1. Sınıfa Başlayacak Öğrencilere Nasıl Davranmalıyız?

Çocuğu ilkokula başlayacak olan veliler dikkat! Bu haberimiz sizler için...

banner396

1. Sınıfa Başlayacak Öğrencilere Nasıl Davranmalıyız?

Çocuğu ilkokula başlayacak olan veliler dikkat! Bu haberimiz sizler için...

09 Eylül 2015 Çarşamba 09:38
1161 Okunma
1. Sınıfa Başlayacak Öğrencilere Nasıl Davranmalıyız?

KPSSCAFE.COM.TR - Milli Eğitim Bakanlığı’nın turizm amacı ile uzattığı okula başlama tarihi Kurban Bayramını müteakiben 28 Eylül 2015 Pazartesi olarak belirlendi. Normalde tüm öğrencilerin okula başlamasından bir hafta önce ilkokul birinci sınıflar ile ortaokul beşinci sınıfların uyum haftası olarak adlandırılan, oryantasyon eğitimine tabi tutulmaları gerekiyordu. Ancak uzatma ile birlikte bu tarih de 28 Eylül – 2 Ekim 2015 tarihleri arasında olacak.

Çocuğu ilkokula başlayacak olan veliler en az çocukları kadar heyecanlı olabilmekteler. Ancak çocukla bu heyecanı yaşamak isterken hatalar da yapılabiliyor. Eylül ayının ilk iki haftası ilkokullarda birinci sınıfları okutacak olan öğretmenler belirlenir ve kuralar çekilir. Öğretmen okula başlamadan önce belli olur. Peki veli olarak çocuğunuzun okula başlamasına hazır mısınız?
Siz hazır olmalısınız ki çocuğun heyecanını yönetebilesiniz. Unutmayın ki bu evre yeni öğrencilerle karşılaşacak olan öğretmenler için de tatlı bir heyecan kaynağı. Örneğin okulun ilk gününde veliler sabah uyanmaları ile birlikte çocuğa sürekli “ bugün okulda ilk günün, nasılsın, heyecanlı mısın?” tarzında sorular yönelterek zaten kıpır kıpır olan çocuğu gereksiz bir kaygıya itmemelidirler. Böyle davranmadan sıradan bir güne başlama yaşanması, çocuğun sorularına sakin cevap verilmesi, sahneye çıkacak bir pop şarkıcısı gibi kameralar ile ardından çok abartarak dolaşılmaması iyi olacaktır.

Altın kurallarımızın ilki öğrencinin ilk okul gününde, öğretmeni ile yeni bir serüvene başlayacağı o ilk günde; ne olursa olsun yanında olmanız, sizin için ayrı bir tat, onun için özgüven kaynağı olacaktır. Çocuğun aklındaki en yaman tilki okulda geçireceği o uzun zaman dilimi ile ilgili olacaktır. Çocuğun, okul, öğretmen, zaman ve beslenme gibi aklında dolaşan ve size yönelttiği tüm sorulara açık ve samimi bir şekilde yanıt vermeniz gerekir. Evde kalan bir kardeşi varsa muhtemelen size onunla ilgili de sorular yöneltecektir. Paylaşmak istemediği annesinin evdeki tatlı rakibi ile vakit geçirmesi ayrı bir kıskançlık durumu yaratabilir. Buna karşı yapabileceğiniz en uygun şey, çocuğunuz okuldan dönünce ona vakit ayırmanız; heyecanını dinlemeniz olacaktır.

Özellikle okul kuralları, okul müdürü, okul yolu ve öğretmeni ile ilgili daha ilk günden korkutucu bilgiler vermek iyi olmaz. “Okul disiplinli bir yerdir, dikkatli olmalısın, evde olduğu gibi rahat olamazsın”, “Okul müdürüne saygılı davran, öğrencilere çok kızar”, “Okul yolunda şu gibi tehlikeler olabilir”, “Öğretmenine bana evde davrandığın gibi davranamazsın, seni o adam eder” şeklindeki yaklaşımlar, çocuğa motivasyon yerine korku şeması yaşatacaktır. Yapmamak gerekir.

Her ne olursa olsun, daha ilk günden çocuğunuz gaf yapmış, pot kırmış, kurallara uymamış da olabilir. Ne yapmış olursa olsun, ne söylemiş olursa olsun, kabullenici bir üslupla yaklaşmanız, çocuğun akademik kariyerinin ilk günlerinden itibaren, ileriye dönük olarak daha etkili olacaktır.

Umduğunuz gibi olmayıp, çocuğunuz uyumda problem yaşayabilir. Kimi sınıf öğretmenleri anne-babayı kesinlikle çocuğun yanına oturtmazken; kimisi de sistematik duyarsızlaştırma metodunu deneyebilir. Bu metotta, veli önce birkaç gün sınıfta oturtulur. Takip eden birkaç gün kapıda bekletilir. Daha sonra yine birkaç gün bahçede bekleyerek çocuğu ile sadece teneffüs saatlerinde görüşebilir. Son olarak da sadece getirmeye ve götürmeye gelir. Böylece yavaş yavaş, sistematik olarak çocuk, velinin yokluğuna duyarsızlaştırılarak problem çözülür. Tüm bu süreçte okulun rehberlik servisinde görevli uzman ile koordineli çalışmalısınız.

Bu süreçte çocuğunuza kendi sorumluluğunun okula gitmek ve orada bulunmak olduğu kesin bir üslup ile anlatılmalı. Bunun yanı sıra annesinin görevinin-sorumluluğunun ne olduğu, babasının sorumluluğunun ne olduğunu ve eğer varsa kardeşinin rolünün ne olduğunu, okula yeni başlayan çocuğa benimsetmek gerekir.

Çocuğun okula alışma evresinde öğretmenler de sahiplenici bir eda ile çocukları anlamaya çalışmalı, ebeveyn eksikliği ile ilgili dikkatli olmalıdır. Eğer çocuk okul öncesi eğitim almadan birinci sınıfa başlıyorsa, öğretmene bu çocuklarla ilgili daha önemli görevler düşecektir. Okul öncesi eğitim alan çocuklar az-çok okul-sınıf düzenini bildikleri, öğretmen kavramına aşina oldukları ve el kasları gelişmiş olduğu için okula daha rahat adapte olmaktadırlar.

Veliler ve öğretmenler çocuklarda çeşitli uyumsuz hareketler görebilirler. Çocuk velisinin gitmesine ağlayabilir veya bağırarak tepki verebilir. Velisinin elini bırakmamak veya kucağına atlamak isteyebilir. Velisine sıkı sıkı sarılmak sureti ile ayrılık anksiyetesi belirtileri gösterebilir. Veli okulu terk ettiğinde asosyal bir şekilde arkadaşlarında ve öğretmeninden uzak durabilir. Veli ayrılmayı başarabilmişse gözünü kapıya dikebilir veya öğretmenini ne zaman gelecekleri konusunda sık sık taciz edebilir.

Dikkat edilmesi gereken diğer bir durum ise; çocukların evden çıkmadan veya okulda çeşitli psikosomatik belirtiler gösterebilmeleridir. Psikosomatik rahatsızlıklar kaygı kaynaklı fiziksel şikayetler veya belirtilerdir. Bunların en yaygınları; çocuğun başının ağrıması, midesinin bulanması, kusması, terlemesi veya ateşinin yükselmesidir. Bazen bu belirtiler gerçek olabilir bazen de çocuk uyduruyor olabilir. Bilinen tek gerçek ise; okulla ilgili konu veya zaman bittiğinde belirtilerin kendiliğinden kaybolduğudur.




NOT: Kpsscafe.com.tr tarafından hazırlanan bu haber  “www.kpsscafe.com.tr” şeklinde aktif link verilmeden kesinlikle kullanılamaz. Aksi takdirde tüm yasal girişimler yapılacaktır.

>>2016 KPSS'YE GİRECEK ORTAÖĞRETİM ADAYLARI DİKKAT!!!

Son Güncelleme: 09.09.2015 09:49
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner389

banner394