Dershaneler konusu komedi mi, trajedi mi?

Eğitimci yazar Abbas Güçlü dershanelerle ilgili ortada olan ve bir türlü dikiş tutturulamayan karmaşaya köşe yazısında değindi.

banner396

Dershaneler konusu komedi mi, trajedi mi?

Eğitimci yazar Abbas Güçlü dershanelerle ilgili ortada olan ve bir türlü dikiş tutturulamayan karmaşaya köşe yazısında değindi.

09 Ağustos 2015 Pazar 16:36
141 Okunma
Dershaneler konusu komedi mi, trajedi mi?
Dershaneler konusunda son kırk yılda o kadar çok yazı yazdık, o kadar çok yazıldı, o kadar çok konuştuk ve o kadar konuşuldu ki artık sayısını biz unuttuk.

Anayasa Mahkemesi’nin kararına rağmen hâlâ herkes bildiğini okumaya devam ediyor.

Bir şeyleri kılıfına uydurmada üzerimize yok ama ne kadar sonuç alıyoruz, işte o günlerce tartışılabilir.

Faize kâr payı dedik!
Peki, öyle oldu mu ki şimdi dershanelere farklı isim ve statüler arıyoruz?
Yargı, yarın, yeni bir karar daha alırsa ne olacak?
Ya da Osmanlı padişahları gibi kelimelere yasak getirerek, dershane diyenleri, yazanları ya da tabela asanları cezalandıracak mıyız?..

Kambur mu, manivela mı?

Dershaneler Türk eğitim sisteminin üzerinde bir “kambur” mu yoksa en tembel öğrencinin bile istediği fakülteyi kazanmasına olanak sağlayan bir manivela mı?
Her iki konuda da farklı görüşler var ve bunu dile getirmeyen kalmadı.
İsterseniz gelin önce eğitimin sırtında ağır bir yük olma konusunu ele alalım.
Dershanecilerin pek çoğu da bu görüşte ve onlar da eğitim sisteminin bu hale gelmesinden, dershanelere gerek duyulmasından fazlasıyla rahatsızlar.
Pek çoğunun gönüllü ya da zorunlu olarak okulculuğa yönelmesi de zaten bu yüzden.
Ama çok daha önemli olan, dershanelere duyulan ihtiyacı ortadan kaldırabilmek.

Peki, bu konuda ne yapılıyor?

Hiçbir şey.
İşte bu yüzden hangi yasal düzenleme yapılırsa yapılsın dershaneler var olmaya devam edecek...
Yani manivela olma konusunda umut dağıtmaya ve bu işi olabildiğince sömürmeye devam edecekler.
Onlar bir anlamda umut taciri!
Umudu fırsata dönüştüren de var, altında ezilen de.
O biraz da öğrencilerin becerisine kalmış bir durum...

Zamana ve paraya yazık!


Dershanelere ve sınav sektörüne öylesine büyük paralar, zamanlar harcanıyor ve karşılığında da o kadar az yarar sağlıyoruz ki hiçbirimiz bunu ne irdeliyor ne de o harcanan zaman ve kaynaklarla daha başka neleri başarabileceğimizi konuşuyoruz...
Oysa asıl yapılması gereken o. Benim yılarca anlatmak istediğim de hep bu oldu!
Siz karşı olsanız da onlar öyle ya da böyle faaliyetlerine bir şekilde devam edecekler.
Eğitim sistemimizi iyileştirir ve adil sınav koşulları getirirsek, zaten onlara gerek kalmaz.
Ya da giden öğrenci sayısı çok azalır.
Ama bunun için kafa yormak gerekir.
MEB’in, YÖK’ün, ÖSYM’nin ve siyasetin göremediği, ihmal ettiği, düşünmekten kaçındığı asıl nokta bu!
İnşallah günün birinde ona da sıra gelir...

Özetin özeti: Dershaneler eğitimin genel sorunları içerisinde mini minnacık bir sorun ama dünden bugüne en büyük yaygara hep bu konuda koptu, kopmaya da devam ediyor!.


>>2016 KPSS'YE GİRECEK ORTAÖĞRETİM ADAYLARI DİKKAT!!!

Son Güncelleme: 09.08.2015 16:38
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner389

banner394