ÖSYM Başkanı: YGS'nin iptali söz konusu değil

Ölçme Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanı Prof.

banner396

ÖSYM Başkanı: YGS'nin iptali söz konusu değil

Ölçme Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanı Prof.

06 Nisan 2011 Çarşamba 14:44
ÖSYM Başkanı: YGS'nin iptali söz konusu değil

Ölçme Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanı Prof. Dr. Ali Demir, 27 Mart'ta YGS'ye giren 1 milyon 700 bin adaydan 1 milyon 400 binini cevap kağıtlarının okunduğunu ve geçen yıl düzenlenen YGS sonuçları ile karşılaştırıldığını belirterek, hiçbir olumsuzluğun söz konusu olmadığını...

Ölçme Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanı Prof. Dr. Ali Demir, 27 Mart'ta YGS'ye giren 1 milyon 700 bin adaydan 1 milyon 400 binini cevap kağıtlarının okunduğunu ve geçen yıl düzenlenen YGS sonuçları ile karşılaştırıldığını belirterek, hiçbir olumsuzluğun söz konusu olmadığını bildirdi. Demir, YGS'nin iptal edilmesini gerektirecek bir durum olmadığını kaydetti.


Demir, basın kuruluşlarının Ankara Temsilciler ile Rixos Otel'de bir araya geldi. Toplantıda ÖSYM'nin yapısına ve çalışmalarına ilişkin bilgi veren Demir, sınavların nasıl gerçekleştirildiğini anlattı. Güvenlik önlemleri açısından getirilen yeni uygulamaları aktaran Demir, bu uygulamalar kopya çekmelerin sona erdiğini belirtti.


27 MART'TAN 20 GÜN ÖNCE MATBAAYA KİMSE GİRİP ÇIKAMADI


YGS'nin 27 Marta yapıldığını anımsatan Demir, bu tarihten 20 gün önce matbaada ''kapalı döneme'' girildiğini ve bu dönemde teknolojik yönden tüm güvenlik önlemlerinin alındığını söyledi. Görev geldiklerinde güvenlik yönünden alınan önlemleri tek tek anlatan Demir, soru hazırlama birimini ''kırmızı bölge'' ilan ettiklerini ve buraya kendisinin dahi cep telefonuyla giremediğini söyledi. Matbaada soruların basıldığı sırada içeriden dışarıya ve dışardan içeriye sızma olmaması için 100'e yakın sinyal karıştırıcının çalıştırıldığını ifade eden Demir, kablosuz iletişimin yok edildiğini, tüm giriş çıkışların kameralarla kayıt altına alındığını, içeriden dışarıya çöplerin bile çıkartılmadığını, içeriye yiyecek ve içeceklerin güvenlik kontrollerinden geçirildikten sonra alındığını, bu ortama girme çıkma yetkisinin sadece ÖSYM başkanına ait olduğunu anlattı.


1 MİLYON 400 BİN ADAYIN CEVAP KAĞIDI OKUNDU, 2010 İLE MUKAYESE EDİLDİ


Demir, sınava giren adaylardan 1 milyon 400 bininin cevap kağıtlarının okunduğunu belirterek, şunları kaydetti:


''Adayların cevap kağıtlarını değerlendirdik. Okuduğumuz kağıtları bu adayların sonuçlarını 2010 YGS ile mukayese ettik. Olağan dışı hiçbir oluşum söz konusu değil. Matematik soruları geçen seneden daha zor. Test genelde geçen seneden daha zor. Bundan mutluyuz. Çünkü ÖSYM çok nitelikli sınavlar gerçekleştiriyor. Şunu çok rahat bir şekilde söylüyorum; olağandışı hiçbir durum söz konusu değil. Bir grubu, bir kişiyi öne çıkarıcı hiçbir sonuç görülmüyor. Sınavın iptalini gerektirecek hiçbir durum söz konusu değil. Hem soru kitapçıklarını tüm kamuoyuna açarak gösterdiğimiz hem de hem de gerçekten gösterdiğimiz tam şeffaflık dolayısıyla tüm başarı sırasını birinciden 1 milyon 700 bininciye kadar kullandıkları soru kitapçıklarının numaralarını liste halinde sonuçları açıkladıktan sonra vereceğiz. Aday, kendi soru kitapçık numarasını artık öğrendi, öğrenebilir. Bu listeye baktığında kaçıncı olduğunu kendisi öğrenebilir. Kamuoyu, herhangi bir arkadaşımın, birincinin, ikincinin, beşincinin, onuncunun kitapçığının hangisi olduğunu görebilir. Böylece o kitapta basına verilen nüshada olduğu gibi bir oluşumun olmadığı tespit edilebilir.''


BASINA VERİLEN SORU KİTAPÇIĞI, HİÇBİR ADAYA VERİLMEDİ


Demir, YGS'den sonra matbaadaki kapalı dönem sona ereceği için matbaadan basına verilecek bir kopya istendiğini ifade ederek, şu değerlendirmelerde bulundu:


''Matbaada çalışan arkadaşları basına verilecek bir soru kitapçığı hazırlamalarını söyledik. Bu talimat üzerine matbaada çalışan arkadaşlar bazsına verdiğimiz soru kitapçığını düzenlemişler. bu soru kitapçığı master soru kitapçığı değil, adaylara verilen soru kitapçığı değil. Gereksiz bir şekilde, bir miktar acemilikle doğru cevap seçeneğini yerinde tutarak yanlışları karıştırarak masterdan türetilmiş yeni bir soru kitapçığını biz basına verdik, internet sayfamıza koyduk ve tüm kamuoyunun bunu incelemesine izin verdik. böyle bir soru kitapçığı bizim öngöremediğimiz sonuçlar oluşturdu. Bu gerçekten bizim öngöremediğimiz bir sonuçtu. kontrolümüzün dışında gerçekleşen bir sonuçtu. Ama şundan emindik; bu soru kitapçığı hiçbir adaya verilmemiştir o nedenle kamuoyunu tatmin etmek adına tüm soru kitapçıklarını, soru kitapçık numaralarıyla ilişkilendirilecek biçimde internet sayfamıza koyduk. Bugün itibariyle 530 bin kitapçığı bitirmiş durumdayız.''



"20 YILLIK ALIŞKANLIĞI DEVAM ETTİRİP, 4 SORU KİTAPÇIĞI YAPABİLİRDİK AMA YAPMADIK"


Demir, bir soru üzerine, ''Biz de 20 yıllık alışkanlığı devam ettirip 4 soru kitapçığı ya da 10 soru kitapçığı yapabilirdik, çok kolaydı. Ama çağın bir imkanı var, bir gerekliliği var ve beni derinden rahatsız eden toplu kopya raporları var. Buna nasıl müsaade ederdim. Siz de okudunuz mahkeme iddianamelerini, çocuk tuvalete gidiyor, hangi soru kitapçığını aldığını söylüyor. Yarım saat sonra bir daha gidiyor tuvalete, cevap anahtarı geliyor. Buna nasıl vicdanınız müsaade eder. Bunu engellemenin tek yolu dijital baskıdır, adaya özgü soru kitapçığıdır. Bunu yapmak zorundaydık, yaptık'' dedi.


KOPYAYA SEBEBİYET VEREN ÖSYM GÖREVLİSİNE 8 YIL HAPSİ BİZ GETİRDİK


Demir, 2010 yılında 14 sınav yaptıklarını belirterek, 36 yıldır başarılamayan bir şeyi başararak ÖSYM yasasını çıkardıklarını söyledi. Bunun kurum adına inanılmaz bir kazanç olduğunu belirten Demir, yasada, kopya çekilmesine sebep olan kurum içerisindeki bir kişinin 8 yıl hapsinin öngörüldüğünü anımsattı.


Demir, ''Bu yasayı biz oluşturduk, bu ceza hükümlerini biz oluşturduk. Bütün bunları oluşturduktan sonra kalkıp şifre denilen o basit şeyi nasıl oluşturabilirdik, nasıl verebilirdik, nasıl bir mantık bu?'' dedi.



-KIZ ÇOCUKLARININ AYNI OKULDA SINAVA GİRMESİ



Başka bir gazetecinin, ''İstanbul'da bir okulda özellikle kız çocuklarının sınava girmesini nasıl açıklayacaksınız'' sorusu üzerine Demir, İstanbul'da 17 okulda sadece kızların olmasını yaptıkları basın açıklamasıyla da daha önce açıkladıklarını anımsattı.


Demir, bu bölgede 70 bin adayın sınava girmek istediğini ifade ederek, o bölgede 40 bin masa bulunduğunu, 30 bin adayın da diğer bir tarafa taşınmasının zorunlu olduğunu söyledi. ''Bilgisayar programı, maalesef diyebilirim, İstanbul'u Mardin'den ayırmıyor. Mardin'de ilden ilçeye aktarırken kime öncelik verirsiniz? Tabii ki erkek çocuklarını gönderirsiniz. Sınava bir gün önceden gidecek, bir yerde yatacak, sınava girecek geri dönecek. Kız çocuğunu göndermek istemezsiniz. Sadece bu düşünülerek bu bölgedeki 30 bin öğrenci Avcılar bölgesine taşınırken erkeklere öncelik verilmiş'' diye konuştu.


Bu uygulamanın ÖSYM tarafından yıllardır yapıldığını belirten Demir, geçen sene aynı örneğin Mardin'de yaşandığını kaydetti. Avcılar'daki durumu sınavdan bir gün önce cumartesi günü fark ettiklerini söyleyen Demir, burada herhangi bir müdahale ve yönlendirmenin asla söz konusu olamayacağını söyledi. Demir, ''Bundan sonra mutlaka dengeleriz. Hiç tereddütünüz olmasın'' dedi.



-''ŞU KONUDA ACEMİLİK DİYORUM...''-



Demir, 22 Eylül'den bugüne kadar başkan, yürütme kurulu üyelerinin dışında kadroda değişimin olmadığını, tüm ÖSYM kadrosuyla çalıştığını söyledi. Konuşmasında kullandığı ''acemi'' ifadesini de açıklayana Demir, ''Çalışmak zorundayım. Çünkü bu arkadaşların deneyimleri, bilgileri var. Dolayısıyla acemi kadro tanımlamasını doğru bulmuyorum. Şu konuda acemilik diyorum, dijital baskı programı ilk defa yaptığımız bir iş. Hepimiz biliyoruz yeni bir model araba üretildiğinde bir miktar arızaya rastlayabiliyoruz. Bu onun gibi bir şey. Acemilik demek gerekiyorsa acemilik'' diye konuştu.


Basına verilen kitapçığın hiçbir adaya verilmediğini tekrar eden Demir, öğrencilerin sonuçlarına baktığında geçen seneye göre daha başarısız olduklarını söyledi.


''Aynı yöntemi ikinci aşama sınavında da uygulayacak mısınız'' sorusuna Demir, ''Gelişmiş bir şekildi, evet'' karşılığını verdi. Demir, programı her gün iyileştirdiklerini, her gün gelişme kaydetmek zorunda olduklarını vurguladı.


EN BÜYÜĞÜN SAĞINDAKİ DOĞRUDUR DİYEN BİRİ DE, BAZI NETLERE ULAŞIR, BU ŞİFRE DEMEK DEĞİLDİR


Bir gazetecinin ''Başka şifre yok diye açıklama yapıldı ama bir şifre daha olduğu haberlerde yer aldı. Bu konuda ne diyeceksiniz'' sorusu üzerine Demir, şifre kelimesini kullanmak istemediğinin altını çizdi. Demir, ''Doğru seçeneğin yeri her adayda rastgele biçimde yer değiştirmiştir. Yanlış seçeneklerin yerlerinin de rastgele değiştirilmesi gerekirken, bu rastgelelikte bir eksiklik oluşmuştur. Karşımıza çıkan tablo budur, bu bir şifre değildir. Şimdi 'En büyüğün sağındaki doğrudur. O zaman en küçüğün solundaki de doğrudur' diye bir desen bulabilirsiniz. Ararsanız 1 milyon 700 bin kitapçıkta bunları bulabilirsiniz, neticede 5 tane seçeneğimiz var, onları yer değiştirmek durumundayız'' diye konuştu.



-''OYUNLARI BOZDUK''-



''Bu iddiaların siyasi hedefleri olabilir mi? Eski ÖSYM Başkanı'nın açıklamalarını nasıl değerlendiriyorsunuz'' sorusu üzerine Demir, şunları kaydetti:


''Şunu net bir biçimde söyleyebilirim. 5 Ekim'den itibaren uyguladığımız sınavların her birinde oyunları bozduk. TUS'da ciddi oyunlar bozduk. Tuvalete gitme yasağı getirdik, soru kitapçıklarını paketledik ve inanılmaz oyunlar bozduk. İnanılmaz saldırı oldu bize. Diğer sınavlarda planları bozuyoruz. YGS'den bir ay önce ülkenin istihbaratı var, ülkenin güvenlik kuvvetleri var, bunlara başvurduk. 'YGS konusunda bir gelişme var mı' dedik, bana herhangi bir olumsuz rapor gelmedi. Neden? Çünkü aldığımız tedbirler yeterli ve caydırıcı oldu. Bu nedenle oluşan bu tabloyla karşı karşıyayız.''


Politik ve siyasi konulara girmek istemediğini belirten Demir, ''Çünkü biz bağımsız bir kuruluşuz. Ama ÖSYM olarak pek çok oyunu bozduğumuzu iddia ediyorum. Bize son günlerde olan bu tablonun arkasında yatanın bu olduğunu düşünüyorum'' dedi.


Eski ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ünal Yarımağan'a saygı duyduğunu ifade eden Demir, Yarımağan'ın uzun yıllar ÖSYM'ye hizmet ettiğini hatırlatarak, kendisine teşekkür etti. Demir, Yarımağan'ı her fırsatta arayarak, bilgilerinden istifade etmek istediğini söyledi.



-''KIYAFET ÜZERİNDE BİR KISITLAMA YAPMAK İSTEMİYORUZ''-



Bir gazetecinin ''Sınava türbanıyla giren öğrencilerin güvenlik açısından aramaları yeterli miydi'' sorusuna Demir, ''ÖSYM sınav yapan bir kurumdur. Sınav da sadece bilgiyi ölçen bir olgu. O yüzden biz adayın kıyafeti üzerinde bir kısıtlama, sınırlama, yönlendirme yapmak istemiyoruz. Güvenlik açısından, hepimiz biliyoruz ki güvenlik kuvvetlerimiz titiz bir şekilde aramalarını yapmaktalar'' dedi.


Geçtiğimiz yıl tüm uyarılara rağmen bir kız çocuğunun kandırıldığını anlatan Demir, ''O kız çocuğu iç çamaşırının içerisinde cep telefonuyla sınava girdi. Başı örtülü değildi. Dolayısıyla sadece kulak kontrol edilebilir bir mekan. Bayan polisler kontrol ediyor. Sınav görevlilerine net bir şekilde şunu söyledim, şüphe ettiğinizde kontrol edin. Benim için öncelik sınav güvenliğidir. Endişe edildiği takdirde kontrol edilmelidir. Ama takdir edersiniz ki kontrol edilemeyecek yerler de vardır'' diye konuştu.


El dedektörü satın alma sürecinin başladığını belirten Demir, tüm kapılarda el dedektörüyle arama gerçekleştireceklerini kaydetti.


AA

>>2017 KPSS'YE GİRECEK LİSE ADAYLARI DİKKAT!!!


Son Güncelleme: 06.04.2011 14:44
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner389

banner394