Milli Eğitimin Bakanlığı'nın İmza Attığı Önemli Başarılar!

Milli Eğitim Bakanlığı dünden bugüne eğitim için önemli hamleler yapıp bir çok şeyi değiştirdi. İşte onlardan bir kaçı...

banner396

Milli Eğitimin Bakanlığı'nın İmza Attığı Önemli Başarılar!

Milli Eğitim Bakanlığı dünden bugüne eğitim için önemli hamleler yapıp bir çok şeyi değiştirdi. İşte onlardan bir kaçı...

23 Ekim 2015 Cuma 09:43
129 Okunma
Milli Eğitimin Bakanlığı'nın İmza Attığı Önemli Başarılar!
 Milli Eğitim Bakanlığı dünden bugüne eğitim için önemli hamleler yapıp bir çok şeyi değiştirdi. İşte onlardan bir kaçı...

Yuva-Kur’un davetlisi olarak Adana ve ilçelerinde başarı ve motivasyon seminerleri veriyorum. Öğrencilere Hans, Abraham, Yakop, Elizabet, Marya ile yarışın diyorum ve yarışma kararı aldırıyor. Öğrenciler cesaretle dünya ile yarışma kararı veriyorlar. Öğretmenler ve okul yöneticileri ile eğitim kalitesi üzerine kafa yoruyoruz. Dün Feke Öğretmenevi’nde misafir oldum. Orta, lise ve imam hatip ortaokulu ve lisesi öğrencileri ile sohbet ettim. Büyük hedefler seçmelerini, önce kendilerini geçmelerini, sonra da başarılı insanlarla yarışmalarını söyledim. Yarışırız, dediler. Her okulda mescit var. Öğretmenevi mescidi küçük bir oda, güzel bir halı ile döşeli. 1971 yılında Konya Erkek Lisesi’ni bitirdim. Okulu yatılı okudum. Mescidimiz yoktu. Merdiven altında gazete üzerinde namaz kılardım. Bodrum katta 2-3 metrekarelik küçük bir oda vardı, orada ders çalışırdık.

Bir ara iki seccade serdik, namaz kılıyorduk. Kapının üzerine lüzumsuzun biri “mescit” yazmış. Okul müdürü “Ayı Nail” nasılsa bodruma inmiş ve yazıyı görmüş. Kükremiş: “Kim burayı mescit yaptı, burası molla yuvası mı?” Mescidin anında kapatıldığını söyleyeyim. 28 Şubat 1997-2001 yılları arasında okullarda merdiven altında namaz kılan öğrenciler resimlendi, irtica hortladı diye Ali Kırca, Uğur Dündar gibi şöhretli gazetecilerin sunduğu haber programlarında lince tabi tuttular. Bugün bütün okullarda mescit var.

Konferans için gittiğim her gittiğim okulda vakit gelmişse namaz kılabiliyorum. 1969-70 öğretim yılında okullara seçmeli din dersi konmuştu. 25-30 sınıflık lisede bir sınıfa sığacak kadar öğrenci dersi seçmiştik. Çarşamba günü öğleden sonra okul tatildi. Din dersini seçenler, öğleden sonra bir-iki saat ders görürdük. Bugün bütün okullarda din kültürü ve ahlak dersi var. Bütün okullara seçmeli Kur’an, siyer, temel dini bilgiler dersi kondu. 26 Şubat 2001’de Eyüp İmam Hatip Lisesi kız öğrencilerine başörtüsü yasağı gelmişti.

Başörtülü öğrenciler okula alınmadı. Bir dönem kız öğrenciler yasağı protesto ettiler, ben de onları destekledim. Benim okuldaki dersime son verildi, kızlar sene kaybettiler. Dün Kozan Kız İmam Hatip Lisesi öğrencilerine hitap ettim, üstün Müslüman olun, derslerden yüksek not alın, dünya ile yarışın, dedim. Öğrenciler heyecanla beni dinlediler. Tavsiyelerine uyacağız, dediler. Kızların çoğu başörtülü idi. 2000-2001 eğitim öğretim yılında Ecevit Başbakan, Devlet Bahçeli ve Mesut Yılmaz başbakan yardımcısı iken 26 öğretmen arkadaşım başörtülü oldukları için meslekten atıldılar. Bugün bütün okullarda ve kamu kurumlarında isteyen başını örtebiliyor. 1968-69’da Konya Erkek Lisesi’nde lise birinci sınıfa gidiyordum. Biyoloji öğretmenimiz karaciğerin görevlerini anlattı, bu görevleri 10 madde hâlinde tahtaya yazdı, biz de deftere geçtik.

Ben el kaldırdım ve şu soruyu sordum: “Öğretmenim karaciğer bir et parçası. Vücuda giren şekeri kontrol ediyor, fazlasını depo ediyor, az geldi mi depodan harcıyor. Buna benzer on vazifeyi nasıl yapıyor? Aklı var mı?” Bütün sınıf dikkat kesildi. Herkes öğretmene bakıyordu. Öğretmenimiz şık giyimli, yakışıklı biriydi, pantolonu her zaman ütülü olurdu. Gözlerini bana dikti, bir zaman baktı: “Ali, haydi Allah diyelim!” deyiverdi. Sınıfta öğretmenler Allah kelimesini telaffuz etmezlerdi. Biyolojici istemese de Allah demek zorunda kalmıştı. Adana’da Anadolu liselerinden konferans veriyorum. İlim öğrenmeyi, çalışmayı, yükselmeyi, erdemli olmayı emreden âyetler okuyor ve manasını veriyorum.

Herkesin çok hoşuna gidiyor. 1970 yılında Konya Erkek Lisesi’nde bir tek kimya öğretmenimiz cuma namazına giderdi. O da deney patlattığı için saf bir adamdı, robot derdik. Bugün her okulda nerdeyse bir cami cemaati kadar öğretmenimiz namaz kılıyor. Türkiye’nin en büyük eğitim sendikası Eğitim-Bir-Sen cuma saatinin tatil olmasını istiyor. Ülke nerden nereye geldi.

2002 yılında hiçbir sınıfta bilgisayar yoktu. Bugün her sınıfta bilgisayar, projeksiyon cihazı var. Pek çok sınıfa akıllı tahta takıldı. Dersleri görsel işlemek, işlenen dersi kaydetmek, öğrencinin tablete kaydetmesi ve evde tekrarlaması mümkün. Türkiye çağ atladı. 1971 yılında üniversite sınavlarına girdim. Türkiye’nin dört ilinde üniversite vardı. Ankara, İzmir, İstanbul, Erzurum. Bugün üniversite olmayan il yok. Ülkede 192 üniversite bulunuyor. Mecburi eğitim süresi 5 yıldan 12 yıla çıkarıldı. 2001 yılında bin kişi senede 7 kitap okurdu. 2014 yılında bir kişi 7.3 kitap okudu. AK Parti iktidarında eğitim harcamaları, askerî harcamaları geçti. Eğitim kalite kazandı, kazanıyor, daha iyisi yapılacak, yarınlar daha iyi olacak inşallah.

>>2016 KPSS'YE GİRECEK ORTAÖĞRETİM ADAYLARI DİKKAT!!!

Son Güncelleme: 23.10.2015 09:52
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner389

banner394