"

'Silahları ve kazılan hendekleri görmüyorlar'

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Davutoğlu, "Cizre'de vatandaşlarımıza geçmişte terör baskısı uygulayanlar şimdi orada silahları, kazılan hendekleri görmüyorlar" dedi.

banner396

'Silahları ve kazılan hendekleri görmüyorlar'

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Davutoğlu, "Cizre'de vatandaşlarımıza geçmişte terör baskısı uygulayanlar şimdi orada silahları, kazılan hendekleri görmüyorlar" dedi.

12 Eylül 2015 Cumartesi 16:07
'Silahları ve kazılan hendekleri görmüyorlar'

ANKARA (AA) - AK Parti'nin 5. Olağan Büyük Kongresi Ankara Arena Spor Salonu'nda gerçekleştiriliyor. AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, AK Parti 5. Olağan Büyük Kongresi'ndeki konuşmasına, şehitleri rahmetle anarak başladı. Başbakan Davutoğlu, şehitler ve dün Mekke'de hayatını kaybeden hacılar için Fatiha okunmasını istedi. 

"Bir arada çarpan yüreklerden daha gür bir ses olamaz"

5. Olağan Büyük Kongresi'ndeki konuşmasını "Şehitler ölmez, vatan bölünmez" diyerek sürdüren Davutoğlu, şehitlere hürmeten salonda müzik icra edilmediğini hatırlattı. Davutoğlu, şöyle devam etti:

"Ama bu salonda şu anda müziklerin en ulvisi, en etkileyicisi, en kuvvetlisi icra ediliyor. Bu salonda bugün yüreklerin ritmi var, yüreklerin ulvi seslenişi var. Yüreklerin ritmi Anadolu'nun, Rumeli'nin her bir köşesinden gelen ak yürekliler, Fırat kenarından, Dicle kenarından, Sakarya, Yeşilırmak, Kızılırmak, Çoruh'tan gelen ak yürekliler, bugün tek bir yürek ritmiyle milyonlarca vatandaşımızla birlikte yürekler 'vatan vatan vatan' diye çarpıyor, 'millet millet millet' diye çarpıyor, 'bayrak bayrak' diye çarpıyor, 'birlik birlik birlik' diye çarpıyor, 'kardeşlik kardeşlik kardeşlik' diye çarpıyor. Bundan daha ulvi bir müzik olamaz. Bir arada çarpan yüreklerden daha gür bir ses olamaz"

Davutoğlu, şehitlerin emanetini yüreğinde taşıyarak 81 ilden Ankara'ya gelenleri, yurtdışından kongreye katılanları muhabbetle selamladığını belirtti.

"Dev ayağa kalktı, artık diz çöktürülemez"

AK Parti kadrolarının her neferinin mevkisinin bir olduğunu, omuz omuza hareket ettiklerini dile getiren Davutoğlu, "AK Parti bir yürek hareketidir. AK Parti bir vicdan hareketidir. AK Parti, susturuldu zannedilen, uyudu zannedilen bir devin ayağa kalkmasının adıdır. O dev ayağa kalktı, artık diz çöktürülemez. O dev ayağa kalktı artık tereddüt yok, artık herhangi bir şekilde durmak yok. Eskiler Mehteran yürüdüğünde gülbankla (hep bir ağızdan duayla) o yürüyüşü şereflendirirlerdi. Denirdi ki 'vakitler hayrola, hayırlar feth ola, şerler def ola.' Vaktimiz hayrolsun, hayırlar feth olsun, şerler def olsun" ifadelerini kullandı. 

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, AK Parti'nin 5. Olağan Büyük Kongresi'nde yaptığı konuşmada, "Hepimiz omuz omuza bir hareketin kardeşleriyiz, omuz omuza bir hareketin yürüyen yürekleriyiz. AK Parti, bir yürek hareketidir. AK Parti, bir vicdan hareketidir. AK Parti, susturuldu zannedilen, uyudu zannedilen bir devin ayağa kalkmasının adıdır. O dev ayağa kalktı artık diz çöktürülemez. O dev ayağa kalktı artık tereddüt yok, artık herhangi bir şekilde durmak yok" dedi.

"Halkın oylarıyla seçilen ilk cumhurbaşkanı da bu kadroların içinden çıktı"

Ahmet Davutoğlu, AK Parti'nin yükselişini engelleyemeyen çevrelerin cumhurbaşkanlığı seçimlerinde de "AK Parti içinden cumhurbaşkanı seçilemez" söylemini geliştirdiğini hatırlatarak, "AK Parti kadroları seçime gitti, Temmuz seçimleriyle AK Parti, sadece başbakanlık makamını değil, cumhurbaşkanlığı makamını da bu kadroların temiz ellerine aldı. AK Parti'nin içinden, bağrından bir cumhurbaşkanı çıkmasını engellemek isteyenler, bu sefer 21 Ekim'de 2007'de referandumda bir kez daha sukuta uğradılar. 27 Ekim 2007 referandumuyla artık devletin en yüce makamı da halkın seçtiği oylarla gelen cumhurbaşkanı tarafından dolduruldu. Halkın oylarıyla seçilen ilk cumhurbaşkanı da bu kadroların içinden çıktı" diye konuştu. 

AK Parti'nin kurulduğu günden itibaren ciddi sınamalarla karşı karşıya kaldığını, her sınamadan, sınavdan da zaferle çıkmayı başardığını dile getiren Davutoğlu, "Sınamaya, sınava, çileye hazır olmayan bizim aramıza gelmesin. Biz, zor günlerin hareketiyiz" dedi.

"1 Kasım'da yeni bir zafer yazmaya var mısınız?"

AK Parti Genel Başkanı Davutoğlu, konuşmasını tezahüratlarla bölen gençlere dönerek, "Bu heyecanı 1 Kasım'a taşımaya hazır mısınız, 1 Kasım'da yeni bir zafer yazmaya var mısınız, yürümeye hazır mısınız, toprağa sağlam basmaya hazır mısınız, yüreğinizdeki ateşi, aşkı 81 ile taşımaya var mısınız?" diye sordu. Gençlerden "evet" yanıtını alan Davutoğlu, "Yolunuz hayırlı olsun inşallah" dedi.

Davutoğlu, 30 Eylül 2012'deki AK Parti kongresinin yeni hedeflerin kongresi olduğunu, o tarihten sonra durdurulamayan AK Parti hareketinin önüne yeni engellerin, yeni sınamaların konulduğunu anlatarak, "Daha 2011 seçimlerinin o büyük zafer coşkusu devam ederken, Türkiye en büyük yatırımlara, en köklü atılımlara başlamışken, 2013 Mayısı'nda yeni bir sınamayla karşı karşıya kaldık. En büyük projeler, İstanbul'a dünyanın en büyük havalimanı, faizlerin en düşük düzeye indiği, IMF'ye son kuruş borcun ödendiği günlerde birileri düğmeye bastı, Gezi provokasyonları başladı, arkasından 17-25 Aralık tuzakları kuruldu, bu tuzakların karşısında 30 Mart seçimlerine gittik ve yeni bir zafer kazandık" diye konuştu.

Hayırları fethetmeye gidenlerin önüne çok büyük şer tuzaklarının kurulduğunu dile getiren Davutoğlu, şunları kaydetti:

"Bu şer tuzaklarını defetmeye var mıyız, hayırlara fethetmeye var mıyız? İşte 17-25 Aralık'ta paralel çetenin kurduğu ihanet tuzakları karışsında AK Parti kadroları dimdik durdu, aramızdan tek bir çiviyi sökemediler. Hiçbir şekilde AK Parti kadrosunun içine nifak sokamadılar. Daha sonra 10 Ağustos 2014'te yeni bir zafere Sayın Cumhurbaşkanımızla birlikte yürüdük, emaneti ondan devraldım. Yine yetmedi, bu zaferin arkasından bu sefer Kobani bahane edilerek olaylar çıkarıldı. Gördüğünüz gibi her zaferimiz bir sınama, her sınama bir zafer getirdi. Kobani bahanesiyle çıkarılan olaylar karşısında da milletimizin ferasetini, istiklalini, istikbalini düşünen yoğun bir çabayla çıktık, 7 Haziran seçimlerine gittik. Şimdi bugünkü temel sloganımızla 'İlk Günkü Aşkla', 14 Ağustos 2001'deki aşkla 'birlik' diyoruz, 'dirlik' diyoruz, 'kardeşlik' diyoruz."

"Zannettiler ki bu ülke sahipsiz"

Seçimlerden sonra, yüzde 41 oy alarak en çok milletvekili çıkarmasına rağmen AK Parti'nin tek başına iktidara gelemediğini anımsatan Davutoğlu, "Bunu görenler, Türkiye'de bir yönetim boşluğu olacağı vehmine kapılanlar, AK Parti kadrolarıyla temsil edilen Türkiye'nin kaderini karartmak isteyenler düğmeye bastılar. 20 Temmuz günü DEAŞ terör örgütü, aynı gün PKK, biri Suruç'ta 32 vatandaşımızı katletti, diğeri Adıyaman'da bir askerimizi şehit etti" diye konuştu.

Davutoğlu, daha sonra polis ve askere yönelik saldırılara ve gövde gösterisi için sokaklara çıkılmaya başlandığına işaret ederek, sözlerine şöyle devam etti:

"Zannettiler ki bu ülke sahipsiz, zannettiler ki 7 Haziran seçimlerinin çıkardığı tablo Türkiye'de bir kaosa izin verir. Hep söylüyorum, çakallar puslu havaları sever. Bütün çakallar meydana çıktı. Onun karşısında da Anadolu yiğitleri, AK Parti kadroları ayağa kalktı. 'Biz bu milleti, kimseye bırakmayız bu milletin kaderini, bu ülkenin kaderini kimseye bırakmayız' dedi. Bugün birinci büyük sınamamız, milletimizin birliğini, vatanımızın bütünlüğünü tehdit eden terör olaylarına karşı dimdik ayakta durmaktır.

Türkiye'de geçmişte olduğu gibi bugün de iki zihniyet çarpışıyor. Biri milleti bölenler, ayrıştıranlar, etnik ve mezhebi temelde farklı kutuplaşmaların önünü açanlar, milletin özgürlük alanlarını daraltanlar, baskı ve zulüm uygulayanlar. 12 Eylül nasıl getirdiği antidemokratik uygulamalarla ve Türkiye'de sivil demokratik hayata son vermesiyle ayrıştırıcı bir etki yapmıştır, aynı şekilde bugün terör örgütünün yaptığı zulüm, baskı ve terör örgütünün getirdiği ayrıştırıcı zihniyet de birbirinin ikiz kardeşidir. 

Buradan sesleniyoruz, Türkiye'de ne dikta yönetimlerine ne de terör örgütlerinin baskı ve zulmüne karşı taviz vermeyeceğiz. Onlara karşı dimdik, ayakta, milli iradeyi, özgürlükleri, demokrasiyi savunacağız."

"Hem demokrasi hem kamu düzeni, hem özgürlük hem güvenlik"

AK Parti yönetimlerinin, 14 yılda tüm yasakları kaldırdığını, ret ve asimilasyon politikalarına son verdiğini, kimsenin kimliğine, hayat tarzına, etnik veya mezhebi geleneğine karşı ayrıştırıcı bir tutum takınılmadığını belirten Davutoğlu, "Kendisi gibi düşünmeyenlere karşı acımasızca davrananların karşısında AK Parti her zaman milli birliği temsil etti" ifadesini kullandı.

Davutoğlu, AK Parti kadrolarının, 14 yıllık demokratik birikimi üzerinde, bu kongrede bir kez daha "Hem demokrasi hem kamu düzeni, hem özgürlük hem güvenlik" dediğine vurgu yaparak, şöyle dedi:

"20-23 Temmuz arasında ülkemizi kaosa sürüklemek için harekete geçenlere karşı Türkiye Cumhuriyeti hükümeti olarak, devraldığımız ağır sorumluluğun farkında olarak net ve açık bir talimat verdik. Şunu söyledik, Türkiye'nin her köşesinde sadece ve sadece meşruiyet hakim olacak. Türkiye'nin her köşesinde kim vatandaşlarımızın huzurunu, sükununu bozmak ister, Türkiye'yi kaosa sürüklemek isterse onlara karşı en şiddetli ceza verilecek. O günden bugüne bunların Kuzey Irak'taki karargahları da Türkiye içinde odaklandıkları her merkezde, her şer odağı da Türkiye Cumhuriyeti'nin ve onun meşru emniyet ve güvenlik güçlerinin operasyonlarıyla temizleniyor.

Bütün milletime sesleniyorum, hiç tereddüt etmeyiniz, Türkiye kendi içindeki hainlerle de kendi dışındaki hasımlarla da mücadele edecek güce ve kudrete sahiptir. Bu güç ve kudreti kim sarsmak isterse karşısında bizim kararlığımızı bulacak. Bütün bu çabalar Türkiye'de huzuru, güvenliği teminat altına almak içindir. Bugün bir çok acı olayla, acı bir şekilde bir kez daha tecrübe ettiğimiz terör saldırıları karşısında fethetmek istediğimiz hayır birliktir, kardeşliktir. Biz, birlik ve kardeşlik için yola çıktık. Bilinsin ki kim ayrıştırıcı bir tutum takınırsa, kim diğer bir vatandaşımıza karşı ötekileştirici bir zulüm uygularsa onun karşısında olacağız. Bu operasyonlarımız kesinlikle ve hiçbir şekilde 90'lı yılların güvenlikçi anlayışıyla ilişkilendirilemez. O yıllarda faili meçhuller vardı, o yıllarda kendi yaylasına, mezrasına çıkamayanlar vardı, bir çok baskıyla kendi ana dilinde ağıt yakamayanlar vardı."

"Selamı, kardeşliği, barışı egemen kılalım"

Türkiye'nin her yerinde, 78 milyonun özgürlüklerle tanıştığını belirten Davutoğlu, "Türkiye'nin her köşesindeki vatandaşlarıma sesleniyorum. Omuz omuza veriniz. Selamı, kardeşliği, barışı egemen kılalım. Diyorlar ki 'Kürtlerin devleti neresi'. Net bir sesle söylüyorum, Türklerin de Kürtlerin de Sünnilerin de Alevilerin de devleti Türkiye Cumhuriyeti devletidir" diye konuştu.

Davutoğlu, bu toprakların tüm muhacirlere kapılarını açtığını, bağrına bastığını bildirdi. Davutoğlu, "Zannediyorlar ki bu özgürlükçü anlayışı durdurabilirler. Kesinlikle Türkiye'de demokrasi bütün nitelikleriyle hakim kılınacak ve Türkiye, hiçbir baskıya, zulme, teröre izin vermeyen aydınlık bir geleceğe yürüyecek" ifadesini kullandı.

"Türkiye'nin her santimetre karesinde sadece al bayrak olacak"

Davutoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'dan genel başkanlık görevini devraldığı kongrede dokuz restorasyon başlığını dile getirdiğini hatırlatarak, şunları söyledi:

"Özgüvenimiz sabit kılınacak. Toplumsal bütünlüğümüz, milli birliğimiz hakim kılınacak. Demokrasimiz kesin bir suretle, bütün temel özellikleriyle hakim kılınacak. Bürokrasimiz, devletimiz kamu yönetimi itibarıyla en muhkem bir şekilde yeniden inşa edilecek. Ahlaki restorasyonu hayata geçirip, siyasette, ekonomide, sosyal hayatta ahlakı egemen kılacağız. Yargı reformuyla, yargıyı sağlam temellerde ve tam objektif, bağımsız bir çerçevede yeniden inşa edeceğiz. Kültür ve medeniyeti restorasyonumuz sürecek. Ekonomide kalkınmamız, büyük hamlemiz devam edecek. Dış politika ve uluslararası alandaki restorasyonumuz sürecek." 

Terör saldırılarını, "bu büyük hedef karşısında, piyonların ve piyonlarla birlikte harekete geçen şer odaklarının saldırıları" olarak tanımlayan Davutoğlu, şunları kaydetti:

"Bu kongreden, bu piyonlara ve onların arkasındakilere söylüyoruz ki, Türkiye Cumhuriyeti'nin her santimetre karesinde sadece ve sadece al bayrak olacak, sadece ve sadece bu milletin birliği ve beraberliği hakim olacak. Kamu düzenini sağlayacağız, kamu düzeninin temeli olan meşruiyetten hiçbir zaman taviz vermeyeceğiz.

Cizre olaylarını bahane edenler, Cizre'de vatandaşlarımıza geçmişte terör baskısı uygulayanlar, şimdi orada stoklanan silahları, kazılan hendekleri görmüyorlar ve bizim hükümetimizin aldığı tedbirlere karşı söz beyan etmeye kalkıyorlar. Bilsinler ki, Cizre de aynen Keşan gibi ya da Bergama gibi ya da Of gibi Türkiye'nin kuzeyindeki, güneyindeki, batısındaki ilçeler gibi, Türkiye Cumhuriyeti'nin aziz bir toprağıdır ve her ilimizde, her ilçemizde mutlak surette kamu düzeni sağlanacak, kardeşliğimiz pekiştirilecektir."

"Makbule Hanım'ı tarayarak haince katlettiler"

Davutoğlu, "Türkiye'yi kana bulamak isteyenler, faili meçhullerle birlikte Diyarbakır'da Şeyhmus'u, Erzincan-Kemah yolunda 60 yaşında Makbule Hanım'ı tarayarak haince katlettiler. Bu hainlere karşı bütün vatandaşlarımız el ele tam bir aidiyet bilinciyle geleceği inşa edeceğiz. Ne Kobani olaylarındaki olduğu gibi Yasin Börü ve arkadaşlarına yapılanlar ne Diyarbakır'daki Şeyhmus'un, ne Erzincan Kemah yolundaki Makbule Hanım'ın bundan sonra da hatıraları silinmeyecek, onların kanları üzerinde terörü egemen kılmak isteyenlere karşı güvenlik güçlerimizle birlikte halkımız omuz omuza mücadele edecektir" diye konuştu.  

"Kamu düzeni mutlak suretle sağlanırken, sivil vatandaşlarımıza Doğu'da Güneydoğu'da yaşayan kardeşlerimize en küçük bir şekilde demokratik hukuk devleti kuralları içinde en küçük bir şekilde zarar verilemeyecektir. Kardeşlerimiz korunacaktır" diyen Başbakan Davutoğlu, şöyle devam etti: 

"Doğu ve Güneydoğu'daki vatandaşlarımıza sesleniyorum, sizler Hakkari'de hakkınız olduğu kadar Edirne'de de hakkınız var, Batıdaki kardeşlerime sesleniyorum, kuzeydeki güneydeki kardeşlerime de. Sizlerin Edirne'deki hakkınız kadar Hakkari'de de hakkınız var. Bu toprakların her bir santimetrekaresinde bütün vatandaşlarımızın hakkını, hukukunu koruyacağız." 

Davutoğlu, 7 Haziran'la birlikte yönetim boşluğu vehmine kapılanlarla birlikte yaşanan ikinci büyük sınamanın dış dünyadaki gelişmeler olduğunu vurgulayarak, "Bir tarafta küresel ekonomik kriz devam ediyor, diğer tarafta çevremizdeki 6 ülkede en azından kamu düzeni sarsılmış, bu ülkelerde kardeş kavgalarıyla bir yangın sürüyor. Türkiye 2023'e yürürken artık bu yangın ortamının içinde istikrar ve huzuru kalıcı kılmak ve ekonomik başarı hamlesini devam ettirmek istiyor" diye konuştu.

AK Parti'nin ilk kongresini yaptığı dönemde Türkiye içinde bir ekonomik kriz olduğunu ve buna karşı dirlik mücadelesi verdiklerini anlatan Davutoğlu, konuşmasında şu, ifadeleri kullandı:

"12 yıl içinde ekonomik krizler içindeki Türkiye'den yükselen bir ekonomik güç olan Türkiye'yi gerçekleştirdik. Beşinci kongreyi yaparken küresel ekonomik krizin etkileri devam ediyor. Sadece gelişmiş ülkelerde değil son dönemlerde gelişmekte olan dinamik ekonomilerde de sıkıntılar yaşanıyor ama Türkiye de G20 Zirvesine hazırlanıyor. Buradan ekonomik hedeflerimiz itibarıyla şunları vurgulamak istiyorum, 4 ayaklı olarak, bir küresel ekonomik gelen bütün şokları karşılayacak şekilde Türkiye'nin ekonomisi, makro ekonomik dengeleri şimdiye kadar olduğu gibi korunacak. Her türlü tedbiri alacağız ve hiçbir şekilde küresel ekonomik krize Türkiye'nin bu kriz girdabına girmesine izin vermeyeceğiz."

"Güçlü bir ülke olma yolundaki kararlılığından asla vazgeçmeyeceğiz"

Başlatılan tüm projelerin kesinlikle hayata geçirileceğini, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Başbakanlığı döneminde başlayan projelerin mutlaka hedefine ulaştırılacağını belirten Davutoğlu, "Türkiye'nin her kesimine ulaşan büyük hamleler şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonra da sürecek. Milli sanayi, milli savunma sanayi hamlemiz devam edecek. Türkiye'nin kendi uçağını, savaş gemisini, deniz altısını, tankını yapan güçlü bir ülke olma yolundaki kararlılığından asla vazgeçmeyeceğiz" diye konuştu. 

Davutoğlu, bunların yürütülebilmesi için yapısal reformlara devam edeceklerine dikkati çekti. Davutoğlu, "25 öncelikli programı aynı kararlılıkla sürdürecek, Türkiye'nin orta gelir tuzağına düşmesine asla izin vermeyeceğiz. Bu çerçevede de bütün amacımız sürdürülebilir bir kalkınmayı, Türkiye'nin teknolojik kalkınmayla yeni ve köklü bir ekonomik hamlenin içine girmesini hedefliyoruz" değerlendirmesinde bulundu.

"Yepyeni bir geleceğin ışıklarını sunacağız"

Son 14 yıl içinde altyapı yatırımlarıyla Türkiye'yi dünyanın en önemli güçlerinden biri haline getirdiklerini belirten Davutoğlu, "Şimdi hedefimiz bu altyapı yatırımlarını yoğun teknolojiyle, güçlü ve nitelikli insan gücüyle ve her türlü meydan okumaya hazır, güçlü özel sektörüyle yeni bir atılıma hazırlamak ve nihayet makro ekonomik dengeleri korurken, büyük yatırım projelerine hızla devam ederken, yapısal reformları gerçekleştirirken vatandaşlarımızın günlük hayatıyla ilgili bütün tedbirleri alacağız ve işçilerimize, memurlarımıza, emeklilerimize, kadınlarımıza, gençlerimize yepyeni bir geleceğin ışıklarını 2001'den bu yana aldığımız hızla kendilerine sunacağız" diye konuştu. 

Ekonomik reform ve hedeflere ilişkin bilgilendirmenin 22 Ağustos'ta yapılacak aday tanıtım ve seçim kampanyasında Türkiye'ye duyuracaklarını bildiren Davutoğlu,  "Orada şimdiye kadar 3 bin dolarlardan alıp, 10 bin dolarlara çıkardığımız kişi başına düşen milli geliri toplumun her katına nasıl yayacağımızın müjdelerini de hep beraber sizlerle paylaşacağız. Ama son 3 ay içinde dahi memurlarımıza verdiğimiz 2016 için yüzde 6 ve yüzde 5 zam, toplam yüzde 11,3 zam Türkiye'de hiçbir şekilde çalışan kesimlerin enflasyon altında ezilmeyeceğinin işaretidir" dedi. 

Başbakan Davutoğlu, "Gerek terör belasıyla gerekse bütün bu ekonomik meydan okumalarla mücadele edebilmek için üçüncü büyük sınama Türkiye'de istikrarın ve kalıcı sürdürülebilir tek başına iktidarın temin edilmesidir" ifadesini kullandı.

"Yüzde 60'lık blok masalı tuttu mu?"

7 Haziran seçimlerinde seçimlerinde milletin en büyük sorumluluğu AK Parti kadrolarının omuzlarına yüklediğini anlatan Davutoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Bu üç ay içinde AK Parti olarak bu sorumluluğu derinden hissedip Türkiye'de yönetim boşluğu oluşmaması için her türlü çabayı gösterdik ama karşımıza yüzde 60'lık bir blok iddiasıyla çıktılar. Daha 7 Haziran gecesi Sayın Bahçeli benim konuşmama cevap mahiyetinde dedi ki, 'Türkiye artık en kısa zamanda erken seçime gitmelidir, hiçbir şekilde, hiçbir koalisyonun içinde yer alamayacağız' dedi. HDP aynı şekilde hiçbir sorumluluk almayacağını ilan etti. Cumhuriyet Halk Partisi yüzde 60'lık bloklardan bahsetti. Şimdi 3 ay takriben geçti yüzde 60'lık blok masalı tuttu mu?

Yüzde 60'lık Türkiye'yi bloklaşmaya sevk edenlerin rüyaları gerçekleşti mi, gerçekleşti mi? Gerçekleşmedi, gerçekleşmez, çünkü onlar küçük siyasi hesaplar içinde davrandılar. Biz ise meşruiyet çizgisi içinde Türkiye'de nihai millet makamı olan Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kendi Meclis başkanımızı seçtik. Karşımızda küçük ayak oyunlarıyla Meclis başkanlığını almak isteyenler milletin iradesi karşısında ve AK Parti'nin, her birine teşekkür ediyorum, 258 ak yürekli milletvekilinin direnciyle bu tam bir sükutu hayale uğradılar."

Davutoğlu, TBMM Başkanlığına seçilen İsmet Yılmaz'ı tekrar tebrik ederek, sonraki süreçte ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kendisine hükümet kurma görevi verdiğini hatırlattı. 

"Yüzde 60'lık blok sadece kötülükte, şerde buluşuyor"

"AK Parti'nin aldığı bir kararla 1 Kasım seçimlerine gitmediklerini" belirten Davutoğlu, şöyle devam etti:

"En başından beri söyledik, biz hiçbir seçimden kaçmayız, her seçime milletle birlikte gideriz ama 'Türkiye yeni bir seçime gitmesin' diye çaba sarf ettik. Tabanımızdan gelen taleplere rağmen elimizden gelen bütün çabayı gösterdik. Ama düşünün Sayın Ecevit'le başörtüsü yasağını da teminat altına alan bir protokolle koalisyon kuran Sayın Bahçeli, döndü bize her aşamada 'hayır' dedi. Milliyetçi Hareket Partili kardeşlerime sesleniyorum: Sizler görüyorsunuz, kimlerin ne yaptığını görüyorsunuz. Kimlerin terörle mücadele ettiğini, kimlerin de tezkere müzakereleri yaparken HDP ile birlikte aynı yönde davrandığını görüyorsunuz. 'Yüzde 60'lık blok' diyorlardı ya. Yüzde 60'lık blok sadece kötülükte, şerde buluşuyor. İç Güvenlik Yasası'nda birlikte hareket ettiler. Tezkere müzakereleri esnasında HDP sembolleri, MHP sembolleri ile karıştı. Cumhuriyet Halk Partisi onlarla birlikte iş birliği yaptı. Ama milletin iradesini ve milletin dediğini engelleyemediler." 

"12 yıllık AK Parti hükümetleri tam bir inşa, ihya ve imar hükümetleridir"

Görev sonrasında tüm parti başkanlarını ziyaret ettiğini ve "Gelin ülkeyi herhangi bir yönetim boşluğuna düşürmeyelim, birlikte bir hükümet kurma çalışması içine girelim" dediğini anlatan Davutoğlu, şunları kaydetti:

"Cumhuriyet Halk Partisi'yle yaptığımız görüşmeler uzun, yoğun, istikşafi görüşmeler şeklinde cereyan etti. Ama derin görüş ayrılıkları vardı. En önemli görüş ayrılığı da bu hükümeti bir tamir hükümeti gibi görmeleri. Ben orada kendilerine de söylüyorum, şimdi sizlerle de paylaşıyorum, 12 yıllık AK Parti hükümetleri tam bir inşa, ihya ve imar hükümetleridir. Hiçbir şekilde herhangi bir tarzda bu birikimi yok sayacak şekilde bir koalisyona giremezdik. Birileri bütün AK Parti iktidarlarını tam bir başarısızlık gibi gösterip restorasyondan bahsederse biz ona kendi imar ve inşa planımızı ihya planımızı anlatırız. İşte o sebeple Cumhuriyet Halk Partisi'yle derin görüş ayrılıkları nedeniyle hükümet kurmak mümkün olmadı."

"Bu kongremiz bir yenilenme kongresidir"

Başbakan Davutoğlu, AK Parti'nin kurucu değerlerine değinirken, şöyle devam etti:

"Bu kurucu değerler ne diyordu? 'Ortak akıl' diyordu. Yani 'herhangi bir şekilde tek bir aklın değil, bütün AK Parti kadrolarının ortak aklı' diyordu. Bu kurucu değerler ne diyordu? 'Yoksulluğa karşı, yasaklara karşı, yolsuzluğa karşı '3 Y' ile mücadele edin' diyordu. Buradan söylüyoruz, yasaklara karşı mücadeleye devam edeceğiz. Türkiye'de hiç kimse inancı, örfü, hayat tarzı dolayısıyla dışlanmayacak. Herkes insan onuru içinde, insanca hayat yaşayacak. 

Kurucu değerlerimizden hareketle yoksulluğa savaş açtık, yolsuzluğa savaş açtık. Tertemiz, şeffaf bir yönetim anlayışıyla Türkiye'yi geleceğe taşıyacağız. Bu çerçevede bu kongremiz bir yenilenme kongresidir. Değerli delege arkadaşlarım sizler, AK Parti'nin vicdanını temsil ediyorsunuz. Sizler, AK Parti'nin ilk günden bugüne taşıdığı yüce değerleri taşıyorsunuz. Sizler, bütün AK Parti kadroları adına bugün burada, yeni bir tazelenmenin ilk işaretlerini veriyorsunuz. Malazgirt'ten bugüne, bugünden geleceğe doğru yürüyen bu kutlu kitlelerin temsilcilerisiniz." 

Konuşması sırasında salondan yapılan tezahürat ve alkışlar üzerine Davutoğlu, AK Parti Kurucular Kurulu, bütün öncüler ve Cumhurbaşkanı Erdoğan ile hep bir arada olduklarını vurguladı.

"Kim mevki ve makam için yola çıkarsa, bizim aramızda barınamaz"

Tüzükle birlikte 25'inci dönemin kısa olması sebebiyle 3 dönem kuralına bazı istisnalar getirdiklerini de bildiren Başbakan Davutoğlu, "Önemli olan şu, bütün bu kurallarda esas olan AK Parti'nin ruhudur. AK Parti'nin ruhu adalet ruhudur, vicdandır, merhamettir, ortak akıldır, ortak vicdandır, ortak zihniyettir" dedi.

Davutoğlu, 2001'den bu yana her aşamada AK Parti'ye nifak sokabileceğini düşünenlerin çıktığını vurgulayarak, konuşmasına şöyle devam etti:

"Her aşamada AK Parti'yi bir şekilde sarsacak, dışarıdan odaklar, çevreler çıkıyor. Şimdi bugün coşkuyla gerçekleştirdiğimiz bu kongremizle, bugün omuz omuza verdiğimiz bu tablo da gösteriyor ki AK Parti ile yola çıkanların niyeti, hedefi mevki ve makam değil, sadece ve sadece milletin değerleri ve hedefleridir. Kim mevki ve makam için yola çıkarsa, bizim aramızda barınamaz. Kim kısa dönemli hesaplar içinde bulunursa, bizim aramızda barınamaz, kim ortak vicdanımızı, aklımızı, zihniyetimizi yok sayarsa, bu hareket içinde barınamaz. Çünkü bu hareket 14 Ağustos 2001'den bu yana nice sınamalardan geçtiğinde hep aynı sözle, aynı idealle yürüdü, bir Türkiye ideali. Bu idealin bugünkü geldiği yeni sınav, 1 Kasım seçimleridir. AK Parti ruhunun 1 Kasım seçimlerine de en güçlü şekilde damgayı vuracağına kesin şekilde inanıyoruz.

Şehitlerimizin toprağa düştüğü bugünlerde, bu şehitlerimizin mirası üzerinde herhangi bir siyasi hesap yapan olursa, onların karşısında AK Parti kadroları dimdik duracak. Kim Türkiye'yi kana bulamak isteyen, kim Türkiye'de kardeş kavgası çıkarmak isteyen olursa onun karşısında da dimdik duracağız. 1 Kasım seçimleri yeni bir milattır. 5. Olağan Kongremiz bu miladın doğum işaretlerini veriyor."

Ahmet Davutoğlu yeniden aday gösterildi

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, bin 380 delegenin oyuyla AK Parti Genel Başkanlığına yeniden aday gösterildi.

Ankara Arena Spor Salonu'nda yapılan AK Parti 5. Olağan Büyük Kongresinde genel başkanlık için aday belirleme süreci tamamlandı. 

Divan Başkanı Bekir Bozdağ, Genel Başkan ve Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun genel başkanlık adaylığı için bin 380 delegenin imzaladığı teklifle kendilerine ulaştığını bildirdi. 

Muhabir: Ferdi Türkten, Kadir Karakuş, A. Eda Ünlü Özen, Enes Kaplan, İlhan Toprak, Ilkay Guder

>>2017 KPSS'YE GİRECEK ADAYLAR DİKKAT!!!


Anahtar Kelimeler:
ThyGenel
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner389

banner394