Milli Eğitim Müdüründen Müfredat İle İlgili Tavsiyeler

Memur Sen ve aynı zamanda Eğitim Bir-Sen Sultanbeyli Başkanlığı da yapmış olan Göynük İlçe Milli Eğitim Müdürü Murat Şit öğrencilere eğitim verilen müfredatta kendi alimlerimize, değerlerimize ve bilim adamlarımıza yeterince yer verilmediğini belirterek müfredatın yeniden elden geçirilmesi gerektiğini söyleyerek bu konuyla ilgili bir yazı yazdı.

EĞİTİM HABERLERİ 05.11.2015, 15:01 05.11.2015, 15:09
265
Milli Eğitim Müdüründen Müfredat İle İlgili Tavsiyeler
Memur Sen ve aynı zamanda Eğitim Bir-Sen Sultanbeyli Başkanlığı da yapmış olan Göynük İlçe Milli Eğitim Müdürü Murat Şit öğrencilere eğitim verilen müfredatta kendi alimlerimize, değerlerimize ve bilim adamlarımıza yeterince yer verilmediğini belirterek müfredatın yeniden elden geçirilmesi gerektiğini söyleyerek bu konuyla ilgili bir yazı yazdı.

İşte o yazı;

 İstanbul’un Fatihi Fatih Sultan Mehmet’in Hocası, İstanbul’un manevi fatihi olan Akşemsettin Hz.lerinin türbesi Bolu Göynükte. Bolu Göynük ilçe Milli Eğitim Müdürlüğü olarak Akşemsettin Hz.lerini anmak, yâd etmek ve gelecek nesillere, öğrencilerimize tanıtıp bilmelerini sağlamak amacıyla Akşemsettin Hz.leri adına; Akşemsettin Hz.lerinin de hocalığının yanında bir de bilim adamı kimliğini yani Tıbbi yönünü öne çıkararak Fen ve Matematik dallarında bilim olimpiyatları düzenledik.

Mikrobu ilk kez bulan bilim adamı sorusuna hemen hemen hepimizin vereceği ilk cevap Fransız bilim adamı Pasteur’dür. Oysa gördük ki;  Akşemseddin Hazretleri Maddetü’l Hayat adlı eserinde Pasteur’den hem de 400 yıl önce hastalıkların temelinde gözle görülemeyecek kadar tohumcuklar vardır, diyerek mikrobu tanımlamıştır.

Akşemsettin gibi bir Büyük Veli’nin Bilimsel ve tıbbi yönünün bilinir kılmak ve farkındalığını artırmaya yönelik ilkini düzenlemiş olduğumuz GABİO ( Göynük Akşemsettin Bilim Olimpiyatları) yarışmasının ödül töreninde açılış konuşması için hazırlık yaptığımda baktım ki Akşemsettin Hz’lerinin ilk mikrobu keşfeden bilim adamı oluşunu gasp eden batı, geçmişimizin değerleri olan diğer bilim adamlarımızın da  eserlerini ve buluşlarını çalmışlar.               

Az önce ifade ettiğim gibi Fransız bilim adamı Pasteur’den 400 yıl önce mikrobu bulup tarif etmesine rağmen, bizlere ders kitaplarımızda mikrobu bulan nasıl ki Akşemsettin olarak değil de PASTEUR olarak öğretilmişse aynen onun  gibi daha bir çok bilim adamımızın buluşları da yine ders kitaplarımızda bize öğretilmediğini, daha doğrusu yanlış öğretildiğini gördük.

Bize el-Battânî'yi anlatmak yerine Batlamyus anlatılmış.

Mesela İslam âlimlerinden el-Battânî isimli büyük bir astronomi âlimi var. Ama maalesef bizim kendi âlimlerimiz bize öğretilmemiştir. Bize el-Battânî'yi anlatmak yerine Batlamyus'u anlatmışlardır. Bizim kitaplarımız bu ismi yazar. El-Battânî'ye gelince ismi bile zikredilmemiş.

Bizim bugün trigonometride uyguladığımız- sinüs, kosinüs, tanjant, kotanjant mefhumlarını Müslüman âlimler icat etmişlerdir. Bu mefhumları ilk defa bulanlar Halife Me'mûn zamanındaki Müslüman âlimlerdir. Yani Trigonometrinin de sahibi de Müslümanlardır. Büyük Müslüman âlimlerinden Horasanlı Gıyaseddîn Cemşid, Risâletü'l-Muhitiyye adlı kitabında bir derecenin sinüsünü hesaplamış ve ilk defa trigonometri cetvellerini hazırlamıştır. Yine Pi sayısını ilk defa bulan ve rakamlarını hassasiyetle hesaplayanlar da Müslümanlardir. Müslümanlar sadece trigonometri ve astronomi ilimlerini kurmakla kalmamış cebir ilmini de kurmuşlardır.

Bitti mi elbette ki hayır. Bu gün kullandığımız rakamların sahibi de Müslümanlardır. Rakamların şekillerini bulup bugünkü toplama, çıkarma, çarpma ve bölmenin de kurallarını koymuşlardır.

Mesela eski Yunanlılar toplama çıkarma, çarpma ve bölmeleri yapamazlarmış. Çünkü onların rakam sistemleri buna uygun değildi. Batının medeniyetiyle övündüğü Roma ve Yunanlılar toplama ve çıkarmaları yapmak için çubuklarla çalışmışlar. Çeşitli boylarda çubuklar alıp bu çubukları uç uca eklemek suretiyle hesap yapmışlar. Romalıların bu gün dahi bildiğimiz “Roma Rakamları” vardı. Bu rakamlarla ne toplama ne çıkarma ne çarpma ne de bölme yapılamayacağı ortadadır.

Misal şimdi Müslümanlar olarak bizler onlara şunu desek: "Her şeyi size veriyoruz ama sadece şu bizim ondalık sistemimizi bize geri verin" desek, ortada onlara (Avrupalıya) ait hiçbir şey kalmayacaktır.

Cebir ilmini kuranlar da Müslümanlardır. Cebir ilminin adı dahi El-Câbir adlı İslam âliminden geliyor. Avrupalılar da buna El-Gebra (Algebra) diyorlar. El- Câbir demeye dilleri dönmediği için El-Gebra diyerek el-Câbir'in adına izafe etmişlerdir. Karekök almayı hem de küp kök almayı gösteren el-Câbir'dir. "Bir eşitliğin iki tarafına aynı miktar ilave edilirse veya çıkartılırsa, çarpılırsa veya bölünürse bu eşitlik katiyen bozulmaz" diyen el- Cabirdir.

Ayrıca yine logaritmayı bulanlar da Müslümanlardır. Bugün logaritma dediğimiz cetvelleri ve logaritma mefhumunu ilk defa bulan el-Harezmi adlı bir İslam âlimidir.

Fiziğin kurucusu İbn-i Heysem'dir. İbn-i Heysem,  bugünkü atom ve molekül nazariyesini getiren insandır. İbn-i Heysem, bu atom ve molekül nazariyesine istinaden kırılma kanunlarını bulan bir İslam âlimidir. Ancak İbn-i Heysem Kimdir? diye sorsak tanımayı bırak ismini bile duyanımız yoktur.

Yine ilk defa atomun parçalanabileceğini söyleyen Câbir bin Hayyân isimli bir İslam âlimidir. Görüldüğü gibi Fiziğin de ve kimyanın da kurucusu yine Müslümanlardır.

Şimdi herkesi hayrete düşürecek bir başka hususa daha dikkat çekelim:

Yer Çekimi Kanununu ilk bulan olarak biz kimi biliyoruz, Newton’u biliyoruz. Nasıl anlatılıyor bize? Efendim işte Newton’un başına ağaçtan bir elma düşmüşte, Isaac Newton düşen bu elma sayesinde yerçekimi bulmuş. Ve bu sayede Dünya’nın merkezinin her şeyi kendisine çektiğini anlamış. Halbuki Yer Çekimi Kanununu ilk bulan yine Müslüman bir alim olan Câbir bin  Hayyân'dır.

Ne zaman? Newton’dan takriben on asır önce. Yani Câbir bin Hayyân miladî 8. asırda yaşamış hâlbuki Sir Isaac Newton 4 Ocak 1643 tarihinde doğmuş, prensibinden ise Avrupa'da ancak 19. Asırda bahsedilmiştir. Ayrıca yine Câbir bin Hayyân bütün ilim tarihinde ilk defa laboratuvar kuran bir ilim adamıdır. Gözlem ve deney metodunu ilme getiren insandır. Hatta kendi laboratuvarında ilk suni hücreyi yapmış bir insandır.

Yine herkesin dikkatini çekeceğimiz ilginç bir şey:

 Bugün Almanya'da Câbir b. Hayyân’ın eserleri üzerine doktora çalışmaları yapılmaktadır.

Ama ne yazık ki bizim kitaplarımızda, bizim okullarımızda, bugün Newton Prensibi öğretilir, Cabir b. Hayyân'ın adı bile bilinmez. Maalesef biz kendi âlimlerimizin, kendi büyüklerimizin, kendi değerlerimizin ne yazık ki farkında bile değiliz.

Bitti mi, elbette hayır. Eskiden tarih hikâyelerden ibaretti, ilk defa İbn-i Haldûn Mukaddime'sinde tarihin bir hikâye olmadığını, bütün insanların, milletlerin yaşayışlarını sebepleriyle, neticeleriyle inceleyen, bunların tahlilini yapan bir ilim olduğunu belirtmiş ve ilk tarih kitabını yazmıştır.

Müslümanların yaptıkları sadece bunlardan ibaret değildir. Müslümanlar, coğrafyada Halife Me'mûn zamanında, Harran Ovası'nda bildiğimiz arz daireleri, yani bugünkü ifadesiyle enlemler arasındaki mesafeleri de ölçmüş ve her iki enlem arasının 111 KM olduğunu tespit etmişlerdir.

İlk coğrafya haritasını çizen Piri Reis’tir

Yine coğrafya haritasını ilk defa çizen Piri Reis’tir. Piri Reis'in 1513 de çizdiği ve “Kitab-ı Bahriye” adlı kitabında yer alan harita bilinen ve günümüze kadar gelen en eski dünya haritasıdır.

Biz Amerika kıtasını ilk keşfedeni Kristof Kolomb olarak biliyoruz. Neden böyle biliyoruz? Çünkü bizim ders kitaplarımızda bu bilgiler bize böyle öğretildi. Çünkü biz her şeyde olduğu gibi bu bilgilerimizi de Avrupalılardan almış ve aktarmışız.

Hâlbuki Kristof Kolomb, Venedik'te İslam âlimlerinin kitaplarından, batıya doğru gidildiği zaman yeni kıtalara rastlanacağını okumuş ve öğrenmiştir. Kendisi de bu işi merak etmiş, gidip görmek için Atlantik okyanusuna açılmıştır.  Kristof Kolomb Atlantik'te aylarca gitmiş ama bir türlü karayı bulamamıştır. Hatta öyle bir noktaya gelmiş ki gemisinin içerisindeki insanlar artık isyan etmeye başlamışlar.

‘Biz kaybolduk, Sen bilmediğin yerlere bizi götürüyorsun’ demişlerdir. O gemide bulunanların hatıra defterindeki notlarda Kristof Kolomb’un isyancılara " Az daha sabredin. Ben, Müslümanların kitaplarında, devamlı olarak batıya gidildiği zaman yeni karalara rastlanacağını okudum. Müslüman âlimler yalan söylemez. Bu karaya mutlaka varacağız."diyerek isyanı bastırdığını ve nitekim sabrederek devam edip nihayetinde Amerika kıtasına vardıkları bilinir.

Müslümanlar Olarak Dünyanın Gelmiş Geçmiş En Büyük Düşünce Sistemine ve Medeniyetine sahibiz.

Şimdi Müslümanlar olarak dünyanın gelmiş geçmiş en büyük düşünce sistemine ve medeniyetine sahip olmamıza rağmen, bu gün bizim ders kitaplarımızda yukarıda zikrettiğimiz her bir bilim dalının bizim medeniyet havzamıza ait âlimlerimizin, bilim adamlarımızın ve değerlerimizin isimlerini bilmiyoruz.  Bunlar yerine onlardan çok çok sonra onlardan aldıkları ilimlerin üzerine ilaveler yaparak ya da hiç yapmayarak, aldığı(çaldığı) bilgileri sanki kendilerininmiş gibi sahiplenen batıya ait büyük(!) adamların olduğuna inanıyoruz. Avrupa'da bu şekilde, hak etmediği hâlde büyütülmüş insanlar vardır. Biz bütün bu buluşları, ilimleri onların bulduklarını zannediyoruz. Oysaki onlar, bu prensipleri Müslümanların kitaplarını okuyarak almışlardır. Günümüz tabiriyle çalmışlardır.

Son söz olarak ve bir eğitimci olarak, müfredatımızın sil baştan yeniden elden geçirilmesi gerekir. Elbette ki batıyı batılıyı tanıyacağız. Ancak önce kendimizi tanıyacağız. Önce medeniyet havzamıza ait geçmişimizi tanıyacağız. Yoksa batı hayranlığından, batıya karşı kendimizi küçük görme psikolojisinden( hastalığından)  kurtulamayız.

Murat ŞİT


Yorumlar (0)
Yeni 2020 Sezonu Tesettür Abiye Modelleri
-1°
parçalı bulutlu
Günün Anketi Tümü
Yerli Otomobili Beğendiniz mi?
Yerli Otomobili Beğendiniz mi?
Namaz Vakti 02 Nisan 2020
İmsak 06:25
Güneş 07:51
Öğle 13:07
İkindi 15:49
Akşam 18:13
Yatsı 19:34
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 26 53
2. Başakşehir 26 53
3. Galatasaray 26 50
4. Sivasspor 26 49
5. Beşiktaş 26 44
6. Alanyaspor 26 43
7. Fenerbahçe 26 40
8. Göztepe 26 37
9. Gaziantep FK 26 32
10. Denizlispor 26 31
11. Antalyaspor 26 30
12. Gençlerbirliği 26 28
13. Kasımpaşa 26 26
14. Konyaspor 26 26
15. Malatyaspor 26 25
16. Çaykur Rizespor 26 25
17. Ankaragücü 26 23
18. Kayserispor 26 22
Takımlar O P
1. Hatayspor 28 53
2. Erzurum BB 28 47
3. Bursaspor 28 46
4. Adana Demirspor 28 45
5. Akhisar Bld.Spor 28 45
6. Fatih Karagümrük 28 43
7. Altay 28 43
8. Ümraniye 28 40
9. Giresunspor 27 38
10. Keçiörengücü 28 35
11. Balıkesirspor 28 35
12. Menemen Belediyespor 28 35
13. İstanbulspor 27 33
14. Altınordu 28 31
15. Boluspor 28 25
16. Osmanlıspor 28 24
17. Adanaspor 28 20
18. Eskişehirspor 28 17
Takımlar O P
1. Liverpool 29 82
2. Man City 28 57
3. Leicester City 29 53
4. Chelsea 29 48
5. M. United 29 45
6. Wolverhampton 29 43
7. Sheffield United 28 43
8. Tottenham 29 41
9. Arsenal 28 40
10. Burnley 29 39
11. Crystal Palace 29 39
12. Everton 29 37
13. Newcastle 29 35
14. Southampton 29 34
15. Brighton 29 29
16. West Ham 29 27
17. Watford 29 27
18. Bournemouth 29 27
19. Aston Villa 28 25
20. Norwich City 29 21
Takımlar O P
1. Barcelona 27 58
2. Real Madrid 27 56
3. Sevilla 27 47
4. Real Sociedad 27 46
5. Getafe 27 46
6. Atletico Madrid 27 45
7. Valencia 27 42
8. Villarreal 27 38
9. Granada 27 38
10. Athletic Bilbao 27 37
11. Osasuna 27 34
12. Real Betis 27 33
13. Levante 27 33
14. Deportivo Alaves 27 32
15. Real Valladolid 27 29
16. Eibar 27 27
17. Celta de Vigo 27 26
18. Mallorca 27 25
19. Leganés 27 23
20. Espanyol 27 20
Yeni Sayımız
Günün Karikatürü Tümü