Derslerdeki Bilgi Yoğunluğundan Dolayı Şikayet Var...

  Talim ve Terbiye Kurulu Başkanı Prof.

banner396

Derslerdeki Bilgi Yoğunluğundan Dolayı Şikayet Var...

  Talim ve Terbiye Kurulu Başkanı Prof.

14 Ocak 2013 Pazartesi 09:54
Derslerdeki Bilgi Yoğunluğundan Dolayı Şikayet Var...

 

Talim ve Terbiye Kurulu Başkanı Prof. Dr. Emin Karip’in çarpıcı itirafları, sınavlardaki ‘sıfırcı’ sayısının yüksekliği, çok sayıda okul birincisinin üniversiteye girememesi gibi sonuçlarla ortaya çıkan olumsuz eğitim tablosuna açıklık getirdi....


 



Talim ve Terbiye Kurulu Başkanı Prof. Dr. Emin Karip’in çarpıcı itirafları, sınavlardaki ‘sıfırcı’ sayısının yüksekliği, çok sayıda okul birincisinin üniversiteye girememesi gibi sonuçlarla ortaya çıkan olumsuz eğitim tablosuna açıklık getirdi. Eğitim sisteminin ‘ikinci adamı’ konumunda olan Karip, üniversite çağına kadar geçen süreçte öğrencilere yüzlerce kazanımın aktarılmasının hedeflendiğini ancak bunun ‘üçte birinin bile aktarılamadığını’ söyledi. Karip, “Evde tuzruhu ile çamaşırsuyunu karıştırmayacağını öğretemiyorum ama kimyasala tepkimeleri öğretiyorum. Biraz gerçekçi olalım!” derken, bu kazanımların ‘üçte biri’nin ilköğretim çağındaki bir çocuğa verilebilmesi halinde bile o çocuğun Yükseköğretime Giriş Sınavı’ndaki ( YGS ) soruların üçte birini rahatlıkla yapabileceğini belirtti. 


‘Ders Kitapları ve Öğretim Materyalleri İnceleme ve Değerlendirme Sürecinin Yeniden Tasarımı: Panel Değerlendirme Sisteminin Tanıtımı’ konulu toplantıda yayıncılara yeni süreci anlatan TTK Başkanı Karip, eğitim sistemine ilişkin önemli açıklamalar yaptı. Müfredattaki bilgi yoğunluğundan şikâyet eden Karip, neredeyse tüm derslerde öğrencilerin ‘temel bilgilerden’ bile yoksun olarak mezun edildiğine vurgu yaptı. Karip’in, eğitim sistemindeki sorunların görünenin çok çok ötesinde olduğunu düşündürdüğü açıklamaları şöyle: 


 


Elde var sıfır 


Çok şeyi öğretmeye çalıştığınız sürece hiçbir şeyi öğretememe gibi bir sonuçla karşılaşıyorsunuz. Daha fazla öğrenme iddiası yerine daha temel bilgi ve becerileri kazandırabilmemiz gerekiyor. Daha dört işlemi tamamlayamayan çocuklara türev, integral öğretemezsiniz. Ama bir tarafta da çok daha ileri düzeyde matematik öğrenebilecek bir çocuğa da ‘yerinde say’ diyemezsiniz. 


 


Çamaşırsulu örnek 


Matematikte, fende gördüğümüz şeyler var. Mesela fende 4’ten 8. sınıfa kadar kaç tane kazanımımız var? Sayısını bilen var mı? 970 küsur. Bugün o kazanımların üçte birini kazandırın sokaktaki herhangi bir hanımefendiye, beyefendiye, hatta o kazanımların üçte birini ilköğretimi bitirmiş çocuklara kazandırın YGS’ye girsinler oradaki soruların üçte birini cevaplar, daha liseyi bitirmeden. O zaman şunu görüyoruz: Bu kadar çok şeyi öğretme iddiasında bulunmak gerçekçi değil. Tabii ki aynı şeyleri kimya için de fizik için de söyleyebiliriz. Karda nasıl yürüyeceğini öğretmiyorum ama fizik öğretiyorum; evde tuzruhu ile çamaşırsuyunu karıştırmayacağını öğretemiyorum ama kimyasal tepkimeleri öğretiyorum; biraz gerçekçi olmamız lazım! Bizim gerçeğimiz ne? Hazmedeyim diye soda içmek! Biri asitik biri bazik; ne yapar? Çok basit bunları karıştırırsanız nötralize olur. Bu kadar basit ama biz ne yapıyoruz? Karıştırıyoruz. Ve sonra da asitin etkisinin artmasını bekliyoruz nötralize ederek.  egitimajansi

>>2018 LİSE-ÖNLİSANS KPSS'YE GİRECEK ADAYLAR DİKKAT!!!


Son Güncelleme: 14.01.2013 09:54
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner389

banner394