Dikkat! Bunu Yapanlar Tazminatsız Kovulabilir! İşte Detaylar!

İşçi ile işveren arasında yeni bir uyuşmazlığa daha çözüm Yargıtay kararıyla geldi. Yargıtay tazminatsız işten çıkarılan işçi için önemli bir karar verdi. Ayrıntılar haberimizde!

Dikkat! Bunu Yapanlar Tazminatsız Kovulabilir! İşte Detaylar!

İşçi ile işveren arasında yeni bir uyuşmazlığa daha çözüm Yargıtay kararıyla geldi. Yargıtay tazminatsız işten çıkarılan işçi için önemli bir karar verdi. Ayrıntılar haberimizde!

04 Nisan 2019 Perşembe 19:42
Dikkat! Bunu Yapanlar Tazminatsız Kovulabilir! İşte Detaylar!

Bir işveren; aynı sektörde iş yapan bir firmayla irtibatını tespit ettiği çalışanını tazminat ödemeksizin kovdu. Bu nedenle mağdur olduğu iddiasıyla işçi, işvereni hakkında icra takibi başlattı. İşveren, işçisinin aynı sektördeki başka bir firmayla irtibatlı olduğunu ve bunun casusluk olduğunu belirterek icraya itiraz etti. Mahkeme icra takibini durdurdu.

Bunun üzerine işçi 5. İş mahkemesine giderek sürecin devam etmesini talep etti. Böylece icra takibi tekrar başlatıldı ve icra inkar tazminatına hükmedildi. İşveren bu karara da itiraz etti ancak mahkeme reddetti ve icranın devamına karar verdi.

İşverenin avukatı ise konuyu Yargıtay’a götürdü ve bu noktada oldukça önemli bir karar alındı.

Yargıtay işçinin iş akdinin feshinin uygun olduğuna karar verdi ve şu kararı açıkladı:

"Somut olayda, dosya kapsamı içeriğindeki delillerin birlikte değerlendirilmesinden, davacı işçinin, sözleşmesinin devam ettiği bir tarihte, davalıyla benzer faaliyet alanındaki şirketle irtibatta bulunduğu anlaşılmaktadır. Dava dışı şirket yararına çalışma yaptığı ve dava dışı şirketten yüklü bir miktarda ödeme de aldığı sabittir. Her ne kadar haksız rekabetin boyutu ve hangi ticari bilginin dava dışı firmayla paylaşıldığı gibi hususlar netleşmemiş ise de; açıklanan sabit görülen eylem, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II-e maddesi uyarınca, doğruluk ve bağlılığa aykırı davranış niteliğindedir. Bu halde, davacının iş sözleşmesinin işverence feshi haklı sebebe dayanmaktadır. Davacı kıdem tazminatına hak kazanmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmesi hatalı olmuştur.

Kararın bozulmasına oy birliği ile karar verilmiştir."

Bir işveren; aynı sektörde iş yapan bir firmayla irtibatını tespit ettiği çalışanını tazminat ödemeksizin kovdu. Bu nedenle mağdur olduğu iddiasıyla işçi, işvereni hakkında icra takibi başlattı. İşveren, işçisinin aynı sektördeki başka bir firmayla irtibatlı olduğunu ve bunun casusluk olduğunu belirterek icraya itiraz etti. Mahkeme icra takibini durdurdu.

Bunun üzerine işçi 5. İş mahkemesine giderek sürecin devam etmesini talep etti. Böylece icra takibi tekrar başlatıldı ve icra inkar tazminatına hükmedildi. İşveren bu karara da itiraz etti ancak mahkeme reddetti ve icranın devamına karar verdi.

İşverenin avukatı ise konuyu Yargıtay’a götürdü ve bu noktada oldukça önemli bir karar alındı.

Yargıtay işçinin iş akdinin feshinin uygun olduğuna karar verdi ve şu kararı açıkladı:

"Somut olayda, dosya kapsamı içeriğindeki delillerin birlikte değerlendirilmesinden, davacı işçinin, sözleşmesinin devam ettiği bir tarihte, davalıyla benzer faaliyet alanındaki şirketle irtibatta bulunduğu anlaşılmaktadır. Dava dışı şirket yararına çalışma yaptığı ve dava dışı şirketten yüklü bir miktarda ödeme de aldığı sabittir. Her ne kadar haksız rekabetin boyutu ve hangi ticari bilginin dava dışı firmayla paylaşıldığı gibi hususlar netleşmemiş ise de; açıklanan sabit görülen eylem, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II-e maddesi uyarınca, doğruluk ve bağlılığa aykırı davranış niteliğindedir. Bu halde, davacının iş sözleşmesinin işverence feshi haklı sebebe dayanmaktadır. Davacı kıdem tazminatına hak kazanmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmesi hatalı olmuştur.

Kararın bozulmasına oy birliği ile karar verilmiştir."

Son Güncelleme: 04.04.2019 20:10
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.