de öğretmenler bu kadar zor durumda bırakılmasın. Lütfen artık sesimizi duyun.
Sizleri verdiğiniz sözlere sadık olmaya çağırıyoruz. Yerimiz okuldur. Gereğinin yapılmasını arz ederiz...”


İzciler unutuldu mu?
MEB’in yeni teşkilat yasası, her yönü ile tartışılmaya devam ediyor. Bu süreçte belki de en büyük şaşkınlığı izciler yaşıyor. 22 bini İstanbul’da olmak üzere 120 bin izci vardı. Yavru Kurtlar, eğitimin gülen yüzüydü.
Duyarlılıkları sayesinde, derslerde öğrendiklerimizden çok daha fazlasını onlardan öğrendik. Ama artık onlar yok.
Çünkü onların bağlı bulunduğu birim, ne bir yere eklenmiş ne de yeniden yapılandırılmış. Yani resmen yok sayılmışlar.
Modası geçti diyenler çıkabilir. Ya da onların yeri burası değil, başka bakanlıklar, örneğin Gençlik Bakanlığı diyebilir. Ama onlar bir semboldü ve yerleri de MEB’di.
Umarız bu konuda da özür dileme noktasına gelinmeden sorun çözülür...


Boş kontenjanlar ne olacak?
Yasalar, yönetmelikler, makamlar hepsi insanların mutluluğu için.
Eğer yaptıklarınız insanları mutlu etmeye yetmiyorsa, o zaman boşunadır. En azından algılanması o yöndedir.
Çocuklarını 3, 4 yıldır SBS’ye hazırlayan ve bu yüzden perişan olan veliler için, eğitimde hiç ama hiç bir şey anadolu liselerinde boş kalan kontenjanlardan daha önemli değil.
Bu yüzden MEB’in onlara en azından bir açıklama borcu var. Meslek liseleri ve imam hatiplerde kayıtlar devam ederken, anadolu liselerinde neden son verildi?
Bunun böyle olacağı aylar öncesinden belliyken, neden önlem alınmadı?
Daha da önemlisi, gelecek yıl aynı “beceriksizlik” devam edecek mi?..
Özetin özeti: MEB’deki reform çabalarını canı gönülden destekliyoruz ama veli ve öğrenci haklarına da saygı bekliyoruz...


Abbas GÜÇLÜ / MİLLİYET

>>2016 KPSS'YE GİRECEK ORTAÖĞRETİM ADAYLARI DİKKAT!!!

Son Güncelleme: 21.09.2011 15:30
Anahtar Kelimeler:
özür dilemek yeter mi
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner389

banner394