El Yazısı ile Okuma Yazma Öğretmek ve Okulu Sevdirmek

Milli Eğitim Bakanlığı’nın 5-6 yıldır uygulamaya çalıştığı ancak artık velilerin sabrını taşıran el yazısı ile okuma yazma öğrenme programı tepki çekmeye devam ediyor.

banner396

El Yazısı ile Okuma Yazma Öğretmek ve Okulu Sevdirmek

Milli Eğitim Bakanlığı’nın 5-6 yıldır uygulamaya çalıştığı ancak artık velilerin sabrını taşıran el yazısı ile okuma yazma öğrenme programı tepki çekmeye devam ediyor.

04 Ocak 2016 Pazartesi 09:57
178 Okunma
El Yazısı ile Okuma Yazma Öğretmek ve Okulu Sevdirmek
 Milli Eğitim Bakanlığı’nın 5-6 yıldır uygulamaya çalıştığı ancak artık velilerin sabrını taşıran el yazısı ile okuma yazma öğrenme programı tepki çekmeye devam ediyor.

Bakanlığın el yazısının faydası ile ilgili programda yazdığı her şey bizzat çocuklar tarafından çürütülüyor. Bakanlığın bunu fark etmesi ve değiştirmesi gerekiyor.

Öncelikle okula başlama yaşını geriye çekip, henüz el parmak kasları tam olarak gelişmeyen bir kitleyi okula başlatmayı başaran Mili Eğitim Bakanlığı, el yazısını bu kasları gelişmeyen öğrencilere zorunlu tutunca, ortaya çok zor yazan ve okumaktan nefret eden bir kitle çıkardı. Hedeflerin hepsi bir bir çöpe atıldı.

Bakanlığın söylediği el yazısının güzel ve okunabilecek yazı yazmayı öğreteceği savı ne yazık ki gerçekleşmedi. Öğrencilerden sadece küçük bir kısmı – ki onların neredeyse tamamı kız öğrenci- güzel yazmayı becerebiliyor. Kas gelişimini tamamlayamayan veya tamamlayan bir çocuğun el yazısını yazması daha zor olduğu için, öğrenciler oldukça zorlanıyor ve yazı ödevlerini yaparken çileden çıkıyor.

Ayrıca bir çocuk başarabildiği sürece, başarı duygusunu tattığı sürece mutlu olur. El yazısına başladığı günlerde çocuklardaki özgüven de taban yapıyor. Düşündüğünüzde bilimi yazısı güzel olanlar mı yüceltti? Hayır. Yazının güzel olduğuna kimse önem vermedi. Gerçi bu çocuklar bilim üretecek yaşa gelene kadar değil, ortaokul 5. Sınıftan itibaren el yazısını bırakmak zorunda kalıyorlar. Çünkü ortaokuldaki branş öğretmenleri el yazısına önem vermiyor ve istemiyor. Haliyle kitaplarda da düz yazı olduğu için, çocuk arada kalıyor. Kitapta yazılanları okumak zorundaysak, neden el yazısı öğrendik ve neden el yazısı yazıyoruz? Doğrusu el yazısı ise, neden kitaplarda düz yazı var?

Teknolojinin geliştiği zaman içinde yaşadığımızı da unutuyoruz. Hangi bilgisayarın, tabletin veya cep telefonunun işletim sistemi el yazı ile oluşturuluyor veya hangisinin menüsü el yazısı ile tasarlanıyor? Koca bir hiç. Bir öğrencinin eğitim hayatının ortalama 12 yıl ya da 16 yıl sürdüğünü düşünürsek, sadece ilk 4 yılda kullanılan ve şeklin ön plana çıktığı el yazısı sisteminde neden hala ısrar ediyoruz.

Temas etmeden geçemeyeceğimizi diğer bir detay da, el yazısı ile okumayı öğrenen çocuğun daha sonra ilkokul 1. Sınıfın ikinci döneminde bile düz yazı ile yazılan kitapları okumak zorunda olması ve okumaya çalışması. El yazısını öğrenen çocuk kitap harflerine geçerken, adeta ikinci kez okumayı öğreniyor. Resmen eziyet bu.

Bakanlığın ikinci bir tezi de el yazısının karakter oluşumuna katkı sağladığı. Evet insanın yazısı, karakterini belli eder. Ama düz yazı da belli eder el yazısı da. Çocuğun karakter oluşumu el yazısı ile değil terbiye ile olur. Nefsin terbiyesi veya ahlak bilgisi ile. Doğruluk, dürüstlük vb. değerleri çocuk yaşadıkça kazanır. Anne-baba ve öğretmeninin elinde şekillenerek erdemli olabilir. El yazısı ile değil.

Bakanlığın el yazısı ile ilgili diğer savunması yazmayı daha hızlandıracak olması. Allah aşkına, çocuğu birinci sınıfta olan velilere bir sorun bakalım, çocuk nasıl yazıyor? Günlük hayatta hiçbir yerde karşılaşmayacağı el yazısını yazması düz yazıdan daha mı kolay?

El yazısı ile ilgili diğer bir tez, yazımının sürekli olmasının düşünmeyi de hızlandıracağı tezi. Yok öyle bir şey. Çocuklar tamamen yazarken şekle önem veriyorlar. Şekilcilik düşünmeyi hızlandırmaz. Değerlendirme-analiz düşünmeyi hızlandırır. Beyin fırtınası yapabilmek için yazıya takılmamak lazım. El yazısı düşünmeyi hızlandırıyorsa, çocuklar ortaokul beşinci sınıftan sonra düşünmeyecek mi? Gerçekten ortaya komik tezler atılmış. Ne yazık ki eğitim bilimlerinde tezlerin çürütülmesi için uygulamanın yapılması gerekli oldu. Uygulandı ve tezler çürüdü. Bilimsel sürece göre şimdi yeni tezler oluşturma zamanı. Yani hatayı düzeltme zamanı. Tabi bakanlıkta bu bilimsel süreçler takip ediliyorsa!

Diğer bir problem, el yazısının matematik öğrenimine nasıl etki ettiği. Maalesef matematik kitaplarında da, test kitaplarında da, problemlerde de el yazısı yok. Çocuk okumayı sevmezse, matematik problemini de okuyamayacak ve bu öğrenciyi matematikten de soğutacak.

Durum çok vahim mi? Eğer yanlıştan dönülmez ise, evet. Bir eğitimci olarak konuyu şöyle bağlamak istiyorum; öğrenciler ilkokuldan sonra girecekleri hiçbir sınavda el yazısı becerilerini kullanamıyorlar. Ne Devlet Parasız Yatılılık ve Bursluluk sınavında, ne TEOG sınavlarında, ne YGS ne LYS, ne KPSS, ne ALES ne de diğerleri. Çocuğun başarısını ölçecek hiçbir argümanda el yazısı yok. O halde anladınız siz.

>>2016 KPSS'YE GİRECEK ORTAÖĞRETİM ADAYLARI DİKKAT!!!

Son Güncelleme: 04.01.2016 10:17
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner389

banner394