Gülen ve Karaca'nın 55'er yıla kadır hapsi istendi

'Tahşiyecilere kumpas' soruşturması kapsamında hazırlanan iddianamede Fetullah Gülen ile Hidayet Karaca için 21 yıl 9 aydan 55'er yıla kadar hapis cezası istendi.

banner396

Gülen ve Karaca'nın 55'er yıla kadır hapsi istendi

'Tahşiyecilere kumpas' soruşturması kapsamında hazırlanan iddianamede Fetullah Gülen ile Hidayet Karaca için 21 yıl 9 aydan 55'er yıla kadar hapis cezası istendi.

22 Eylül 2015 Salı 20:09
73 Okunma
Gülen ve Karaca'nın 55'er yıla kadır hapsi istendi

İSTANBUL (AA) - Paralel Devlet Yapılanması'nın, 2009'da düzenlenen Tahşiye soruşturmasında kumpas kurduğu ve usulsüzlükler yaptığı iddiasıyla 13'ü tutuklu, biri firari 33 şüpheli hakkında hazırlanan iddianamede, Fetullah Gülen ile Samanyolu Yayın Grubu Başkanı Hidayet Karaca'nın, "silahlı terör örgütünü yönetme", zincirleme şekilde "resmi belgede sahtecilik" ve "delil uydurarak iftirada bulunma" suçlarından toplam 21 yıl 9 aydan 55'er yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosunca hazırlanan iddianamede, bir numaralı şüpheli Gülen ile tutuklu şüphelilerden Karaca, "silahlı terör örgütü kurmak ve yönetmek"le suçlanırken, diğer 31 şüphelinin ise "silahlı terör örgütü üyesi olma" suçundan cezalandırılması istendi. 

İddianamede, Gülen ve Karaca'nın, "silahlı terör örgütünü yönetme" suçundan 15 ile 22 yıl 6 ay, zincirleme şekilde "resmi belgede sahtecilik"ten 4 yıl 10,5 ay ile 22 yıl ve zincirleme şekilde "delil uydurarak iftirada bulunma" suçundan da 1 yıl 10,5 ay ile 10 yıl 6 ay olmak üzere toplam 21 yıl 9 ay ile 55'er yıl arasında değişen oranlarda hapis cezasına çarptırılması talep edildi.  

İddianamede, eski emniyet müdürlerinden Ali Fuat Yılmazer'in, "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan 7 yıl 6 ay ile 15 yıl ve "delil uydurarak iftirada bulunma" suçundan da 1 yıl 6 ay ile  6 yıl olmak üzere toplam 9 yıl ile 21 yıl, Tufan Ergüder'in, "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan 7 yıl 6 ay ila 15 yıl, zincirleme şekilde "resmi belgede sahtecilik" suçundan 4 yıl 10,5 ay ila 22 yıl ve zincirleme şekilde "delil uydurarak iftirada bulunma" suçundan da 1 yıl 10,5 ay ile 10 yıl 6 ay olmak üzere toplam 14 yıl 3 ay ile 47 yıl 6 ay arasında değişen oranlarda hapisle cezalandırılması istendi.

Yurt Atayün ve Ömer Köse'nin de "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan 7 yıl 6 ile 15 yıl, zincirleme şekilde  "kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği" suçundan 4 yıl 10,5 ay ile 22 yıl ve zincirleme şekilde "delil uydurarak iftirada bulunma" suçundan da 1 yıl 10,5 ay ile 10 yıl 6 ay olmak üzere, toplam 14 yıl 3 aydan 47 yıl 6'şar aya kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi.  

Mutlu Ekizoğlu'nun da "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan 7,5 ile 15 yıl arasında hapisle cezalandırılması talep edilen iddianamede, şüphelilerden Ertan Erçıktı, Mustafa Kılıçaslan, Kazım Aksoy, Ali Cihan, Mehmet Ali Doğan, Recep Güleç, Mustafa Altunbulak, Çetin Öztürk, Rıfat Aslan, Erdem Kısa, Halit Akbulut, Yakup Ergün, Ufuk Yıldırım, Yasin Koyuncu ve Mustafa Uyanık'ın da, "silahlı terör örgütüne üye olma", zincirleme şekilde "kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği" ve zincirleme şekilde "delil uydurarak iftirada bulunma" suçlarından toplam 14 yıl 3 aydan 47 yıl 6'şar aya kadar hapis cezasına çarptırılması istendi. 

Erol Demirhan, Hüseyin Nohut, Tolga Güzeltaş, Adem Akpınar, Abdullah Seyyid Ateşçi, Selçuk Ocaktan, Ahmet Öztürk, Talat Burak Karaltı ve Aytekin Ağören'in, "silahlı terör örgütüne üye olma ve delil uydurarak iftirada bulunma" suçlarından toplam 9 yıl ile 21 yıl arasında değişen oranlarda hapsi istenen iddianamede, benzer suçlardan Ekrem Çelik'in 9 yıl 4,5 aydan 25 yıl 6 aya ve Bayram Özbek'in de 7 yıl 6 aydan 15 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi.

-İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosunca hazırlanan 398 sayfalık iddianamede söz konusu soruşturmanın, 16 Mayıs 2014'te müşteki Mehmet Nuri Turan'ın, kendisi ve "Tahşiyeciler" olarak adlandırılan gruba yönelik kapatılan İstanbul CMK Cumhuriyet Başsavcılığı 250. maddesi ile yetkili biriminin 2009'da yürüttüğü soruşturmada delillerin uydurulduğu iddiasıyla suç duyurusu üzerine başlatıldığı kaydedildi. 

Beş bölümden oluşan iddianamede, birinci bölümde müşteki Doğan'ın ve kanaat önderi olduğu "Tahşiye" ismiyle adlandırılan gruba ilişkin açıklamalar yer alıyor.

İddianamenin ikinci bölümü, müşteki Doğan ile diğer müştekilere yönelik 2009'da yürütülen soruşturmanın özellikle tahkikat aşamasını da içerecek şekilde nasıl başladığı, nasıl devam ettiği ve sonuçlandırıldığı, halihazırda soruşturulanların hukuki durumunun ne olduğuna ilişkin bilgileri içeriyor. 

Üçüncü bölümde ise bu soruşturmanın konusunu oluşturan iftira, sahtecilik, kişinin hürriyetinden yoksun kılınmasına vücut veren suçlarının nasıl oluştuğu, hangi mağdur ve müştekilere yönelik suçların işlendiği hususuna değinildiği belirtilen iddianamenin, 4. ve 5. bölümünde şüpheli Fetullah Gülen'in oluşturduğu yapılanmanın niteliğine ilişkin tespitlere yer verilirken diğer şüphelilerin hangi suçları işlediğine ilişkin değerlendirme yapılıyor.

-"Devlet mekanizmasını tümüyle ele geçirmeyi amaçlayan yapılanma"

İddianamede, "40 yıllık süreçte kurulup geliştirilen nihai aşamada meşru hükümeti çalışamaz hale getirip devlet egemenliğini ele geçirmeyi amaçlayan" örgütün (Paralel Devlet Yapılanması), tüm eylem ve işlemlerinin aynı dosya üzerinden yürütülmesinin, daha önceki Ergenekon yargılamalarında olduğu gibi karışıklığa ve belirsizliğe yol açabileceği belirtilerek, ''Terör örgütü yöneticiliği ve üyeliği" haricindeki diğer suçlarının anlaşılamamasına neden olabileceği değerlendirildiğinden örgütlü yapılanmaya ilişkin diğer soruşturmalarla birleştirilmesi"nin düşünülmediği kaydedildi.

Müştekilerin mensubu olduğu ''Tahşiye'' grubuna ilişkin bilgilerin de yer verildiği iddianamede, söz konusu grup mensuplarının yaptığı açıklamalar ve yayınladıkları kitaplarda, şüpheli Gülen'in, "Dinler arası diyalog, baş örtüsü, zekat ve kurban" düşüncelerine eleştirel yorumlar getirdiği aktarıldı.

İddianamede, "Şüpheli Fetullah Gülen'e bağlı örgütlü yapının eylem ve işlemlerine ilişkin gerek örgüt tabanı ile ilgilenmek ve ikna etmek, gerekse tüm toplumda lehe algı oluşturmak amacıyla basın yayın kuruluşlarının kullanılarak çeşitli algı oluşturma ve mesaj yöntemleri kullanıldığı, bu yöntemlerin kimi zaman açık şekilde kullanılmasına karşın özellikle Tahşiye grubuna yönelik olduğu belirtilen operasyonlarda olduğu gibi çoğu zaman 'karanlık kurul' gibi medya iletim yöntemleri ile sadece örgüt tabanının anlayabileceği şekilde bilgi ve mesaj verdiği anlaşılmıştır" görüşlerine yer verildi. 

-"Şefkat Tepe" adlı diziyle emir ve talimat verildi iddiası

Paralel Devlet Yapılanması'nın, 2009'daki Tahşiye soruşturmasında kumpas kurduğu ve usulsüzlükler yaptığı iddiasıyla 13'ü tutuklu, biri firari 33 şüpheli hakkında hazırlanan iddianamede, Fetullah Gülen'in, Samanyolu TV'de yayımlanan ve senaryosunun "MİT tırlarının durdurulması", "17-25 Aralık" ve "Selam Tevhid" gibi pek çok soruşturma ve olayla benzerlikler taşıdığı belirtilen "Şefkat Tepe" adlı diziyle emir ve talimat verdiği ileri sürüldü. 

-"Gülen, talimatlarını dizi ve herkul.org'tan veriyor" 

İddianamede, dizide geçen diyaloglarla devlet yönetiminde ve bürokraside görev alan kişiler "İran lehine casusluk faaliyetlerinde bulunuyormuş" gibi bir algı yönlendirilmesi yapılmaya çalışıldığı anlatılarak, "Uzun yıllardır hakkında hiçbir soruşturma ve kovuşturma yapılmadığı halde ABD'de yaşayan şüpheli Fetullah Gülen'e bağlı, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin bürokrasisine, emniyet ve askeri birimlerine yerleşen ve ekonomi, basın yayın hayatını kontrol edebilecek nitelik ile nicelikte örgütlü bir yapılanma meydana getirildiği, şüpheli Gülen'in vücuda getirmiş olduğu bu yapılanmaya ilişkin emir ve talimatlarını, bizzat senaryosunu onaylayıp yayımlattığı 'karanlık oda', 'karanlık' adlı dizi bölümleri ile 'www.herkül.org' adlı internet sitesi ve halen tespiti yapılmaya çalışılan diğer konuşma ve yayınlar ile verdiği anlaşılmıştır" denildi. 

-Dizide işlenen konular ile operasyonlar arasında benzerlik 

İddianamenin "17-25 Aralık Darbe Girişimi" başlıklı bölümünde dizideki diyaloglara yer verildi. 

Dizinin 28 Eylül 2013'te yayımlanan 119. bölümünde oyuncular arasında "Seçimler, açılımlar, saçılımlar, ekonomi, demokratik paket derken 'işbaşındakileri paketleme zamanı geliyor'. Vurmanın tam zamanı. İçeriden ve dışarıdan ablukaya alınarak, dostlarıyla araları açıldı. Yalnızlaştırılma projesi de başarıyla devam ediyor", 2 Kasım 2013'te gösterilen 124. bölümünde "Şüphesiz bu bizim tarihi tecrübelerimizle de ispatlı. Zamanında da Enver Paşa, Genelkurmay Başkanı iken bizler onu çok yücelttik. Halis muhlis Türk milliyetçisi olmasına rağmen, gazımıza geldi. Aşırı övgü ve yüceltilme, hırsla birleşince gören gözler görmez, kulaklar işitmez, doğruyu konuşacak dil artık dilsiz olur. Hırsların büyüklüğüne göre koca koca devletler, imparatorluklar batmıştır. Batırmaya da devam edeceğiz. Ta ki hakimiyetimize teslim olunacağı ana kadar. Yönetenleri bitirecek bütün yollar denenecek. Özellikle birbirleriyle uğraşmaları için hazırlanan alt yapıya destek verilecek. Efendim, seçim öncesi terör de kontrollü bir şekilde arttırılarak seçimlerde başarısızlık yaşatacak hazırlıklar da devam ediyor. Diğer taraftan da önderin serbestiyetin önü bir yıla kadar açılacak" şeklinde diyaloğun geçtiği kaydedildi. 

-MİT tırlarının durdurulması da diziden

İddianamede, dizinin 28 Eylül 2013 tarihinde yayımlanan 119. bölümü, 5 Ekim 2013 tarihinde yayınlanan 120. bölümü, 19 Ekim 2013, 9 Kasım 2013 tarihinde yayınlanan 123. bölümündeki diyaloglar da yer aldı. 

Bu soruşturma ile diyaloglarda geçen ifadelerin benzerlik taşıdığı aktarılan iddianamede, "MİT tırlarının durdurulması eyleminin şüpheli Fetullah Gülen'in vücuda getirdiği yapılanma tarafından aylar öncesinden planlandığı, bu hususta Samanyolu televizyonunda yayınlanan Şefkat Tepe dizisi içerisinde bulunan 'Karanlık Kurul' adlı bölümünde birçok kez yapılacak operasyonel süreci belirtir ve hedefi gösterir şekilde dizide de konunun tüm ayrıntısıyla işlendiği, (MİT tırları operasyonunun ihbar ile başlatılıp tırların durdurulması sonrası itirazlara rağmen arama el koyma işlemi yapılıp bu durumun paralel medya ile tüm dünyaya Türkiye devleti teröre destek veriyor algısı oluşturmaya yönelik haberler yapılması şeklinde). Bu sayede Türkiye devletini teröre destek veren ülke gibi göstererek uluslararası camiada itibarının bitirilmesi ve yargılanmasının amaçlandığına dair yayınlar yapılarak algı oluşturulduğu görülmüştür" değerlendirmesi yapıldı.  

-"Dizi ile mesaj verilmesinin mantıksız olduğu ileri sürülebilir ise de..." 

Dizide Ergenekon, Balyoz, casusluk soruşturmaları gibi konularda da tabana yönelik algı çalışması yapılmasına karşın konu bütünlüğünün bozulmaması için iddianamede bu yönde açıklama yapılmadığına işaret edilen iddianamede, şu ifadelere yer verildi: 

"Her ne kadar dizi ile mesaj verilmesinin suç örgütlerinin yapılanma şekli, eylem taktiği açısından mantıksız olduğu ileri sürülebilir ise de şüpheli Fetullah Gülen tarafından yaklaşık 40 yıllık süreçte oluşturulan, zaman içerisinde çok iyi bir işleyiş  çalışma sistematiğine sahip olan terör örgütü yapılanmasının gerek eylemleri bizzat icra edecek mensuplarına mesaj verebilmek, gerekse örgüt tabanına yahut sempati duyan kişilere yönelik algı oluşturmak amacı ile diğer yöntemler yanında bu yöntemin kullanıldığı değerlendirilmiştir." 

İddianamede, Fetullah Gülen'in Hidayet Karaca ile internet ortamında da yayımlanan senaryoya ilişkin görüşmelerine de yer verilirken, görüşmede Gülen'den senaryo ile ilgili onay alındığı kaydedildi. İddianamede, dizideki diyalogların Samanyolu TV'nin haber bültenlerinde haberleştirilerek yer verildiğinin de altı çizildi. 

-"Beklediğimiz adreste bombalar çıktı"

"Tahşiye soruşturması"nda kumpas kurup usulsüzlükler yaptığı iddia edilen "Paralel Devlet Yapılanması"na yönelik iddianamede, "tüm birimleri birbirleriyle uyumlu ve koordinasyon içerisinde çalışan, ülke çapında olduğu gibi İstanbul Emniyet Müdürlüğünün kadrolarında görev yapan şüpheli Fetullah Gülen'e bağlı paralel yapılı terör örgütü mensubu şüphelilerin, çok iyi hazırlanmış plan çerçevesinde hareket ederek bomba ve mühimmatları yerleştirdiklerinin tespit edildiği" belirtildi.  

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosunca hazırlanan 398 sayfalık iddianamede, soruşturma sürecinde 23 Ocak 2015'te İstanbul Emniyet Müdürlüğü Muhabere Elektronik Şube Müdürlüğüne "Tahşiyeciler" konulu bir ihbar maili gönderildiği anlatıldı.

İsimsiz gelen ihbar mailine de yer verilen iddianamede, mailde "Tahşiye operasyonunda görev almış isimsiz biriyim. Amirlerimizin talimatıyla o gece her zaman yaptığımız gibi hedef şahıslara yönelik adres civarında bekliyordum. Sonrasında haberlerde ve büroda duyduğum kadarıyla bizim beklediğimiz adreslerde bombalar çıkmıştı. Adrese girilene kadar adres çevresinde karakol kurduk, bekledik. Bu çalışmaları bizzat yöneten Recep Güven, Erol Demirhan, Ali Fuat Yılmazer ve Ömer Köse'dir. Ben o dönem devlet için çalıştığımızı düşünüyordum. Böyle bir ihanetin olduğunu görmem beni çok rahatsız etti. Vicdanım çok rahatsız olduğu için bunları yazıyorum, her kimin suçu varsa cezasını çekmesini istiyorum" şeklinde ifadelerin yer aldığı aktarıldı.

-"Silinen yazıyı Nazlı Ilıcak yayınladı" 

İddianamede, İstanbul Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şubesinin "Tahşiye grubu"na yönelik doğrudan araştırma ve inceleme yapmadığı, MİT'ten gelen ihbar ve bilgilerin değerlendirildiği iddia ve savunmasının doğrulanmadığı bildirilerek, askeri birimler tarafından da emniyet birimlerine yine söz konusu grup hakkında herhangi bir bilgi yazısı gönderilmediğinin anlaşıldığı aktarıldı.

Kara Kuvvetleri Komutanlığı arşivlerinden dahi silinmiş yazının, bir şekilde temin edilerek, "şüpheli Gülen'in oluşturduğu yapılanma ile aynı çizgide yayın yürüten" Bugün gazetesinin köşe yazarı Nazlı Ilıcak tarafından yayınlandığı belirtilen iddianamede, bu durumun paralel terör örgütü yapılanmasının devletin birçok kurumunda çok etkin bir şekilde faaliyette bulunduğunun göstergesi olarak değerlendirildiği kaydedildi. 

-"AK Parti'yi İslam inkılabı önündeki engel olarak görüyorlar"

İddianamede, "Tahşiye grubu"na yönelik soruşturma öncesinde istihbarat şube müdürlüğünce çalışmalar başlatıldığının görüldüğüne değinilerek, şu ifadelere yer verildi:

"Bu çalışmaların da evveliyatı araştırıldığında, MİT ile Genelkurmay Başkanlığında bu gruba ilişkin herhangi bir yazışma olmadığı görülmüş olup, bu kapsamda grup üyelerinden Abdülmennan Özmen'in 4 Kasım 2008 tarihinden itibaren Hizb-ut Tahrir, İBDA-C silahlı terör örgütleri faaliyetlerinde bulunduğu gerekçesiyle 2559 sayılı yasaya istinaden iletişimlerinin dinlenmeye başlandığının görüldüğü, diğer taraftan şüpheli Ali Fuat Yılmazer tarafından soruşturmamız sürecinde de basın yayın kuruluşlarına yansıyan Ankara, Aksaray, Bitlis, Bursa, Elazığ, Erzurum, Kayseri, Konya, Malatya, Muş, Sivas, Van istihbarat şube müdürlükleri ve istihbarat daire başkanlıklarına 3 Aralık 2008 tarihli yazı yazıldığı, bu yazıda da dini istismar eden grupların faaliyetlerinden bahsederken, Nur cemaati gruplarından olan Tahşiye grubuna ilişkin elde edilen bilgilerde grup liderinin Molla Muhammed (K) Doğan olduğu, ülke çapında yoğun faaliyet gösterdikleri, mensuplarının 5 bin civarında olduğu, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni dar'ul harp, Nur cemaatlerinden Fetullah Gülen ve Mehmet Kırkıncı grubunu münafık, Adalet ve Kalkınma Partisi'ni İslam inkılabı önündeki engel olarak gördükleri, bir kısım internet siteleriyle 'cihaderi.net' adlı internet sitesinden görüntüler ve yazılar yayınlanarak grubun cihada hazırlandığı, grubun yayınevinin BMB olduğu, bu yayınevine bağlı Cihangir ve Rahle isimli yayınevleri olduğu görülmüştür."

-"Tahşiyecilere kumpas operasyonu" tespit edildi

İddianamede, "Her ne kadar bomba ve mühimmatları ikamete koyan ve buna gözcülük yapan şüpheliler net olarak tespit edilemese de tüm birimleri birbirleriyle uyumlu ve koordinasyon içerisinde çalışan, ülke çapında olduğu gibi İstanbul Emniyet Müdürlüğünün kadrolarında görev yapan şüpheli Fetullah Gülen'e bağlı paralel yapılı terör örgütü mensubu şüphelilerden tespit edilenlerin çok iyi hazırlanmış plan çerçevesinde hareket ederek bomba ve mühimmatları yerleştirmiş oldukları tespit edilmiştir" değerlendirmesinde bulunuldu.

>>2016 KPSS'YE GİRECEK ORTAÖĞRETİM ADAYLARI DİKKAT!!!

Anahtar Kelimeler:
Türkiye
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner389

banner394