"

Abbas Güçlü: "O Portakalları Öğrencilere Dağıtın "

  Soğuk hava depolarında saklamak da cazip olmaktan çıktığı için ya dalında çürüyecek ya da çöpe gidecek diyorlar.

banner396

Abbas Güçlü: "O Portakalları Öğrencilere Dağıtın "

  Soğuk hava depolarında saklamak da cazip olmaktan çıktığı için ya dalında çürüyecek ya da çöpe gidecek diyorlar.

01 Ekim 2012 Pazartesi 08:54
Abbas Güçlü: "O Portakalları Öğrencilere Dağıtın "

 

Soğuk hava depolarında saklamak da cazip olmaktan çıktığı için ya dalında çürüyecek ya da çöpe gidecek diyorlar.

Peki bunu kim söylüyor?

Tesadüfen karşılaştığım portakal komisyoncuları.

Ne zaman KKTC’ye gitsem benzeri hikayeler dinlerim.

Dalında...


 



Soğuk hava depolarında saklamak da cazip olmaktan çıktığı için ya dalında çürüyecek ya da çöpe gidecek diyorlar.


Peki bunu kim söylüyor?


Tesadüfen karşılaştığım portakal komisyoncuları.


Ne zaman KKTC’ye gitsem benzeri hikayeler dinlerim.


Dalında toplanmayı bekleyen portakalların neden çürümeye terk edildiğini sorsam, astarı yüzünden pahalıya geliyor diye yakınmaya başlıyorlar.


Oturup biraz konuşunca, toplama işine üniversite öğrencilerinin davet edilmesini ve toplanan ürünün yarısının onlara verilmesini önerdim. Birkaç üniversite olaya sahip çıktı ve öğrencilerine kamyon kamyon bedava portakal yedirdi, portakal suyu içirdi.


 


Aman çöpe gitmesin!


Şimdi benzeri bir durum, Türkiye için gerçekleşemez mi?


Portakallar çöpe gideceğine, portakal ya da portakal suyu olarak öğrencilere ikram edilemez mi?


Portakal suyu da tıpkı süt gibi özellikle gelişme çağındaki çocuklarımız için vitamin kaynağı olduğuna göre bu konuda bir proje oluşturulamaz mı?


Bakın böylesi bir karar alındığında neler olur?


* Portakal üreticileri batmaktan kurtulur.


* Öğrenciler daha sağlıklı beslenmiş olur.


* Süt fiyatları aşırı yükselmez.


* Süt stokları tükendiğinde ya da geciktiğinde alternatif olur.


 


Hızlı karar gerekiyor


Narenciyede yeni ürünler mandalina ile piyasaya çıkmaya başladı. Ama eski ürünler hala soğuk hava depolarında alıcı bekliyormuş. Bu yüzden haldeki fiyatı 200 Kuruş’a kadar düşmüş. Ama buna rağmen alıcı bulamıyormuş. Bu yüzden de yeni ürün çıkıncaya kadar eğer acil çözüm yolu bulunamazsa binlerce ton portakal çöpe gidecekmiş.


Abartı var mı, yok mu bilmiyorum. Ama ortada bir sıkıntı olduğu kesin.


MEB bu konuyu araştırarak, stoktaki bütün portakalı birkaç hafta içerisinde bitirebilir. Bu fedakarlığına karşılık olarak da yeni ürünleri de yine çok ucuza alarak, öğrencilere portakal ikram etmeye devam edebilir.


Bu o kadar zor mu?


Kesinlikle hayır.


Bakan Dinçer’in iki dudağı arasında.


Parası da var, gücü de.


Hemen her okula, bir portakal sıkma makinesi ile her hafta bir kamyon portakal gönderse fena mı olur.


Eğitimin onca sorunu varken, konuştuğunuz konuya bak diyenler mutlaka çıkacaktır. Ama bu da bir sorun ve çözüm gerektiriyor. Ve böylesi bir uygulama, öğrencilere kriz yönetimi, israfın önlenmesi ve kaynakların en iyi şekilde değerlendirilmesi konusunda en güzel eğitimi verir. Ve böylece eğitimin sadece sınavlara hazırlanmak olmadığı gerçeği hayata geçmiş olur, başka konularda da benzeri girişimlerin önü açılır.


 


Uygulamalı eğitim


Eğitimi ezbere dayalı olmaktan kurtarıp, hayata dönük hale getirmenin bin tane yolu var. Ama maalesef hiçbirimiz bu konuda kafa yormuyoruz. Oysa eğitim, sorun yaratma değil sorun çözme sanatıdır...


Fazla uzağa değil biraz ileriye gidin. Köy enstitülerini hatırlayın. O günün öğretmen ve öğrencilerinden ağlamaklı olanı hiç göremezsiniz. Sorun varsa, başkalarına el, avuç açmaz, Ankara’nın kapılarında beklemez, kendileri çözüm üretirlerdi. Oysa şimdi herkesin gözü kulağı Ankara’da. Ankara’nın gözü kulağı da Başbakan Erdoğan’da. O bir çözüm önerirse arkası geliyor, söylemezse hiç kimse kolunu kıpırdatmıyor.


Umarız portakal konusu da onun direktif vermesine gerek kalmadan çözülür...


 


Eğitime ortak çözüm


Eğitim sorunlarının tek başına Ankara’dan çözülemeyeceği artık iyice anlaşıldı. Bu yüzden, her kentin hatta her okulun kendi çözümünü kendisi üretmesi gerekiyor. Bu konuda da en büyük desteği yerel yönetimler başta olmak üzere sivil toplum örgütleri  ortaya koymak zorundalar. Yoksa ortaya çıkacak olumsuz tablo, hepsini mahcup edecektir.


Gaziantep’in giriş sınavlarındaki başarısızlığı, bunun en çarpıcı örneği.


Bu konuda mahcup olan sadece Milli Eğitim değil, tüm Gaziantep’tir. Bu yüzden nasıl ki Gaziantep’te yaşayan herkesin elini taşın altına koyması gerekiyorsa, bu ülkede yaşan herkesin de eğitime kafa yorması ve katkıda bulunması gerekiyor.


Tabii eğer dünya birinci liginde boy göstermek istiyorsak...


Özetin özeti: Portakal konusunda sergilenecek imece öğrencilere ve topluma verilecek en önemli eğitim olacaktır. Bugün onların, yarın başkalarının başına gelecek olası bir kriz durumunda, hiçbirimizin yalnız olmadığı mesajı kafalara kazınacaktır ki eğitimin hedeflerinden biri de zaten budur!..

>>2017 KPSS'YE GİRECEK ADAYLAR DİKKAT!!!


Son Güncelleme: 01.10.2012 08:54
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner389

banner394