Avrupa ayrımcılıkta artık daha da cüretkar

-AB ülkelerine iltica talebinde bulunan sığınmacıların kabulünde 'Müslüman olmama' kriteri artık Birlik ülkeleri tarafından cüretkar bir şekilde dile getiriliyor.

banner396

Avrupa ayrımcılıkta artık daha da cüretkar

-AB ülkelerine iltica talebinde bulunan sığınmacıların kabulünde 'Müslüman olmama' kriteri artık Birlik ülkeleri tarafından cüretkar bir şekilde dile getiriliyor.

21 Ağustos 2015 Cuma 14:22
17 Okunma
Avrupa ayrımcılıkta artık daha da cüretkar

VİYANA (AA) - ANALİZ HABER - AB ülkelerine iltica talebinde bulunan sığınmacıların kabulünde 'Müslüman olmama' kriteri artık Birlik ülkeleri tarafından cüretkar bir şekilde dile getiriliyor. 

Avrupa Birliği, aylar süren müzakereler ve tartışmalardan sonra Yunanistan ve İtalya üzerinden gelen sığınmacıların üye ülkelere adil bir şekilde dağıtılması konusunda anlaştı ancak mülteci olarak kabul edilme kriterlerinde 'din' unsurunun öne çıkarılması, Müslümanlara yönelik ayrımcılığı bir kez daha gün yüzüne çıkardı.

AB'nin kota sistemine karşı çıkan Slovakya, Suriyeli göçmenlerden sadece Hristiyan olanları kabul edeceğini resmen açıklayarak, ayrımcılığın Birlik içerisinde kurumsallaşmasına neden oldu. Slovakya Başbakanı Robert Fico'nun 100 Hristiyan Suriyeli göçmeni kabul edeceklerini açıklamasından sonra İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Ivan Metik, ülkelerinde cami olmadığını, bu nedenle Müslümanların ülkeye uyum sağlamalarının zorlaşacağını ve amaçlarının toplumsal uyumu sağlamak olduğunu ileri sürdü.

Dini ayrımcılıkta eski doğu bloku ülkelerinin öne çıktığı görülürken, Çek Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Milos Zeman daha önce basına yansıyan ifadelerinde, kültürel farklılıklarından dolayı Müslümanlardan ve Kuzey Afrika ülkelerinden sığınmacı kabul edilmemesi gerektiğini açıklamıştı. AA'ya açıklama gönderen Çek Cumhuriyeti'nin Saraybosna Büyükelçiliği ise, cumhurbaşkanının açıklamasına rağmen hükümetlerinin mülteci seçiminde dine dayalı bir kriterlerinin olmadığını savundu. 

- İlk Hristiyan mülteci talebi Avusturya'dan

AB üyesi ülkeler içerisinde, Hristiyan mülteci kabul edeceğine ilişkin ilk açıklama Avusturya hükümetinden gelmişti. Avusturya İçişleri Bakanı Johanna Mikl-Leitner, Ekim 2013'de gerçekleştirilen genel seçimler öncesinde bin Suriyeli sığınmacı alınacağı ve bunların Hristiyanlardan seçileceğini belirterek, "Kabul edeceğimiz bin mülteci öncelikle Hristiyan kadın ve çocuklar olacak" ifadelerini kullanmıştı. Tepkilerin ardından bir daha dillendirilmeyen "Hristiyan mülteci" konusu kısa sürede unutuldu.

Avusturya İçişleri Bakanlığı Basın sözcüsü Karl-Heinz Grundböck, sığınmacıların kabulünde Cenevre Sözleşmelerini esas aldıklarını kaydetti ancak bakanlığın internet sitesinde yer alan "Suriyeli mülteciler için kriterler" bölümünde "kadınlar, çocuklu ve savunmasız aileler ve zulüm altındaki Hıristiyan azınlıklar"ın öncelikli kabul edileceği belirtiliyor.

-"Anayasaya ve evrensel insan hakları sözleşmelerine aykırıdır"-

Uzmanlar, savaştan kaçan sığınmacıların dinlerine göre muamele görmelerinin kabul edilemez olduğunu belirtiyor. AA'ya konuşan Salzburg Üniversitesi Siyaset Bilimi Bölümü Öğretim Üyesi ve İslamofobi Uzmanı Dr. Farid Hafez, Avrupa genelinde Ortadoğu'dan gelen sığınmacıların sadece Hristiyan olanların kabul edildiği bir "kültür" olduğunu söyledi. Birçok Avrupa ülkesindeki üst düzey siyasetçilerin sığınmacıların Hristiyan olanlarını tercih ettikleri yönünde açıklamalar yaptıklarını hatırlatan Hafez, "Bu tutum, açıkça anayasaya ve evrensel insan hakları sözleşmelerine aykırıdır" dedi.

Güçlü İslamofobik zeminin olduğu ortamlarda bu tür insanlık dışı pratiklerin ve söylemlerin ortaya çıktığını ifade eden Hafez, "Bu tür ifadeler, kişisel ifadelerdir ancak potansiyel etkilerini küçümsememek gerekir. Bu tür ifadelerin nasıl bir etki yapacağını şimdiden söylemek zor. Siyasiler sadece kazanacakları oylara bakıyorlar ancak sığınmacıların prosedürleri gerçekte bürokratlar tarafından uygulanıyor" ifadelerini kullandı.

- “Buna karşı çıkacağız"

Uluslararası Af Örgütü Mülteci ve Göçmen Hakları Araştırmacısı Francesca Pizzutelli ise savaştan kaçan insanların dini kriterlere göre kabul edilmesinin "ayrımcılık" olduğunu söyledi.

AB Komisyonu'nun bur tür açıklama ve politikaları reddetmesi gerektiğini ifade eden Pizzutelli, "Eğer böyle bir uygulama olursa kesinlikle ayrımcı bir uygulama olacaktır. Biz de buna karşı çıkacağız” diye konuştu.

Pizzutelli, Avrupa Birliği ülkelerinin tüm sığınmacılara vize vererek, tehlikeli yollar üzerinden Avrupa’ya gelenlerin engellenebileceğini belirterek, “Avrupa Birliği ülkeleri sığınmacıları kendi arasında eşit şekilde paylaşmalı. Birçok sığınmacı önce İtalya ve Yunanistan’a geliyor. Biz bu anlamda sığınmacıların adil bir şekilde tüm üye ülkelere adil bir şekilde paylaştırılması gerektiğini düşünüyoruz” ifadelerini kullandı.

- Bulgaristan yalanladı, Macar Müslümanlar tedirgin

Alman haber ajansı DPA ve "Welt" gazetesi de, Slovakya, Çek Cumhuriyeti, Polonya ve Bulgaristan'ın sığınmacı kabul ederken "Hristiyan" kriteri uyguladıklarını ve Müslüman göçmen kabul etmeyecekleri haberlerini gündeme getirdi. Haberlerde, Çek Cumhuriyeti'nin 70, Polonya'nın 50 Hristiyan mülteci kabul edeceğini, Bulgaristan'ın ise nüfus yapısı değişmesin diye Müslüman mülteci kabul etmeyeceği ileri sürüldü.

Ancak AA'ya konuşan Bulgaristan Başbakanlık Devlet Mülteciler Ajansı (DAB), sığınmacılar arasında başta din olmak üzere, gerek ırk, gerekse cinsiyet bakımından hiçbir ayrım yapılmadığını bildirdi.

Yasa dışı göçü yoğun bir şekilde yaşayan ülkelerden Macaristan'da ise özellikle Müslüman sığınmacılara yönelik ayrımcı yayınlar, ülkedeki İslami kuruluşların tepkisine neden oluyor. 

Macaristan'a gelen sığınmacıların büyük bir kesiminin Müslümanlardan oluştuğunu ve medyanın Müslümanları terörist olarak gösterdiğini söyleyen Macar İslam Cemiyeti Başkanı Zoltan Bolek, "Batı ve Macar medyasının önemli bir kesimi İslam düşmanı. Yaptıkları yayınlarda Müslümanları terörist olarak gösteriyorlar. Bu sorumsuz yayınlardan dolayı İslamofobi Macaristan'da her geçen gün daha da artmaya devam ediyor. Bu durumdan sadece mülteciler değil aynı zamanda Müslüman olan Macarlar da etkileniyor. Her geçen gün bizlere yapılan tehditler de artıyor. Benim de şahit olduğum bir olayda aşırı sağcı bir grup başörtülü bir müslüman bayanı tehdit edip başörtüsünü açmaya çalışarak saldırdılar" dedi.

Bolek, durumun gittikçe ciddileştiğini kaydederek, saldırıların durmaması durumunda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a mektup yazıp kendilerini Türkiye'ye kabul etmesini isteyeceklerini belirtti. 

- AB'de kota çatlağı

Bilindiği üzere çatışmalardan kaçan sığınmacılar, Yunanistan ve İtalya üzerinden Almanya, Fransa, İngiltere, Avusturya, Belçika ve Hollanda gibi zengin ülkelere gidiyor. Söz konusu ülkelerdeki yoğunluğu önlemek istiyen AB, zorunlu kota sistemi getirerek sığınmacı yükünü Slovakya, Çek Cumhuriyeti, Polonya, Macaristan, Bulgaristan ve Romanya gibi diğer AB üyesi ülkelere de dağıtmak istiyor. Bu kapsamda AB, geçtiğimiz ay İtalya ve Yunanistan'daki yaklaşık 40 bin sığınmacıyı kabul edeceklerini ve bu sığınmacıları üye ülkelere zorunlu kota sistemiyle dağıtacaklarını açıklamıştı.

Ancak sığınmacıların doğrudan hedefinde olmayan Slovakya, Çek Cumhuriyeti, Macaristan, Bulgaristan ve Estonya gibi ülkeler zorunlu kota sistemine karşı olduklarını bildirmişti. Almanya'nın etkisiyle AB'nin artan baskıları karşısında söz konusu ülkeler, "zorunlu" kota yerine, "gönüllülük" esasına göre mülteci kabul etmek istediklerini açıkladı. Bu kapsamda istemeselerde mülteci kabul etmek zorunda kalan ülkeler, kendi kriterlerini uygulamak istiyor.

 

>>2016 KPSS'YE GİRECEK ORTAÖĞRETİM ADAYLARI DİKKAT!!!

Anahtar Kelimeler:
ThyDünya
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner389

banner394