Bunu yapmışsam herkes yüzüme tükürsün!

  Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, kardeşinin sadece doktor olmadığını, aynı zamanda hastane yönetimi konusunda uzmanlaşmış çok az sayıdaki insanlardan birisi olduğunu belirterek, ”Sağlık Bakanı’na bir kere olsun kardeşimden bahsetmişsem, yüzüme hep beraber.

banner396

Bunu yapmışsam herkes yüzüme tükürsün!

  Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, kardeşinin sadece doktor olmadığını, aynı zamanda hastane yönetimi konusunda uzmanlaşmış çok az sayıdaki insanlardan birisi olduğunu belirterek, ”Sağlık Bakanı’na bir kere olsun kardeşimden bahsetmişsem, yüzüme hep beraber.

16 Kasım 2012 Cuma 11:41
Bunu yapmışsam herkes yüzüme tükürsün!

 

Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, kardeşinin sadece doktor olmadığını, aynı zamanda hastane yönetimi konusunda uzmanlaşmış çok az sayıdaki insanlardan birisi olduğunu belirterek, ”Sağlık Bakanı’na bir kere olsun kardeşimden bahsetmişsem, yüzüme hep beraber...


 



Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, kardeşinin sadece doktor olmadığını, aynı zamanda hastane yönetimi konusunda uzmanlaşmış çok az sayıdaki insanlardan birisi olduğunu belirterek, ”Sağlık Bakanı’na bir kere olsun kardeşimden bahsetmişsem, yüzüme hep beraber tükürebilirsiniz” dedi.


 


HEP BİRLİKTE YÜZÜME TÜKÜRÜN


 


Dinçer, MHP’nin hakkında verdiği gensoru önergesi üzerinde eleştirileri yanıtladı.


 


”2003 yılına kadar eğitim çok iyiydi, öğretmenler ülkenin en prestijli konumundaydı da biz onları aşağı çektik diyebilir misiniz?” diyen Dinçer, 2002’de ortaöğretimde okullaşma oranının yüzde 50, ilköğretimde ise yüzde 90 olduğunu bildirdi.


 


Dinçer, bu yapı içinde, Afrika ülkeleri dahil, 2009’da dünyada ortaöğretimde okullaşma oranının yüzde 88 olduğunu ifade ederek, ”ABD toplam nüfusunun yüzde 40’ını üniversite mezunu yapmaya çalışıyor. Japonya halkın yüzde 100’ünü üniversite mezunu yapmaya çalışıyor. Türkiye’de ise biz lise eğitimini 12 yıllık zorunlu hale getirdiğimiz için suçlanıyoruz” diye konuştu.


 


Yeni bir vizyonla eğitim sistemini yapılandırdıklarını, bunu bakanlıkta da uyguladıklarını dile getiren Dinçer, çünkü yeni vizyonun yeni bir yapıyla olacağını kaydetti.


 


 


MEB'DE YENİDEN YAPILANMA NE AŞAMADA?


 


Yeniden yapılanmayla ilgili neler yaptıklarını anlatan Dinçer, ”MEB’i yeniden yapılandırmadan önce 35’den fazla yönetim birimi vardı, sadece mesleki eğitimle ilgilenen 5 tane genel müdür vardı. Hayat boyu öğrenme ile ilgili hiç bir çalışma yoktu. Yeniden yapılanmayı gerçekleştirdikten sonra, teşkilatı daha küçük ve etkin hale getirdim. Daha kısa, daha çabuk karar verebilen, daha esnek bir yapıyla dünyayla uyum sağlayabiliriz. Şu anda 20 civarında yönetim birimimiz var” dedi.


 


”Uyumsuzluğu giderdik”


 


Dinçer, yeniden yapılanmada, mesleki eğitimi tek çatı altında topladıklarını, bu alandaki uyumsuzluğu giderdiklerini söyledi.


 


”Süratle, artık ders yerine, çağdaş ve modern dünyanın eğitim tekniklerine uygun bir yapılanmayla ünite esaslı yapıyı uygulayacak noktaya geldik” diyen Dinçer, Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğünü kurduklarını anımsattı. Dinçer, okul öncesi eğitimde olduğu gibi ilköğretimde de eğitimi yüzde yüze çıkarmak için çalıştıklarını vurguladı.


 


Ömer Dinçer, muhalefetin kendisini ”öğretmene önem verilmediği” iddiasıyla eleştirdiğini ifade ederek, bakanlıkta öğretmenlikle ilgilenen bir genel müdürlük yokken, öğretmeni geliştirecek özel bir fonksiyonla oluşturulmuş genel müdürlük kurduklarını anlattı. Dinçer, bakanlıktaki 9 basamaklı hiyerarşik yapıyı 4’e düşürdüklerini söyledi.


 


MEB’in esnek ve hızlı çalışan bu yapısının birilerini rahatsız etmiş olabileceğine işaret eden Dinçer, bu yapıyı kaldırabilecek ciddi bir kadro çalışması da yaptıklarını bildirdi.


 


”393 şube müdürü sayısını azalttık”


 


Atamalarda liyakat ve ehliyete uyulmadığı konusunda da eleştirildiklerini dile getiren Dinçer, önceki dönemde 393 şube müdürü görev yaparken bu sayıyı 17’ye düşürdüklerini, 140 daire başkanı, genel müdür yardımcısı ve genel müdür sayısını da 114’e düşürdüklerini anlattı.


 


114 yöneticinin 54 tanesinin yüksek lisansını, 23’ünün doktorasını tamamladığını belirten Dinçer, yüksek lisans ve doktorası olmayan sadece 13 tane yönetici olduğunu bildirdi. Dinçer, ”Bu arkadaşların tamamı en az 5 yıl ya da 10 yıl süreyle sahada öğretmenlik yapmış insanlardan oluşuyor” dedi.


 


Bakan Dinçer, ”Bu arkadaşları ben göreve getirdim. Hepsi de göreve gelirken ehliyeti ve liyakatı hesaplanarak göreve getirildiler. Bu arkadaşlarımla bir yıl çalıştım. Başarılı olmadığını düşündüklerimi değiştirdim” diye konuştu.


 


Talim ve Terbiye Kurulu’nda da aynı şeyi yaptığını, üye sayısını 10’a düşürdüğünü belirten Dinçer, ”Kurul daha önce, bakana yakın öğretmenlik yapmış kişilerin girebildiği mekanken, orada nitelik tanımlaması yaptım” dedi.


 


Öğretmenliği itibarsızlaştırma ile ilgili sözlerin kendisine yakışmayacağına işaret eden Dinçer, o sözleri söylemediğini kaydetti.


 


Bakan Dinçer, öğretmenlerin, eğitim sisteminin merkezinde olduğunu vurguladı.


 


2003 yılına kadar alınan öğretmen ile bu tarihten sonra alınan öğretmen sayısına bakılması gerektiğinin altını çizen Dinçer, öğretmen kadrosunu artırarak, öğretmenin eğitim sistemi içindeki yerini daha belirgin hale getirdiklerini söyledi.


 


Dinçer, öğretmenlerin maaşlarında da 2002’ye göre reel olarak yüzde 122’lik bir artış sağladıklarını bildirdi.


 


Kardeşi ve oğlu ile ilgili iddialar


 


Kardeşi ve çocuğu ile ilgili iddialara da değinen Dinçer, şöyle konuştu:


 


”Ekşi ayran içmedim, karnım ağrımıyor. Benim kardeşim, ben Başbakanlık Müsteşarı olmadan önce herhangi bir hastanede başhekim yardımcısı idi. Dünya Bankası projesinde çalıştığı doğrudur. Ama bu projede çalışan insanları Sağlık Bakanlığı seçmez, Dünya Bankası’nın o projeyi destekleyen birimi seçer. Kardeşim sadece doktor değil, aynı zamanda hastane yönetimi konusunda uzmanlaşmış çok az sayıdaki insanlardan birisidir. Sağlık Bakanımız burada, 10 yılda bir kere olsun kendisine kardeşimden bahsetmişsem, yüzüme hep beraber tükürebilirsiniz.


 


Oğlum ile ilgili iddia doğru değil dedikodudur. Benim çocuğum Türk Hava Yolları’nda (THY) çalışmıyor. THY’nin de ortak olduğu bir Amerikan firmasında çalışıyor. Buraya gelmeden önce ABD’de sigorta şirketinde yönetici idi. Buraya transfer ettiler. Belki benim çocuğum oradan yıl sonu itibariyle ayrılacak. Kardeşim ve çocuğum, ben bakan olmasaydım, çok daha iyi yerlerde olacaklardı.”


 


İntihal konusunda suçlanmadığını ve ceza da almadığını vurgulayan Dinçer, ”O dönemde bu durum sözkonusu olunca Tamer Koçel, ’bizim bu konuda herhangi bir sorunumuz yok, intihal ettiğine ilişkin bizim elimizde hiç bir bilgi yok’ dedi. YÖK, buradan bir şey çıkaramayacağını düşündüğü için daha sonra uydurma bir mektupla işletme yönetimi kitabı üzerinden bana ceza verdi. Vesayet rejiminin zulmüne sahip çıkanların ağzında kokuşmuş ve çürük bir sakız gibi var. Eğer onu çiğnemeye devam etmek istiyorlarsa etsinler, o konuda alnım açık” dedi.


 


Daha sonra, MHP’nin Dinçer hakkında verdiği gensoru önergesinin gündeme alınması kabul edilmedi.


 


TBMM Başkanvekili Mehmet Sağlam, çalışma süresinin sona ermesi nedeniyle, birleşimi, yarın saat 14.00’de toplanmak üzere kapattı. memurhaber

>>2018 LİSE-ÖNLİSANS KPSS'YE GİRECEK ADAYLAR DİKKAT!!!


Son Güncelleme: 16.11.2012 11:41
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner389

banner394