İş Hayatında Kızların Gözü Daha Yüksekte...

  Genç kızlar, erkeklere göre  daha fazla mesleki hedefe sahip.

banner396

İş Hayatında Kızların Gözü Daha Yüksekte...

  Genç kızlar, erkeklere göre  daha fazla mesleki hedefe sahip.

07 Şubat 2013 Perşembe 14:57
İş Hayatında Kızların Gözü Daha Yüksekte...

 

Genç kızlar, erkeklere göre  daha fazla mesleki hedefe sahip. Neredeyse tüm OECD ülkelerinde, kızlar yüksek  statülü işlerde çalışmaya erkeklere göre daha fazla istek duyuyor.

 

OECD’nin, üye ülkelerin eğitime ilişkin göstergelerini ortaya...


 



Genç kızlar, erkeklere göre  daha fazla mesleki hedefe sahip. Neredeyse tüm OECD ülkelerinde, kızlar yüksek  statülü işlerde çalışmaya erkeklere göre daha fazla istek duyuyor.


 


OECD’nin, üye ülkelerin eğitime ilişkin göstergelerini ortaya koyan  ”Eğitime Bakış 2012” başlıklı raporu, gençlerin cinsiyet ve ülkelere göre  değişen beklentilerini ortaya koydu.


 


Araştırmaya göre, pek çok OECD üyesi ülkede 25-34 yaş arasındakiler,  55-64 yaş arasındakilere göre daha fazla yüksek öğrenim görmüş durumda. Bu alanda  Almanya, İsrail ve Amerika istisna oluşturuyor. Türkiye, her iki grup için Çin ve  Brezilya’nın ardından sondan üçüncü sırada yer alıyor. OECD ortalamalarına göre  yüksek öğrenim görenlerin oranı 25-34 yaş grubu için yüzde 38, 55-64 yaş grubu  için yüzde 23 düzeyinde.


 


İkincil orta öğretim meslek programları çerçevesinde kızlar Avusturya,  Çek Cumhuriyeti, Fransa, Almanya, Endonezya, Japonya, Slovakya, Slovenya,  İspanya, İsviçre’de sosyal bilimler, işletme ve hukuk, Estonya, Macaristan ve  Polonya’da ise hizmet sektörü ile ilgili alanları tercih ediyor. Türkiye’de  kızlar daha çok sağlık sektörünü yeğlerken, sadece Arjantin’de kızlar  mühendislik, imalat ve inşaat gibi alanları seçiyor.


 


Rapora göre, genç kızlar, erkeklere göre daha fazla mesleki hedefe sahip.  Neredeyse tüm OECD ülkelerinde, kızlar yüksek statülü işlerde çalışmaya erkeklere  göre daha fazla istek duyuyor. Kızlar, yasa koyucu, üst düzey memur, yönetici ve  profesyonel olarak çalışmaya, erkeklere göre ortalama yüzde 11 oranında daha  fazla ilgi gösteriyor. Bu eğilimler, OECD ülkeleri içerisinde Fransa, Almanya ve  Japonya’da değişiyor ve kızlarla erkekler, bu tür işlere aynı oranda eğilim  duyuyor. İsviçre ise erkeklerin ilgisinin kızlardan fazla olduğu tek ülke olarak  öne çıkıyor. Yunanistan ve Polonya’da bu tür işlerde çalışma beklentisi  içerisinde olan kızların oranı erkeklere göre daha fazla artıyor ve fark yüzde  20’ye ulaşıyor.


 


Matematikte, erkekler pek çok OECD ülkesinde kızlardan daha başarılı  görünüyor. Mühendislik ve bilgisayar gibi alanlar, kızların ilgisini daha az  çekiyor. Bu alanlara ilgi gösterenlerin oranı kızlarda yüzde 5’e kadar  gerilerken, erkeklerde bu oran yüzde 18’i buluyor. Sağlık sektöründe ise durum  tersine dönüyor. Kızların yüzde 16’sı ve erkeklerin ise sadece yüzde 7’si bu  alana heves ediyor.


         


Çocuklar aileleriyle aynı kaderi paylaşıyor


Rapora göre, 20-34 yaş grubunun yüksek öğrenim görmesi, ailelerinin  eğitim durumları ile yakından ilgili. Anne ve babanın eğitim seviyesinin düşük  olması, kişinin yüksek öğrenim görme şansını azaltıyor. Sosyo-ekonomik  farklılıkların meydana getirdiği eşitsizlikler yüksek öğrenim görme açısından da  kişiler arasında eşitsizliklere neden oluyor. Bu durum göreceli olarak  değişebiliyor, örneğin ailesi düşük eğitimli kişiler Avustralya, Kanada,  Danimarka, Finlandiya, İsveç, Hollanda, İspanya, İrlanda ve İzlanda’da eğitim  olanaklarından daha fazla yararlanabiliyor. İtalya, Portekiz, Amerika ve  Türkiye’de ailesi düşük eğitimli gençlerin ailelerinden daha üst düzeyde eğitim  alma şansları en aza iniyor.


 


OECD ülkelerinde, en azından ikincil orta öğretim mezunu olanlar bu  düzeyde eğitim almamış kişilere oranla daha kolay iş buluyor. İkincil orta  öğretimi tamamlamamış kişilere göre ikincil orta öğretim mezunlarının istihdamı  ortalama yüzde 18, yüksek öğretim mezunu kişilerin istihdamı yüzde 28 artıyor.  Örneğin İzlanda, Norveç, İsviçre ve İsveç’te yüksek öğrenim mezunlarının ortalama  istihdam oranı yüzde 88.


 


Son ekonomik kriz döneminde ikincil orta öğretimi tamamlamamış kişiler  arasında işsizlik oranı, tamamlayanlara oranla yüzde 1,1 ve yüksek öğretim  mezunlarına oranla yüzde 2,4 daha fazla.


 


Raporda, teknolojideki hızlı gelişmenin küresel işgücü piyasasının  ihtiyaçlarını da değiştirdiği, böylece daha yüksek düzeylerde eğitim ve özel  alanlarda beceri sahibi olan kişilere daha fazla talep olduğu belirtildi.  Raporda, politika belirleyicilerine işgücü piyasalarının değişen ve gelişen  ihtiyaçlarına uygun işgücü yetiştirilmesi yönünde eğitim politikaları  oluşturmaları gerektiği hatırlatıldı.


         


Kadınlar her yerde erkeklerin gerisinde


Rapora göre, İrlanda, Polonya ve Türkiye’de yüksek öğrenim görmüş  kişiler, ikincil orta öğrenim mezunu kişilere oranla sırasıyla yüzde 15, yüzde 19  ve yüzde 16 daha fazla istihdam ediliyor.


 


Tüm OECD ülkelerinde, istisnasız bir şekilde kadın istihdamı erkeklerden  daha düşük düzeyde seyrediyor. Bu fark, OECD ülkelerinde yüksek öğrenim gören  kadın ve erkekler dikkate alındığında, ortalama yüzde 9. Şili, Çek Cumhuriyeti,  Japonya, Kore, Meksika ve Türkiye’de ise bu fark yüzde 29’a kadar ulaşıyor.


 


Kadınların işgücüne katılımının genel anlamda, büyüme için önemli olduğu  belirtilen raporda, kadınların işgücüne katılımını artırmak için politika  belirleyicilerine makul fiyatlarda, esnek ve kaliteli çocuk bakımı hizmetleri,  analık ve babalık izinleri, esnek çalışma saatleri gibi olanaklar sunulmasını  tavsiye ediliyor.


         


Çok okuyan, çok kazanıyor


Eğitim düzeyine göre elde edilen gelirlere bakıldığında kazancın her  eğitim seviyesine göre yükseldiği görülüyor. Örneğin, OECD ülkelerinde, yüksek  öğrenim görmüş kişiler, ikincil orta öğrenim görenlere oranla ortalama yüzde 55  daha fazla kazanıyor. İkincil orta öğrenim mezunları ise bu düzeyde eğitimi  tamamlayamayanlardan ortalama yüzde 23 fazla gelir elde ediyor.


 


Bu karşılaştırma yaşa göre yapıldığında, Türkiye ve İrlanda dışındaki tüm  OECD ülkelerinde ileri yaşlarda kazanç farkının arttığı görülüyor. 25-34 yaş  arası kesimde bir alt eğitim düzeyine göre kazanç yüzde 37 artarken, 55-64 yaş  grubunda bu yüzde 69’a kadar çıkıyor.


 


Çalışmaya göre bu durum, yani eğitim ile gelen daha fazla kazanç,  kişilerin eğitim alarak, becerilerini geliştirme isteklerini artırıyor. Kişilerin  daha fazla eğitim alma isteklerinin, bazı ülkelerde yüksek öğrenim fiyatlarındaki  artış ve bütçedeki daralmadan etkilendiği görülüyor. Her eğitim alanının artı  kazanç getirmediğine de dikkat çekiliyor.


 


Raporun ortaya koyduğu diğer bazı sonuçlar şöyle:


         -İkincil orta öğretimi tamamlayamayanların işsiz kalma ihtimalleri daha  fazla.


         -Kadınların tüm eğitim düzeylerinde istihdam oranları daha düşük. Bu fark  yüksek eğitim düzeyinde azalıyor.


         -Kadın ve erkekler için tam zamanlı çalışma oranı, eğitim düzeyleri  yükseldikçe artıyor. Tam zamanlı çalışanların büyük çoğunluğunu erkekler  oluşturuyor.


         -İkincil orta öğretimi mesleki alanda yapanlar, genel anlamda ikincil  orta öğretim mezunlarına oranla daha yüksek oranda istihdam ediliyor.


         -Eğitim, ekonomilerin zor dönemlerinde dahi işsizliğe karşı en iyi  sigorta olarak görüyor.


milliyet

>>2017 KPSS'YE GİRECEK ÖNLİSANS ADAYLARI DİKKAT!!!

Son Güncelleme: 07.02.2013 14:57
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner389

banner394