Gücünüz Dershanelere mi Yetti?

  Dershanelerin kapatılmasının, eğitim sektöründe çok kapsamlı çalışmaları gerektirdiği herkesin ortak kabulü.

banner396

Gücünüz Dershanelere mi Yetti?

  Dershanelerin kapatılmasının, eğitim sektöründe çok kapsamlı çalışmaları gerektirdiği herkesin ortak kabulü.

24 Ekim 2012 Çarşamba 13:19
89 Okunma
Gücünüz Dershanelere mi Yetti?

 

Dershanelerin kapatılmasının, eğitim sektöründe çok kapsamlı çalışmaları gerektirdiği herkesin ortak kabulü.

 

Hızla küreselleşen dünyada her sektörde değişim ve gelişme baş döndürücü biçimde sürerken geleneksel eğitim anlayışı da artık terk...


 



Dershanelerin kapatılmasının, eğitim sektöründe çok kapsamlı çalışmaları gerektirdiği herkesin ortak kabulü.


 


Hızla küreselleşen dünyada her sektörde değişim ve gelişme baş döndürücü biçimde sürerken geleneksel eğitim anlayışı da artık terk ediliyor.


 


Eğitim – öğretim faaliyetinin yetersiz, hantal, rekabetten uzak, verimsiz, başarıya odaklanmamış sistemle yürütülmesinin yarattığı boşluğu dolduran dershaneler diğer birçok ülkede olduğu gibi “tamamlayıcı eğitim kurumları” olarak hizmet veriyor.


 


Ülkemizde eğitimde özel eğitimin payının dünyadaki ve AB ülkelerinin çok gerisinde olduğu gerçeği yadsınamaz.


 


Ülkemizde yaklaşık dört bin dershane, yaklaşık 60 bin derslik, 50 bin öğretmen, 30 bin diğer personel ile bir milyon iki yüz bin öğrenci, yayın-kitap-teknolojik araç-gereç ve diğer donatılarla dev bir sektörü konuşuyoruz.


 


16 milyon öğrencimizin %8’ i dershanelere gidiyor ve öğrenciler başarı, yoksulluk gibi gerekçelerle toplamda %10 oranında ücretsiz – burslu öğrenci hizmet almakta bu sektörde. Bu sayı toplamda yüz bin öğrenciyi bulmaktadır.


 


Öğrenciler arasında yapılan ciddi araştırma ve kurumsal anketlerde öğrencilerin büyük bölümü dershaneleri her bakımdan okula tercih edebilmekte. Ayrıca öğrencilerin % 68’i sınavların kaldırılmasını arzu ediyor. Ancak yerine geçecek sisteme de güven duymuyor.


 


Öğrenciler dershanelere güven duyuyor. Okula ise mecburiyetten devam etmekte.


 


Dershaneler ilk özelleşmiş hizmet kurumlarındandır. Rekabete dayalı bir hizmet anlayışı ile eğitim sektörüne girmiştir.


 


Gelişme hızı yüksek ülkelerde dershane ve benzeri kurumlarında hizmet alma oranı % 50 iken bizde bu oran %8’i zor bulmakta.


 


Dershaneler ne okulun rakibi veya alternatifidir. Ne de okullar dershane işlevi görebilir. En başarılı liselerin (Fen-Anadolu) öğrencileri dershaneye en çok gitme oranlarına sahip oldukları gerçeğini göz ardı etmeyiniz. Üstelik bu okullarda idare zoru ve marifetiyle çok düşük ücretle açılan takviye sınav hazırlık kurslarına rağmen öğrenci yine de özel dershaneleri tercih etmektedir.


 


Ülkemizde hızla üniversite sayısı artmakta, kontenjanlar da artmakta, ortalama 300 bin öğrenci hukuk tercih yapıyor ancak 10 bini kontenjanlara yerleşebiliyor. Keza yılda 260 bin öğrenci tıp tercihi yapıyor ancak 8-10 bin öğrenci tıp fakültesine yerleşiyor.


 


Bu arz talep dengesinin ortadan nasıl kaldırılacağı veya nasıl düzenleneceği ciddi boyutta eğitim sektöründe değişimi zorunlu kılar.


 


Siyasal iktidarların eğitim ve öğretim gibi toplumun geleceğini belirleyen böylesi önemli bir konuda ciddi bir arge araştırması yapmadan kararlar alıp yürürlüğe sokması, ben yaptım oldu mantığının telafisi olmayacak sonuçlar doğurduğu yakın dönemdeki birçok uygulamadan görüldü.


 


-          Eğitim sistemini sorgulayamıyoruz.


 


 


 


-          Eğitim sisteminde kalite arayışımız yok


 


 


 


-          Eğitimde fırsat eşitliğini sağlayacak politikalar üretmiyoruz.


 


 


 


-          Öğretmen ve idareci yetiştirme politikamızı değiştiremiyoruz.


 


 


 


-          Yeterli derslik ve donatıları sağlayamıyoruz.


 


 


 


-          İlgi, yetenek, yönlendirme konularında hiçbir bilimsel çalışma ve uygulama işlemiyor.


 


 


 


-          Okullarda çocuklara ve gençlere psikolojik, danışmanlık ve rehberlik hizmetlerinin yeterli düzeye taşımıyoruz.


 


 


 


-          Doğru bir ölçme değerlendirme sistemini hala başaramıyoruz.


 


 


 


-          Merkezi sınav sistemi ve kurumlarına olan güveni sarsan sınav skandallarını önlemiyoruz.


 


 


 


-          Bilimsel, demokratik, çağdaş eğitimin gerektirdiği müfredatı hazırlayıp okutmuyoruz.


 


 


 


 


 


Atanamayan öğretmenler ve diplomalı işsizler sayısını hızla çoğaltıyoruz. Yüksek öğrenimin sorunlarını ve daha birçok sorunu da eklersek, aslında çökmüş, dibe vurmuş eğitim ve öğretim sisteminin günah keçisi olarak dershanelerin hedef haline getirilmesi ve kapatılmasının, bu sorunların hangisini çözeceğinin sorgulanmaması, politikacıların işini kolaylaştırmaktan başka bir işlev görmez. Gerçeklerden kaçıp, sorunların daha da büyümesine rağmen günü kurtaracak popülizm ile halktan oy devşirilecek. Gerisi lafı güzaf…


 


Toplumda bir ilginç ve o kadar da vahim bir algıda şu; “Bu başbakan dedi ise yanlış da olsa yapar.”


 


Bu algı da topluma bir karabasan gibi çökmüş; aydınlar, sivil toplum örgütleri ülkenin sorunlarını tartışamıyor, eleştiremiyor, öneri getiremiyor. Yazık çok yazık zararı tüm toplum ödüyor.Hükümet ve bakanlık (MEB) dershanelere birkaç anket yapmak ve veri sormak dışında bu konuda bir çalışma yapmazken, özel dershane birlikleri bir araya gelip kamuoyuna bilgilendirme ve sektörün gerçeklerini anlatan bir kitapçık çıkardılar. Yazan, tartışan gündem yapan yok.


 


            Şu soruları sormak ve yanıtlarını almak hem dershane sektörünün hem de bu sektörden hizmet alan kamuoyunun hakkıdır, diye düşünüyorum.


 


-          Dershaneler gerçeğini ne kadar biliyoruz?


 


 


 


-          Dershaneler gerçekten para tuzağı mı?


 


 


 


-          Neden toplumun her kesiminden işçi, memur, esnaf, bürokrat, bakan, milletvekili, işadamı vs. bu kurumlara çocuklarını birden çok yıl göndererek bir üst öğretim kurumuna ve geleceğe hazırlamak amacıyla para ödemekte.


 


 


 


-          Dershaneler kapatılınca bu sınavlara hazırlanmada hangi kriterler getirilecek?  Sınavlar kaldırılacak mı? Yerine ne getirilecek?


 


 


 


-          Dershaneler eğitim ve öğretime zarar mı veriyor? Yoksa öğrencileri ve mezun öğrenciyi öğretim ortamında takviye ederek bilgi eksikliklerini giderip onların sınav kazanmalarını mı sağlıyor?


 


 


 


-          Dershaneler yasa dışı kurumlar mı ki kapatıyorum deniliyor?


 


 


 


-          Özel öğretim kurumları yasası dershaneler tip yönetmelikleri nedir?


 


 


 


-          Alınan vergiler de yasa dışı mı?


 


 


 


-          Kanunen genelevlerin açık olduğu bir ülkede eğitim – öğretim kurumlarını kapatabilir misiniz?


 


 


 


-          Milli eğitim müdürlükleri kurs açıp para talep edip psikolojik baskı yaparken, belediyeler bile takviye kurslar açarken öğrenciler istikballeri için dershaneleri tercih ediyorsa, korsan merdiven altı kurs yerlerine daha fazla kapı mı aralanmak isteniyor?


 


 


 


-          Bu ülke de ticaret özgürlüğü ve serbest girişimcilik anayasal bir hak olmaktan mı çıktı?


 


 


 


-          Dershane sektörü konuyu yargıya taşımaz mı? Zarar tanzimi talep etmez mi?


 


 


 


 


 


Kayıt dışı ekonomi ile mücadele etmesi gereken hükümet vergisini ödeyen yüz bine yakın insanın ekmek kapısı olan öğretimde ciddi ve vazgeçilemez dinamik kurumları kapatarak, bu sektörü de kayıt dışına iterek mi ekonomiye girdi sağlayacak?


 


Dershane işletmecisi olanlara “özel okul kurun” önerisi ne kadar gerçekçi? Özel okulların açılması çoğalması eğitim öğretimin mevcut sorunlarının hangisini çözer? Sorun özel sektöre okul açtırıp derslik sorununu çözmek ise bunun maliyeti veliye ve devlete dershane ücretlerinden az olmayacak.


 


Ayrıca bu durum dershane talebini de ortadan kaldırmaz. Kaldı ki mevcut özel okullara devletin hiçbir katkısı desteği yok. %30 – 40 kapasite ile çalışıyorlar. Hükümet hizmet almaya buradan başlayıp yetmez ise yenilerini arz talep doğrultusunda girişimciler zaten açmaz mı?


 


-          Devletin derslik yapmaya, öğretmen-personel almaya gücü yetmiyor da özel okullara kaynağı nereden bulacak? Asıl mesele eğitimde özelleştirmeyi yaygınlaştırmak mı?


 


 


 


-          Özel bir hastanenin açılışında konuşan başbakanın “sosyal devlet” vurgusu yapması ve dershaneleri kapatıp özel okulları teşvik edeceğini söylemesi manidar değil mi?


 


 


 


-          Dershaneleri kapatıp eğitimde fırsat eşitliği mi sağlanıyor?


 


 


 


Oysa 2-3 bin lira verip dershane hizmeti alan orta kesim ve düşük gelirli aileler dershaneler kapatılırsa, özel ders ve özel okul gibi yüksek ücret gerektiren hizmeti nasıl alacaklar. Eşitsizlik daha da büyümez mi?


Bu zengin çocuklarına, iyi okul ve fakültelerin kontenjanlarına yerleşme kolaylığı sağlamaz mı?


-          Başbakanın doğru bilgilendirilmediğini biliyor musunuz?Başbakan bir beyanatı ile yanlış bilgilendirildiğini kanıtladı.


Beyanı aynen şu “ Eskiden dershane müfredatına göre sınav soruları hazırlanıyordu. Şimdi biz okul müfredatına göre hazırlıyoruz.”


Dershanelerin milli eğitim müfredatı dışında bir müfredatı yoktur olamaz.


İşte size bir sürü soru ve bir sürü doğabilecek sorun…


 


            Kamuoyu gerçekten dershanelerin kapatılmasının eğitimin sorunlarını çözebileceğini mi düşünüyor. Hiç ama hiç sanmıyoruz. Çünkü veliler çocuklarını dershanelerin ara sınıflarına ve son sınıf hazırlı kurslarına yazdırmaya hizmet almaya devam ediyor. Edecektir de…


 


            Ama hükümet ve başbakanın bu açıklamaları, devam eden bu hizmeti ve kurumları hizmet alan öğrenci veli ve hizmet veren öğretmen ve personelin motivasyonunu bozmaktan başka bir işlev görmüyor.


 


            Kamuoyundan gizlense de MİT krizi ile başlayan hükümet cemaat çekişmesinin bir uzantısı olarak gündeme getirildiğini kamuoyu artık öğreniyor.


 


            Eğitimdeki başarısızlık ve yanlışlıkların verimsizlikleri örtmek için zorbalıkla dershane kapatılarak giderilemeyeceğini hükümetin de biran önce görmesi ve bu yanlıştan dönüp, bu dinamik kurumların birikimlerinden yararlanmayı sağlayacak bir düzenlemeyi bir an önce kamuoyu ile paylaşmasını aklın yolu olarak görüyoruz. Aksi halde yapılan yanlışlıklardan kolay vazgeçmeyen idari geleneğimiz eğitimin sorunlarını daha da derinleştirecektir.


 


            Sahi halkımız düşünülerek, dershaneler kapatılıyor söylemi ne kadar doğru?


 


-          Halkımız lüks otellere de gidemiyor?


 


 


 


-          Özel hastanelerin ücretlerini de karşılayamıyor?


 


 


 


-          Bankalardan kredi de alamıyor.


 


 


 


-          Yurt dışına çocuklarını da gönderemiyor


 


 


 


-          Lüks konutlarda da kalamıyor


 


 


 


kapatalım hepsini yasaklayalım mı?


Ne dersiniz ? Gücünüz dershanelere mi  yetiyor? Sayın Hükümet Sayın Başbakan 


 


egitimajansi M. T.Eğitimci

>>2016 KPSS'YE GİRECEK ORTAÖĞRETİM ADAYLARI DİKKAT!!!

Son Güncelleme: 24.10.2012 13:19
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner389

banner394